T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/89
KARAR NO : 2024/225
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ...
Mersis No: ... ....
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabet, İnternet Alan Adının İptali,
Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/03/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan davalı tarafından kullanılan ... ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği internet alan adının terkin koşullarının oluşup oluşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili firma “...” markasının 1992 yılından itibaren başta 20.sınıf olmak üzere birçok sınıfta tescilli olduğunu, firmanın ... tanınmış marka statüsünde yer aldığını, yurt dışında ... Protokolü çerçevesinde uluslararası tescillerinin olduğunu, sürekli yapılan reklamlar sayesinde dava konusu markanın tanınmış ve ayırt edici bir hale geldiğini, firma yaptıkları ürünleri ... markası altında ambalajlayarak teslim ettiğini ve bu faaliyetler için “...” internet sitelerini kullandığını, aleyhine tespit talep edilen tarafın .... internet adresinde müvekkil şirketin doğrudan faaliyet alanına giren, mobilya emtiası başta olmak üzere diğer emtia ve hizmetlerde kullanıldığını, böylece müvekkili şirketin ününden faydalanılmaya çalışıldığını, aleyhine tespit istenen tarafın internet sitesinden ayrıca aynı isimle bir de instagram hesabının olduğunu, “...” şeklindeki kullanımda; müvekkili şirketin tescilli markasındaki “...” ibaresinin bahse konu ibarenin içerisinde birebir yer aldığı, dolayısıyla aleyhine tespit istenen marka ile müvekkili şirketin markası arasında 6769 s. SMK m.6 anlamında iltibas ve halk nezdinde karışıklığa neden olacak derecede bir benzerlik olduğunu, tespite konu internet sitesinde iletişim bilgileri kısmında yer alan adres bilgilerinin aleyhine tespit istenen tarafın ticaret sicil gazetesinde adres değişikliği yapmadan önceki adresi ile aynı olduğunu, aleyhine tespit istenen tarafın müvekkili şirketin markasından haberdar olup kötüniyetli olduğunu, mevzu bahis faaliyetlerin aynı zamanda haksız rekabete yol açtığını beyanla; işbu tespite konu internet sitesi ve instagram hesabının aleyhine tespit istenen tarafa ait olduğunun tespiti, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı fiillerinin önlenmesi ve durdurulması, davalı tarafından üretilen ürünlerin bulundukları her yerde el konulması ve saklanması, internet sitesindeki ... markasının kullanıldığı web sayfalarının içerikten kaldırılması mümkün değilse erişimin engellenmesi, davalı tarafın instagram hesabının erişiminin engellenmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle ve sair beyanlarıyla, davalı şirketin, haksız rekabet davasında davacının, müvekkili şirketin ticaret sicil ünvanını ticaret sicil gazetesindeki ilan ile öğrendiğinin kabul edildiğini ve davanın zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak davalı şirketin, davacı şirketin marka tescilinin bulunmadığını, sadece şirketin adının ticaret siciline kaydedildiğini ve bu sebeple marka haklarına tecavüz iddiasının yerinde olmadığını, müvekkili şirketin ticaret ünvanının tescilli olduğunu, bu markanın davacının ticaret ünvanı veya tescilli markası ile iltibasa yol açacak özelliğinin olmadığını, şirket ünvanını takip eden kelime gruplarının da farklı olduğunu, müvekkil şirketin kuruluş tarihinin yeni olduğunu ve pandemi sebebi ile faaliyet yürütülmemiş olup ürün ve satış gerçekleştirmediğini, benzerliği nedeniyle iltibas yarattığı iddia edilen kelimelerin orta düzeyde bir vatandaşı yanıltacak nitelikte olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafından kullanılan ... ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği internet alan adının terkin koşullarının oluşup oluşmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda özetle:
1. ... adresli internet sitesinin davalı şirkete ait olduğu, lacasahomeconcept isimli istagram sayfasının aidiyetinin kayıtların celbi ile mümkün olduğu,
2. Davalının dosya kapsamında delilleri sunulmuş ürünler yönünden kullanımının SMK’nın 7/2-b ve 7/3-e maddesi şartlarını sağladığı,
3. Davaya konu marka başvurusunun SMK 7/2-c gereği tanınmış olduğu iddiasının sunulan deliller kapsamında şartlarının oluştuğu,
4. Bu kapsamda davalının söz yukarıda ayrıntısı açıklandığı ürünler üzerinde kullanılması ve piyasaya arzı yönünden SMK 29/1-a-b-c maddeleri gereği marka tecavüzü niteliği taşıdığı,
5. Davalı eyleminin aynı zamanda TTK kapsamında haksız rekabet şartlarını da sağladığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen EK raporda özetle:
Bu kapsamda, .... sahiplik durumu ve davalı ile irtibatı konusunda yapılan incelemede:
Davaya konu ... Instagram hesabının;
... internet sitesi ile ilişkilendirildiği, .... hesabı içeriğinin kamunun erişimine açık olmadığı, istek talebinin onaylanması suretiyle gönderilerin incelenebileceği, hesabın kime ait olduğunun ilgili servis sağlayıcı tarafından gelecek bilgilere göre tespit edilebileceği, şuan ki haliyle kesin bir kanıya varılamayacağı değerlendirilmiştir.
"...." Alan Adı incelemesi
Site şuanda faal durumda olmadığı, 13 Ekim 2017 - 4 Ağustos 2022 tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, sitenin herhangi bir arşiv kaydı olmadığı için site içeriği hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, sitenin alan adı barındırıcısının ... A.S. Olduğu, site sahibi hakkındaki detaylı bilginin ... - .... firmasından temin edilebileceği;
Neticeten, kök rapora itirazlar cevaplandırıldığı, kök raporda varılan kanaatte bir değişiklik oluşmadığı,... sahiplik durumu ve davalı ile irtibatı konusundaki görüşlerin de yukarıdaki şekilde olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu ve ek raporların her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ...içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir.
SMK’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir:
(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.”
6769 sayılı SMK'nın 29 maddesinde, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller belirtilmiş olup;
(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır.
6769 sayılı SMK'nın 149 ncu maddesine göre, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.,
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.,
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.,
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
6769 sayılı SMK 150 maddesine göre; Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu bildirilmiş olup, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.
Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “haksız rekabet”in açık tanımı bulunmamakta, 54/2. Maddede “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” denilmekte ve 55. Maddede tahdidi olmamak üzere, “hangi hallerin haksız rekabet teşkil ettiği” belirtilmektedir. Buna göre 55/1-a-(4) bendi; “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindeki ifadesi ile başkasının markasını kullanmayı haksız rekabet olarak değerlendirmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markaları
...
...
(01, 02, 03 , 04 , 05 , 09 , 10 , 11 , 17, 19 , 20 , 21 ,22,24, 26 , 27 , 28 , 29 , 30 , 31 , 32 , 33 , 34,
35 , 36 , 37 , 38 , 40 , 41 , 42 , 44 , 45. Sınıf)
Kullanım Markaları
...
.... : ...
.... : ....
Tarafların emtia grupları incelendiğinde; dosya kapsamında sunulan çıktılarda ve mahkememizin .... D. İş sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı tarafça tüketicilere sunumu ve satışı yapıldığı değerlendirilen ürünlerin “....” içerisinde yer alan ağırlıklı olarak 20. Sınıfta yer alan emtialar için kullanılmakta olduğu; davacının markalarının aynı sınıfta tescilli olduğu ve aynı mal ve hizmetleri içerdiği, ayrıca farklı sınıflardaki bir kısım mallar ve hizmetler yönünden de benzer ve ilişkili malların yer aldığı bilirkişi raporuyla tespit edildiği görülmektedir.
Davaya konu davalı kullanımları incelendiğinde, davalı kullanımlarının “...” kelime unsurlarından oluştuğu, markada bulunan “Mobilya” ibaresi markasal algı yaratmayan jenerik ifade olduğu, markanın başında yer alan “...” ibaresinin markasal algıyı üzerinde toplayan esaslı unsur olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davaya konu davacı markalarından ... tescil numaralı marka, üst kısmında altıgen geometrik şekli içerisinde çeşitli boyutlarda “c” harflerinin bulunduğu şekil unsuru, altında büyük ve bold (koyu) puntolarla yazılmış “...” ve altında “...” kelime unsurlarından oluştuğu, davacıya ait diğer markaların ise herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markaları olduğu; markaların tamamında ortak “...” ibaresi bulunmakta olup, davacıya ait markaların “...” ibareli seri çerçevesinde yaratılan markalar olduğu, dolayısıyla markaların esaslı unsurunu “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacı yanın ''...'' esas unsurlu tescilli markalarının 01, 02, 03 , 04 , 05 , 09 , 10 , 11 , 17, 19 , 20 , 21 ,22,24, 26 , 27 , 28 , 29 , 30 , 31 , 32 , 33 , 34 , 35 , 36 , 37 , 38 , 40 , 41 , 42 , 44 , 45. Sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olup, tescili kapsamında yer alan ''20. Sınıf'' malların ve bu malların satışına yönelik ''35. Sınıf'' hizmetlerin de yer aldığı, davalının yukarıda belirtilen (internet kullanımları, internet domain ve ticaret unvanı vs) kullanımlarından da görülebileceği üzere ''...'' ibaresinin kullanımlarda yer aldığı, bu bağlamda davalı yana ait olduğu iddia olunan işletmenin faaliyet alanının, davacı adına tescilli marka kapsamında kalan bahsi geçen mallar ve hizmetler ile birebir örtüştüğü, davalı faaliyetlerinin, davacı tescilli markasının kapsamında kaldığı; markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer/ilişkili olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer/ilişkili olması koşulu bulunduğu, davacı yanın tescilli markalarının esas unsurunun ''...'' ibaresinden oluştuğu, davalıya ait işletme tabelasındaki kullanımın da ... şeklinde olduğu; iş bu kullanımın, davacı adına tescilli ''...'' esas unsurlu markanın esas unsur itibariyle bire bir aynı kullanımı olduğu, “...” esas unsurlu bu markanın, tarafların faaliyetlerine konu hizmetler açısından ayırt edici vasfı güçlü bir kelime olduğu; taraf markaları arasında ayrıntılı bir değerlendirmede bulunulmasını gerektirmeyecek şekilde ayniyet derecesinde bir benzerlik halinin mevcut olduğu; öte yandan ... ibareli markanın davacı adına ... no ile tanınmış marka olarak tescil edildiği; davacı tarafından tanınmışlığı ispatlamaya dair dosya kapsamında davacı tarafça sunulmuş uluslararası marka tescil belgeleri, tanınmışlık iddialarının incelendiğini belirttiği mahkeme karar suretleri, faturalar, gazete, dergi vb. yayınlarda yer alan reklam çıktıları, haber çıktıları, spor organizasyonları sponsorluk belgeleri, reklam harcama belgeleri, ödül görselleri bulunduğu, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına davacının gelmesi ve tüketicilerin mezkûr markayı davacının seri markalarından birisi zannetmesi veya davacı ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşmeleri, davalının haksız bir kazanç sağlaması, markanın daha kolay hatırlanır olması yahut markanın itibarına zarar verilmesi, özellikle “... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşmesi tehlikesinin bulunduğu, davalı taraf kullanımlarının davacı taraf markasının birebir aynısı olmasından kaynaklı özellikle 20. sınıfın ilgili tüketici kitlesinin niteliği ne olursa olsun, tüketicinin, davalı kullanımlarının, davacı tescilli markalarına dayalı olarak elde edilmiş bir lisans ya da yasal izne bağlı olarak gerçekleştirildiği zannıyla davalı taraf işletmesinden faydalanmak isteyeceği; hal böyleyken davalının ... adlı internet sitesinde ... ibareli kullanımların ve sosyal ağ üzerinden (.... uzantılı ve ... kullanıcı adlı) davacı tescilli markasının birebir kullanımı biçiminde olduğu, bu kullanımın davacı yanın markasının tescili kapsamındaki hizmetlerde gerçekleştirildiği, neticesinde bu durumun davacı markasından doğan hakların ihlali sonucunu meydana getirdiği;
Bununla birlikte sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında düzenlenen marka hakkına tecavüz teşkil eden eylem biçimleri, aynı zamanda haksız rekabet eylemlerinin de özel bir biçimi olduğu, dolayısıyla marka hakkına tecavüz iddiaları açısından yukarıda yer verilen değerlendirmelerin tamamının, haksız rekabet düzenlemeleri açısından da geçerli olacak olup davalı taraf kullanımlarının “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde TTK m. 55/1-4’te tanımlanan haksız rekabet biçimini ortaya çıkartacağı, kullanımların haksız rekabet yarattığı kabul edilmiştir.
Ayrıca bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının haksız rekabet eylemi sonucu davacı marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan marka imajının zedelenmesi nedeniyle davalının eyleminin MK ve TTK hükümlerine aykırı bir haksız eylem niteliğinde olması, davacının manevi ticaret varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar nedeniyle manevi tazminat talebinin yerinde olduğu kabul edilerek (manevi tazminat yönünden bedel artırımı mümkün olmadığından) dava dilekçesindeki talep doğrultusunda 50.000-TL manevi tazminata hükmolunmuştur.
Davalı taraf kullanımlarının gerçekleştiği davaya konu “.... uzantılı alan adının davalı şirkete ait olduğu, dosyamıza sunulmuş 15.02.2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve gerekse davalı tarafın markasal kullanımlarının tespiti için ikame edilmiş .... D.İş sayılı dosyasına sunulmuş 16.11.2021 tarihli bilirkişi tespit raporunda tespit edildiği, davaya konu Instagram hesabının .... internet sitesinin "...." linkinden erişilebilen "..." kullanıcı adlı Instagram hesabına entegre durumda olduğu davalıya ait olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
DAVANIN KABULÜ İLE,
1- Davacı şirketin ... markasının birebir aynısını içeren ... ibaresinin, davalıya ait “...” internet sitesinde kullanılması nedeniyle yaratılan haksız fiilin ve bu haksız fiilin davacı adına tescilli ... markasına ilişkin haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile işbu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına;
2-Davalı tarafa ait .... alan adının iptali ile bu alan adı altında yayın yapan internet sitesinde yer alan web sayfalarına erişimin engellenmesine;
3-Davalının internet sitelerinde kullanmakta olduğu ... ibaresinin kaldırılmasına ve bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men’ine;
4–Davalı tarafça, Instagram isimli sosyal ağ üzerinden “...” kullanıcı adı ve .... uzantısı üzerinden, ... ibaresi ile yapılan markasal kullanımların önlenmesine;
5-Davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş ... markasını üzerinde barındıran ürün/hizmetlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulmasına; bu ürünler üzerindeki ... markalarının silinmesi veya tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhasına; ... markasının bahse konu ürünler üzerinde yer almasını sağlayan cihaz, makine ve benzeri tüm araçlara el konulması, bunların şekillerinin değiştirilmesi, mümkün değil ise imhasına;
6–... ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakların kaldırılmasına; bu ibarenin, iş evrakı ve reklamlarda kullanılmasının durdurulmasına,
7–... ibaresinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması eylemlerinin durdurulmasına,
8–Davacıya ait ... markasına haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz nedeniyle, 50.000TL manevi tazminatın; tespit davasının ikame edildiği 02.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya şirkete ödenmesine,
9–Hükmün kesinleşmesinden sonra ve masrafı davalıya ait olmak üzere, mahkeme kararının hüküm kısmının Türkiye’de yayınlanan ve tirajı en yüksek olan gazetelerden bir tanesinde bir kez ilanına,
10-Harçlar Yasasına göre hesaplanan 3.415,50-TL karar harcından peşin alınan 80,70-TL’nin mahsubu ile bakiye 3.334,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Markaya tecavüz ve haksız rekabet davasının kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Manevi tazminat talebinin kabulü nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 8.478,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
14-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 172,90-TL
GİDER AVANSI :8.305,50-TL
TOPLAM :8.478,40-TL