T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/301 Esas - 2024/270
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/301
KARAR NO : 2024/270
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI
MÜTEVEFFA : ....
MİRASÇILAR : 1-....
2- ....
3- ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
Mersis No:....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilleri adına “... ..." ibaresinin marka olarak tescili için ...'e ...numarası ile başvuru yapıldığını, davalı şirket tarafından ... numaralı "... ..." markası gerekçe gösterilerek itiraz edildiğini, ..., davalı şirketin itirazını kabul ederek müvekkilin tescil talebini reddettiğini, ...tarafından verilen bu kararın kendi uygulama esaslarına, hukuka ve yargı içtihatlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin markası ile davalı şirkete ait marka arasında 6769 sayılı kanun 6/(1). maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını, taraf markalarının, tüketiciler nezdinde bıraktığı intibaın, markalar bütüncül olarak değerlendirildiğinde tamamen farklı olduğunu, müvekkilleri şirketin tescil sınıfı 42. sınıf olup davalı şirketin tescil sınıflarının.... olduğunu, müvekkili ile davalı şirketin sektörel olarak bir bağlantısı bulunmadığını, aynı müşteri kitlesine hitap etmediği gibi aynı pazarlama-dağıtım kanallarını kullanmadığını, hatta tüketici çevresi dahi aynı olmadığını, müvekkilleri markası ile davalı şirket markası arasında işitsel, görsel, kavramsal benzerlik bulunmadığını, sadece "..." ibaresi üzerinden çıkarımda bulunulacak olunursa, davalının önceki tarihli "... ..." markasındaki "..." ibaresinin zayıf bir ibare olduğunun da göz önünde bulundurulmak zorunda olduğunu, ancak bu hususun ...kararında hiç tartışılmadığını, tescil başvuru sınıfında "..." ibaresinin üstün ve öncelikli gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin ilk olarak 25.02.2017 tarihinde “....” domain/alan adını tescil ettirdiğini, “...” alan adını ise 26.07.2017 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkiline ait ibare, 12.06.2017 tarihinde “....” adresinde marka tesciline konu edildiği şekliyle yayınlandığını, müvekkilinin gerek web sitesinde gerekse sosyal medya hesaplarında davalının başvuru tarihi olan 12.07.2018'den önce markasını kullandığını beyanla; davanın kabulü ile müvekkiline ait ...no’lu “... ..." ibareli markanın tesciline ilişkin itirazları ve başvuruyu reddeden ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilleri “...” şirketinin, “...” şirketler grubu bünyesinde yer aldığını, bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, davacı tarafın 42. sınıftaki ürün ve hizmetler yönünden tescilini talep ettiği markanın müvekkilinin aynı sınıfta yer alan “... ...” markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğunun açık olduğunu, açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddedilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu markalar arasında karıştırma ihtimali bulunduğunu, “...” kelimesinin teknoloji-bilişim hizmetleri sağlayan bir marka isminde yer almasının tam tersi olarak çağrışımda bulunmaya yarayacak, tüketici nezdinde “... ...” ile “... ...” karıştırılacağını, davacı tarafından “...” markasının yalnızca “...” ibaresine indirgendiği belirtilmişse de markanın ayrışmasını sağlayan kelimenin bariz olarak “...” olduğunu, müvekkil markası ile karıştırılma ihtimalinin hayli yüksek olduğunu, uyuşmazlığa konu markaların aynı sınıftaki mal ve hizmetleri kapsadığını, davacı tarafından üstün ve öncelikli hak sahipliğinin bulunduğu belirtilmişse de domain name-alan adı tescilinin üstün hak sahipliği sağlamaya yarayan bir işlevi olmadığını, “lımoncloud” ibaresine ilişkin marka tescil başvurusunun da reddedildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ...kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şahsın 24.12.2020 tarihinde ...sayı ile yapmış olduğu başvuruda, "... ..." markası için, 42.(01-04) sınıfta yer alan hizmetler için başvuruda bulunduğu; ... tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine, davalı şirket tarafından başvuruya itiraz edildiği, davacı şahıs tarafından karşı görüş sunulduğu, ..., 28.02.2022 tarihli kararı ile davalı itirazının KABULÜNE karar verdiği, kararda “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haklı Bulunmuştur” ibarelerinin yer aldığı, davalı tarafından itiraz dayanağı olarak gösterilen, ... / "... ..." sayı / ibareli markalar açısından “Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmiştir” kaydının bulunduğu, karar üzerine davacı tarafından Kurum kararına karşı itiraz edildiği, 24.06.2022 tarihinde itiraza karşı ..., yapmış olduğu incelemede, ... sayılı davaya konu kararı ile; '' (…) ...başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile ret kararına gerekçe olarak gösterilen markanın "..." ibaresini bağımsız ayırt edicilik işlevine sahip ana unsur olarak ortak şekilde içermeleri nedeniyle görsel, işitsel ve kavramsal yönden bağlantı kurulması ihtimali dahil iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer oldukları görüşüne varılmıştır. Ayrıca, ret kararı kapsamındaki hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında aynen yer aldığı tespit edilmiştir. Markaların benzerliği, bu benzerliğin düzeyi ve mal/hizmetlerin aynı olması birlikte değerlendirildiğinde, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu görüşüne varılmış, aynı yönde ... verilen karar isabetli görülmüş ve başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın İKİ AYLIK yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA/EK RAPORDA özetle:
- Davaya konu ...sayılı markanın tescil talebi reddedilen / dava konusu edilen 42. sınıftaki hizmetlerin tamamı, davalı yanın itirazına mesnet markasında yer alan hizmetler ile aynı / aynı tür olduğu,
- Davaya konu ...sayılı davacı şahıs markası ile davalı şirketin itiraza dayanak markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
- Davacı yanın 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi kapsamından yararlanamadığı,
- Heyetin yukarıda belirtilen inceleme yöntemleri, bilimsel ve teknik dayanakları kapsamında, varılan sonucu ile AYNI nitelikte olan dava konusu ...’nun 24.06.2022 tarih ve ... sayılı kararının yerinde olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır.
- Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında
kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı Markası
...+... ... ...
(42. sınıf)
(09, 16, 35, 38, 41, 42, 45. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının dava konusu marka başvurusunun 42. Sınıf: Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri'ni kapsadığı, davalının tescilli markasının 09 / 16 / 35 / 38 / 41 / 45. Sınıf mal ve hizmetler ile 42. Sınıf: Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri.'ni kapsadığı, bu durumda davaya konu ...sayılı markanın tescil talebi reddedilen / dava konusu edilen 42. sınıftaki hizmetlerin tamamının, davalı yanın itirazına mesnet markasında yer alan hizmetler ile aynı / aynı tür olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; davaya konu markanın “... ...” ibaresi ve şekilden oluştuğu, markada birden fazla kelime unsuru bulunduğu, bunların anlamlarına bakıldığında, “...” ibaresinin, “...” + “...” kelimelerinden türetilmiş olduğu, “...” kelimesinin Türkçe olduğu, anlamının ..., Güncel Türkçe Sözlük uyarınca, “turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç, bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak” anlamlarına geldiği, söz konusu ibarenin davalı şirket markasında da yer aldığı, “...” ibaresinin İngilizce olduğu, genel kullanım anlamının “yumuşak” olduğu, fakat bilişim terimi olarak, yaygın olarak “... - bilgisayar yazılımı” kelimesinin kısaltması veya “fiziksel olarak gerçek olmayan, yazılımsal olan” anlamlarına geldiği (...), “...” ibaresi dışında markada “...” ibaresinin de yer aldığı, İngilizce olan ibarenin Türkçe karşılığının, “dijital çözümler” şeklinde çevrilebileceği, ...-... olarak telaffuz edileceği, anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yan markasının kelime markası olduğu, benzer olduğu iddia olunan “...” ibaresi dışında “...” ve “bilişim” ibarelerinin de yer aldığı, “...” ibaresinin şirketin ticaret unvanı ve grup şirketlerinin markası olduğu, “bilişim” ibaresinin ise Türkçe olduğu, ..., Güncel Türkçe Sözlük uyarınca, “insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik” anlamlarına geldiği, taraf markalarından yer alan ibarelerin anlamaları karşısında, davaya konu markada yer alan “...” ibaresinin tescile konu edilen sınıf kapsamında ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davalı yan markasında da “bilişim” ibaresinin yan unsur olarak yer aldığı, markanın ... olarak telaffuz edileceği, anlaşılmaktadır.
Bu durumda markalarda öne çıkan unsurların ... ve ... ibareleri olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
... Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markalarında gerek anlamsal, gerek sesçil gerek de görsel olarak ön plana çıkan unsurlardan bir tanesinin “...” / “...” ibareleri olduğu, davalı şirket beyanlarından anlaşıldığı üzere, “...” ibaresinin grup şirketlerinde kullanılan marka olduğu, davalı şirketin ticaret unvanında da “...” ibaresinin geçtiği, bu hali ile davalı markasındaki özellikle “...” kelimesinin davalının lider/çatı markası olduğunun kabul edilmesi gerektiği, “lider”, “çatı” veya “şemsiye” olarak tabir edilen markaların, bir markanın üst kimliğini, ürünün firma aidiyetini vurgulayan işaretler olduğu, bu işareti muhtelif ürünlerde gören tüketicilerin ürünün kalitesi ve standardı konusunda bir garanti mesajı aldıklarını, yeni gördükleri markalara karşı bile olumlu bir imaj aktarımı ile yaklaşabilecekleri, somut olayda da söz konusunun gerçekleşebileceği; dolayısıyla lider markayı içeren marka işaretinde ayırt ediciliği üzerinde toplayan unsur bu çatı/lider markalar değil, bu markanın yanında kullanılan ve asıl olarak ürünü başka ürünlerden ayırma fonksiyonunu yerine getiren kelimeler/işaretler olduğu, bu bağlamda çatı/lider markanın marka sahibini ve ürün aidiyetini ortaya koymaya, bu markanın yanında kullanılan ayırt edici işaretin ise ürünü diğer ürünlerden ayırt etmeye yaradığı, davalı markasında yer alan “...” ibaresini (her halükarda “...” unsuru kadar) ayırt ediciliği üzerinde toplayan esaslı unsur olarak kabul edildiği, diğer taraftan davacı yan markasına bakıldığında, markanın esas unsuru “...” ibaresi olduğu, her ne kadar söz konusu ibare tek bir ibareymiş gibi görünse de, gerek marka içindeki iki farklı renkte kompozisyon edilişi, gerek de ayırt edici gücü bulunmayan şeklin “...” ibaresini refere edişi karşısında, davalı yan markası ile belli oranda benzerlik taşıdığı, farklı bir anlama gelmediği, taraf markalarında ayırt edici, esas unsurun görsel, anlamsal ve seçil olarak benzer olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu hali ile de taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu; işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu;
Davacı yanın, müvekkilinin "..." ibaresini, alan adı olarak tescil ettirdiğine dair kayıtları dosyaya sunmuş olduğu, gerçek hak sahibi olarak kullandığı, “....” isimli siteleri ve bu siteleri bulunduğu, ilk kullanım zamanlarını gösterir kayıtların dosyada yer aldığı, dava dilekçesi ekinde sunulan bir kısım görsel içerisinde, müvekkiline ait "..." ibaresini kullandığına dair sosyal medya kayıtlarını sunmuş olduğu, delilleri içerisinde, ticari defterleri, müvekkili tarafından davalı şirketin marka başvurusundan önce “... ...” markasını kullanıldığını ispatlayan faturaların bulunduğu beyan ettiği görülmüş olup, davacı yanın söz konusu iddiaya dayanabilmesi için, geçmiş tarihli tescilli markasının olması gerektiği, davacı yanın geçmiş tarihli kazanılmış hakka konu markasının bulunmadığı, ... kararlarında önceki tarihli tescilli markaların arandığı, kaldı ki tek başına tescilin de yeterli olmadığı, ..., “...” ve “...” markaları ile ilgili vermiş olduğu kararlarda öncelikle kazanılmış hak sağlayan markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi gerektiğinin belirtildiği (.... sayılı ilamı), bütün bu nedenlerle davaya konu markanın başvuru tarihinden geriye doğru işaretin tüketici nezdinde kalıcı hâle gelmesi sağlandığını gösterir bir kanaat oluşmadığı / dosya kapsamı itibari ile ciddî kullanımın bulunmadığı, davacı yanın, davaya konu markanın tescil talebine konu mal ve hizmet listesinde yer alan mal ve hizmetler açısından öncelik hakkına sahip olamayacağı, gerçek sahiplik anlamında kazanılmış hakkı bulunmadığı, bu hali ile davacı lehine 6769 s. SMK’nun 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı; dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır