T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/135 Esas - 2024/277
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/135
KARAR NO : 2024/277
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1-....
Mersis No:....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 15/04/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı tarafça ... nezdinde yapılan tasarım başvurusunun davalı şirketin itirazı üzerine dava konusu ... kararı ile reddine karar verildiğini; dava konusu kararın hukuka aykırı olduğunu ve iptali gerektiğini; genel olarak bakıldığında davacıya ait ... tasarımında keskin köşeleri olmayan aşağıdan ve yukarıdan bastırılarak oluşturulmuş biçimde bir su damlası görüntüsü bulunduğunu; şişenin alt bölümü de buna uygun olacak şekilde elips biçiminde dizayn edildiğini; karşı yana ait ... tasarımında ise uzun ve ince bir görünüm bulunduğunu; bu ince uzun görünüm sekizgen şeklinde keskin kenarlar oluşturmak suretiyle yaratıldığını; alt bölüm de buna uygun olacak şekilde sekizgen biçiminde olduğunu; tüm bu farklılıklar değerlendirildiğinde, kıyasa konu tasarımlar için “genel izlenim itibariyle benzer” veya “ayrıntı seviyesinde farklılık” denilmesi mümkün olmayacağını; davaya konu tasarım olan “...” türünde ise, tasarımcının seçenek özgürlüğü düşük seviyelerde olduğunu; ... tasarımlarında şişenin kendisinden beklenen gereklilikleri karşılayabilmesi adına belirli özellikleri taşıyor olması gerektiğini; bu özellikler teknik zorunluluklar olup teknik olarak zorunlu unsurları içeren tasarımlara yönelik benzerlik iddiası yöneltilemeyeceğini; ayrıca tasarımların birbirinden tamamen farklı olmasını beklemek de teknik zorunlulukların sağlanması bakımından yerinde bir tutum olmadığını; bir tasarımın taklit edilmesi yasak iken esinlenmenin serbest olduğunu; kaldı ki tasarımlar arasında esinlenme düzeyinde dahi benzerlik olmadığını bildirerek ... sıra no’lu müvekkil tasarımına yönelik itiraz neticesinde ittihaz edilen ... ...’nun ... sayılı KARARININ İPTALİNE karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacının başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını; dava konusu kararın yerinde olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulüyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şirketin 15/03/2021 tarihli, ... sayılı “sıvı sabun şişesi” ürünlerini konu alan çoklu (2) tasarım tescil başvurusunun, 26/04/2021 tarihli ve ... nolu .... yayımı üzerine, davalı tarafından yapılan 14/07/2021 tarihli itiraz başvuru sahibine bildirilmiş ve itirazla ilgili görüşleri talep edildiği, akabinde yapılan itiraz, ... tarafından değerlendirilmiş, davaya konu ... Sayılı ... kararında özetle, “Yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, itiraza konu ... sıra numaralı tasarım ile itiraza gerekçe gösterilen .... sıra numaralı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenim itibariyle benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan başvuru sahibi vekili tarafından beyan edilen farklılıkların ayrıntı seviyesinde olduğu ve başvuruyu itiraza mesnet önceki tarihli tasarımlara nazaran ayırt edici kılmadığı da tespit edilmiştir. Belirtilen nedenlerle itirazın kabulü gerekmiştir.'' gerekçesiyle ''İtirazın kabulüne ve ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne, oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
Davacının ... başvuru numaralı ... tasarımı ile davalıya ait ... tescil numaralı tasarım farklı olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi;
"Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir.
Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise;
"Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir.
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır.
Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir.
Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır.
Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır.
Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve ... birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Dava Konusu Tasarım Davalı Şirketin Tasarımı
... ...
(... tasarımı) (... tasarımı)
Benimsenen teknik bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere: dava konusu ürünlerin, vida kapaklı armut formlu plastik şişeler olduğu, şişelerin, temel olarak kozmetik sıvı taşımak gibi bir işleve hizmet ettiği, plastik şişelerdeki armut form, harcı alemdir ve formda varyasyonlar, değişen oran, kesit geometrisi ve hatlarla elde edildiği, söz konusu harcıalem armut formunun varyasyonlarının dahi tek ürüne alınan tescil yoluyla tek kişi tarafından kullanılmasının olası olmadığı, bu itibarla armut formlu ürünlerde benzer özelliklere odaklanılmasının da mümkün görülmediği, bu tür bir yaklaşımın ancak bir formun tüm varyasyonlarıyla tek kişinin tekeli altına girmesine yol açacağı, armut formlu vida kapaklı plastik şişelerin pek çok örneğinin de bulunduğu, tüm bu örneklerde fark yaratan özellikler ürünlerin farklı algılanmasını sağlayacağı, davacının ... başvuru numaralı ... tasarımının ön görünümü, alt köşeleri yuvarlatılmış üçgen olduğu, formun yatay kesitinin köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen olduğu, davalıya ait ... tescil numaralı tasarım da aşağıya doğru eğimli oval yapıda olduğu, bu tasarımda yatay kesitindaha dar, boyunun daha kısa olduğu, ayrıca davacı tasarımı aşağıya doğru daha yayvan olduğu, seçenek özgürlüğüne ilişkin araştırmada oval plastik ... yaygın bir biçim bulunduğu, bu biçimde ovalin aşağıya doğru yayvanlaşması da genel bir tasarım yaklaşımı olduğu ve yaygın bir biçimde kullanıldığı, bu sebeple bu iki üründeki oran farklılıklarının tasarımların bilgilenmiş kullanıcı tarafından farklı olarak algılanmasını sağlayacağı, dava konusu davacı tasarımı için mutlak yenilik kriterleri dikkate alınarak internet üzerinden tescilli tasarımların görselleri dikkate alınarak, davacıya ait tasarımın görselleri üzerinden internet üzerinden (.... ve .... sitesi üzerinden) görsel arama sekmesi üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde, bahse konu tasarımın genel izlenim itibariyle benzerlerinin 15.03.2021 olan başvuru tarihi öncesine ait kamuya sunulmuş olduklarına dair herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, dolayısı ile davacı tasarımı açısından mutlak yenilik kriterinin sağlandığı; neticeten davacının ... başvuru numaralı ... tasarımı ile davalıya ait ... tescil numaralı tasarım farklı olduğu kabul edilerek davaya konu ... sayılı kararının iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Davaya konu ... sayılı kararının iptaline,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 6.336,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :6.163,50-TL
TOPLAM :6.336,40-TL