T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/153
KARAR NO : 2024/285
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ....
...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : 1- ... -
...
....
VEKİLİ : Av. ...
...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 05/06/2021
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalılardan ...’nün müvekkili adına yapılan ... sayılı “...” marka başvurusuna ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarına dayanılarak itirazda bulunduğunu, yapılan inceleme neticesinde itirazın kabulüne ve müvekkilinin markasının reddine karar verildiğini, başvurudan daha öncesinde İtiraz sahibinin dayanak olarak gösterdiği ... sayılı “... eğitim kurumları” markasına resmi ilan sürecinde müvekkili tarafından itiraz edildiğini, o sırada müvekkilinin resmi bir marka başvurusu henüz bulunmamasına rağmen Md. 6/3 kapsamında yapılan inceleme sonucunda itiraz sahibi tarafından itiraza konu işaretin, başvurudan önce ilgili mallar / hizmetler üzerinde, Türkiye'de yaygın, fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığı tespit edildiğinden itiraz gerekçesi yerinde bulunmuş ve itiraz sahibinin ... sayılı “...” markasından “41. Sınıf-...” emtiaları çıkarıldığını, Başvuru sahibinin bu karara itirazı neticesinde ise ... tarafından verilen ... sayılı kararda “her iki tarafın da göndermiş olduğu belgeler ve dilekçelerin bir arada incelenmesi sonucunda her iki tarafın da "..." üzerinde "..." asli unsurlu markaları kullandığı” Değerlendirmesine yer verildiğini bu karara karşı da ... ’de davalarının derdest olduğunu, “...” markasını uzun süredir, fasılasız ve yaygın bir biçimde kullanmış olmasından dolayı müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, ...'nca da değerlendirdiği üzere müvekkilinin “...” asli unsurlu markayı “eğitim-öğretim” hizmetleri için yoğun ve fasılasız olarak kullandığını, ... sayılı ... kararında “başvuruya konu ilgili ibare üzerinde başvuru tarihinden ve başvuru sahibinden önce "..." üzerinde yayına itiraz sahibi tarafından marka olarak ciddi kullanım (uzun süreli, yoğun ve fasılasız, başvurunun eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle reddedilmesini gerektirecek içerik ve yoğunlukta) teşkil edecek şekilde kullanıldığına dair yeterli kanıtın bulunmadığı sonucuna” varıldığını, müvekkilinin 13 Şubat 2013 tarih ve 8257 Sayılı ... Gazetesi'nden de anlaşılacağı üzere 13 Şubat 2013 tarihinde kuruluşunu gerçekleştirdiğini, davalıya ait ... ... firmasının kuruluşunun ise ... Gazetesi 9487 sayılı yayınlanmış ve tarihinin ise 04.01.2018 olduğunu, müvekkilinden 5 yıl sonra kurulduğunu, müvekkilince itiraza dayanak olarak gösterilen davalının ... - numaralı "..." markasına yapılan ilk itirazda “eğitim, öğretim hizmetleri” bakımından reddedildiğini, karara yapılan itiraz üzerine her iki tarafın da markayı kullandığı değerlendirmesinin yapıldığını, Yine ... numaralı “...” markasının müvekkilince itiraz sahibinin ... sayılı markasına yapılan itirazda itiraza konu yukarıdaki markaya müktesep hak tesis edecek bir marka olarak değerlendirilmediğini, Müvekkilinin "..." ibaresini aktif olarak şirket kuruluş tarihinden itibaren ... için kullanması sebebiyle davalı itirazına dayanak gösterdiği ... sayılı “...” markasını ilk itirazda reddettirdiğini, ilgili kararda “...” markasının haklı sahibinin müvekkili olduğu değerlendirmesi yapıldığını, bu nedenle ilk itirazlarının kabul gördüğünü, Davalının kendi markasının reddi üzerine yaptığı itirazda kurulda aksi karar çıktığını ancak bu kararın her iki tarafın da markayı kullandığını kabul ettiğini iddia ederek ....'nun 06/04/2021 tarih ... sayılı kararının iptali ile davalı ...'nün adına kayıtlı bulunan "... eğitim kurumları" ve "..." ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin “...” esas unsurlu markaların gerçek hak sahibi olduğu, davacının davalının yıllardır kullandığı özgün karakteristik yapıdaki “...” ibareli markasının birebir aynısı, ayırt edilemeyecek derecede benzerini davalı onayı ve rızası dışında kendi adına tescil ettirme suretiyle iltibas ve haksız rekabet yaratmak ve haksız yarar sağlamak niyetinde olduğu, müvekkilinin kurduğu firmanın kurulduğu günden bugüne kadar tescilli markaları üzerinde bulunan emtiaların neredeyse tamamında faaliyet gösteren, faaliyetine ara vermeksizin devam eden her geçen gün büyüyen bir altyapı ile faaliyet gösterdiği, 2013 yılından bu yana ... resmi web sitesi üzerinden eğitim ve öğretim hizmetinde ticari etki doğuracak şekilde ‘’yoğun, yaygın, fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde’’ kullandığı, davalının ... ibareli markanın gerçek hak sahibi olduğu, ... ibareli markanın domain hakkının 2013 yılına ait olduğu, bu bağlamda ilk kez müvekkili tarafından 2013 Yılında domain hakkı (... ) alan davalının sonrasında 2017 tarihinde 41. sınıf için, ... Tescil numaralı ... İbareli marka, sonrasında yine 2019 ve 2020 yıllarında 41. sınıflarda tescili alınan ... ibaresinin davalı tarafından tescili alındığı, “...” alan adlı web sitesinde davalıya ait 2013 Yılına ait ... ibaresinin eski ve yeni tarihli kullanımına ilişkin alınan ekran görselleri olduğu, davalı tarafından aralıksız kullanımını gösteren, resmi ... sayfasından alınan eski ve yeni tarihli ekran görüntüleri olduğu resmi Instagram sayfasından alınan eski ve yeni tarihli ekran görüntüleri olduğu, müvekkilinin yoğunluk olarak 41. Sınıfa ait faaliyetleriyle uğraşmakta olan bir firma olduğu, ... İbareli markasını farklı kompozisyonlarda tescil ettirdiği, ... ve türevi marka tescillerine sahip, bu markalarını ilk başvuru/ tescil tarihinden itibaren bil fiil aralıksız kullanan bir firma olduğu, davalının bu markalar altında tescili alınan tüm sınıflar dahil belirtilen mallar / ürünler/ emtialar üzerinde giderek artan harcama ve giderleriyle, söz konusu tanınmış ̧ markaları için müktesep hak sahibi olduğu, davacı ‘’... ltd. şti., firmasına ait redde gerekçe her hangi bir marka tescili bulunmadığı, davalı ... adına ... ibareli marka, davaya konu ... sayılı ... ibareli markanın başvuru tarihinden çok öncesinde ve sonrasında 41. Sınıfta tescil edilmiş ve anılan ibareyi kullanan davalının ... ibareli marka üzerinde 41. Sınıfta yer alan ... alanında öncelik hakkı bulunduğu, davacının kullanım ispatı olarak sunmuş olduğu belge ve delilerin incelenmesinde SMK’ nın 6/6 maddesine uyar bir delil durumundan bahsedilemeyeceği öne sürülerek ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kabulü akabinde davalı tarafından yapılan itirazın kabulü ile ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı 16.12.2019 tarihinde “...” ibareli markanın 41. Sınıf “...”nde tescili için başvuruda bulunmuştur. Başvuru 13.04.2020 tarih ve 346 sayılı .... yayınlanmıştır. İlana davalı tarafından ... numaralı “...” markası ile ... tescil numaralı “...” ibareli markaları gerekçe göstererek SMK madde 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/6 maddelerine göre “ aynı ibareleri içeren kendi marka başvurularının ... aşamasındaki sürecinin devam ettiği, diğer markasında ise 41. Sınıf çekişme konusu hizmetlerin zaten tescilli olduğu, 2010 yılından bu yana muhtelif sınavlara dair hazırlık eğitimi hizmeti verdiği, ... kısımlarındaki farklılığın yazılı ibarelerin birebir aynı olduğu, SMK 6/3 kapsamında ... alan adını alarak eğitim faaliyetlerini sürdüğünü, başvuru sahibinin eskiye dayalı kullanımını tespit edecek delil sunamadığı, sundukları delillerin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait olduğu, müvekkilinin 6/5 kapsamında tanınmış olduğu, SMK 6/6 maddesindeki fikri haklar ibaresinin sınai hakları da kapsadığı, dolayısıyla ... numaralı “...” markası yönünden başvurunun reddi gerektiği” iddiaları ile itiraz etmiştir. Başvuru sahibi davacı ise itiraz sahibinin dayanak gösterdiği ... tescil numaralı “...” ibareli markaya davacı tarafından itiraz edildiği, itiraz sırasında davacının resmi başvurusu olamamasına rağmen SMK 6/3 kapsamında ... emtiasının çıkartıldığı, Kurum nezdinde tescilsiz ve aralıksız markanın davacı tarafından kullanıldığının tespit edildiği, itiraz sahibinin eğitim öğretim hizmetleri bakımından işbu itirazına dayanak gösterecek markası bulunmadığı, davacının 2013 yılında kurulduğu, redde mesnet diğer markanın müktesep hak teşkil etmediği” iddiasında bulunmuştur. 14.12.2020 tarihli ... Kararında SMK 6/1 maddesine göre yapılan itirazı haklı görerek yalnızca bu madde kapsamında davalı itiraz sahibinin markaları ile başvuru markasının benzer görüldüğü anlaşılarak başvurunun reddine karar verilmiştir. Davacı başvuru sahibi aynı gerekçelerle kararın yeniden incelenmesini talep ederek bu defa fatura suretleri sunmuştur. Davalı itiraz sahibi de bu defa aynı gerekçelerle karşı görüş sunmuştur. İtirazları değerlendiren ... ... 06.04.2021 tarih ve ... sayılı kararında kısaca redde mesnet markalar ile başvuru markasının karıştırma ihtimaline yol açacak şekilde benzer oldukları, bunun yanı sıra aynı, aynı tür hizmetlerin yer aldığı gerekçesiyle itirazın tüm gerekçeleri ile reddine karar vererek yine yalnızca SMK 6/1 maddesi kapsamında başvurunun reddine karar verilmiştir.
Eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EKRAPORDA özetle:
... İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN;
- Davacı başvuru markasında yer alan 41. Sınıf “...” ile davalının ... tescil numaralı markasında yer alan 41. Sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetlerinin benzer nitelikte hizmetler olduğu; yine davalının ... tescil numaralı markasındaki 41. Sınıfta bulunan “...” nin aynı/aynı tür olduğu;
- Davacıya ait başvuru markası ile davalının mesnet gösterdiği ... ve ... tescil numaralı markalar arasında bütüncül değerlendirme sonucunda marka ve işaretler arasında ilişkilendirme de dâhil karıştırılma/benzerlik ihtimalinin bulunduğu,
HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN
- Davacının dava konusu marka başvurusundan daha önce tarihli yukarıda sayılan şartları sağlayan tescilli bir markası olmadığı tespit edildiğinden kazanılmış hak koşullarının sağlanamadığı,
- Davacı yan tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde hükümsüzlüğü istenen ... tescil numaralı marka yönünden “...” ibaresinin davacı tarafından çekişme konusu mal ve hizmetlerde tescilsiz olarak önceye dayalı kullanımına yönelik delile rastlanılmadığından davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı, hükümsüzlüğü istenen “...” ibaresi yönünden kullanımına rastlanılmakla birlikte söz konusu delillerin yoğun ve ciddi ticari etki yaratacak düzeyde olmadığı kanaatine varıldığı,
- Davacının ticaret unvanın ... asıl unsurunu içermesi ve ticaret sicil gazetesinde yer alan fiili kullanımına konu amaçları ile davalının tescilli sınıfları aralarında aynılık, benzerlik olduğu kanaatine varılan davalı markaları yönünden ticaret unvanından kaynaklı tescil engelinin varlığından bahsedilebileceği,
- Davalının “...” alan adının sahiplik bilgileri bulunmadığı ve ilgili alan adının davalıya ait olup olmadığı tespit edilemediğinden SMK 6/6 kapsamında değerlendirme yapılamayacağı,
- Taraflar arasında barışçıl bir birlikte olma hali mevcut olduğu ancak taraflar arasında karşılıklı olarak sicilde gerçekleştirilen marka başvuruları bakımından ise görülen birden fazla davanın mevcut olduğu, dolayısıyla marka başvurularına dair verilen kararlar bakımından ise tarafların barışçıl bir süreç içerisinde olmadıkları, fiili durum ve sicildeki durumlar açısından çatışan bu iki durumun ortaya koyduğu hukuki sonucun, birlikte var olma kriteri bakımından aranılan şartları sağlayıp sağlamadığının nihai takdirinin hukuki bir değerlendirme olması nedeniyle,takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen 2. EK RAPORDA özetle:
Bilirkişi heyetine verilen görev dâhilinde, dosya münderecatında yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde yalnızca SMK 6/6 maddesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacının hükümsüzlük talebi yönünden ticaret unvanından kaynaklı olarak davalıya ait markalar bakımından tescil engeli olduğu görüş ve kanaatine ulaşıldığı,
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır.
- Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında
kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır.
Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
...+... ...+...
(41. sınıf) ...+...
(41. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının başvurusundan çıkartılan “...” ile davalının ... tescil numaralı markasındaki 41. Sınıfta bulunan “...” nin aynı/aynı tür olduğu, davalının ... tescil numaralı markasında yer alan 41. Sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetlerinin aynı/aynı tür olmasa da eğitim ve öğretim hizmeti veren okul ve üniversitelerin de sempozyum, konferans ve seminer düzenleme hizmeti verdiğinin kabulü ile, bu hizmetlerin farklı kuruluş ve firmalar tarafından kendi bünyesinde çalışanlar için de düzenleyebileceği, bahsi geçen işbu firma, devlet kurumları ve benzeri kuruluşların esasen konularının eğitim ve öğretim hizmeti vermek olmadığı, meslek içi eğitim şeklinde bu programların düzenlenebileceği, bu bakımından eğitim öğretim hizmetleri ile “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetlerinin benzer hizmetler olabileceği görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; ''...+...'' ibareli davacı markasının, açık kitap sayfası üzerinde duran iki adet çocuk figürü ile üzerlerinde yıldız ve çizgi motiflerinin yer aldığı anlaşılmış, kitap figürünün hemen altında ise kırmızı ve baskın halde ... ibaresinin konumlandırıldığı, ibarenin hemen altında mavi renk ve daha küçük punto ile “eğitim kurumları” ibaresinin bulunduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, sair unsurların tali unsurlar olduğu, anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; davalının ... tescil numaralı markası yan tarafında konumlandırılmış daire, içerisinde kep figürünün bulunduğu daire ile dairenin hemen sağ tarafına konumlandırılmış “...” ibaresinin bulunduğu; davalının diğer redde mesnet ... tescil numaralı markası da yine aynı dairenin yan tarafına aralarında nokta işareti konularak oluşturulmuş ... ibaresi ile daire ve ibarenin üstüne konumlandırılmış Bilgi Edinmede Reel Adım ibaresi, yine ...ibaresinin hemen altında italik ve çok küçük harflerle oluşturulmuş “bilgi edinmede reel adım” açıklamasının olduğu, dolayısıyla ...harflerinin açılımının “Bilgi Edinmede Reel Adım” olduğu, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde;
... ibareli marka ile davalı markasının görsel olarak aynı kelime unsurlarını birebir içermesi sebebiyle orta düzeyde benzerlik ihtiva ettiği, ...harflerinin açılımının “Bilgi Edinmede Reel Adım” olduğu, bu kapsamda taraf markalarının ... ibaresinin ortak olması sebebiyle orta düzeyde görsel benzerlik ihtiva ettiği; davacı markasının “...” şeklinde telaffuz edilirken davalı markaları da “...” ve “....” şeklinde telaffuz edileceği, davacı markası ile davalının her iki markasının da bütününe hakim ve ilk telaffuz edilecek sözcük unsuru olan “...” ibaresi bakımından birebir aynı olması, ibarelerin söyleniş tarzları, kulakta bıraktıkları tını, ses uyumları, vurguları gözetildiğinde, taraf markalarının işitsel anlamda ciddi boyutta benzer olduğu, taraflar arasında çekişme konusu olan ... ibaresinin esasen isim olarak kullanıldığı, ''...'' isminin “seçkinlik, faziletli olmak" gibi anlamları taşıdığı, bu kapsamda davacı başvurusu ile davalının ... tescil numaralı markasının kavramsal olarak aynı olduğu; davalının diğer ... tescil numaralı markasının “...” şeklinde olduğu ... ibaresinin aralarında konulan noktaların “bilgi edinmede reel adım” cümlesindeki kelimelerin baş harflerinin kısaltması olabileceği ve fakat “bilgi edinmede reel adım” ibaresinin tüketici tarafından bir slogan gibi algılanabileceği, ayrıca bu sloganın da niteliği itibariyle eğitim - öğretim hizmetlerini çağrıştırdığı, taraf markaları kapsamındaki hizmetlerin birebir ayniyeti karşısında, birebir aynı esas unsurun yani “...” ibaresinin kullanımından kaynaklı ortaya çıkan yüksek düzeyli benzerlik sebebiyle, bu markaların da kavramsal olarak benzer olduğu; taraf markaları bütüncül olarak değerlendirildiğinde; davacı markası davalının “...” esas unsurlu markalarının yenilenmiş versiyonu niteliğinde olduğu izleniminin oluşacğaı, “eğitim kurumları” ibaresi 41. Sınıftaki “...” yönünden ayırt ediciliği olmayan bir ibare olup tescil edilmek istenen hizmeti tanımladığı, dolayısıyla her iki markada da baskın unsur ... ibaresi olduğu, “eğitim kurumları” ibaresi de yine davalı markasında aynen yer aldığı, çekişme konusu 41. Sınıftaki ... yönünden hızlı tüketim mallarına nazaran daha dikkatli tüketici grubu dikkate alınsa dahi aynı sınıflarda yer alan ve benzer olduğu kanaatine varılan” ...” ile yine davalı markalarında bulunan “...” ve “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme hizmetleri” yönünden ilgili tüketiciler davacı markasını davalı markalarının yenilenmiş versiyonu, serisi veya yeni bir çeşidi sanabileceği, taraf markalarının farklı kaynaktan geldiğini anlayamayarak davacı ve davalı markaları veya işletmeleri arasında idari ve ekonomik bir bağlantı bulunduğu zannına kapılma ihtimali oldukça yüksek olabileceği, davalının ... tescil numaralı “...” markası yönünden de, yine her ne kadar ... ibaresinin aralarında konulan noktaların “bilgi edinmede reel adım” cümlesindeki kelimelerin baş harflerinin kısaltması olsa da, “bilgi edinmede reel adım” ibaresinin tüketici tarafından bir slogan gibi algılanabileceği, markada yer alan ön plana çıkarılan hakim unsurun “...” ibaresi olacağı, davacı markasında yer alan “eğitim kurumları” ibaresinin 41. Sınıftaki “...” yönünden ayırt ediciliği olmayan bir ibare olduğu, bu sebeple başvuruya konu hizmet yönünden davacı başvurusu ile davalının markalarının biçim, düzenleme ve tertip tarzı ile bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilgili tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzer olduğu, çağrışımlarının, ciddi oranda işitsel benzerliğin ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olacak şekilde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma/benzerlik ihtimali bulunduğu; davalının “...” ve hükümsüzlüğü istenen ... tescil numaralı markanın ise “.... ibaresinden oluştuğu, sunulan delillerde işbu markaya yönelik gerçek hak sahipliğini ispata yarayan bir delilinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı; öte yandan davacının dava konusu marka başvurusundan daha önce tarihli ve .... sayılı "..." yine, 14.11.2008 gün ve ... sayılı '...' kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden getirilen kıstasları sağlayan tescilli bir markası olmadığı tespit edildiğinden kazanılmış hakkın sağlanamadığı; davacının ticaret unvanın ... asıl unsurunu içermesi ve ticaret sicil gazetesinde yer alan fiili kullanımına konu amaçları ile davalının tescilli sınıfları aralarında aynılık, benzerlik olduğu kanaatine varılan davalı markaları yönünden ticaret unvanından kaynaklı tescil engelinin varlığından bahsedilebileceği kabul edilerek ... iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki delillerden ... sayılı markaya ilişkin olan açılmış davanın ise .... sayılı dosyası kapsamında derdestlik nedeniyle USULDEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
Dosya kapsamına ve 24.04.2024 tarihli ek rapor kapsamında "beraegitim.com" alan adının her ne kadar davalının sunduğu whois kaydında da yazılı olmadığı ve fakat sunulan dekonttan ... olduğu anlaşılmakla birlikte davacının ticaret unvanı 13 Şubat 2013 tarih ve 8257 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde “ ... Şirketi” ticaret unvanı ile tescil edildiği, yani davacının ticaret unvanının davalının işbu evraklarındaki tarihlere kıyasla daha önceki tarihte tescil edildiği ve 2014 yılından itibaren yoğun fiili kullanımının bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının ticaret unvanında yer alan faaliyetleri ile davacı tarafından hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının tescil kapsamındaki yukarıda belirtilen hizmetleri bakımından, davacının ticaret unvanından kaynaklı olarak dava konusu marka bakımından tescil engeli olduğu anlaşılmıştır.
... sayılı markanın SMK 6/6 maddesi uyarınca kayıtlı olduğu sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-... İptal talebinin REDDİNE,
2-... sayılı markaya ilişkin olan açılmış davanın .... sayılı dosyası kapsamında derdestlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-... sayılı markanın SMK 6/6 maddesi uyarınca kayıtlı olduğu sınıflarda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
4- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 5.677,60-TL yargılama giderinin takdiren 3.785,06-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 127,10-TL
GİDER AVANSI :5.550,50-TL
TOPLAM :5.677,60-TL