T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/104
KARAR NO : 2024/312
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ...
Mersis No:...
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/07/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalıya ait ... sayılı ve “...” ibareli markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu markayı uzun yıllardır ve tescilsiz bir şekilde Türkiye’de de kullandığını, başvurunun SMK m. 6/3 ve 6/9 düzenlemeleri uyarınca hükümsüzlüğü gerektiğini, müvekkilinin markasını ilk olarak 2012 yılında ... sayısı ile ...’de ve bunu takip eden yıllarda .... gibi ülkelerde tescil ettirdiğini, müvekkili markasının 9. sınıfta elektronik aletler için aksesuarlar vb. emtialar olarak özetlenebilecek mallar bakımından tescil edildiğini, .... nezdindeki tescilinin... sayısı ile mevcut olduğunu, anılan markaların sahibi olduğu görülen .... ’nin müvekkili şirketin sahibi olduğunu, davalı yanın müvekkiline ait bir markayı tescil ettirerek haksız menfaat peşinde olduğunu, müvekkilinin .... uzantılı alan adını 04.11.2012 tarihinde tescil ettirdiğini, dolayısıyla “...” ibareli tescilli markaların markasal kullanımı ve yaratılma tarihinin, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 24.12.2019 tarihinden öncesine dayandığını, davalının .... uzantılı web sitesinde “...” markalı envai çeşit ürünün satışını yaptığını, bu duruma ilişkin olarak noter vasıtası ile e-tespit işlemi yaptırdıklarını, ... tarafından internet sitesinde satışa sunulan ürünlerin görüntüleri incelendiğinde, bu görüntülerin müvekkiline ait ait .... uzantılı ve bu sitenin İngilizcesi olan .... resmi internet sitelerinden alındığının görülebilecek olduğunu, dolayısıyla davalı yanın müvekkili web sitelerindeki görselleri birebir aynısını kullanarak kendi internet sitesine yüklediğini, “...” ibareli marka ihtiva ettiği tüm unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde son derece özgün bir ibare olduğunu, ... olduğunu, başka dillerde bir anlamı olmadığını, müvekkili ürünlerinin aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Dünya’nın birçok yerindeki tüketicilere .... gibi dünyaca ünlü e-satış siteleri vasıtasıyla tüketiciye sunulduğunu, sektöründe bilinen ve tercih edilen müvekkiline ait “...” ibareli markanın davalı ... tarafından aynı sektörde ve aynı markayla tescil ettirilmesi, bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak amacıyla yapıldığını ortaya koyduğunu, müvekkilin “...” ibaresini taşıyan ürünlerin Türkiye dahil olmak üzere tüm Dünya’da satışa sunulduğu ve tüketicilerle buluştuğunu, davalı markasının kötü niyetle yapılmış bir tescil olarak görülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin “...” ibareli ürünlerin satışını, ... A.S ve ... Ltd Şti. aracılığıyla ülkemizde gerçekleştirdiğini, 24 Haziran 2016 tarihinde ... A.Ş’ye 2200 adet ürün satışı için toplam 8.500 Amerikan Doları tutarında fatura kesildiğini, 26 Eylül 2016 tarihinde ... Ltd Şti’ye 380 adet ürün satışı için toplam 1.980 Amerikan Doları tutarında fatura kesildiğini, yine 2016 -2017 yıllarında yapılan satışlara ilişkin faturalarının mevcut olduğunu, bu faturaların müvekkilinin gerçek hak sahipliği için yeterli görülmesi gerektiğini, davalının cevap dilekçesinde sunduğu ve müvekkili şirket ile ilgili olduğu iddia edilen konuşmalarda, sunulan delillerin gerçekliği ve güvenirliğinin tartışılır olduğunu, bu deliller kabul edilse dahi ilgili yazışmaların marka tescili işlemine ilişkin herhangi bir belge, resmi başvuru veya anlaşma içermediğini, yapıldığı iddia edilen görüşmelerin nasıl ilerlediği ve ne amaçla yapıldığı konusunda herhangi bir bilgi vermediğini, kaldı ki yazışmalarda "...." olarak kayıtlı olan kişi "..." markasından "...." yani, Türkçe karşılığı ile "..." olarak söz ettiğinin görülebileceğini, müvekkil şirketin ...’a Türkiye'de satışa sunulması adına ürünler gönderdiği kabul edilse bile, bu konuşmanın ancak belki müvekkiline ait malların Türkiye'de satışına ilişkin yapılmış bir konuşma olarak kabul edilebileceğini, bu nedenle SMK m.6/2 uyarınca da “...” ibareli markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkini gerekeceğini, taraflar arasında ticari temsilcilik ile ilgili bir sözleşme olmadığı halde bir anlığına dahi davalının müvekkil şirketin ticari temsilcisi olduğu varsayılacak olursa bu durumda da 6/2 uyarınca hükümsüzlüğü gerekeceğini iddia ederek davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin cep telefonu aksesuarları, elektronik ürün ve aksesuarları alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkilinin yurt dışından bir çok markayı ülkemize kazandırmış ayrıca yurt dışı menşeli bir çok markanın marka hakkını da alarak Türkiye piyasasına sokmuş olduğunu, müvekkilinin ciddi boyutta ithalat yapmakta olup başta .... olmak üzere yurt dışında da bilindiğini, müvekkilinin davacı şirket ile iletişim kurduğunu, davacı şirket yetkililerinin talebiyle dava konusu markayı tescil başvurusuna konu ettiğini, taraflar arasında bu hususu destekler yazışmaların mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı taraf isteği ile dava konusu başvuruyu yaptığı bir durumda müvekkilinin kötü niyetle suçlanamayacağını, davacı tarafın müvekkilinin bu gücünü kullanarak Türkiye pazarına girmek istemiş ve kendi isteği ile müvekkiline "..." markasını tescil ettirmiş olup şimdi ise kötü niyetli hareket ederek müvekkil tarafından Türkiye'de tanınır hale getirilen markayı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde elinden almak istediğini, Davacı yanın "..." ibaresini yurt dışında tescil ettirmiş olması tek başına müvekkilin ... nezdindeki markasının hükümsüzlüğüne sebep olamayacağını, taraflar arasındaki tüm yazışmaları, davacı şirket yetkilisi olan ... isimli şahısların iletişim bilgilerini, şirketteki pozisyonlarını ve taraflar arsındaki ticari faaliyeti gösteren fatura ve ihracat kayıtlarını dosyaya sunduklarını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... nezdinde tescilli dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu marka başvurusunun, taraflar arasındaki önceye dayalı ilişkinin varlığı, başvuru konusu işaretin, davacı yanın üstün ve gerçek hak sahipliğine konu kullanımlarında ve aynı zamanda uluslar arası başvurularında yer alan logosunun ayırt edici özelliklerini içermesi, davalı yanın, davacı yanın talimatı üzerine dava konusu marka tescilini gerçekleştirdiği hususunun mutlak ve somut deliller ile ortaya konulamamış olunması nedeniyle dava konusu marka tescilinin 6/9 ve TMK 2. Maddesine aykırı bir başvuru şeklinde değerlendirilebileceği, bu husustaki nihai takdirin mahkemeye ait bir tespiti gerektirdiği, kötü niyetin varlığına kanaat getirilmesi halinde, Yüksek Mahkeme kararları uyarınca başvurunun kül halinde hükümsüzlüğünün gerekeceği,
-Davacı yanın dava dosyasına sunduğu sınırlı sayıdaki delil içeriğinin SMK m. 6/3 kapsamında gerçek hak sahipliğinin varlığını ispata yeterli görülmediği,
-Bununla birlikte mahkemece aksi yönde bir kanaate varılması halinde dava konusu markanın 09. Sınıfta “cep telefonları ve bunların kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları” ile 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için cep telefonları ve bunların kılıfları ekran koruyucuları-gövde koruyucuları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden SMK m.6/3 koşullarının ortaya çıkacağı,
-SMK m. 6/2 koşullarının somut olayda oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
Dava konusu marka başvurusunun, taraflar arasındaki önceye dayalı ilişkinin varlığı, başvuru konusu işaretin, davacı yanın üstün ve gerçek hak sahipliğine konu kullanımlarında ve aynı zamanda uluslararası başvurularında yer alan logosunun ayırt edici özelliklerini içermesi, davalı yanın, davacı yanın talimatı üzerine dava konusu marka tescilini gerçekleştirdiği hususunun mutlak ve somut deliller ile ortaya konulamamış olunması nedeniyle, dava konusu marka tescilinin “kötü niyetli” bir başvuru şeklinde değerlendirilebileceği, bu husustaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait bir karar olduğu,
2) Davacı yanın “...” markası ile ilgili piyasada belli bir pazar hacmi oluşturduğu, işaretin iktisadi açıdan davacı ile ilişkilendirilir hale geldiği, sınırlı bir kitleyi aşarak daha geniş bir tüketici grubuna ulaştığı ve bu sayede işareti ihdas eden ile ilişkilendirilir hale geldiği ancak pazar ve pazarda var olan ortalama nihai tüketici açısından ürünlerin davalı ve davacı taraf işletmeler ile ilişkilendirilerek kafa karışıklığı yaşayıp yaşamayacakları konusunda mutlak bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Teknik yönden itibar edilen bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (..., 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Eldeki davada ... tescil numaralı ''...'' ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğü ve sicilden terkininin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Hükümsüzlüğü Talep Edilen
Davalı Markası
...
(09., 35. sınıf)
Başvuru Tarihi :24.12.2019
Tescil Tarihi :21.09.2020
Hükümsüzlüğü talep edilen ''...'' ibareli markanın tescil kapsamının:
09. Sınıf: Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları-şarjcihazları-şarj kabloları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar.
35. Sınıf: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları.Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri.Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları.Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri.Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler).Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları.Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar.Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri.Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları.Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil).Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar.Dekoratif mıknatıslar.Metronomlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)
emtialar olduğu anlaşılmaktadır.
İlk olarak davalı ...'ın davacı şirketin .... nezdinde tescilli markasını hem işaret hem de tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı bakımından doğrudan kopyalamak suretiyle tescil ettirmek suretiyle kötüniyetli hareket ettiğinden SMK m.6/9 uyarınca iptali hususu değerlendirilmiştir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (..., 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ... ’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Mahkememizce 6769 sayılı SMK 6/9 genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK’nun 2. maddesi, ilgili ... kararı ve yerleşik ... içtihatları gereğince yapılan değerlendirme neticesinde, DAVALININ KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞUNUN KABULÜNÜ GEREKTİRECEK DELİLİN DOSYADA MEVCUT OLMADIĞI kabul edilmiştir.
İkinci olarak SMK m. 6/3 koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığı incelenmiştir.
Dosya kapsamında davacının muvafakatini gösterir delillerin bulunmadığı anlaşıldığından ve davalı aracılığıyla da olsa Türkiye'de mallarını davacının tescilli markasından evvel kullandığından gerçek hak sahipliği uyarınca hükümsüzlüğü gerekmiştir.
Davacı yanın, “...” markasına ilişkin salt yurtdışında elde ettiği tesciller 6769 s. Kanun kapsamında SMK m. 6/3 uyarınca hak sahipliği karinesi için aranılan kriterler yönünden yeterli olmamakla birlikte davacı yanın 2016 ve 2017 yıllarında ülkemize, iki ayrı firma üzerinden “...” markaları muhtelif ürünlerin satışını yaptığı, fatura içeriklerinde ... adet ürün içeriğinin mevcut olduğu, bu ürünlerin cep telefonu kılıfı/giyilebilir elektronik ürünler kılıfları oldukları, sunulan fatura sayısı ve ürün adedinin ve ürün içeriklerinin, sayısal olarak yeterli olduğu, davacı yanın yalnızca “cep telefonları kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları” ve bu ürünlerin satışı hizmetlerinde üstün bir hakkı olduğu; dava konusu markanın 09. Sınıfta “cep telefonları ve bunların kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları” ile 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için cep telefonları ve bunların kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Öte yandan davacı ile davalı arasında dava konusu başvuru itibariyle ticari ilişki bulunduğu, ancak bu ilişkinin devamlı nitelikte olduğunu gösterir delillerin dosya kapsamında bulunmadığı, bu durumda SMK 6/2 koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu markanın 09. Sınıfta “cep telefonları ve bunların kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları” ile 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için cep telefonları ve bunların kılıfları ekran koruyucuları-gövde koruyucuları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE
Dava konusu markanın 09. Sınıfta “cep telefonları ve bunların kılıfları-ekran koruyucuları-gövde koruyucuları” ile 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için cep telefonları ve bunların kılıfları ekran koruyucuları-gövde koruyucuları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
Fazlaya dair talebin reddine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 6.820,10-TL yargılama giderinin takdiren 487,15-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27.06.2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 578,10-TL
GİDER AVANSI :6.242,00-TL
TOPLAM :6.820,10-TL