T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/389
KARAR NO : 2024/224
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :....
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : 1- ...
...
...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla; itiraz konusunda ortak nokta "..." olup, bu ibarenin tek başına marka vasfı taşımadığı, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu "... ..." ibaresinin bir bütün olarak ele alındığı zaman ... ibaresinden ayrıldığı bariz ve açık bir şekilde orta olduğunu,.... sayılı markalar ile ve redde mesnet diğer markalar arasında müvekkilinin markasının halk nezdinde de karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasında ve redde mesnet gösterilen markalarda “...” kelimesinin yanında yürütmüş olduğu faaliyetleri de anlatan unsurların bulunması ile markaların şekli olarak da farklı unsurlar içermeleri dolayısıyla aralarında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, söz konusu markaların karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini, Her ne kadar ... A.Ş. Adına kayıtlı olan “...” markası 36. nice sınıfından da tescil edilmiş olsa da “...” adı ile ... A.Ş. tarafından yapılan bir sigorta acenteliği faaliyetinin bulunmadığını, ortalama halk nezdinde de bu marka seyahat ve nakliyat firması olarak bilinmekte olduğundan sigortacılık nice sınıfında tescilli olmalarının haksızlığı bir yana bu firmanın ... ismiyle sigorta acenteliği faaliyetinde ... bulunmadığı için müvekkili şirket markası ile karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkili şirketin markaları “...” esas unsuru ve türevlerinden meydana gelmekte olup, müvekkilinin bu ibare üzerinde üstün ve gerçek hak sahipliği bulunduğunu, zira müvekkili şirket, “...” esas unsurunu ihtiva eden markalarını davacının başvurusundan önce de kullanmakta olup, 2013 yılından bugüne çeşitli yatırım ve harcamalar ile bir marka kimliği oluşturmuş ve “...” ibaresi ile bilinirlik ve itibar kazanmış olduğunu, davacı tarafın asıl gayesinin, müvekkili şirketin “...” esas unsurlu seri marka niteliğindeki markalarının tanınırlığından ve bilinirliğinden haksız kazanç sağladığını, dava konusu markalar gerek görsel gerekse işitsel ve anlamsal açıdan benzer olup, aralarında karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalinin yüksek olduğunu, ek olarak, davacı markasını 43. sınıfta tescil ettirmek istediğini, davacının “... ...” markası nezdinde 43. sınıfta koruma talep ettiği emtiaların daha önce müvekkili şirket tarafından koruma altına alınmış bulunduğunu, Markalar arasında farklılık olarak iddia edilen “...” ibaresinin davacı markasının müvekkilinin bir şubesi gibi algılanmasına sebep olabileceğini, renk ve yazı tipi farklılıklarının ise detaylardan ibaret olduğunu ve davacı markasının kullanımının, markalar arasında ticari veya işletmesel bir bağlantı bulunduğu yanılgısını oluşturabileceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın kabulü neticesinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şirket tarafından 13.04.2021 tarihinde ... başvuru numarası ile “... ...” ibareli marka için 43. sınıfta marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... tarafından 14.06.2021 tarihli ve 374 sayılı ....'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davalı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından kabul edilmiş, davacı tarafından söz konusu karara ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve .... ’nun ... sayılı kararıyla; '' ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun .... sayılı "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. … Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, başvuru konusu "... ..." ibareli marka ile itiraz gerekçesi "..." ibareli markaların, "..." ibaresini esas unsur olarak içerdikleri, başvuruda yer alan "..." ibaresinin bilinen coğrafi bir yer adı olması gibi hususlar dikkate alındığında, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzer oldukları, tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de aynı olduğu dikkate alındığında ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir deyişle başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle, ''İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA / EK RAPORDA özetle:
1- Dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı,
2- Dava konusu marka başvurusu ile redde gerekçe markalar arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu,
3- Dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında dava konusu hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4- .... sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Davaya konu ... kararının davacı tarafa 01/08/2024 tarihinde tebliği edildiği, eldeki davanın 11/10/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Dava konusu ... kararının davacı tarafa, 01/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 5000 sayılı Kanunun 15/C maddesi uyarınca .... kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde dava açılabileceği, somut uyuşmazlıkta HMK'nın 92/2. maddesi uyarınca bu sürenin 01/10/2022 tarihinde dolduğu ancak bu tarihin Cumartesi gününe dek gelmesi sebebiyle dava açılabilecek son tarihin 03/10/2024 Pazartesi günü olduğu, ancak işbu davanın 11/10/2022 tarihinde açıldığı; dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesi uyarınca Kurumun nihai kararının ... tarafından tesis edilen karar olduğu, ... kararının iptali için kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde .... Mahkemesinde dava açılabileceğinin düzenlendiği, sürenin hak düşürücü nitelik taşıdığı ve .... Dairesinin 10/03/2014 gün ve .... . sayılı, 01/06/2015 gün ve .... sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu hususun dava şartı olduğu, buna göre, davacıya yapılan tebliğin tarihi dikkate alındığında, hak düşürücü sürenin dolmasını müteakip davanın açıldığı anlaşıldığından süresinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Süresinde açılmayan davanın usulden reddine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır