T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/42 Esas - 2024/229
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/42
KARAR NO : 2024/229
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ...
Mersis No:....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ...
Mersis No:....
....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 04/02/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin ... A.Ş. ticari unvanına sahip ancak tanınmış bilinen, yaygın dağıtım ve pazarlama ağına sahip, sürekli olarak yazılı ve görsel(TV-RADYO-BASILI YAYINLAR) medyada tanıtım ve reklamları yapılan ''...'' Mağaza adı/Markası ve ‘ile halk arasında ve sektörde bilinen/tanınan bu marka ön plana çıkarılarak ‘’...’’ olarak tarif edilen konseptte, 2008 yılında kurulmuş olmasına rağmen halen Türkiye çapında 40.000’ i aşkın çalışanı,... ve 10.000’i aşkın mağazası ile hızla büyüyen, nitelikli, sektörde tanınan, saygın bir perakende satış firması olduğunu, müvekkiline ait “...” ibareli başvuru/tescili markaları olduğunu, davalı yanın ...başvuru numarası ile kayıtlı “...” markasının tescili için başvurmuş olduğunu, müvekkili yan tarafından usulüne uygun ve süresinde yapılan itiraza istinaden verilen ret kararının, müvekkili yanın itirazı üzerine, ... nezdinde ... sayılı ile itirazlarının biz kez daha reddedildiğini, ...başvuru numaralı “... ...” markası hususunda müvekkil yan tarafından yapılan itiraz üzerine haksız ve hukuka aykırı şekilde verildiğini, ... sayılı ...’nin kararın aleyhe hususlarının iptaline karar verilmesi ile, davalı adına ...başvuru numarası ile kayıtlı “...” markasının tüm tescil sınıfları dahil olmak üzere iptali ile sicilden terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davacı tarafın, dava dilekçesinde ikrar ettiği ve Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere ... Anonim Şirketi’nin 28.03.2008 yılında kurulmasından önce ... markasını kullanmıyormuş gibi beyanlarda bulunmuş olsa da, Tekstil, Enerji, Hızlı Tüketim ve Kâğıt Üretim alanlarında Türkiye’nin önde gelen sanayi şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteren müvekkili ...’un temelleri ilk olarak ... ve Oğulları tarafından 1930 senesinde ‘...’ şirketi ile atılıp; Türkiye’de 1950’den itibaren başlayan sanayileşme hareketine paralel olarak gelişim ve ilerleme amaçları doğrultusunda, 1964 yılında ... önderliğinde ‘...’ şirketiyle devam ettiğini, 1984 yılında yine ... önderliğinde Tekstil alanında faaliyet gösteren ‘...’ kurulduğunu, .... , 90’lı yıllarda ‘Türkiye’nin en büyük entegre pamuklu iplik ve boyama’ tesisi haline geldiğini, alanındaki yurt içi liderliğini, yurt dışı pazarlara da yayarak tekstil alanındaki yoğun ve istikrarlı ihracatı sayesinde, .... ihracatçıları birliği tarafından 90’lı ve 2000’li yıllarda defalarca ödüllendirildiğini, 2000’li yıllardan itibaren ülkemizin ihtiyaçlarını değerlendirerek tekstil dışında, yüksek katma değerli, ileri teknoloji gerektiren alanlara yönelmiş ve 2005 yılında enerji sektörüne girmiş olduğunu, Türkiye’nin hijyenik kâğıt pazarındaki hızla gelişen ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla %100 Türk sermayeli olarak 2006 yılında Lila Kağıt faaliyetlerine başlamış olup, 2020 ve 2021 yılında toplam yatırım bedeli 900 milyon TL olan yeni tesisinin de faaliyete geçmesiyle aynı kampüsteki Avrupa’nın en yüksek kapasiteli ikinci entegre tesisi haline gelen müvekkilinin günümüzde temizlik kâğıdı sektöründe ilk üçte yer aldığını, .... bölgesinde 170 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 240 bin metrekarelik bir alanda 1.300 çalışanı ile 5 kıtada 80’i aşkın ülkeye yarı mamul ve mamul ihracatı yaparak ülke ekonomisi için katma değer sunan müvekkili şirketin hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösterdiği .... markaları başlıca markalarını oluşturduğunu, kurulduğu günden beri Sınai Mülkiyet Hakları’na gösterdiği önem ile anılan müvekkil şirket; bu markalar arasında yer alan 05.09.2007 tarih ve ... Başvuru No’lu ... Markasıyla 20 yıla yakın süredir ticari pazarlarda çok yoğun faaliyetler gösterdiğini, dolayısıyla davacı iddialarının aksine müvekkil şirket davacı şirketin kuruluşundan önce zaten dava konusu markanın kapsamında yer alan ürünlerde müşteri ihtiyaçlarına cevap sunan ve yine davacı şirketin kuruluşundan önceye dayanan ... tescil nolu markanın sahibi olduğunu, hal böyleyken; davacının sanki ... markası yeni bir markaymış, müvekkil şirket de bulunduğu sektörde yeni faaliyet göstermeye başlamış bir firmaymış gibi bulunmuş olduğu beyanlarının maddi mesnetten yoksun olduğunu, davacı taraf müvekkil şirketin davaya konu ...Başvuru No’lu ‘’...’’ kelime+şekil unsuruna sahip marka başvurusunun Sınai Mülkiyet Kanunu 5/1(ç) maddesi uyarınca da hükümsüz kılınmasını ve diğer davalı ...’nun ...’nın ... sayılı kararının iptalini talep etmekteyse de bu husus haksız ve hukuka aykırı olmakla beraber usul yönüyle de hatalı olduğunu, usul yönünden; davacı tarafından diğer davalı ... nezdinde yapılan itirazlarda 6769 sayılı SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 maddelerine dayanıldığını, 29.09.2021 tarihli ... başvurusunda da bu maddelere dayanıldığını, dolayısıyla her ne kadar müvekkili şirketin markasının tescili önünde tüm bu maddelerle birlikte SMK 5. Maddesi uyarınca da bir tescil engeli bulunmasa da davacı tarafından sonradan SMK 5/1(ç) maddesine dayanılmasının usule aykırı olduğundan davacının bu yöndeki beyanlarına mahkemece itibar edilmemesi gerektiğini, esas yönünden; 6769 sayılı Kanun’un 5/1(ç) maddesinin, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak daha önceki tarihte tescil edilmiş ya da tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin tescil edilemeyeceği hükmünü içerdiğini, buna göre; bir marka başvurusunun 5/1(ç) bendi gereğince redde konu olabilmesi için aranan koşullardan ilki karşılaştırılan işaretlerin aynı olması gerektiğini, mahkeme kararlarına ve ... içtihatlarına göre, başvuruya konu işaretin daha önce tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış marka ile aynı olması, karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olması gerektiğini, bu hususun huzurdaki davada mevcut olmadığını, müvekkili şirketin markasının ... şeklinde bir bütün olup, bu markayla davacının iddialarına dayanak teşkil eden ... unsurlu markaları arasında ayniyet bulunmadığı ortada olup, hiçbir benzerlik dahi bulunmadığını, müvekkili şirketin ... markası üzerinde müktesep hak-kazanılmış hakkı bulunduğunu, ... kararı bu yönden de doğru olduğunu, müktesep hakka mesnet markanın uzun süreden beri tescilli olması konulu müvekkili şirketin ... nezdinde tescilli ... Tescil No’lu “...” markasının varlığında açık olup müvekkilin ayrıca “...” ... Tescil No’lu ... tescilinin de bulunduğunu, müvekkili şirketin müktesep hak iddiası yalnızca bir tescile dayanmadığını, müvekkili şirketin ... nezdinde tescilli tescil için başvuruda bulunulan “...” esas unsurunu içeren tam 18 başvurusu bulunduğunu, öte yandan müktesep hakka mesnet markanın ilgili piyasada ciddi biçimde kullanılıyor olması koşulunun da müvekkili şirket tarafından fazlasıyla sağlandığını, ... markasını kullanan internet üzerinden de rahatlıkla erişilebilen tarihi ispatlanabilir bazı kampanyalar, tanıtımlara ve katalogların da yer aldığını, dava konusu markanın müvekkili şirketin müktesep hakkını oluşturan ... unsurunu esas unsur olarak taşıyan bir seri marka olduğunu, davacı müvekkil şirketin müktesep hakkı yokmuş gibi davranarak SMK 6.1. maddesine dayanmak suretiyle hükümsüzlük iddiasında bulunmaktaysa da bu husus da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu ...sayılı müvekkil şirket başvurusu ile müktesep hakka dayanak teşkil eden markalardan bilhassa .... tescil no’lu müvekkil şirket markaları neredeyse birebir aynı olduğunu, davaya konu marka yönünden önceki markanın kapsadığı mal/hizmetler ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içerip içermediğine yönelik inceleme yapıldığında tüm markaların ama bilhassa önceki tarihli .... sayılı markaların başvuru konusu marka ile aynı şekilde 03, 05 ve 16. sınıfta yer alan emtialar üzerinde tescilli olduğunun görüleceğini, müvekkili şirketin eski ve yeni tarihli markaların aynı/aynı tür hizmetleri kapsadıkları ortada olmakla beraber davaya konu yeni başvuruda emtia listesini genişletme yoluna da gidilmediğini, davacının SMK 6.1 kapsamındaki iddialarının tümünün ilave bir inceleme gerektirmeksizin reddi gerektiğini, davacının davasına dayanak olarak göstermiş bulunduğu markalarının bir kısmının müvekkil şirketin davaya konu markasından sonra olduğunu, bu nedenle davada dikkate alınmaması gerektiğini, davacının ... tescil numaralı “...” markasını markasal kullanımını markanın tescil olduğu 03 / 05 / 10 / 16 / 21 . sınıflardaki mallar yönünden ispatlamasına karar verilmesini; davacının gerek SMK 6.5 gerekse SMK 6.9. maddesi kapsamındaki iddiaları da hukuki ve maddi mesnetten yoksun iddialar olduğunu, ... kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davanın reddi karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ‘...’ ibareli marka tescil başvurusu, ... Şirketi vekili tarafından, uluslararası sınıflandırma sisteminin 03, 05 ve 16’ncı sınıfında yer alan bir kısım emtialarda kullanılmak üzere 29.07.2020 tarihli dilekçe ile yapıldığı, söz konusu başvuru, ...kod numarası ile işleme alındığı, 10.01.2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı SMK) “Marka tescilinde mutlak ret nedenleri” başlıklı 5’inci maddesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmenin ardından, 6769 sayılı SMK’nın 16’ncı maddesi uyarınca başvurunun 26.10.2020 tarih ve 359 sayılı .... ’nde ilanına karar verildiği, anılan başvurunun ilanına, yasal süresi içinde olmak üzere ... A.Ş. vekili tarafından 22.12.2020 tarihli dilekçe ile; .... sayılı "...", "....", "..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek 6769 sayılı SMK 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 uyarınca itiraz edildiği, bahse konu itirazların ... tarafından incelendiği ve “itirazın reddine” karar verildiği, itirazın reddi kararına itiraz sahibi (davacı) vekili tarafından 29.09.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edilmesi üzerine, söz konusu itiraz ...’da görüşülmüş ve ...’nın ... sayılı kararı ile, “...başvuru numaralı ‘...’ ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı ‘...’, ‘....’, ‘...’ ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 sayılı SMK'nın ‘Marka tescilinde nispi ret nedenleri’ kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; ‘Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.’ hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. İtiraz gerekçelerinden ... sayılı ‘... ...’, ‘... ...’ ibareli markaların itiraz edilen başvurudan sonraki bir tarihte başvurusu yapılmış markalar oldukları, dolayısıyla söz konusu markaların başvuru konusu markaya karşı tarihsel öncelikleri bulunmadığı tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Diğer yandan, başvuru ile itiraz gerekçesi ‘...’ ibareli/esas unsurlu markalar arasında belli düzeyde benzerlik bulunduğu düşünülmekle birlikte, başvuru sahibi adına önceden ve uzun bir süreden tescilli bulunan, halen hüküm ifade eden ve fiilen de kullanılan ‘...’ ibareli markaların varlığı (....) göz önüne alındığında, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, başvuru sahibi tarafından ... ve ... sayılı itiraz gerekçesi markalar hakkında talep edilen kullanım ispatı da ulaşılan bu sonuca etki eder nitelikte olmadığından SMK m. 6(1) kapsamındaki itirazın reddi gerekmiştir. Kötü niyetli başvuru iddiası da somut ve yeterli delillerle ispatlanmadığından haklı görülmemiştir...” gerekçesine yer verilmek suretiyle, itirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Talimat yoluyla bilirkişi heyetinden alınan RAPORDA VE EK RAPORLARDA özetle:
1- Davalı yana ait, dava konusu “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
2- Davalı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
3- Davalı yana ait “...” sayılı “... ” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
4- Davalı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
5- Davalı yana ait “...” sayılı “... ” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
6- Davalı yana ait “...” sayılı “... ” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
7- Davalı yana ait “....” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
8- Davalı yana ait “....” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
9- Davalı yana ait “....” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
10- Davalı yana ait “....” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
11- Davalı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
12- Davalı yana ait “...” sayılı “... ” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
13- Davalı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / sınıflarında tescilli olduğu,
14- Davalı yana ait “...” sayılı “... ” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
15- Davalı yana ait “....” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olduğu,
16- Davalı yana ait “....” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 16 /sınıflarında tescilli olduğu,
17- Yukarıda bilgileri yer alan Davalı yana ait markalardan, dava konusu ...sayılı marka haricinde kalan diğer markalara bülten yayım süreleri içerisinde Davacı yan tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı,
18- Davacı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 10 / sınıflarında tescilli olduğu,
19- Davacı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
20- Davacı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 05 / sınıflarında tescilli olduğu,
21- Davacı yana ait “...” sayılı “...” ibareli markanın 10 / 16 / 21 / 03 / sınıflarında tescilli olduğu,
22- Davacı yana ait “....” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
23- Davacı yana ait “....” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
24- Davacı yana ait “...” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
25- Davacı yana ait “...” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
26- Davacı yana ait “....” sayılı “... ...” ibareli markanın 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
27- Davacı yana ait “....” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 sınıflarında tescilli olduğu,
28- Davacı yana ait “...” sayılı “... ...” ibareli markanın 03 / 05 / 10 / 16 / 21 / sınıflarında tescilli olduğu,
29- Davacı yan ... ANONİM ŞİRKETİ’ne ait “...” ibareli markanın kullanım hususu araştırıldığında ise, yoğun olarak Bebek Bezi ve Bebek Şampuanı ürünlerinde kullanıldığı,
30- Bebek Bezi ürününün; Nice Sınıflandırmasında 05. Sınıfa yer alan “Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler.” kapsamında yer aldığı,
31- Bebek Şampuanı ürününün; Nice Sınıflandırmasında 03.Sınıfta yer alan “Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç)” kapsamında yer yer aldığı,
32- Yukarıda bahsedilen 05. ve 03. sınıflarında yer alan ilgili emtiaların, Davacı yana ait .... sayılı markaların tescil kapsamında yer aldığı,
33- 03. sınıfında yer alan ilgili emtiaların, Davacı yana ait ..., ... sayılı markaların tescil kapsamında yer aldığı,
34- 05. sınıfında yer alan ilgili emtiaların, Davacı yana ait ... sayılı markanın tescil kapsamında yer aldığı,
35- Davalı yana ... ŞİRKETİ’ne ait “...” ibareli markanın kullanım hususu araştırıldığında ise, yoğun olarak Tuvalet Kağıdı, Banyo Havlusu ve Mutfak Havlusu ürünlerinde kullanıldığı,
36- Tuvalet Kâğıdı, Banyo Hğavlusu ve Mutfak Havlusu ürünlerinin; Nice Sınıflandırmasında 16.Sınıfta yer alan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağğıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): ka ıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.” kapsamında yer aldığı,
37- 16. sınıfta yer alan ilgili emtianın Davalı yana ait ... “...” ibareli markanın tescil kapsamında yer aldığı,
38- Davalı yana ait ...sayılı marka “...” şeklinde olup, esas unsurun “...” ibaresi olduğu, “...” ibaresi yan unsur olarak kullanıldığı, Davacı yana ait ... sayılı markasında ise esas unsur “...” ibaresi olduğu, tescillendiği hali ile kapsadıkları mal ve hizmetler ve bütünsel açısından değerlendirildiğinde özellikle fonetik bakımdan markalar arasında benzerlik olduğu, ancak davalı yana ait daha önceden ve uzun bir süreden tescilli bulunan, aktif tescilli olan ve ticari kullanımı bulunan “...” ibareli .... sayılı markaların varlığı göz önüne alındığında, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varıldığı,
39- Davacı yan ... ANONİM ŞİRKETİ firmasına adına ... nezdinde yapılan araştırmaya istinaden, ... sayılı “...” ibareli 1 adet TANINMIŞ MARKA tescili yer aldığı
40- Davacı yana ait “...” ibareli markanın TANINMIŞ MARKA kapsamında olup olmadığına dair değerlendirilme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, buna karar verebilmek için gerekli olan bilgi ve verilerin iş bu dava dosyası kapsamında ilgili hususu ispatlayacak derecede yeterli kanıt bulunmadığından dolayı, Davacı yana ait “...” ibareli markanın Tanınmış Marka ya da Sektörel Tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceği kanaatinin oluştuğu,
41- Davalı yana ait firmanın 30.01.1984 tarihinde, Nace Kodu ... -Kullanıma hazır tuvalet kağıdı, kağıt mendil, temizlik veya yüz temizleme için kağıt mendil ve havlular ile masa örtüsü ve peçetelerin imalatı (kağıt hamurundan, kağıttan, selüloz vatkadan veya selüloz lifli ağlardan yapılmış) alanında faaliyet göstermek üzere .... ’da kurulduğu,
42- Davacı yana ait firmanın 28.03.2008 tarihinde, ... Bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret (belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalarda gıda, içecek veya tütün ağırlıklı perakende ticaret) alanında faaliyet göstermek üzere İstanbul’da kurulduğu,
43- Davalı yanın ...sayılı başvurusu ile müktesep hakka dayanak teşkil ettiği tespit edilen .... tescil no’lu markalarının çok yakın benzerlikte oldukları görüldüğü, Müktesep hakkın kapsamı bakımından, eski tarihli markalar baz alınarak, hak sahibinin markasında esaslı bir değişiklik yapmadan küçük ekler ile seri markalar yaratmasına olanak sağlaması olduğu, Dava konusu “... ...” ibareli marka başvurusunda, eski tarihli markaların asli unsuru olan “...” ibaresi aynen korunmuş ve herhangi bir farklılığa sebebiyet vermediği, Davalı yanın markaları üzerinde inceleme yapıldığında, aynı/aynı tür hizmetleri kapsadıkları, davalının yeni başvurusunda emtia listesini genişletmediği, Davalı yanın markaları uzun süredir kullanıldığı aktif olarak piyasada satışa sunulan ürünler olduğundan dolayı, markalar arasında çekişme olmadığı kanaati oluştuğu, Dolayısıyla Davalı yanın Müktesep Hak / Kazanılmış Hak iddiasının yerinde olduğuna kanaat edildiği,
44- Davacı yana ait sicilde kayıtlı en eski tarihli markası ... sayılı, 03 / 05 / 16 / sınıflarında tescilli olan “...” ibareli marka olduğu, İlgili markanın 05.09.2007 başvuru tarihi şeklinde olduğu, 27.08.2008 tescil tarihi şeklinde olduğu, Dava dosyası ekinde yer alan ve iş bu rapor hazırlanması kapsamında Mali Müşavir .... Bilirkişine sunulan Davağcı yana ait faturalar incelendiğindğe 2007 yılı öncesine ait yoğun bir kullanım oldu una dair yeterli kanıt görülemedi , Gerçek hak sahipliği iddiası bulunan davacı yanın, sicilde kayıtlı başvuru tarihinden daha önce markasal olarak markayı kullandığını ispat edemediği kanaati oluştuğu, marka üzerinde öncelik hakkı, o markayı yaratan, kullanan ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir görüşü hakim olduğu, Bu bağlamda da Davacı yana ait 2007 yılı öncesi markasal kullanım görülememesi sebebiyle öncelik iddiası yerinde görülmediği,
45- Davalı yanın “...” ibaresi içeren, en eski tarihli başvurusunun 2017 yılında olduğu, Davalı yana firma kuruluşunun 1984 yılı olduğu, Davalı yanın ürünlerinin tescili kapsamında 16. Sınıftı içeren tuvalet kağıdı, banyo havlusu ve mutfak havlusu grubunda kullandığı, öte yandan, Davacı yanın “...” içeren en eski tarihli başvurusunun 1997 yılı olduğu, ... sayılı markanın 03 / 10. Sınıflarda Kokulu ıslak mendil, şampuan, kulak temizleme çubuğu alanında tescilli olduğğu ve ilgili başvurunun tuvalet kağıdı, banyo havlusu ve mutfak havlusu emtialarını içermedi , Davacı yanın firma kuruluşunun 2008 yılı olduğu, ürünlerini bebek bezi ve bebek şampuanı grubuna kullandığı, ilgili emtiaların ise 03. ve 05.sınıfların kapsamında yer aldığı, Davacı yanın 16. Sınıfta tescili bulunan .... sayılı “...” ibareli markanın ise 2012 yılında ... A.Ş. firmasından devir alındığı, iş bu açıklamalara istinaden, markasal kullanım bakımından Davacı yanın, Davalı yandan daha önce var olduğu kanaati oluşmadığı,
46- Dava konusu başvurunun kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacı yana ait markaların kapsamlarındaki malların/hizmetlerin mahiyeti ve markaların benzerliği bir arada değerlendirildiğinde dava konusu başvuru ile davacı yana ait dayanak markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varıldığı, Ayrıca, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasının haklı görülmediği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
SMK m.6/3 hükmü bağlamında tescil engelinden veya hükümsüz nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olmalıdır.
- Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında
kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olmalıdır.
SMK m. 6/5 uygulamasında aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır:
-Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir marka olmalıdır.
-Önceki tarihli markanın Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşması gerekmektedir.
-Önceki tarihli markanın Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık nedeniyle haksız bir yarar sağlanabilmeli, markanın itibarı zarar görebilmeli veya ayırt edici karakteri zedelenebilmelidir.
-Sonraki tarihli marka sahibinin, tescile ilişkin haklı bir sebebi bulunmamalıdır.
SMK m.6/6 hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (... ., 16.07.2008 tarihli ve ... sayılı karar.) durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ...’na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ...
(03, 05, 16. sınıf) ...
...
...
...
...
(03,05,10,16,21. sınıf)
İtiraz gerekçelerinden .... sayılı "... " ibareli markaların itiraz edilen başvurudan sonraki bir tarihte başvurusu yapılmış markalar oldukları, dolayısıyla söz konusu markaların başvuru konusu markaya karşı tarihsel öncelikleri bulunmadığı tespit edildiğinden belirtilen markalar değerlendirmeye alınmamış, sair markalar yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu davalı markasının tescil edilmek istenen sınıflarının 03, 05, 16. Sınıf mallar olduğu, davacı markalarının da yine bu sınıflarda önceki tarihli tescillerinin bulunduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; davalı yana ait markaların ... esas ibareli markalar olduğu, bunun yanında .... ... vs. Tali unsurlar ile markaların oluşturulduğu, markalardaki esas unsurun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yana ait ... sayılı markasında esas unsurun “...” ibaresi olduğu, .... sayılı ... ibareli markalarda şekil unsurunun kullanıldığı, sair markaların ise kelime markaları olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, itiraz gerekçelerinden .... sayılı ‘... ...’, ‘... ...’ ibareli markaların itiraz edilen başvurudan sonraki bir tarihte başvurusu yapılmış markalar oldukları, dolayısıyla söz konusu markaların başvuru konusu markaya karşı tarihsel öncelikleri bulunmadığı; başvuru ile itiraz gerekçesi ‘...’ ibareli/esas unsurlu markalar arasında belli düzeyde (fonetik) benzerlik bulunduğu düşünülmekle birlikte, başvuru sahibi adına önceden ve uzun bir süreden tescilli bulunan, halen hüküm ifade eden ve fiilen de kullanılan ‘...’ ibareli markaların varlığı (....) göz önüne alındığında, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, başvuru sahibi tarafından .... sayılı itiraz gerekçesi markalar hakkında talep edilen kullanım ispatı da ulaşılan bu sonuca etki eder nitelikte olmadığı; neticesinde işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının ''...'' markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı,
SMK m. 6/3 kapsamında, tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret olma ve başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olma şartlarının ispatlanmadığı anlaşılmıştır.
SMK m. 6/5 kapsamında, markanın tanınmış marka olarak kabulün gerektirecek bir ispat dosya kapsamında yer almamaktadır.
SMK m. 6/9 kapsamında, başvurunun kötü niyetli olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığından kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı hususları da dikkate alınarak davanın ... kararının iptali ve hükümsüzlük talepli davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır