T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/398 Esas - 2024/330
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/398
KARAR NO : 2024/330
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Refi, İnternet
Sitesine Erişimin Engellenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 18/10/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men ve Refi, İnternet Sitesine Erişimin Engellenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili ... İth.İhr.San.ve Tic.Ltd.Şti. adına, ... markasının, ilk kez, 20.sınıf başta olmak üzere ilgili diğer sınıflarda, 1992 senesinde tescil edildiğini, ... ibaresini esas ve yan unsur olarak içeren müvekkili şirket adına, ... nezdinde tescilli pek çok marka tescili de bulunduğu, .... İLE , ... markasının, yurt dışında, ... Protokolü kapsamında yapılan uluslar arası marka tescili ile .... gibi ülkelerde de müvekkilimiz adına marka olarak tescilli bulunduğu, müvekkili şirketin, ... markasını, 1992 yılından bu yana, yurt içi ve yurt dışında, aralıksız ve çok etkin bir biçimde kullanmak ve ... markasına önemli miktarlarda yatırımlar yapmak suretiyle; Türkiye genelinde oluşturduğu bayilikler, yurt genelinde faal mağazaları ve sürekli yaptığı reklam kampanyaları vasıtasıyla, bu markayı tanınmış ve son derece ayırt edici bir hale getirdiğini, müvekkili şirketin, sadece mobilya ve ev aksesuarları alıp satmamakta; aynı zamanda her tür mobilya ve ev aksesuarlarının tasarım, imalat ve teslimatını da yapmakta; ürünlerini ... markası altında ambalajlanmış olarak teslim etmekte; ürün ve hizmetlerini tanıtmak için .... internet adreslerinden yayın yapmakta; ürün katalogları dağıttığını, müvekkili şirketin, ... markasının ayırt edici hale getirilmesi ve markanın tanınmışlığının sürdürülebilirliği adına, ıllardır çok ciddi miktarlarda yatırım yapmaya devam ettiğini, müvekkikiline ait ... markalı ürünlerin, sadece Türkiye’de değil yurt dışında da oldukça rağbet gördüğünü, müvekkilinin bu anlamda yurt dışında da pek çok bayiisi bulunduğunu, müvekkilinin, alanında oldukça bilinen bir tasarımcı olan ... ile beş yılı aşkın bir süredir çalıştığını, ... tarafından sadece müvekkili için tasarlanan ürünlerin, yurt dışında pek çok uluslararası fuarlara katıldığını ve müvekkili tarafından üretilmekte olan ürünler pek çok ödüle layık görüldüğünü, müvekkiline ait ... markası ve bu marka altında üretilen pek çok ürün, kötüniyetli üçüncü şahıslar tarafından, müvekkilinin izni olmaksızın kullanılmakta ve müvekkilinin yoğun çaba ve uğraşlar neticesinde edinmiş olduğu haklı ününden istifade edilmeye çalışıldığını, DAVALI .... , davalı tarafın, ... nezdinde, 20.sınıf ve 35.sınıflarda tescil edilmesi talebiyle, ... numaralı ve “...” ibareli bir marka başvurusu yaptığını, davalı taraf adına yapılan marka başvurusu yayınına müvekkili adına itiraz edildiğini, bu itiraz sonrasında, ... tarafından, marka başvurusunun reddedildiğini, davalı tarafça kullanılan ... ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markası ile arasında, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.6/1 anlamında benzerlik olduğu ve yine ... ibaresi nedeniyle, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.6/5 gereğince tanınmışlık ile ilgili durumların ortaya çıkacağı; .... olduğunu, davalı tarafın, marka başvurusunun reddine rağmen, markasal kullanımlarını durdurmadığından, konu hakkında iyi niyetli bir şekilde uyarılmaya çalışıldığını, 12.09.2018 tarihinde hem fiziki hem elektronik posta yolu ile ihtarname gönderildiğini, DAVALI .... olduğunu, işbu dava ikame edilmeden evvel alınan tespit raporunda dahi yer verildiği üzere, DAVA KONUSU ....” belirtildiğini, davalı taraf yetkilisinin, 12.09.2018 tarihinde gönderilen ihtarname üzerine, işbu davaya da konu edilen internet sitesinde yer verilen elektronik posta yoluyla, tarafımıza 19.09.2018 tarihinde cevap verdiğini, bu cevabında: “... ile ilgili cevap eklediğimizden Tabela vs. kullanmamaktayız ve itirazınız üzerine web sitemizi ... ile ilgili çözüm buluncaya kadar yayından kaldırdığımızı bildiririz.” şeklinde olduğunu, davalı tarafın; müvekkiline adına iletmiş olduğu elektronik posta sonrasında, internet sitesini yayından kaldırmış ve markasal kullanımlarını sonlandırdığını, ... , çok kısa bir süre önce müvekkili şirketçe yapılan araştırmalar sonrasında, ... .... , davalının markasal kullanımlarından ilkinin: “ ...." alan adı ve bu alan adı üzerinden yayın yapan internet sitesi olduğunu, davalı tarafa ait internet sitesinin ana sayfasında yer alan kategoriler incelendiğinde, ... görülebileceği, ... şeklinde gerçekleştirilen markasal kullanımın; doğrudan müvekkiline ait ... markalarının tescilli olduğu ve müvekkilimizin faaliyet alanına ile çakışan; 20.sınıfta yer alan .... başta olmak üzere, 35. sınıftaki bu emtianın satışı / perakendecilik hizmetleri ve ilgili diğer emtia ile ilintili olduğunu, davalı marksal kullanımlarının sadece internet sitesindeki markasal kullanım ile sınırlı olmadığını, davalı tarafın, dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından birisi olan ... isimli sosyal paylaşım sitesinde “.......” kullanıcı adı ile bir hesap açtığı; bu hesaba ait linkin “....” şeklinde olduğu, bahsi geçen ... hesabının, işbu dilekçenin kaleme alındığı tarih itibariyle dahi aktif olduğu gözlemlenmekte olup; .......’ kullanıcı adı altındaki gönderi içeriklerine bakıldığında, ... olduğunun sabit olduğu, ......’ kullanıcı adı altındaki gönderi içeriklerine bakıldığında, ‘...’ ... " olduğunun sabit olduğu, davalı tarafın, ... İBARESİNİ BİREBİR İÇERECEK şekilde ve ... ... ibaresi altında, doğrudan müvekkili faaliyet alanı ve markalarının tescil kapsamı içerisine giren emtia ve hizmetlerde aynı alan/sınıfları kapsayan markasal kullanımlarının olduğu, içerikler ürettiği, tüketiciye sergilediği ve satışını yapmakta olduğunun aşikar olduğu, aynı zamanda davalı taraf markasal kullanımlarını; yalnızca internet üzerinden sosyal medya platformlarından değil, fiziki olarak mağaza içerisinde de ... şekilde ve ... şeklindeki kullanım ile tüketiciye sunmakta ve satışını yaptığını, davalı tarafın sosyal medya platformlarında yer verdiği bilgiler ve GOOGLE arama motorunda yapılan araştırma nezdinde mağaza adresinin; ‘....’ olduğu ve söz konusu adreste ... ibaresi altında ...., yalnızca, Google arama motoruna ‘... Mobilya’ yazıldığı takdirde sosyal medya hesaplarının karşımıza çıkmasının yanı sıra konum bilgisi veren sitelerden ... adreslerinde dahi yukarıda yer verilen adres bilgisinin yer aldığı gözlemleneceğini, konum bulmak için kullanılan bu sitelere ilişkin ilgili linklerin ise
- ....
- ...
- ....
şeklinde olduğu,
bu gelişmeler üzerine, işbu dava ikame edilmeden evvel, davalı taraf fiziki kullanımlarının tespiti amacıyla, .... D.İş sayılı dosyası üzerinden, bir tespit talebinde bulunulduğunu, .... D.İş sayılı dosyaya sunulan 12.09.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda; “.... linkine ait ilgili internet sitesinin sahibinin davalı taraf olan ... ... şirketi’ne ait olduğu, ... isimli platformda kullanılmakta olan .... ve yine ... isimli platformda kullanılmakta olan ... linkin de davalı tarafa ait olduğu, bu siteler üzerinden ... ... ibaresi kullanarak firmasının ve ürünlerinin tanıtımını yapmakta olduğu; ... ibaresinin sonunda, ... ibaresinin yer alıyor olmasında, ortalama tüketiciler tarafından oluşacak algının ... ibaresinin esas ve markasal unsur olarak seçilmesine etki etmeyeceği; Soldan sağa okuma prensibi gereğince tüketiciler tarafından; ... markasını ilk olarak seçileceği ve ‘...’ ibaresinin yalnızca daha gösterişli ve pahalı olan segment olarak algılanacağı; dolayısıyla davaya konu edilen markalar arasında işaretsel ve mal/hizmetler bakımından ayniyet/benzerlik koşulunun sağlandığı” kanaat ve sonuçlarına ulaşıldığı, ... ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markası arasında iltibas bulunduğu; tanınmışlık ile ilgili koşulların ortaya çıkacağı ve bu anlamda, davalı eylemlerinin müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğine emsal teşkil eden ilk derece mahkemesi ve ... kararları bulunduğunu, ... ibaresinin; mobilya, koltuk, berjer, sehpa, sandalye, ev aksesuarları, dekorasyon ve benzeri emtia başta olmak üzere, bağlantılı diğer pek çok sınıfta müvekkili şirket adına, türk ... ve marka kurumu nezdinde tescilli bir marka olduğunun sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılabileceğini, işbu davaya konu edilen markasal kullanımın, müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markasına tecavüz teşkil ettiğini; müvekkili lehine bir çok emsal karar bulunduğunu, bu kararların dahi mevcut davanın ne derece haklı ve hukuka uygun temeller üzerine oturtulmuş olduğunun açık kanıtı olup; davalı tarafın fiziki ve internet ortamında aktif bir şekilde gerçekleştirdiği markasal kullanımlarının müvekkili şirket ... markasına tecavüz teşkil ettiğini gösterdiğini, dava dilekçesi ekinde sunulu bilgi ve belgeler kapsamında bir değerlendirme yapıldığında, davalı tarafça gerçekleştirilen ... ibaresinin sonuna bitişik olarak eklenen ‘...’ ibaresi ile gerçekleştirilen “...” şeklindeki kullanımında; müvekkili adına tescilli ve tanınmış marka konumundaki ... markası, bahse konu ibare içerisinde birebir yer aldığının izahtan vares olduğunu, bahse konu markasal kullanımda “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin yok denecek kadar az olduğu ve bu anlamda, bahse konu markasal kullanıma, ne tek başına ne de bir bütün olarak herhangi bir ayırt edicilik ve/veya farklılık katmadığı ve esas unsur olan ... ibaresini birebir içerdiğini, dolayısıyla, davalı tarafından kullanılan ... ibaresi ile müvekkiline ait tanınmış ... markası arasında 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu md.6 anlamında iltibas ve halk nezdinde karışıklığa neden olacak derecede bir ayniyet/benzerlik bulunduğu sabit hale geldiğini, yine, benzer şekilde bu kullanımlar nedeniyle 6769 sayılı kanun md.6/5’te yer alan tanınmışlık ile ilgili durumların ortaya çıkma ihtimalinin ne derece yüksek olduğu da açık olduğu, üst paragraflarda yer verilen kararlar haricinde, davaya konu edilen markalar arasında 6769 sayılı smk md.6/1 anlamında benzerlik olduğu ve bu anlamda müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markasına bir tecavüz durumunun mevcut olduğu hususuna emsal teşkil eden başkaca pek çok kesinleşmiş mahkeme kararı da bulunduğunu, davalı tarafın; müvekkiline ait ... markasından haberdar olup; açık bir biçimde kötüniyetli olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmediğini, müvekkili tarafından yürütülen onca girişime rağmen, mevcut internet alan adı, internet sitesi kullanımlarına devam ettiğini, müvekkilinin haklı ünü, markası ve ürünlerinden kötü niyetli bir biçimde haksız şekilde faydanmaya çalıştığını, dolayısıyla, müvekkilimiz firma adına tescilli markaların kapsamı içerisinde faaliyet gösteren davalı tarafın, müvekkili şirket ve adına tescilli ve tanınmış marka konumundaki ... markasından haberdar olmadığını iddia etmesi mümkün olmadğını, davalı tarafın esas ve ana hedefinin; müvekkili adına tescilli ve tanınmış “...” markasını kullanmak ve bu markadan haksız olarak menfaat temin etmek olduğunu, önünde marka seçimi ile ilgili milyonlarca seçenek varken; ... markasını birebir alarak, ... markasının devamına markaya ne tek başına ne de bir bütün olarak hiçbir ayırt edicilik katmayan “...” gibi bir ibarenin bitişik olarak eklenmesi, davalı tarafın asıl niyetinin ... markasından haksız menfaat temin etmek olduğunun açık kanıtı olduğunu, yapılacak yargılamada ve bu kapsamdaki tazminat değerlendirmesi aşamasında, davalının markayı kullanmaktaki ısrarı, açık şekilde kötü niyetli ve bilinçli olarak devam ettirdiği markasal kullanımların göz önüne alınmasını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu; Neticeten; müvekkili şirketin tescilli ve tanınmış ... markasının birebir aynısını içeren ... ibaresinin, davalıya ait .... internet sitesinde, .../... başta olmak üzere benzeri sosyal ağlarda ve fiziki olacak şekilde kullanılması nedeniyle yaratılan haksız fiilin ve bu haksız fiilin müvekkilimiz adına tescilli ve tanınmış ... markasına ilişkin haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile işbu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına; davalı tarafa ait .... adının iptali ile bu alan adı altında yayın yapan internet sitesinde yer alan web sayfalarına erişimin engellenmesine; davalının internet sitelerinde kullanmakta olduğu ... ibaresinin kaldırılmasına ve bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men’ine; ... isimli sosyal medya platformunda ..... , uzantısından erişilebilen “.......” kullanıcı adı altında yayın yapan ve ... isimli sosyal medya platformunda .... linki altında yer alan sayfalarda ... ibaresi markasal kullanımların içeriklerden çıkarılmasına; mümkün olmadığı takdirde, ilgili ... hesabına erişimin engellenmesine; Mevcut ise; “...” ibaresinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması eylemlerinin durdurulmasına; davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş “...”, “... ...” markasını üzerinde barındıran ürün/hizmetlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulmasına; bu ürünler üzerindeki “...”, “... ...” markalarının silinmesi veya tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına; “...”, “... ...” markasının bahse konu ürünler üzerinde yer almasını sağlayan cihaz, makine ve benzeri tüm araçlara el konulması, bunların şekillerinin değiştirilmesi, mümkün değil ise imhasına; “...”, “... ...” ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakların kaldırılmasına; bu ibarenin, iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının durdurulmasına; müvekkiline ait ... markasının tanınmışlığı; bu markaya yapılan yatırım, müvekkilinin iyi niyetli biçimde gösterdiği tüm çabaya rağmen davalının müvekkilinin markasından haksız olarak yararlanmak amacıyla açık şekilde sergilediği kötü niyetli tutum ve davranışlar da göz önüne alınarak, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz nedeniyle, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası olarak, 6100 Sayılı HMK md.107 uyarınca ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.151/2-b kapsamında davalının elde ettiği net kazanç üzerinden, 6769 Sayılı SMK md.151/4 kapsamında hakkaniyete uygun bir miktar da eklenerek, şimdilik 1.000TL maddi tazminatın ve yine 100.000TL manevi tazminatın, işbu dava öncesi açılan .... D.İş sayılı tespit davası tarihi olan 08.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine; hükmün kesinleşmesinden sonra ve masrafı davalıya ait olmak üzere, mahkeme kararının, Türkiye’de yayınlanan ve tirajı en yüksek olan gazetelerden bir tanesinde bir kez ilanına; müvekkilinin işbu davanın açılması öncesi, davalının markasal kullanımı tespit etmek amacıyla, .... D.İş sayılı dosyası için yapmış olduğu tüm masrafların davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine; dava için yapılan/yapılacak tüm yargılama giderleri ile yargılama vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili ... Mobilya San. Tic. A.Ş'nin, yaklaşık 7 yıldır mobilya sektöründe lüks ev anlamına gelen aynı zamanda ticari ünvanı olan "... MOBİLYA SAN. TİC. A.Ş." ünvanı ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin “... MOBİLYA SAN. TİC. A.Ş.” ürünlerini başta ... olmak üzere, pek çok .... 'deki mağazalarda satışa sunduğunu, piyasaya sundukları “... MOBİLYA SAN. TİC. A.Ş.” mobilya ürünleri ile kısa sürede belirli bir tanınırlığa ulaştığını, müvekkilinin faaliyet göstermekte olduğu 7 yıllık süre zarfında dünya çapındaki ticari faaliyetleri ve tanıtımları neticesinde tüketiciler nezdinde tercih edilen, uluslararası alanda belirli bir tanınırlığa ulaşmış bir firma haline geldiğini, müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile, müvekkilinin davacının ... nezdinde tescilli ... numaralı markasına tecavüz eden kullanımlarının tespit edildiği, vekil edenin izinsiz kullanımlarının davacının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan (SMK) doğan marka ve tasarım hakları ile 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan (FSEK) doğan maddi ve manevi haklarına ihlal oluşturulduğu belirtilerek, Müvekkilinin kullanımlarına derhal son verilmesi, satışların durdurulması ihtar edilmiş, aksi halde Müvekkil aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli hukuk davaları ile cezai işlem başlatılacağı bildirilmiş olduğunu, müvekkili tarafından davacı eli ile yapılan ilk bildirim üzerine ihtilaf konusu fiil derhal durdurulduğunu, müvekkili şirket ihtarnamenin tebliği ile, tespiti yapılan "..." ibaresini kaldırmış, şuan yalnızca "..." ibaresiyle ticari hayatına devam etmekte olduğunu, yalnızca ihracat odaklı çalışan ve perakende satışı olmayan sattığı ürünlerde de "..." ibaresi bulunmayan müvekkilinin ihracat yaptığı firmalara ulaşabilmek için açtığı İlgili .... internet sitesini kullanıma kapattığını, ilgili sosyal medya hesaplarındaki İşletme ismini "..." olarak değiştirdiğini, buna rağmen .... Değişik İş dosyasından alınan Bilirkişi Raporu yani bu davanın dayanağı hatalı olduğunu, mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, markalar arasındaki benzerlik ve iltibas riskinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bilirkişi incelemesinden yararlanılmasını davacının bilirkişi incelemesi hususunda ileri sürdüğü iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının, hukuki zorunluluğun mevcudiyetini ispattan uzak bir biçimde yalnızca somut duruma göre değişken örneklere yer vermiş ve somut dava ile ilgisi bulunmayan maddeyi örnek göstererek, bilirkişi incelemesinin zorunluluğu hususunu yanlış yorumlayarak hataya düştüğünü; davacının işbu husustaki iddiaları dikkate alınabilirlik bakımından da son derece değerlendirilmeye uzak olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman firmasına ... MOBİLYA ibareli bir tabela asmadığını, ürettiği ürünlerde de ... MOBİLYA ibaresi bulunmadığını, ürünleri gönderdiği ambalajda dahi "..." ibaresi bulunmadığını, işbu nedenlerle markasal kullanımdan bahsedilemeyecek olup davanın konusuz kalması sebebiyle reddi gerektiğini, şayet kullanıldığı varsayılacak olursa bile marka ihlali kararı yersiz olacağını, "..." ibaresinin İtalyanca olup tek başına Türkçede "EV" anlamına geldiğini, Ev ibaresinin SMK'ya göre marka olarak tescil edilemeyeceğini ve tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, ''...'' kelimesini tekelleştirerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, iltibas sebebiyle markaya tecavüz iddiası kabul edilemeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği maddi manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Talimat yoluyla alınan RAPORDA özetle:
Davalının 2021 ile 2022 yılları arası Ticari Defter ve Mali Tablolarının incelenmiş olduğu,
Davalı ... A.Ş.'nin 2021 yılında 96.714,58-TL, 2022 yılında 135.822,71-TL dönem net karının olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporların her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir.
SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir:
(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.”
6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup;
(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.,
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.,
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.,
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
6769 sayılı SMK 150 maddesine göre; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu bildirilmiş olup, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.
Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacı Markaları
...
... ...+...
(01, 02, 03 , 04 , 05 , 09 , 10 , 11 , 17, 19 , 20 , 21 ,22,24, 26 , 27 , 28 , 29 , 30 , 31 , 32 , 33 , 34 ,
35 , 36 , 37 , 38 , 40 , 41 , 42 , 44 , 45. Sınıf)
Kullanım Markaları
...
... ...
Ticaret Unvanı : ...
.... : ....
Tarafların emtia grupları incelendiğinde; dosya kapsamında sunulan delillerden ve .... D. İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda da anlaşıldığı üzere; davalı tarafça tüketicilere sunumu ve satışı yapıldığı değerlendirilen ürünlerin “....” vs. içerisinde yer alan ağırlıklı olarak 20. Sınıfta yer alan emtialar için kullanılmakta olduğu; davacının markalarının aynı sınıfta tescilli olduğu ve aynı mal ve hizmetleri içerdiği, ayrıca farklı sınıflardaki bir kısım mallar ve hizmetler yönünden de benzer ve ilişkili malların yer aldığı görülmektedir.
Davaya konu davalı kullanımları incelendiğinde, davalı kullanımlarının “...”, “... ...” kelime unsurlarından oluştuğu, markada bulunan ''...'' kelimesinin ise ''mobilya'' anlamına geldiği ve markasal algı yaratmayan jenerik ifade olduğu, markanın başında yer alan “...” ibaresinin markasal algıyı üzerinde toplayan esaslı unsur olduğu, anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davaya konu davacı markalarından ... tescil numaralı marka, üst kısmında altıgen geometrik şekli içerisinde çeşitli boyutlarda “c” harflerinin bulunduğu ... unsuru, altında büyük ve bold (koyu) puntolarla yazılmış “...” ve altında “...” kelime unsurlarından oluştuğu, davacıya ait diğer markaların ise herhangi bir ... unsuru içermeyen kelime markaları olduğu; markaların tamamında ortak “...” ibaresi bulunmakta olup, davacıya ait markaların “...” ibareli seri çerçevesinde yaratılan markalar olduğu, dolayısıyla markaların esaslı unsurunu “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacı yanın ''...'' esas unsurlu tescilli markalarının 01, 02, 03 , 04 , 05 , 09 , 10 , 11 , 17, 19 , 20 , 21 ,22,24, 26 , 27 , 28 , 29 , 30 , 31 , 32 , 33 , 34 , 35 , 36 , 37 , 38 , 40 , 41 , 42 , 44 , 45. Sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olup, tescili kapsamında yer alan ''20. Sınıf'' malların ve bu malların satışına yönelik ''35. Sınıf'' hizmetlerin de yer aldığı, davalının yukarıda belirtilen (internet kullanımları, internet domain ve ticaret unvanı vs) kullanımlarından da görülebileceği üzere ''...'' ibaresinin kullanımlarda yer aldığı, bu bağlamda davalı yana ait olduğu iddia olunan işletmenin faaliyet alanının, davacı adına tescilli marka kapsamında kalan bahsi geçen mallar ve hizmetler ile birebir örtüştüğü, davalı faaliyetlerinin, davacı tescilli markasının kapsamında kaldığı; markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer/ilişkili olması koşulu bulunduğu, davacı yanın tescilli markalarının esas unsurunun ''...'' ibaresinden oluştuğu, davalıya ait internet kullanımlarının da ''..., ... ...'' şeklinde olduğu; iş bu kullanımın, davacı adına tescilli ''...'' esas unsurlu markanın esas unsur itibariyle bire bir aynı kullanımı olduğu, “...” esas unsurlu bu markanın, tarafların faaliyetlerine konu hizmetler açısından ayırt edici vasfı güçlü bir kelime olduğu; taraf markaları arasında ayrıntılı bir değerlendirmede bulunulmasını gerektirmeyecek şekilde ayniyet derecesinde bir benzerlik halinin mevcut olduğu; öte yandan ... ibareli markanın davacı adına ... no ile tanınmış marka olarak tescil edildiği; davacı tarafından tanınmışlığı ispatlamaya dair dosya kapsamında davacı tarafça sunulmuş uluslararası marka tescil belgeleri, tanınmışlık iddialarının incelendiğini belirttiği mahkeme karar suretleri, faturalar, gazete, dergi vb. yayınlarda yer alan reklam çıktıları, haber çıktıları, spor organizasyonları sponsorluk belgeleri, reklam harcama belgeleri, ödül görselleri bulunduğu, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının gelmesi ve tüketicilerin mezkûr markayı davacının seri markalarından birisi zannetmesi veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşmeleri, davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, özellikle “... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşmesi tehlikesinin bulunduğu, davalı taraf kullanımlarının davacı taraf markasının birebir aynısı olmasından kaynaklı özellikle 20. sınıfın ilgili tüketici kitlesinin niteliği ne olursa olsun, tüketicinin, davalı kullanımlarının, davacı tescilli markalarına dayalı olarak elde edilmiş bir lisans ya da yasal izne bağlı olarak gerçekleştirildiği zannıyla davalı taraf işletmesinden faydalanmak isteyeceği; hal böyleyken ... esas unsurunu davalının ..... başta olmak üzere benzeri sosyal ağlarda ve fiziki olacak şekilde kullanılmasının adlı internet sitesinde ... ibareli kullanımların ve sosyal ağ üzerinden (.... , uzantısından erişilebilen “.......” kullanıcı adı altında yayın yapan ve ... isimli sosyal medya platformunda .... linki altında) davacı tescilli markasının birebir kullanımı biçiminde olduğu, bu kullanımın davacı yanın markasının tescili kapsamındaki hizmetlerde gerçekleştirildiği, neticesinde bu durumun davacı markasından doğan hakların ihlali sonucunu meydana getirdiği; bununla birlikte sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında düzenlenen marka hakkına tecavüz teşkil eden eylem biçimleri, aynı zamanda haksız rekabet eylemlerinin de özel bir biçimi olduğu, dolayısıyla marka hakkına tecavüz iddiaları açısından yukarıda yer verilen değerlendirmelerin tamamının, haksız rekabet düzenlemeleri açısından da geçerli olacak olup davalı taraf kullanımlarının “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde TTK m. 55/1-4’te tanımlanan haksız rekabet biçimini ortaya çıkartacağı, kullanımların haksız rekabet yarattığı kabul edilmiştir.
Markaya tecavüz ve haksız rekabetin kabulü nedeniyle davacının seçimlik hakkını 151/2-b yönünden kullanmış olması ve mahkememizce bilirkişi incelemesi neticesinde hesaplanan 232.537,29-TL maddi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Ayrıca bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle davalının eyleminin MK ve TTK hükümlerine aykırı bir haksız eylem niteliğinde olması, davacının manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilerek (manevi tazminat yönünden bedel artırımı mümkün olmadığından) dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 100.000-TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Hükmün ilanında davacının menfaati olduğu gözetilerek hükmün ilanına karar vermek gerekmiştir.
Davacının .... d.iş sayılı dosyasında yapmış olduğu masraflarında talep gibi bu dosya içerisinde alınmasına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davanın kabulü ile,
Davacının ... markasının birebir aynısını içeren ... ibaresinin, davalıya ait ... internet sitesinde, .... başta olmak üzere benzeri sosyal ağlarda ve fiziki olacak şekilde kullanılması nedeniyle ... markasına ilişkin haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile işbu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına;
Davalı tarafa ait .... adının iptali ile bu alan adı altında yayın yapan internet sitesinde yer alan web sayfalarına erişimin engellenmesine;
Davalının internet sitelerinde kullanmakta olduğu ... ibaresinin kaldırılmasına ve bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men'ine;
... isimli sosyal medya platformunda ...., uzantısından erişilebilen “.......” kullanıcı adı altında yayın yapan ve ... isimli sosyal medya platformunda
.... linki altında yer alan sayfalarda ... ibaresi markasal kullanımların içeriklerden çıkarılmasına; mümkün olmadığı takdirde, Taleple bağlı kalınarak ilgili ... hesabına erişimin engellenmesine;
“...” ibaresinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması eylemlerinin durdurulmasına;
Davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş “...”, “... ...” markasını üzerinde barındıran ürün/hizmetlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulmasına; bu ürünler üzerindeki “...”, “... ...” markalarının silinmesi veya tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına; “...”, “... ...” markasının bahse konu ürünler üzerinde yer almasını sağlayan cihaz, makine ve benzeri tüm araçlara el konulması, bunların şekillerinin değiştirilmesi, mümkün değil ise imhasına;
“...”, “... ...” ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakların kaldırılmasına; bu ibarenin, iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının durdurulmasına;
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu md.151/2-b kapsamında davalının elde ettiği net kazanç üzerinden, 232.537,29-TL maddi tazminatın 08.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek AVANS faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine;
100.000TL manevi tazminatın, işbu dava öncesi açılan ... D.İş sayılı tespit davası tarihi olan 08.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek YASAL faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine;
Hükmün kesinleşmesinden sonra ve masrafı davalıya ait olmak üzere, mahkeme HÜKÜM FIKRASININ, Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek olan gazetede bir kez ilanına;
İşbu davanın açılması öncesi, davalının markasal kullanımı tespit etmek amacıyla, ... D.İş sayılı dosyası için yapmış olduğu tüm masrafların davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine;
2-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 22.715,62-TL karar harcından (peşin alınan:80,70TL, ıslah harcı:3.955,00-TL) olmak üzere toplam 4.035,70-TL’nin mahsubu ile bakiye 18.679,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat talebinin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 36.880,59-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebinin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 8.562,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :1.519,50-TL
ISLAH HARCI :3.955,00-TL
2022/49 D.İŞ TESPİT
MASRAFLARI :2.915,20-TL
TOPLAM :8.562,60-TL