T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/447 Esas - 2024/281
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/447
KARAR NO : 2024/281
HAKİM : .....
KATİP : ...
DAVACI :....
Mersis No: ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
VEKİL : Av. ....
DAVA : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 20/11/2022
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin ... sayısı ile gerçekleştirdiği çoklu tasarım başvurusunun yayınına davalı tarafça yapılan itiraz üzerine .../... sayılı tasarımların iptaline karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, davalı şirketin itiraza dayanak tuttuğu ..... Sayılı ilamı ile hükümsüzlüğüne karar verilen .... sıra numaralı tasarımlar incelendiğinde, işbu davanın konusunu oluşturan .../... sıra numaralı tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığını, ... nolu tasarımlarımızda ambalaj kenarlarında meyve figürleri kullanılmışken ... nolu başvurumuzda meyve figürüne hiç yer verilmediğini, .... sayılı tasarımlar ile dava konusu tasarımların da yine tamamen farklı olduklarını, müvekkilinin tasarımlarında sınırlı sayıdaki kapatma şekillerinden olan sınırlı sayıda bulunan kapatma şekillerinden biri olan kulak kapatma şeklini tercih ettiğini, hemen hemen birçok üründe kullanılan kapatma şeklinin benzerlik yarattığı iddiasının kabulü mümkün olmayacağını, sektörde meyveli grupların üretiminde belirli meyveler ve renkler kullanılması tercihten ziyade zorunlu olduğunu, müvekkili tasarımlar ile davalı taraf dayanak tasarımlarının benzer olmadığını iddia ederek ... sayılı ...kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; .../... sıra numaralı tasarımlarının davalı müvekkilimize ait ... numaralı tasarımlar ile benzerlikten de öte ayniyet derecesinde benzer olduklarını, her ikisinin de orta kısımda geniş, yan kenarlarda ise daha dar olan dikey şeritlere sahip olduğunu, yine kenarlardaki dar şeritlerin renklerinin aynı olması ve ortadaki geniş şeridin renginden farklı olması birebir aynı olduğunu, ambalajların orta kısmındaki geniş şerit üzerine ana marka ve hemen altına bitişik biçimde alt markanın yazılmasının da aynı olduğunu, yine söz konusu ambalajların yanlarında bulunan kulak kısımlarının parlak metalize renk olduğunu, çizim kıvrımlarına da dikkatli bir şekilde bakıldığında müvekkiline ait tasarım üzerinde çalışıldığını, davacı tarafın daha önceden ... sayılı tasarım müracaatına karşı müvekkili tarafından aynı gerekçelerle açılan davada, ..... Sayılı dosyasında davacı tarafın ilgili tasarımları iptal edildiğini, dava konusu tasarımların bu tasarımların neredeyse birebir aynısı olduğunu, davacının kötü niyetle başvurular yaptığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava konusu ... sayılı ...kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şahsın 12/11/2021 tarihli, ... sayılı “ambalaj deseni” ürünlerini konu alan tasarım tescil başvurusu, 09/12/2021 tarihli ve ... nolu .... yayımlandığı, yapılan yayına davacı tarafından 31/12/2021 tarihinde itiraz edildiği, itirazın, ... tarafından değerlendirilerek davaya konu edilen ... sayılı kararla; ... sıra numaralı tasarımın tescilinin hükümsüzlüğüne ve .. sıra numaralı tasarımın tescilinin devamına dair “itirazın kısmen kabulüne” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın 60 günlük yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
Dava konusu ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda yer alan ... sayılı tasarımların ...kararına mesnet ... sıra numaralı tasarımlar karşısında yeni olarak algılansa da ayırt edici olarak algılanmayacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen EK RAPORDA özetle:
Mahkemece verilen ek görevlendirme kapsamında bir kez daha yapılan incelemelerde, esasen kök raporda da yer verilen kanaatler doğrultusunda dava konusu tasarımların mutlak yenilik kriterini sağlayacak düzeyde farklılıklar taşımadığı, bu görüşe mahkemece iştirak edilmese dahi dava konusu tasarımların ayırt edicilik kriterini her halükarda sağlamadıkları bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarında her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi;
"Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir.
Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise;
"Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir.
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır.
Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir.
Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır.
Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır.
Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; eldeki davada, bilgilenmiş kullanıcının söz konusu fincan vs. Ürünlerin satışa sunulduğu alanlarda satışını yapan satış personelleri olabileceği gibi nihai tüketiciler olacağı; öte yandan fincan ve fincan takımı gibi ürünlerde tasarımcının geniş seçenek özgürlüğünün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Teknik bilirkişi raporlarında da izah edildiği üzere;
Uyuşmazlık konusu tasarımların, şekerleme / çikolata ürünleri için meydana getirilen bir ambalaj tasarımı olduğu, bu tür tasarımlar için teknik zorunluluk olarak değerlendirilebilecek yegane özellik ambalajın, kapladığı ürünün formu ile uyumlu olacak bir şekle sahip olması olup bunun dışında ambalaj üzerinde kullanılan desen, şekil, motif, renk, kurgu, kompozisyon, ambalajın genel formu vs. unsurlar itibariyle hiçbir teknik zorunluluğun var olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı, ancak özellikle gıda sektöründe kimi ürün türleri açısından mutat olarak kullanılan renk unsurlarının var olduğu (örneğin karamelli bir ürünün karamel renkli ambalaja sahip olması, çikolatalı bir ürünün kahverengi renkli ambalaja sahip olması gibi) yine ambalajlarda ürün içeriğinde kullanılan meyve, kuruyemiş vb. ürünlere atfen ambalajların şekillendirilmesi de mutat (örneğin Antep fıstıklı bir üründe ambalaj üzerine Antep fıstığı görsellerine veya portakal içerikli bir ürünün portakal görselleri/turuncu renk ağırlıklı olması gibi) bir uygulama olduğu, ilgili sektör açısından seçenek özgürlüğü oldukça geniş olmakla birlikte iki yanda kıvrılmış kulakçık yapılı, merkezinde şekerleme/çikolatanın yer alan ürün ambalaj formunun en yaygın rastlanılan tasarımlar olduğu, yine ambalaj üzerinde, içerisinde yer alan şekerleme/çikolata ürününün görseline, çikolatanın hangi içerikte olduğunu vurgulamak adına içerik ile ilgili renklere yer verilmesinin de yaygın bir tasarım uygulaması olduğu; somut uyuşmazlıkta bilgilenmiş kullanıcının ise bu tür ürünlerin satışının gerçekleştirildiği herhangi bir bakkal, market, çikolata dükkanında çalışan bir satış görevlisi olabileceği gibi bu ürün satın almak adına araştıran, okuyan, dükkanları ve internet satış mağazalarını ziyaret eden bir kimse de olabilir.
Taraf tasarımları karşılaştırıldığında
Dava konusu tasarımlar; açık ambalaj görselinde, ambalajların iki yanında şerit şeklinde ambalaj içerisindeki ürünün rengi ile uyumlu mor, turuncu, sarı, yeşil ya da pembe renk kullanılmış, her iki yandaki bu renklendirmenin orta kısmında gri/gümüşi bir renge yer verilmiş, bu kısımda alt alta 3 defa ambalaj üzerinde kullanılacak marka görseli (hem çatı hem ürün markası) ve birtakım yazımlara yer verilmiştir. Bu yazımlardan bir kısmının gri bölgede dikey olarak yan şeritlere paralel şekilde konumlandırıldığı; tasarımın kıvrılmış halinde ise orta kısmında yuvarlak yapılı üst kısmı düz yapıdaki ürün ile uyumlu bir kaplamaya yer verildiği yine, kaplamanın ön profilinde ürün markalarının gözlemlenebildiği, ambalajın iki kenarında kıvrılmış yapıda kulak formlarının bulunduğu; dava konusu tasarım açısından yukarıdaki tespitlerin her birinin, ..... sayılı tasarımlarda da mevcut olduğu, açık ambalaj görselindeki unsurların yerleştirilmesinden ambalajın kapalı görünümündeki merkez gövde ve kenar kulakçık yapılarının birebir aynı şekilde kullanıldığı, yine ambalajlarda kullanılan renk unsurlarının özellikle ambalajın açık görselindeki kullanım biçimi, dağıtımı, kompozisyonu kullanılan boyutlandırması gibi unsurların tamamının neredeyse aynı olduğu, ambalajın kapalı başka bir ifadeyle ürüne uygulanmış formunda ise yine gövde formu birebir aynı yapıda, aşağıda yukarıya doğru hafif daralan, yuvarlak ve üst kısmı düzleşmiş yapıda olduğu gibi kulakçıkların kıvrım sayısı, boşluk ve uzantılarının dahi birebir aynı olduğu, ambalajlarda kullanılan beyaz ışıltıların dahi birebir aynı noktalarda ve yönlerde konumlandırıldıkları, tasarımlar arasındaki tek farkın ambalajlar üzerinde kullanılan marka görselleri olduğu, bu görsellerde dahi ön plandaki unsurun “...” ve “...” şeklinde harf dizilimsel olarak benzerlik taşımasının yarattığı, görsel bir benzerliğin mevcut olduğu gibi yine kullanılan logoların yerleşim ve görünürlüklerinin de birebir aynı olduğu,
Somut uyuşmazlık bakımından tasarıma katkı sağlayan görsel unsurların tamamı bakımından karşılaştırma yapıldığında, ambalajlar üzerindeki sözcük unsurları (tipografik elemanlar) haricinde kalan ve tasarım bütünlüğünü etkileyen grafik unsurların tamamı bakımından taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde birbirleri karşısında yeni olarak algılansa dahi dava konusu tasarımların yeterli ayırt edicilik taşımadıkları, bilgilenmiş kullanıcının önceki ambalajdan edindiği görsel algının, dava konusu ambalajlarda da aynı şekilde devam edeceği ve değişmeyeceği,
Neticeten ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda yer alan ... sayılı tasarımların reddi yönünde verilen ...kararının iptali koşullarının oluşmadığı, bahsi geçen tasarımların önceki tarihli dokümanlar karşısında yeni ve ayırt edici olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılarak açıklanan nedenlerle tüm dosya kapsamı itibariyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır