T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/280
KARAR NO : 2024/215
HAKİM : ..... ...
KATİP : ..... ...
DAVACI : .....
Mersis No: .....
VEKİLİ : Av. ..... -....
DAVALI : 1- ..... - .....
VEKİLİ : Av. ..... - ....
DAVALI : 2- .....
.....
VEKİLİ : Av. ..... -....
DAVA : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali
Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 29/07/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali, Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı yan adına usul ve yasaya aykırı surette tescil edilen tasarımların aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davacı tarafından 2018 yılından beri tasarım belgeleri ile tescilli olarak piyasaya arz edilmekte olduğunu; fakat yıllar önce davacı tarafından ilk kez kamuya sunulmuş ve davacı adına tasarım tescillerine konu edilmiş olduğundan kanunun aradığı yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmayan davalı yan adına 08.09.2021 tarih ve ... no ile tescilli tasarım belgesine itirazlarımın reddine ilişkin ... ... 20.06.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; .... d.iş sayılı dosyasında, düzenlenen bilirkişi raporunda da bu hususun detaylı olarak izah edilmiş ve tespit edilen ve dava konusu tasarımın içeren davalı ürünlerinin davacı tasarımları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve ürünlerin davacı tasarımını haiz ürünler ile karıştırılacağı değerlendirmesinde bulunulduğunu; davalı tarafça yapılan başvurunun yeni ve ayırt edici olmadığını; davacı tarafın itirazın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulü ile ... sayılı ..... ... (...) kararının ptaline, ... sıra numaralı tasarımın hükümsüz kılınması ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ..... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıs davaya cevap dilekçesiyle, davalının ... (“...”saplı model) ve ... (“...” saplı model) başvuru numaralı termos tasarımlarının sahibi olduğunu; tasarımlar sap modelleri dışında birbirinin aynısı olduğunu; davacının dava dilekçesinde bahsettiği delil tespiti istenen, üzerinde bilirkişi incelemesi yapılan, ihtiyati tedbir kararına konu olan davalıya ait bu termos tasarımlarının 28.09.2021 tarihinden bu yana .....'nun resmî sicilinde tescilli olduğunu; anılan termos tasarımlarının tescil edilerek bültende yayımlanmasını takiben davacı taraf, ... başvuru numaralı “....” saplı modele; ... firması ... başvuru numaralı “...” saplı modele itiraz ettiğini; davacı ise işbu dava konusu “...” saplı modelin yalnızca alt kapağına itiraz ettiğini; Kurum kararının iptali davalarında yalnızca kurum nezdinde ileri sürülen iddialar incelenebileceğinden davacının sair iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini; tasarım tesciline konu ürün termos olduğunu; bilgilenmiş kullanıcının tasarımı bir bütün olarak algılayacak, bileşenlerine ayırmayacağını;davacıya ait ... başvuru numaralı tasarımların ... sıra numaralı tasarımları aynı olup, sadece renkleri farklı olduğunu; bu nedenle kıyaslamanın sadece 3 sıra numaralı tasarım ile yapılacağını; davalıya ait ... başvuru numaralı tasarım başvurusunun renkleri ile davacıya ait ... başvuru numaralı tasarım başvurusunun ... sıra numaralı tasarımlarının renkleri farklı olduğundan dolayı sadece 3 sıra numaralı tasarımın kıyaslanması gerektiğini;davacıya ait tasarımların mutlak yenilik kriterini taşımadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve tasarım tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı yan adına tescilli 28.09.2021 tarih ve ... no ile tescilli tasarim belgesinin ...na tasarım başvurusunda bulunmuş ve tasarım haksız ve hukuka aykırı olarak tescil ettirildiğini, tescile davacı vekili tarafından itiraz edildiği, ....’nun ... sayılı kararı ile; '' (...) yapılan incelemede; itiraza konu ... numaralı tasarım ile itiraza gerekçe olarak gösterilen .... sıra numaralı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibariyle farklı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle itiraza konu ... sıra numaralı tasarımın itiraz gerekçesi tasarımlara nazaran yeni ve ayırt edici olduğu düşünülmüştür. Kötüniyet gerekçesinin incelenmesi neticesinde ise: itiraz sahibinin, itiraz ekinde başvuru sahibininkötüniyetini ispatlar somut delilleri sunmadığı ve bu nedenle kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı ve tasarımların benzememesi de dikkate alındığında taraflar arasındaki ticari ilişkinin kötüniyet iddiasının ispatına herhangi bir etkisinin bulunmadığı tespit edildiğinden söz konusu iddia da kabul edilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜ RAPORUNDA özetle;
-Davalı ... – 1 sıra numaralı tasarımın mesnet tasarımlar karşısında yeni fakat ayırt edici olmadığı, bu tasarım açısından ... sayılı ... kararı ile farklı doğrultuda görüş bildirdiklerini,
-Heyetçe yapılan Mutlak Yenilik araştırması sonucunda davalıya ait ... – 1 sıra numaralı tasarımın yeni olmadığını ispatlayacak nitelikte tarihli bir görsele rastlanmadığını,
- ...-1 ve ...-1 nolu tasarımlar bütünsel olarak incelendiğinde tasarımlar arasındaki farkın benzerlikler karşısında detay seviyesinde kaldığı, tasarımların birbirinin versiyonu olarak algılanabileceği, bu sebeple davalı yanca yapılan başvurunun tasarımın tekrar tescil edilmesi olarak değerlendirilebileceği ve bu açıdan davalı tasarımının mutlak yenilik bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu;
Takdirin mahkemeye ait olduğunu;
Bilirkişi kurulunca düzenlenen AZINLIK GÖRÜŞÜ RAPORUNDA özetle;
- Davalı ... – 1 sıra numaralı tasarımın mesnet tasarımlar karşısında yeni olduğu ancak ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, bu tasarım açısından görüşlerimizin ... sayılı ... kararı ile farklı doğrultuda olduğu,
-Mutlak yenilik araştırmasında dava konusu ...-1 nolu tasarımın yeni olmadığını ispatlayacak nitelikte, tarihli bir görsele rastlanmadığı yönündeki görüşlere katılmakla birlikte; ...-1 nolu tasarımın, ...-1 nolu tasarımın yeniliğini kıracağı yönündeki görüşe katılmadığını; zira tasarımlar aynı başvuru sahibine aittir ve aynı tarihte tescil başvurusuna konu olduğunu, tasarımlar iki ayrı versiyondur ve başvuru sahibi çoklu veya tekli tasarım tescili alma hakkına sahip olduğu, öte yandan, herhangi bir “önceki tarihli olma” durumu söz konusu olmadığını, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen EK RAPORDA özetle;
Kök rapordaki görüşlerinin devam ettiği bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarında her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi;
"Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce,
kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir.
Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise;
"Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir.
6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.
Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır.
Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir.
Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır.
Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır.
Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Hükümsüzlüğü istenen Tasarım Mesnet gösterilen davacı tasarımı
... – 1 sıra numaralı tasarım ... – 1 sıra numaralı tasarım
Dava konusu tasarımın termos ürünlerine dair olup, içeceği ihtiva edecek bir konteynır, içeceğin bardağa döküleceği bir döküm ağzı, tutmaya yarayan bir kulp, üst kapak bulundurması haricinde tasarımcı açısından tasarımı yaparken kısıtlayıcı bir unsurdan bahsetmenin mümkün olmadığı, söz konusu üründe tasarımcı için seçenek özgürlüğü son derece geniş olduğu anlaşılmıştır.
Benimsenen bilirkişi raporlarında da ifade olunduğu üzere;
Hükümsüzlüğü istenen ... – 1 sıra numaralı tasarım ile mesnet gösterilen ... – 1 sıra numaralı tasarım
incelendiğinde ürünlerin termos tasarımlarına ait olduğu ve kapak, sap ve gövdeden oluştuğu; tasarımlarda benzer şekilde taban, kapak ve gövdeyi ayıran boyun kısmı, sap ve akışı sağlayan mandal kısmı bir renk ile kodlanmışken, kapak ve gövde kısmı farklı bir renk ile kodlandığı, tasarımların oransal ilişkilerinin benzer olduğu, gövde ve kapak kısmını birbirine bağlayan boyun kısmının iki tasarımda da aynı oranlara ve özelliklere sahip olduğu, döküm ağzı biçimlendirmesi, döküm ağzının boyun ile ilişkisi her iki tasarımda da benzer olduğu, gövdeler incelendiğinde her iki tasarımında gövde biçimlendirilişlerinin, biçimlendirme esnasında tercih edilen boyna çıkan eğimin ve bu eğimin gövdenin bütünü ile oransal ilişkisinin benzer olduğu, gövde bitişinde her iki tasarımda da taban kısmı yer aldığı, tabanın gövdeye göre içerlek olması, taban üzerinde çentikler olması benzer olduğu, çentik biçimlerinde farklılıklar bulunduğu, sap kısmı incelendiğinde bu kısımların farklı olduğu, son olarak kapak kısımları incelendiğinde davacıya ait tasarımda yer alan kapağın bombeli, davalıya ait tasarımda yer alan kapak şeklinin ise düz ve farklı şekilde olduğu, yine aynı şekilde kapak üzerinde yer alan dil mekanizmasının da konumları aynı ise de şekillerinin birbirinden farklı olduğu; tasarımlar bütünsel olarak incelendiğinde tasarımlara ana karakterini veren yapılardaki benzerlikler, oransal ilişkiler arasındaki benzerlikler karşısında tespit edilmiş olan farklılıkların davalı tasarımına yenilik kriterlerini kazandırıyor olsa da, tasarımların birbirinin versiyonu olarak algılanabileceği bu sebeple bilgilenmiş kullanıcı gözünden ayırt edicilik niteliklerini kazandıramayacağı; bu açıdan davalı tasarımının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, MUTLAK YENİLİK yönünden; ... (....) ve ... (....) veri tabanlarında ilgili Locarno sınıf kodu 07-01 ile ürün tanımı ile yapılan mutlak yenilik araştırmasında; ... veri tabanında 173 adet tasarıma rastlandığı, bu tasarımlar incelendiğinde, başvuru tarihi itibariyle davacıya ait ...–1 sıra numaralı tasarım ile kıyaslanabilecek benzerlikte ürüne rastlanmadığı, ... veri tabanında 3 adet tasarıma rastlandığı, bu tasarımlar incelendiğinde, başvuru tarihi itibariyle davacıya ... – 1 sıra numaralı tasarım ile kıyaslanabilecek benzerlikte ürüne rastlanmadığı, ... (....) ve ... (....) veri tabanlarında ilgili aramayı takiben resen araştırma kapsamında Google arama motoru üzerinden ve “....” anahtar kelimeleri üzerinden yapılan taramaya göre görseller arasında dava konusu tasarımın yeniliğini kıracak, tarih içeren bir tasarıma rastlanmadığı, bunların yanında davalı yana ait dava dosyası içerisinde de bahsi geçen ... nolu tasarım da mutlak yenilik değerlendirmesi kapsamında incelemeye alınmış; ilgili tasarımının başvuru tarihi 28.09.2021 olduğu ve bu tarihin dava konusu ... numaralı tasarımın başvuru tarihi olan 28.09.2021 ile aynı olduğu, fakat dava konusu tasarımın başvuru numarasının daha yüksek olacağı, bu noktada ... nolu tasarımın daha eski tarihli olarak ele alınabileceği ve mutlak yenilik incelemesi kapsamında yapılacak karşılaştırmada bu tasarıma yer verilebileceği; hükümsüzlüğü istenen ... – 1 sıra numaralı tasarım ile davalı yana ait ... – 1 sıra numaralı tasarımlar incelendiğinde her iki tasarımın gövde hariç birbirinin ayniyet derecesinde benzeri olduğu; davalı yana ait dava konusu tasarımın önceki tarihli tasarımından farkı kulp formu olduğu, tasarımlar bütünsel olarak incelendiğinde tasarımlar arasındaki farkın benzerlikler karşısında detay seviyesinde kaldığı, tasarımların birbirinin versiyonu olarak algılanabileceği, bu sebeple davalı yanca yapılan başvurunun tasarımın tekrar tescil edilmesi olarak değerlendirilebileceği ve bu açıdan davalı tasarımının mutlak yenilik bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu koşullar altında aynı gün başvurusu yapılmış olan bu iki tasarıma ayrı ayrı tescil verilmesinin, tasarım haklarının devri konu olduğunda sorun yaratabileceği de anlaşılmış, aksi yöndeki beyan ve itirazlara itibar edilmemiş, davanın kabulüne karar verilerek ... sayılı ... kararının iptaline ve ...-1 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-... sayılı ... kararının iptaline,
... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.481,40-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı şahıs tarafından yapılan yargılama giderinin davalı şahıs üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ..... tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :3.308,50-TL
TOPLAM :3.481,40-TL