T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/387
KARAR NO : 2024/219
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ...
...
Mersis No:..., ...
DAVALI : 2- ... - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 10/10/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı şirket vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarıyla; müvekkilinin ... nezdinde yüzlerce marka ve marka başvurusu bulunduğunu, “...” ibareli markasının ... sayılı kararı ile “tanınmış marka” olarak sicil kaydının bulunduğunu, ... ibaresi üzerinde gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, yaygın ve yoğun kullanımı sonucunda Türkiye’nin hemen her yerleşim yerinde ve yabancı birçok ülkede bilenen ve tanınan bir marka haline geldiğini, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilin tanınmış tescilli markası üzerindeki haklarını ihlal ettiğinden ve haksız rekabet yarattığından, itirazlarının reddine dair verilen kararın hukuka uygun olmadığını, davaya konu “...” markasının müvekkilinin “...” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin ... ibareli tescilli seri markaların sahibi olduğunu, ... ibaresinin markaların asıl ve ayırt edici unsuru olduğunu, “...” ibaresinin anlamsız ve yaratılmış bir sözcük olduğunu, ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, davalı markasının “...” ibaresinden oluştuğunu, “...” ibaresinin müvekkil markalarında aynen yer aldığını, sadece sondaki ... hecesinin farklı bulunduğunu, son kısmında yer alan tek hece farklılığının, görsel anlamda tüketici nezdinde markalar arasında herhangi bir fark yaratmaya yeterli olamayacağını, markaların esaslı unsurlarının “....” ibaresi ile başlayıp “....” harfi ile sona erdiğinden işitsel benzerliğin yüksek olduğunu, davalı markasındaki ... kelimesinin “su” rengini temsil eden mavi renkte yazıldığı ve kelimenin altına yine aynı renkte dalga gibi bir ... unsurunun eklendiğini, söz konusu farklılıkların davalı markasının müvekkili markalarından farklılaştırmaya yeterli olmadığını, davalı markasındaki mavi renk ve ... unsuru marka kapsamındaki ürünler bakımından tanımlayıcı olduğunu, hitap edilen tüketicinin markadaki esas unsur olan ... kelimesine odaklanacağını, bunun sonucu da davalı markasının müvekkili markaları ile karıştırılacağını, Dilimizde kavramsal olarak hiçbir anlamı da bulunmayan “...” sözcüğünün özellikle tercih edilmesinin rastlantı olmadığını, ortalama tüketicilerin hafızalarında müvekkili markası ile davaya konu işaret arasında ilişkilendirme kurulmasının kaçınılmaz olduğunu, davaya konu markanın tescil edildiği mal ve hizmetlerin müvekkili markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı ve benzer olduğunu, taraf markaları arasında yüksek bir benzerliğin bulunmasından dolayı halk nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacağını, müvekkilinin ... markasının tanınmış olması sebebiyle dava konusu başvurunun reddi gerekirken ...’nın bu hususta bir inceleme yapmamasının yerinde olmadığını, dava konusu markanın, müvekkilinin “...” ibareli Türkiye ve Dünyanın birçok ülkesinde herkes tarafından bilinen ve tanınmış olan marka tescilinden doğan SMK m.6/5. hükmünde yazılı haklarını da ihlal ettiğini, dava konusu markanın, müvekkili markasına yanaştırma yönündeki eylemlerinin tamamen kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından ilk defa oluşturup uzun zamandan bu yana yoğun ve yaygın tanıtım faaliyetleri eşliğinde kullanılan tanınmış markasının imajından haksız yarar elde etmeyi amaçladığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, müvekkilinin “...” ibareli markası ile davalının “...” ibareli markası arasında aynı alanda ve aynı ya da aynı tür ürünlerle ilgili faaliyet sunmaları nedeniyle karışıklık doğacağından davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini iddia ederek neticeten .... sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli ... sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı, marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ''...'' ibareli marka başvurusunun 11. ve 35. mal ve hizmet sınıflarında tescili amacıyla 11.05.2021 tarihinde gerçekleştirildiği görülen ... sayılı başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 2.07.2021 tarih ve 376 sayılı bültende ilan olunduğu, davacı tarafından söz konusu yayına “benzerlik/iltibas ve tanınmışlık” gerekçeli olarak itirazda bulunulduğu, ... kararı neticesinde itirazın reddine karar verildiği, İlgili Dairenin bu kararına, davacı tarafından ... .... nezdinde kurum kararına karşı itiraz edildiği, Söz konusu itirazın 10.08.2022 tarih ve ... sayılı ... kararı ile; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...", "...", "... ... ...", "... ...", "...", "... ...", "...", ".... ...", "... ...", "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmış marka gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İnceleme sonucunda, ilgili tüketicilerin "..." ibareli başvuru ile "..." iasli unsurlu tanınmış markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibi tarafından yayına itiraz aşamasında sunulan karşı görüş dilekçesiyle, itiraz gerekçesi markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle itiraz gerekçesi markalar hakkında istenen kullanım ispatı talebinin varılan bu sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir.” gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle:
-Dava konusu ... sayılı marka kapsamında yer alan 11., ve 35. Sınıfta yer alan mal/hizmetlerin tamamı bakımından, davacı ... davalı markaları arasında aynı – aynı tür düzeyde emtia ilişkisinin mevcut olduğu,
-Bununla birlikte taraf markalarını oluşturan işaretler arasında özellikle görsel ve işitsel unsurlar ve bu unsurların bütüne olan etkileri bakımından, tüketiciyi yanılgıya düşürebilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, dolayısıyla işaretler arasında iltibas ilişkisinin mevcut olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... +... ...
(11, 35. sınıf) ...+...
...
... ...
... ...
... ...
(01-...-45. sınıflar)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvurunun 11.SINIF: Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı). Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı. Pastörize ve sterilize edici makineler. 35.SINIF: 35.01 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. 35.02 Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri kapsadığı, bu mal ve hizmetlerin tamamının davacı yana ait önceki tarihli markalarında aynı, aynı tür ya da benzer mahiyetteki ürünler olarak tescil edilmiş olduğu, anlaşılmaktadır.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun beyaz zemin üzerine mavi renk ve tümü büyük harf ve sitilize yazı karakteri ile yerleştirilmiş ... kelimesi ve bu kelimenin alt kısmında dalga şekline benzer ... unsurunun yer aldığı, marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde markada algının ... kelimesinde toplandığı, ... unsurunun markaya ayırt edicilik katmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı markalarının ..., ...+..., ..., ... ..., ... ...,... ... vs. İbareli markalar olduğu, markaların ... ortak ve esas unsurlu markalardan oluştuğu, bu ibarenin ardına muhtelif yan ve tamamlayıcı unsurların kullanıldığı, markaların tamamında ... kelimesi ön planda çıkacak biçimde tasarlandığı, ... ibaresine eklenen bir takım tamamlayıcı kelimelerle seri markalar oluşturulduğu, davacının bir kısım markalarında ... kelimesi tek başına yer almakta olup, bir kısım markalarında ise yan unsurlar ile birlikte yer aldığı, söz konusu markalarda “...” ibaresinin dışında “... , ... , ...” ibareleri de yer almakta olup ilgili ibareler tanımlayıcı tali unsurlar olup, ayırt ediciliğinin düşük olduğu da dikkate alındığında markanın bütünsel algısında “...” ibaresinin esas unsur olarak yer aldığı anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, dava konusu “...” markasının ilk dört harfinin, davacı yana ait markaların esas unsuru olan “...” kelimesini de ilk dört harfini oluşturduğu, “...” ve “...” kelimelerinin sözlük anlamlarının birbirlerinden türetilmiş/çekimlenmiş kelimeler oldukları, nitekim aynı harf dizilimine sahip olmalarından ötürü yine kelimelerin telaffuzları açısından da aralarında yüksek düzeyli bir benzerliğin mevcut olduğu, davaya konu markada sadece sondaki ... hecesi farklı bulunduğu, davaya konu marka iki hece dört harften oluşurken davaya konu marka üç hece ve altı harften oluştuğu, davaya konu markanın tüm hece ve harfler davacı markasının baş kısmını oluşturan kelime bütünün içinde yer aldığı, ayrıca davacı markasında “...” sesine eklenen “...” hecesi kelimeyi kökünden uzaklaştırmadığı, soldan sağa okuma prensibi gereği ortalama tüketici, kelimenin başlangıcına, diğer kısımlarına nazaran daha büyük dikkat verdiği, özellikle kelimelerin sonunda yaygın biçimde karşılaşılan son ekler veya hecelerin, kelimenin işitsel karakteri üzerinde daha az etkiye sahipt olduğu, bu durumda taraf markalarında, sadece sondaki “...” eki değiştiğinden, ... ve ... markaları arasında benzerlik bulunduğu; davalının belirtilen markalarının asli unsurunu oluşturan “...” ibaresinin telaffuz farkına uğramaksızın bütün halinde davacı markasının içinde bulunması taraf markaları arasında benzerlik yarattığı, davacı markasının sonunda bulunan “...” hecesi ibaresi markanın telaffuzunda farklılık oluşturmuş olsa da, bu ibarenin varlığı markalar arasında oluşan benzerliği ortadan kaldırmaya yetmediği, dava konusu markası ... diye telaffuz edilirken, davacı markaları ... şeklinde telaffuz edileceği, taraf markalarının telaffuz olarak da birbirine yakın markalar oldukları, davaya konu markalarda yer alan diğer unsurların taraf markaları marka arasında karıştırılma ihtimalini bütünüyle bertaraf edecek düzeyde farklılıklar olmadığı, taraf markaları arasında ilişki kurma/çağrışım yaratma şeklinde düşük düzeyde de olsa bir benzerliğin var olduğu; bu çerçevede dava konusu markanın ilk algısı ve bu algının üçüncü kişilere aktarımında ön plana çıkacak unsur “...” kelimesi olacağı, bu durumda davaya konu markada “...” ibaresi ayırt edici bir marka işareti olduğu gibi, davacının da asıl korumak istediği markalarının başlangıç ve baskın sözcük öbeğinin bulunduğu kısım olduğu, davacının “...” esas unsurlu birden fazla markalarının olduğu dikkate alındığında, davalı markasının davacıya ait seri markalardan herhangi biri ya da devamı şeklinde algılanma riskini doğuracağı, bu durumda davalı markası ile karşılaşan bir tüketici, davacı markasına ilişkin seri marka kanaatini davalı markasına aktarabileceği, markaların hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markayı aynı işletmeye ait seri markalar ya da farklı işletmelere ait ilişkili markalar sanabileceği, taraf markaları bu kapsamda "..." ibaresinden kaynaklı benzerlik taşıdığı gibi taraf markaları kapsamındaki emtiaların da birbiri ile ilişkili, aynı sektörde, aynı faaliyetlerin icrası sırasında kullanılabilen mahiyetteki emtialar oldukları göz önüne alındığında işaretler arasında karıştırılma ihtimalini arttırdığı; söz konusu emtiaların ilgili tüketici kitlelerinin bir kısmının sektör konusunda bilgi veya deneyim sahibi olan bilinçli tüketiciler olması, dikkat ve bilinç düzeylerini yükselttiği gibi daha önceden bildiği ve tanıdığı bir markayı, aynı sektördeki benzer emtialarda gören bu tüketicilerin bile, önceki marka ile sonraki markayı ilişkilendirme süreci de çok daha hızlı olacağı, her iki markada da “...” ibaresi ortak ve baskın unsur olup bu durum işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler oluşturduğu gibi her iki taraf markasında da markalardaki sair ek unsurlar yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, taraf markaları arasındaki emtia benzerliği gözetildiğinde, emtialar arasındaki bu yakınlık düzeyinde işaretlerin birbirlerinden daha somut bir şekilde uzaklaşmış olmalarının gerektiği, halbuki uyuşmazlık kapsamında karşılaştırılan markaların bu kriteri sağlamaktan oldukça uzak ve benzerlik düzeyleri son derece yüksek işaretlerden oluştuğu, davacı yanın seri marka yaratma alışkanlığının varlığı gözetildiğinde, dava konusu markanın da bu serinin devamı olarak algılanma ihtimalinin son derece kuvvetli olacağı, “...” ibaresi içerir sair tescillerin varlığının, anılan ibarenin zayıf ayırt edici bir unsur olarak yorumlanması sonucunu doğurmadığı gibi somut olay açısından taraf markaları arasında tespit edilen ilişkiyi ortadan kaldırmadığı, özellikle 11. Sınıf malların ve ilgili tüketici kitlesi nezdinde dahi markaların birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olacağı, tüketicinin aynı satış kanalları ile aynı raflarda, aynı dolaplarda, yan yana satılma ihtimali bulunan bu markaları birbirleri ile ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olacağı, bu durumun ise tüketicinin iki marka arasında iktisadi ya da idari bir bağlantı olduğu yanılgısına kapılmasına neden olabileceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, bu haliyle başvuru ile davacı markaları arasında benzer görülen tüm emtialar açısından benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı, SMK 6/1 maddesinde aranan çifte benzerlik koşulunun somut olayda gerçekleştiği anlaşılmış, davacı yanın tanınmışlık temelli iddialarının somut olay açısından varılan nihai kanaati etkilemeyeceğinden bu hususta ayrıca bir incelemeye gerek duyulmaksızın davanın kabulü ile .... K'nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1- DAVANIN KABULÜ İLE
.... 'nın .... sayılı kararının iptaline,
... sayılı markanın tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 4.533,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :4.360,50-TL
TOPLAM :4.533,40-TL