T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/235 Esas - 2024/286
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/235
KARAR NO : 2024/286
HAKİM :....
KATİP : ...
ASIL DAVA
DAVACI : ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 30/07/2021
BİRLEŞEN DAVA (.....)
DAVACI : ...
Mersis No:...
VEKİLİ : Av. ....
Markayı Devralan
DAVALI :...
Mersis No:...
...
Markayı Devreden
DAVALI :....
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 30/07/2021
--------------------------------
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; dava dışı şahıslara ait markalar ile müvekkili markasının yan yana getirilmesi halinde ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, Özellikle hızlı tüketim sektöründe “...” ve buna benzer ibarelerin yaygın kullanımının bulunması, itiraza mesnet marka ibaresinde yer alan “...” ibaresinin ayırt edici gücünün düşük bir ibare olması ve müvekkili şirketin tescil talebinde bulunduğu sınıflarda yer alan mallar için “...” ibaresi ile birlikte bıraktığı izlenim dikkate alındığında markaların karıştırılacak ölçüde benzer markalar olmadığı, bu nedenle söz konusu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin “...” ibareli birden fazla markanın sahibi olup, bu ibareyi kullanarak seri marka oluşturma amacı taşıdığını, müvekkilinin daha önce tarihli “...” ibareli markaları sayesinde öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı aynı sınıflarda tescilli markasının bulunduğunu, iddia ederek ... numaralı ... kararının aleyhe hususlarının iptaline, müvekkilinin ... başvuru numaralı “...” markasının talep edilen tüm tescil sınıfları dahil olmak üzere tescil prosedürünün devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili 25/08/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin '...'' şekilde oluşturulduğu markalarını 29./30./35./43. Sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin tescil talebinde bulunduğu sınıflarda yer alan mallar için ''...'' ibaresi ile birlikte bıraktığı bütünsel izlenim dikkate alındığında markaların karıştırılacak ölçüde benzer markalar olmadığını, müvekkilinin ''...'' ibareli birden fazla markasının olduğunu, bunun yanında müvekkilinin daha önce tarihli ''...'' ibareli markaları sayesinde öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı aynı sınıflarda tescilli markası bulunduğunu, müvekkilinin marka başvuruları incelendiğinde ... ibareli markalar vasıtasıyla seri markalar yaratma amacında olduğunu, ... başvuru numaralı ''...'' markası hususunda yapılan itiraz üzerine verilen .... sayılı ... kararının aleyhe hususlarının iptalini, tescil işlemlerinin devamını ve davanın .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEVİR:
İtiraza mesnet markaların eldeki davada davalı firma ile dava dışı ... SAN. TİC. A.Ş. (....) adresinde mukim) arasında akdedilen ve ....Noterliğinden tasdikli 20/04/2021 tarih, ... yevmiye numaralı ... ile dava dışı ... SAN. TİC. A.,Ş'ne devredildiği anlaşıldığından Dava dışı ...'nin bu dosyaya davalı olarak eklenmiş gerekli tebligat işlemlerinin akabinde ön inceleme duruşması yapılmıştır.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (....) şirket vekili cevap dilekçesiyle; davanın, müvekkili şirket bakımından öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasında ayniyet derecesinde benzer olması nedeniyle dava konusu marka ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek, davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (...) şirket vekili cevap dilekçesiyle, dava konusu “...” ibareli marka ile itiraza mesnet “...” ibareli markaların karıştırma ihtimalinin ispatının açıkça ortada olduğunu, bu durumda davacının markanın şöhretinden faydalanması ve haksız kazanç sağlamayı hedeflemesinin söz konusu olmadığını, “...” ibareli markalar ile görsel ve fonetik olarak benzer olan “...” ibareli markanın bu madde gereğince aynı sınıf ve aynı emtialarda çakışması nedeniyle davacının tescil talebinin kesinlikle reddine karar verilmesinin gerektiğini, “...” ile “...” ibareli markalar arasında idari veya ekonomik açıdan bir bağ bulunduğu düşüncesinin kaçınılmaz olduğu ve bu ticari markalar arasında genel görünüm ve izlenimleri açısından hiçbir fark olmadığının ortada olduğunu iddia ederek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kabulü akabinde başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şirket tarafından, 08.07.2019 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 29. 30. 35. ve 43. sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından kabul edilerek 27.11.2019 tarih ve 337 sayılı ....'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davalı ... TİC. LTD. ŞTİ. tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından dava konusu mallar/hizmetler bakımından kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu kısmi ret kararına ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve ...’nun ... sayılı kararı ile,'' ...Öncelikle başvuru sahibinin müktesep hak iddiası incelenmiş ve söz konusu iddiaya mesnet olan markaların tertip ve/veya tescil tarihi itibariyle iş bu başvuru bakımından müktesep hak teşkil edecek mahiyette olmadığı anlaşıldığından söz konusu iddia yerinde bulunmamıştır. Başvuru sahibi vekili redde mesnet markaların kullanılmadıklarını ve verilen ksımi ret kararının bu nedenle yerinde olmadığını iddia etmektedir. 6769 s. SMK md 19 uyarınca başvuru sahiplerine itiraza mesnet markaların kullanımlarının ispat edilmesini talep etme hakkı vermektedir. Ancak, söz konusu talebi itiraza karşı görüş sunulması için kendisine tanınan 1 aylık süre içinde yapması gerekmektedir. Nitekim, 6769 s. SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik md. 28 ‘(4) Kurum, itirazlara ilişkin görüşlerini bildirmesi için başvuru sahibine bir aylık süre verir.’ hükmünü, md 29 ise ‘(1) Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için başvuru sahibinin, yayıma itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak Kuruma bildirmesi gerekir. Belirtilen koşulları taşımayan ve süresi içinde yapılmayan kullanımın ispatına ilişkin talepler yapılmamış sayılır.’ hükümünü içerir. Başvuru sahibi vekili süresi içinde 16/03/2020 tarihinde itiraza karşı görüş sunmuş, ancak, bu görüşünde mevzuata uygun şekilde itiraza mesnet markalarının kullanımlarının ispat edilmesi talebinde bulunmamıştır. Bu itibarla, başvuru sahibi vekilinin itiraza mesnet markalar kullanılmadığından kararın yerinde olmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Takiben yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile redde mesnet gösterilen markanın/markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca redde konu mallarla/hizmetlerle aynı veya aynı tür ya da benzer malların/hizmetlerin redde mesnet markanın/markaların kapsamında yer aldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle başvuru ve redde mesnet marka arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz hakkında ... verilen ret/kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.'' gerekçesiyle, '' İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA/EK RAPORDA özetle:
1. Dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetlerin davalıların redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı,
2. Dava konusu marka ile davalılar markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu,
3. Dava konusu marka ile davalılar markaları arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4. Davacının müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı,
5. .... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Dosya kapsamında davacının müktesep hak iddiası bulunduğu anlaşılmaktadır.
.... 19.09.2008 gün ve ... sayılı "..." yine, 14.11.2008 gün ve ... sayılı '...' kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre;
Öncelikle kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, yani kullanım ve tescilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması gerekir.
Kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen markaya dayalı olarak yapılan başvurunun, ilk markanın asli unsuru muhafaza etmesi ve bu markadan uzaklaşmadan oluşturulması gerekir (önceki markanın asli unsuru değişmiş ise, bu artık yeni bir marka başvurusu olacaktır).
Son olarak da; sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, emtia listesinin genişletilmesi yoluna gidilmemesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Örnek Davalı Markaları
..... ....
(29, 30, 43. sınıf) ....
...
....
.....
(01, 02, 04 ... 09, 11 ... 24, 26 ... 31, 33 , 34 ... 38, 40 ... 45. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... sayılı markanın malları ile davalılara ait redde mesnet markaların kapsamlarındaki mallar/hizmetlerin davalıların redde gerekçe markalarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı; davacı markasındaki 1 ila 34. Sınıflardaki malların 35. Sınıftaki satış hizmetleri ile davalıların redde gerekçe markalarında yer alan malların ilişkili olduğu olduğu tespit edilmiştir. (....) Dava konusu 29. ve 30. sınıflara giren emtialar yani gıda maddelerinin hitap ettiği nihai tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi açısından somut olaya bakıldığında; bu emtiaların hepsi, nispeten uygun fiyatla satılan, satın almadan önce uzun bir araştırma ve inceleme aşamasından geçmeyen, yani ucuz ve risk faktörü düşük ürünlerdendir ve hitap ettikleri tüketicilerin markaları aynı anda incelemeye tabi tutmaması, küçük ayrıntıları da dikkatli biçimde incelememesi, sadece geçmişte edindiği izlenimin etkisiyle hafızasında kalan ile yetinerek bir sonuca varmaya çalışması nitelikleri de gözetildiğinde, bu emtiaların hitap ettiği hedef kitlenin, bu gıda ürünlerini ve gıdayla ilgili hizmetleri satın alırken sahip olduğu seçicilik/algı/dikkat/özen/bilinç seviyesinin ortalama/makul düzeyde olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu 35. Sınıfta yer alan satış hizmetleri bakımından tüketicinin bilinç düzeyinin ne olduğu konusunda kesin bir sonuca varmak mümkün değildir. Çünkü örneğin teknoloji ürünlerinin satış hizmetlerinin tüketici kitlesinin bilinç düzeyi yüksek iken gıda sektöründeki bazı ürünlerin mesela çocukların alabileceği mallar düşünüldüğünde tüketici bilinç düzeyi nispeten daha düşüktür. Bununla birlikte 35.01, 35.02, 35.03 ve 35.04 alt grupların ise günlük hayatta ihtiyaç duyulan ve profesyonel işletmeler tarafından tüketiciye sunulan nitelikteki muhasebe, iş yönetimi, reklamcılık, ithalat – ihracat vb. hizmetlere ilişkin olduğu, tüketicilerin bu hizmetlerden sık ve rutin olarak yararlanmadığı, çoğu zaman bir ön araştırma ile hizmeti sunacak olan işletmeyi belirlediği, bununla birlikte bu araştırmayı çoğu zaman bireysel bir şekilde yaptığından, her ne kadar bilinç/dikkat/bilgi ve özen düzeyi nispeten daha yüksek olacak ise de bu durumun ilgili tüketicinin hiçbir koşulda yanılgı yaşamayacağı gibi bir sonucu beraberinde getirmeyeceği, özellikle internet üzerinden tüketicinin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda tercihlerini somutlaştırmak yönünde gerçekleştirdiği eylemlerinde, bilinç düzeyi ne kadar yüksek olursa olsun birbirine benzer işaretler ile karşı karşıya kaldığında yanılma ihtimalinin süregeleceği anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; dava konusu ''...'' ibareli markası, basit eliptik bir şekil içerisinde, kahverenginde, italik ve kalın harflerle “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markası olduğu anlaşılmaktadır.
Davalının markalarının incelenmesinde; redde gerekçe markalar münhasıran “...” ibaresi veya bu ibare ile birlikte “...” veya “...” ibarelerinin yer aldığı kelime markaları olduğu, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığı, başvuru görselindeki “...” ibaresinin ilk ibare olması nedeniyle “...” ibaresine kıyasla görsel, işitsel ve kavramsal olarak ön planda olduğu, tüketicinin dikkatinin “...” ibaresinde olacağı, davalıların “...” ibaresini içeren markaları ile çok yakın düzeyde birbirine benzer ve bağlantılı bir marka olduğunun görüleceği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalıların “...” esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, hem dava konusu markada hem davalılar markalarında yer alan diğer kelime ve/veya şekil unsurlarının bu keyfiyeti değiştirmeyeceği, zira markalarda esas unsur olarak yer alan “...” ibaresinin tüketici hafızasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak daha fazla yer edineceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalılar markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının bütünsel anlamda benzer olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunduğu, öte yandan davacının müktesep hak iddiasında bulunduğu ... sayılı markanın tescil tarihi 25.07.2016 dikkate alındığında, dava konusu markanın başvuru tarihi (08.07.2019) itibariyle 5 yıl sürenin geçmediği anlaşıldığından müktesep hak iddiasının da yerinde olmadığı anlaşılmış, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır