T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/69 Esas - 2024/244
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/69
KARAR NO : 2024/244
HAKİM :....
KATİP : ...
DAVACI : ....
Mersis No: ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2-....
...
...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin 1998 yılında online alışveriş pazarına artı değer katmak ve internet kullanıcılarının her sektördeki ihtiyaçlarını en geniş ürün yelpazesi ve en iyi hizmet kalitesiyle karşılamak için yola çıktığını ve bugün Türkiye’de 46,5 milyon kayıtlı üye sayısı ve aylık 246 milyon ziyaret ile online alışveriş sektöründe lider konumda olduğunu, davalı yan tarafından marka başvurusuna konu edilen “...” ibareli markanın müvekkili şirkete ait tescilli “....” ve “...” markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve “...” markasının müvekkili şirkete ait markalar ile seri marka izlenimi yaratarak halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verir nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin tanınmış “...” markalarının yanında “....” kalıbı ile meydana getirip tescil ettirdiği seri markalar ile oluşturduğu bir marka ailesi olduğunu, müvekkili şirkete ait “...” ibareli markanın 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirketin başta “...” olmak üzere “....” kalıbı ile yarattığı markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer “...” markasının tesciline izin verilmesi müvekkili şirketin emek ve zaman harcayarak itibar edindirdiği markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, öncü ve toplumda saygınlığı yakalamış olan müvekkillerine ait “...” ve “....” kalıbı ile yaratılan marka aile göz önünde bulundurulduğunda ayırt edilemeyecek kadar benzer “...” ibaresinin tesadüfen seçildiğinin düşünülemeyeceğini, davalı yana ait “...” ibareli marka başvurusunun ... anlamında haksız rekabet oluşturduğunu, beyan ederek ...’nun 10.05.2023 tarihli ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun müvekkili şirketin markalarının tescilli olduğu tüm ürün ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 10/05/2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve dava konusu ... ''...'' ibareli marka başvurusunun tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı yan ... ŞİRKETİ adına “...” ibareli markanın, 24.05.2021 tarihinde 02, 16 ve 35. Sınıftaki emtiaları kapsayacak şekilde ... nezdinde başvuru konusu edildiği, bu başvurunun ... tarafından yapılan inceleme sonucunda ... başvuru numarası ile 12.08.2021 tarihli 378 sayılı ...’nde yayınlanmasına karar verildiği, anılan ilana karşı işbu davanın davacısı .... A.Ş. Tarafından bir kısım markaları mesnet gösterilerek 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/5, 6/9 hükümleri uyarınca itiraz edildiği, ... tarafından yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine karar verildiği, Karara karşı davacı yanın itirazı üzerine ... kararının ... tarafından tekrar değerlendirildiği, 10.05.2023 tarihli ... sayılı kararıyla; “…Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvurunun renk ve tertip unsurları bakımından itiraz gerekçesi markalardan farklı unsurlar taşıması, markalarda ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin anlamı itibariyle tek başına markasal ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olması, başvuruda itiraz gerekçesi markalarla işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden başkaca bir unsurun bulunmaması hususları birlikte göz önüne alındığında, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı düşünüldüğünden kullanım ispatına ilişkin talep ve deliller de değerlendirmeye alınmamıştır. Öte yandan, 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.” şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu ... sayılı “...” ibareli davacı yana ait itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı “.......” ibareli, ... sayılı “...” ibareli, ... sayılı “... ...” ibareli, ... sayılı “... ... ...” ibareli markaları ile ilgili tüketici nezdinde SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi doğuracak düzeyde benzer oldukları,
-Davacı yana ait “...” markasının özellikle de online pazaryeri sunma sektörü bakımından ciddi bir tanınmışlığa sahip olduğu, bu kapsamda online pazaryeri sunma sektörü ile ilişkilendirilebilecek sair emtialar yönünden de korunması gerektiği, dava konusu markanın tescil edildiği 02, 16 ve 35. sınıf emtialar bakımından 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu,
-... tarafından verilen 10.05.2023 tarihli ... sayılı kararın yerinde olmadığı ve iptali koşullarının oluştuğu,
-Dava konusu ... sayılı “...” ibareli markanın tescilli olduğu 02, 16 ve 35. sınıf emtialar bakımından SMK’nın 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
1. Dava konusu, 2021/076197sayılı “...” markası ile davaya mesnet gösterilen markalar arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik olduğu, Davacı markalarında yer alan tüm mal ve hizmetlerin davalı markası ile aynı/benzer olduğu bu nedenle 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesi oluşacağı,
2. 6769 sayılı SMK m 6/5 kapsamında değerlendirme sonucu koşullarının mevcut olduğu,
3. Görüşlerinin dava konusu ...’nun 10.05.2023 tarihli ... sayılı kararı ile 02, 16 ve 35. sınıf emtialar bakımından farklı olduğu;
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
TEKNİK YÖNDEN itibar edilen bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı anlaşılarak, HUKUKİ değerlendirme mahkememizce yapılmış ve mevcut duruma göre değerlendirme yapmak gerekmiştir. .
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak ... 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ....l
(02, 16, 35. sınıf) ...
... ...
... ... ...
(01-(...)-45. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalı yana ait dava konusu markanın 02, 16 ve 35. sınıfta tescil edildiği, davacı taraf markalarının ise pek çok sınıfta tescilli olmakla birlikte davaya konu markanın tescilli olduğu 02, 16 ve 35. sınıflarda da tescilli olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “...” ibareli markanın ise siyah arka plan üzerinde beyaz renk kullanılarak, küçük harflerle ve çeşitli figüratif unsurlara yer verilmeksizin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; itiraza gerekçe gösterilen ... sayılı “....” ibareli, ... sayılı “...” ibareli, ... sayılı “... ...” ibareli, ... sayılı “... ... ...” ibareli davacı markalarının beyaz ve turuncu arka plan üzerine siyah, beyaz, turuncu renk kullanılarak, küçük harflerle ve çeşitli figüratif unsurlara yer verilerek oluşturulduğu, markaların esas unsurlarının “...” ibaresinin olduğu, “.....”, “...” ve “...” ibarelerinin tali unsurlar olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, başvurunun renk ve tertip unsurları bakımından itiraz gerekçesi markalardan farklı unsurlar taşıdığı, markalarda ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin anlamı itibariyle tek başına markasal ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olduğu, başvuruda itiraz gerekçesi markalarla işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden başkaca bir unsurun bulunmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı dikkate alınarak aski yöndeki beyan ve görüşlere itibar edilmemiş ve davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'e verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır