T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/25 Esas - 2024/216
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/25
KARAR NO : 2024/216
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI :...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
Mersis No: ...
....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 20/01/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve sair beyanlarıyla; müvekkili şirkete ait marka ile davalı marka arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 sayılı maddesinde yer alan tescilin reddine sebebiyet veren bir benzerlik ve benzerlik sebebiyle halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, her iki markanın verdiği mal ve hizmetin aynı sınıfta yer aldığı kabul edilse dahi söz konusu mal ve hizmetlerin sunulacağı alıcı grubu özel bir müşteri kitlesi olduğundan ilgili tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin oldukça yüksek olacağını, ... kararları ile sabit olduğu üzere müvekkili şirkete ait marka ile itirazda bulunulan marka arasında gerek ses, gerekse görsel anlamda açıkça farklılıklar mevcut olduğundan, ortalama tüketici kitlesi tarafından karıştırılma ihtimalinin mevzu bahis olmadığını, müvekkili şirkete ait markanın ismi “... ...” olup markanın asli unsurunun söz konusu iki kelimeden meydana geldiğini, dolayısıyla yalızca “...” kelimesine odaklanılarak diğer marka ile müvekkili şirkete ait marka arasında benzerlik bulunduğu kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, “...” kelimesi spesifik bir kavram olmadığından ayırt edici niteliğinin oldukça düşük olduğunu, ayrıca “...” kavramı kuyum, takı, mücevher işletmeleri nezdinde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup yalnızca söz konusu kelimenin ortak olması nedeniyle dava konusu markanın tescilinin iltibasa neden olacağına karar verilmesinin hatalı olduğunu, iddia ederek, ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; “...” markasının 14. Sınıfta tescilli olduğu göz önüne alındığında, aynı sınıfta (kuyumculuk, ...) “... ...” ibareli yıldız ve elmas şeklindeki işaretin halk nezdinde karıştırılma tehlikesinin olacağını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kısmen kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı şirket tarafından, 31.12.2019 tarihinde ... başvuru numarası ile “... ...” ibareli marka için 14. ve 35. sınıflarda marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu ... ... tarafından kabul edilerek 27.03.2020 tarihli ve 345 sayılı ...'nde ilan edilmiş, söz konusu yayına davalı tarafından itiraz edilmiş, işbu itiraz ... tarafından kısmen kabul edilmiş, davacı tarafından söz konusu kısmi ret kararına ... ... ... nezdinde yapılan itiraz, ... tarafından incelenmiş ve ...’nun ... sayılı kararı ile; ''... başvuru numaralı ‘... ...’ ibareli başvurunun ... sayılı ve ‘... san.ve tic.ltd.şti.’ ibareli markalara dayalı olarak 6769 sayılı SMK'nın 6 (1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına yapılan itirazın incelenmesinde, başvuru ile kısmi redde gerekçe olan marka arasında asli unsurları yönünden güçlü bir benzerlik bulunduğu, ayrıca başvuru ile tescili talep edilen redde konu mal ve hizmetlerin de ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunan mallarla aynı ya da ilişki kurulacak düzeyde benzer türden olduğu, bu nedenle redde konu mal ve hizmetler için markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varıldığından başvurunun reddi kararı isabetli bulunmuş ve iş bu itirazın reddi gerekmiştir.'' gerekçesiyle, ''İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.''
şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen RAPORDA/ EK RAPORDA özetle:
1- Dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu mallar/hizmetlerin davalının markasının kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı,
2- Dava konusu marka başvurusu ile davalı marka arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunduğu,
3- Dava konusu marka ile davalı markası arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4- ... ... sayılı ... Kararı’nın yerinde olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Ek raporunu ayrıca sunan kuyumcu bilirkişi ek raporunda; ''...,... ... ,... kuyumculuk isimlerinde benzerlik bulunmaktadır. Tüketicileri yanıltabilir. Değerli materyallerden (.... gibi) ve Değerli Taşlardan ( Elmas, Yakut, Zümrüt gibi) Ürünleri Alan, Satan, Tasarlayan ve imal eden kişilere kuyumcu denir. Aynı isimler tüketiciyi yanıltabilir.'' şeklinde değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunun / ek raporların her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı Markası
.... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.
(14 ve 35. sınıf) (14. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu markanın kapsamında yer alan “14. Sınıf: Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler.” davalı şirkete ait redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu markanın kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin davalı şirkete ait redde gerekçe markanın kapsamında ilişkili olarak yer aldığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu “... ...” ibareli marka, altın rengi, italik harflerle “...” ve “...” ibareleri ile bu ibarenin sol üstünde yıldız figürü, sağ altta elmas figürünün yer aldığı karma marka olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markasının incelenmesinde; redde gerekçe “... San. Ve Tic. Ltd. Şti.” ibareli marka, kırmızı veya koyu mavi zemin üzerine beyaz renkte “...” ibaresi ile bu ibarenin sonunda yıldız figürü ve en altta daha küçük punto ile “... San. Ve Tic. Ltd. Şti.” ibaresinin yer aldığı karma marka olduğu, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının ''... ...'' ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının ''... ...'' markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, SMK 6/1 maddesi koşullarının somut olayda oluştuğu, ... iptal şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024
Katip .... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır