T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/59 Esas - 2024/320
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/59
KARAR NO : 2024/320
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI :...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 16/06/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla, dava konusu marka kapsamında kalan 29 ve 30. Sınıf ürünlerinin tescili halinde halk nezdinde iltibas yaratacağı; davacı şirkete ait tescilli marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan bir markanın, davacı şirketin markasının tescilli olduğu ürün/hizmetler ile ilintili ürün/hizmetlerde tescil edilmek istenilmesinin 6769 sayılı SMK’nın 5. Ve 6. Maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiği ve dolayısı ile ... ...'nun 18.04.2023 tarih ve ... sayılı kısmi red kararının 6769 sayılı SMK’nın ilgili hükümleri ile Marka Hukuku'nun genel mantık ve ilkelerine uygun olmadığı için iptali gerektiği; dava konusu ... markasının tıpkı davacının markaları gibi ...+... kalıbı ile oluşturulduğu ve davacı markaları ile karıştırılarak, aralarında bağlantı kurularak iltibasa neden olacak nitelikte olduğu; markalar bütünü itibarıyla değerlendirildiğinde; ...+... kalıbının birebir aynı olması nedeni ile görsel ve işitsel olarak bıraktıkları izlenim benzerliği sonucu iltibasa mahal verdiği; dilekçede listesi bulunan davacıya ait başta ... markası olmak üzere ... ibaresi ile başlayan markalar dikkate alındığında, ... ibaresi ile başlayan markaların davacı şirket ile özdeşleştiği de göz önüne alındığında ... markasının davacıya ait bu markaların serisi içinde yer alan yeni bir marka olduğu, bu marka ile sunulacak ürün/hizmetlerin davacının başka bir seri marka yaratarak sunmaya başladığı düşünülerek ilgili marka ile sunulan ürün/hizmetler tercih edileceği ve bunun tam anlamı ile bir iltibas durumu olduğu; davacı şirketin tanınmış ... markalarının sahibi olduğu ve dahi .... markası ... sayı ile ... nezdinde tanınmış marka statüsünde korunduğu; “...” ibaresini gören potansiyel müşterilerin “...+...” ibareli markalarının kökeninin “...” markası ve davacı şirket ile bağlantısını daha ilk görüşte/okuyuşta anlar hale gelmiş olacağı ve dava konusu ... markasını gördüklerinde veya duyduklarında da markanın davacıya ait marka ailesine eklenmiş yeni bir marka olduğunu zannetmelerinin kaçınılmaz olacağı; davalı tarafın da bu sektörde faaliyet göstermesi sebebiyle, davacı şirketi ve ... markasını bilmiyor olmasının imkansızlığı; davacı markası tescil edilmemiş olsa bile bu markanın ... Sözleşmesi kapsamında korunması gereği ... tarafından da paralel bir yaklaşımla kabul edildiği; markanın korunması için ... nezdinde tescilli olmasına gerek olmamakla birlikte şu durumların Kurum tarafından kötü niyet olarak nitelendirildiği; tüketici ... markasını gördüğü zaman davacı şirket ve markaları ile bağlantı kurarak anılan markayı taşıyan ürün/hizmetlere yönelecek böylece de davacıya ait ... VE ...+... ibareli markalarının garanti ve reklam gücünden yararlanılarak haksız bir ticari kazanç elde edileceği” belirtilerek “.... 18.04.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile ... sayılı ... ibareli marka başvurusunun tescile uygun olmadığının tespiti ve işlemden kaldırılması veya tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şahıs davaya cevap dilekçesiyle; davalının, "..." ibaresi ve şeklinin Uluslararası Nice Sınıflandırma Sisteminin 29,30,35 ve 43. sınıflarında yer alan mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere tescil başvurusunda bulunmuş; tescil başvurusunda bulunulan markanın asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacı adına tescil edilen markaların ise aslı unsurunun "..." ibaresi olduğu; başvuru konusu ve itiraza dayanak markaların fonetik olarak benzer olmadığı; marka parçalara ayrılarak yalnızca "..." kelimesinin benzer olmasından mütevellit, markaları iltibasa sebebiyet verecek düzeyde benzer adlandırmanın mümkün olmadığı; somut olayda ise tüketici nezdinde algılanan esas unsurlar farklı olacağından, markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbirlerinden ayrılmakta ve davalı şahsın tescilli markası ile davacı adına tescilli markaların aynı emtiaları kapsamadığı; itiraz edenin haksız itirazının temelindeki benzerlik iddiasının markalar arasındaki yalnızca ... kelimesinin benzerliğine dayandığından ve işbu "..." ibaresinin ... nezdinde ... vb. başvuru nolu tescilli ve işlemleri devam eden marka örneklerine bakarak itiraz edenin markalarının 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tekel mahiyette bir tanınırlığı bulunmadığı belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun 18.04.2023 tarih ve .... sayılı kararının sayılı kararının iptali ve Dava konusu ... sayılı ... ibareli markanın tescil edilmesi halinde iptaline, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı tarafından ... ibareli markasının tescili için .... ’na başvurulmuş; başvuru, ... sayı ile işleme alınmış ve ... tarafından yapılan ön inceleme aşamasında kabul edilerek 378 sayılı ....'nde üçüncü kişilerin itirazlarına açılmış; ... marka başvurusunun ...’nde ilanına davacı şirkete ait “...” ve “...” uzantılı markaların benzer görülmesi, karıştırılma ihtimali, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. ve 6. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca itiraz edilmiş; söz konusu itiraz, ...’nca markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaati ile kısmen kabulüne edilerek, dava konusu marka başvurusu kapsamından; SINIF KODU 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” çıkartılmıştır. Anılan kısmi kabul kararına karşı, davacı şirket tarafından bu kez de ... nezdinde itiraz dosyalanmış ve yapılan değerlendirme sonucunda; SINIF KODU 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. SINIF KODU 43: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin de çıkartılmasına karar verilmiş; davaya konu ... kararında özetle; “…Yapılan incelemede, başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu ve ihtilaf konusu "..." ibaresini ortak olarak içerdiği tespit edilmiş, itiraz gerekçesi ... sayılı "... " , ... sayılı "... " ibareli , ... sayılı "... ..." ibareli, ... sayılı "... " ibareli, ... sayılı "... " ibareli, .... sayılı "... " ibareli, ...sayılı "... " ibareli, ... sayılı "... " ibareli markalarda "..." ibaresinin ortak ve seri marka oluşturacak şekilde kullanıldığı dikkate alındığında ortalama tüketici tarafından işbu itiraza konu "..." ibareli başvurunun itiraz sahibinin seri markalarından birisi olarak algılanabileceği değerlendirilmiştir. Bu bağlamda başvuru ile söz konusu itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Takiben eşya incelemesinde ise bu markaların aynı zamanda başvuru ile tescili talep edilen 35. ve 43. sınıftaki hizmetleri ihtiva ettiği, ayrıca muterizin sektöründe bilinen bir e-ticaret markası olduğu hususları da dikkate alındığında, orta düzey tüketiciler nezdinde başvuruya konu markanın 35. ve 43. sınıfta yer alan hizmetler bakımından muterizin seri markalarından birisi olarak algılanması ve bu markalarla karıştırılması ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varıldığından itirazın kısmen kabulü gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1)Davacının mesnet markaları ile davalının dava konusu ... sayılı “...” markasının 29 ve 30.sınıfın tamamı bakımından benzerlik gösterdiği,
2)Davacının mesnet markaları ile davalının dava konusu ... sayılı “...” markasının 29 ve 30.sınıfın tamamı bakımından karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu,
3)Davacının “... karar iptali”, kötü niyet ve “hükümsüzlük” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1)Davacının davaya mesnet markaları ile davalının dava konusu ... sayılı “...” markasının 29 ve 30.sınıfın tamamı bakımından benzerlik gösterdiği,
2)Davacının davaya mesnet markaları ile davalının dava konusu ... sayılı “...” markasının 29 ve 30.sınıfın tamamı bakımından ortalama nihai tüketici açısından karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu,
3)Davacının “... karar iptali”, kötü niyet ve “hükümsüzlük” iddialarının değerlendirmesinin hukuki yorumu gerektirmesi nedeniyle mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir ... olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ....
(29. ve 30. sınıf) ...
...
...
...
....
(01-(...)-45. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu marka kapsamından çıkarılan emtialar sonrası başvuru kapsamında kalan malların: 29. sınıf:Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30. sınıf:Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez malları olduğu; bu malların ... çıkarılan 35. Sınıf perakende satış hizmetleri arasında ürün grubu olarak yer aldığı ve davacının mesnet markaları ile davalının dava konusu markasının 29. ve 30. Sınıf tamamı bakımından benzerlik gösterdiği görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; davalının dava konusu markası ...+... şeklinde olduğu, ... ibarelerinin tümünün küçük harfler ile yazıldığı, ... ve ... ibaresinin arasında sola yatık bir çatal şeklinin bulunduğu ve çatalın 3 çizgiyi keser şekilde yerleştirildiği, markanın ... + ... markası olduğu, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markalarının .../ ... burada esas unsurlarına ek ...+... eklemek suretiyle oluşturulduğu, markalardaki esas unsurun yine .../ ... burada ibareleri olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ".../ ..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, ''...'' ibaresinin markada tali unsur konumunda olduğu ve esas unsurun ''...'' ibaresi olduğu, taraf markalarının ihtilaf konusu "..." ibaresini ortak olarak içerdiği, davacı markalarında esas unsurun ... / ... olmak üzere ortak ve seri marka oluşturacak şekilde kullanıldığı dikkate alındığında ortalama tüketici tarafından işbu itiraza konu "..." ibareli başvurunun itiraz sahibinin seri markalarından birisi olarak algılanabileceği, bu bağlamda başvuru ile söz konusu davacı markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle benzer oldukları; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, öte yandan davacının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olan bilgi ve belgelerin, davacının “...” markasının Türkiye'de her yaştaki ve her sosyo-ekonomik seviyedeki kişiler tarafından iyi bilinen, sektör ayırımı dahi olmaksızın geniş bir kitleye hitap eden, büyük bir çoğunluk kitlesi tarafından kullanılan bir online alışveriş sitesinin tanınmış markası olduğu, bu markanın yani “...” ibaresinin davacı ile özdeşleştiği, bu tanınmışlığın davalı ... tarafından da ... sayılı kayıt ile kabul edildiği, davacının ... uzantılı web sitesinde 29. ve 30. sınıfa giren emtiaların da satışa sunuluyor olduğu ve taraf markalarının benzediği gerçekleri gözetildiğinde, ''...'' ibaresinin, 29. ve 30. sınıfa giren emtialarda başkaları tarafından kullanılması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşme ihtimalinin söz konusu olabileceği; sonuç olarak; davalının dava konusu edilen markasının kapsamına giren tüm emtialar açısından, SMK m. 6/5 hükmünün aradığı şartların somut olayda gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu da dikkate alınarak davaya konusu ... sayılı ... kararının iptaline, davaya konu ... sayılı markanın tescilli olduğu 29 ve 30. Sınıf bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davaya konusu ... sayılı ... kararının iptaline,
Davaya konu ... sayılı markanın tescilli olduğu 29 ve 30. Sınıf bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 6.702,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 385,40-TL
GİDER AVANSI :6.317,00-TL
TOPLAM :6.702,40-TL