T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/408 Esas - 2024/240
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/408
KARAR NO : 2024/240
HAKİM :.....
KATİP : ....
Markayı Devralan
DAVACI : ....
....
Markayı Devreden
DAVACI : ....
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :2- ....
...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı adına başvurusu yapılan ... ibareli markanın, müvekkili adına tescilli ... ... esas unsurunu haiz markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve tescili halinde müvekkili adına tescilli ... ... ibareli marka ile genel intiba ve görünüm açısından ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu için halk nezdinde iltibas oluşturacağını, Davalı yanın ... markasının müvekkili adına tescilli bulunan ... markasının esas unsuru olan “...” ibaresini aynen ve baskın unsur olarak içermekle müvekkiline ait ... markalarının serisi olduğu izlenimi uyandıracağını, Çıkartılan 35. Sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetlerinin tamamı davalı tarafa ait marka kapsamında kalan 43. Sınıf “Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” hizmetleri ile aynı ve bağlantılı olduğunu, zira bu hizmetler benzer ihtiyaçları giderdiğinden ve birbirini tamamlama özelliğine sahip olduğundan aynı alıcı çevresine hitap ettiğini, Davalı markası kapsamında yer alan 30. sınıf “kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, Çaylar, buzlu çaylar.” ve 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri” ile müvekkili markası kapsamında 11. sınıfta yer alan “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler” emtiaları, kahve ve çay makinalarını da kapsaması, kahve ve çay ürünleri ile beraber restoran ve otel gibi bu tür içeceklerin tüketiciye sunulması hizmetleri veren işletmelerde kullanılması sebebi ile bu ürünler ile bağlantı arz eden ürünler olduğunu, ... markası için yapılan reklam ve promosyon çalışmaları; yapılan yatırımlarla sunulan hizmetin sürekli olarak geliştirilmesi sonucunda halkın zihninde kaliteli ve güvenilir bir marka imajı oluşmuş; ... markasının, tanınmış bir marka haline gelmiş olduğunu, ... markasının davalı şirket adına tescil ettirilmesine izin verildiğinde müvekkiline ait ... markalarının ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, Söz konusu markanın tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğüne karar verilmemesi durumunda müvekkiline ait ... markalarının, tescile dayalı kullanım haklarına, eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan haklarına ve tanınmış marka olmasından kaynaklanan haklarına zarar verileceği gibi; ayırt edici fonksiyonuna zarar verilmiş, markanın ayırt edici özelliği zedelenmiş, ... markalarının etrafında yoğun emek ve yatırım sonucu oluşan tüketici kitlesinden yararlanılmış olacağını ve davalı yan tarafından haksız bir kazanç elde edileceğini ifade ederek, ... numaralı ... kararının tümden iptaline, ... marka başvurusunun tüm sınıflar bakımından tescile uygun olmadığının tespiti ile işlemden kaldırılması veya tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesiyle; davacı firmanın logosu ile kendi logosunun yazı karakteri ve yazılış şeklinin benzerlik taşımadığını, davacı firmanın faaliyet alanı içerisine girilmemiş olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından 19.11.2020 tarihinde ... başvuru numarası ile “...” ibareli marka için 30 / 35 / 43 / sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu .... tarafından kabul edilerek 29.03.2021 tarihli ve 369 sayılı .... 'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davacı şirket tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından SMK 6/1 gereğince 35. Sınıfa ait ilk dört alt grup için kısmen kabul edilmiş, davacı şirket tarafından söz konusu karara ... nezdinde yapılan itiraz, .... tarafından incelenmiş ve .... tarafından ... sayılı kararı ile; ''... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. … Yapılan incelemede, itiraza mesnet markaların tanınmış markalardan olduklarını ve md. 6/5 sayılan koşulların mevcut olduğunu gösterir nitelikte bilgi ve belge bulunmadığı değerlendirildiğinden, md. 6/5 gereğince yapılan itiraz da yerinde bulunmamıştır. Ayrıca, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile itiraza mesnet markaların kapsamlarındaki malların/hizmetlerin mahiyeti ve başvuru ile itiraza mesnet markaların benzerliği bir arada değerlendirildiğinde başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle, ''İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
DEVİR:
Davaya mesnet gösterilen ... sayılı "... ..." ibareli markanın .... Noterliğinin 22.11.2022 tarihli ... Yevmiye Numaralı Devir Sözleşmesi ile marka tescil belgesindeki tüm mal ve hizmetler yönünden ... A.Ş'ye devredildiği, anılan şirket vekili tarafından vekaletname sunularak davaya devam edildiği tetkik edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle;
1. Dava konusu marka ile davacı markası arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmasına rağmen markaların kapsamındaki mallar/hizmetler arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı,
2. Davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı,
3. ... ... Sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun ve ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Davacıya ait .... sayılı tasarım tescillerinin sadece görsellerden meydana geldiği, ayrıca ... sayılı markanın esas unsurunun “...” ibaresi olması nedeniyle dava konusu marka ile söz konusu tasarımlar ve ... sayılı marka arasında karıştırılma ihtimali olmadığı tetkik edilmiştir.
Redde mesnet ... sayılı marka ile dava konusu marka karşılaştırılmıştır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
...+... ....
(30, 35, 43. sınıf) (06,08,11,14,16,20,21,24,27,34,35,42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalıya ait dava konusu markanın kapsamında yer alan 30., 35., ve 43. sınıflara ait mallar/hizmetleri ile davacı markasının kapsamındaki 25, 35, 36, 37, 41, 42. sınıfların kapsamlarındaki malların/hizmetlerin oldukça farklı olduğu, emtiaların aynı veya benzer olmadığı, benzer alıcı çevresine hitap etmediği, benzer ihtiyaçları karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün/hizmet olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olmadığı, dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetlerin davacı markasının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer almadığı görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmemiştir.
Taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından aynı veya benzerlik düzeyinde bir ilişki bulunmasının karıştırılma ihtimalinin öncelikli şartı olduğu, somut olayda ise bu şart meydana gelmediğinden, karıştırılma ihtimali açısından incelenmesi gereken ikincil kriter olan işaretlerin, ilgili tüketiciler nezdinde birbirleri ile ilişkilendirilebilir bir benzerlik hali taşıyıp taşımadıklarının incelemesinin yapılmasına gerek duyulmaksızın SMK m. 6/1 düzenlemesinde yer alan şartların somut uyuşmazlık açısından meydana gelmediği anlaşılmaktadır.
Davacı her ne kadar tanınmışlık iddiasında bulunarak davalı şirket adına ... ibareli markasının tescili durumunda müvekkiline ait ... ibareli markanın ayırt ediciliğinin zedeleneceğini iddia etmiş ise de dosya kapsamındaki belgelerin (çeşitli yıllara ait katalog görselleri ile dergilerde yer alan yazılar) incelenmesi neticesinde markanın tanınmış olduğuna dair bir kanaat oluşmadığı, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın tanınmış markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait “...” markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, dava konusu markanın haksız yarar sağlayabileceği, davacı markasının itibarına zarar verebileceği, ayırt ediciliğini zedeleyebileceği ihtimallerinden birinin davacı tarafından ispat edilemediği, kaldı ki markalar arasında iltibas da bulunmadığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ... ... Sayılı ... Kararının iptali ve başvuru konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini şartlarının oluşmadığı anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır