T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/97 Esas - 2024/196
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/97
KARAR NO : 2024/196
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 2- ....
VEKİLİ : Av. ...
: 3- ....
4- ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalılarca gerçekleştirilen ... numaralı "..." ibareli başvuruya ... sayılı markaları dayanak göstermek suretiyle itiraz ettiklerini, taraf markalarının benzer olduklarını, markaların benzerliğinin Kurum tarafından da kabul edildiğini, davalı markasının 35. Sınıf hizmetler için tescil edilmek istenildiğini, müvekkili markasının 03 ve 05. Sınıf malları kapsadığını, mallar ve malların satışı hizmetlerinin benzer görülmesi gerektiğini, bu durumun Kurum tarafından yayınlanan inceleme kılavuzunda dahi açıklanıldığını iddia ederek ... sayılı ... kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde 35.sınıfa dahil 03.sınıf ve 05.sınıf mallarının satışı hizmetleri ile sınırlı olacak şekilde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dosya kapsamına yazılı bir cevap dilekçesi sunmamakla birlikte ön inceleme duruşmasında hazır bulunduğu ve davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 17.05.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali ve dava konusu ... numaralı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmiş olması durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "..." ibaresinin 35. ve 42. Sınıf hizmetlerde tescili amacıyla 06.09.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 13.12.2021 tarih ve 386 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği, davacı itirazlarını inceleyen ...’nın 15.11.2022 tarihli kararı sonucunda davacı markaları ile itiraza konu markayı benzer gördüğü ancak sınıfsal farklılık nedeniyle iltibas riski bulunmadığı gerekçesiyle davacı itirazlarını haklı görmeyerek reddine karar verdiği, söz konusu karara karşı davacı tarafça yeniden itiraz edilerek ... tarafından verilen kararın kaldırılması ve başvurunun reddine karar verilmesinin talep olunduğu, davacı itirazlarını inceleyen ...’nun 17.05.2023 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel ve işitsel düzeyde benzerliklerin bulunduğu kabul edilmekle birlikte, markalarda yer alan diğer unsurlar ile başvuru/ itiraz gerekçesi markalarda yer alan mal/hizmetlerin farklılığı da dikkate alındığında başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. Sayılan nedenlerle ... tarafından alınan karar yerinde görülmüş olup, işbu itirazın da reddine karar verilmiştir” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının bir kez daha ve nihai olarak reddine karar verdiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
- Dava konusu başvuru ile redde gerekçe davacı markalarından ... sayılı marka arasında başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 03 ve 05. Sınıf malların satışına özgülenmiş 35.sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olduğu, raporda bu tespit itibariyle ... kararından farklı bir sonuca varıldığı,
- Dava konusu başvuru ile redde gerekçe davacı markalarından ... sayılı marka arasında ise karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı,
- Dava konusu marka başvurusunun işbu rapor tarihi itibariyle tescil işlemlerinin henüz tamamlanmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Eczacı uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
- Dava konusu marka başvurusu ile davacı yanın ... kararına ve işbu davaya mesnet gösterdiği markalar arasında 35. Sınıftaki satış hizmetlerini kapsayan mallar ile, 03 ve 05 Sınıf emtiaların mal ve malların satışı yönünden benzerliğin iltibasa neden olabilecek mahiyette olduğu ve bu açıdan ... kararının yerinde olmadığı,
-Dava konusu marka başvurusu ile davacı yanın markaları arasında bilinçli tüketicisi için iltibas riskinin oluşmayacağı,
-Daha önce alınan bilirkişi raporunda ulaşılan kanaatin yerinde olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ...
(35.sınıf) ...
(03, 05. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru ile redde gerekçe davacı markalarından ... sayılı marka arasında başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 03. ve 05. sınıf malların satışına özgülenmiş 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ''...'' şeklinde herhangi bir somut anlamı bulunmayan, siyah fon üzerine mavi renkle “...-...” şeklinde telaffuz edilen sözcüğün yazımı ile oluşturulduğu, “...” harfinin büyük yazıldığı, kalan tüm harflerin küçük yazıldığı, bu durumun ibareye farklı bir algı katmadığı, tüketicinin markayı bütün olarak “...” şeklinde algılayacağı anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın dayanak markalarının ''...'' ve ''...'' şeklindeki markalar olduğu, her iki markada da herhangi bir şekli unsur bulunmadığı gibi kelimelerin somut anlamlara da haiz olmadıkları, sırasıyla “...-...” ve “...-...” olarak telaffuz edilecekleri anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.... 'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "...'' ve ''...'' esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; başvuru konusu marka ile davacı markalarından ''...'' markasının her ikisinin de altı harften oluştukları, her iki markada da “...” harflerinin birebir aynı dizilimde yer aldığı, aralarındaki tek farkın ikinci harflerindeki “r-p” harf farkı olduğu, dolayısıyla karşılaştırılan sözcüklerin harf dizilimsel açıdan neredeyse aynı oldukları, mezkur farkın somut bir görsel farklılık katmadığı, zira “...” harflerinin görsel algıda da yakın karakterli harfler oldukları, keza yine işitsel olarak da hatırlanabilir düzeyde bir farklılık taşımadıkları, başlangıç ve bitiş sesleri arasında yüksek düzeyli bir benzerlik bulunduğu, bu benzerlik düzeyinin ilgili tüketici grubu nezdinde dahi işaretlerin karıştırılmalarına yol açabilecek nitelikte oldukları, dolayısıyla her iki kelimenin de doğrudan bir etken maddeden türetildiği veyahut tıbbi bir terim olması/ilişkili olmasından kaynaklı tercih edilmiş sözcükler olduğu kanatine varılamadığı, böylesi bir durumda işaretlerin arasındaki farklılıkların markaların işitilmesinde belirgin bir farklılığa yol açmadığı, işaretleri ayrı zamanlarda gören ya da işiten tüketicinin hangi markanın hangi tarafa ait olduğu, başka bir ifadeyle işletmesel kaynağı konusunda yanılgı yaşamasının kaçınılmaz olacağı; kelimelerin somut anlamlara sahip olmamaları ve belirgin harf dizilimsel benzerliğinin, markalar ile aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde karşı karşıya kalma ihtimali bulunan tüketiciler için iltibas riskini beraberinde getireceği; işaretlerin harf dizilimsel benzerliğinden kaynaklı görsel ve işitsel açıdan oluşan yüksek düzeyli benzerlik halinin, tüketici grubunun niteliği ne olursa olsun bu düzeyde benzer ve sektörel kavramlarla oluşturulmamış işaretler arasında tereddüte yol açabileceği, söz gelimi her iki işaretin de birebir aynı türdeki ürünlerde ya da aynı/benzer ürünlerin satışının yapıldığı mağazacılık hizmetlerinde kullanılması ve tüketicinin bu ihtimalleri deneyimi halinde, ortaya konulan tereddüt halinin somut yansımasının daha belirgin olarak ortaya çıkabileceği, taraf markaları kapsamında benzerliği tespit olunan 03 ve 05. Sınıf malların satışına özgülenmiş 35.sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden iltibas riskinin ortaya çıkacağı, bu marka yönünden SMK 6/1 maddesi şartlarının somut olayda oluştuğu, davacı yanın ''...'' markası ile dava konusu marka karşılaştırıldığında ise markaların başlangıç sesleri ola “...” seslerinin birebir aynı olduğu, davacı markasının devam sesinin “...” harflerinden oluştuğu ve yazıldığı gibi okunduğu, dava konusu markanın ise “...-...” harflerinden oluştuğu ve “...” şeklinde okunduğu, işaretlerin başlangıç harfleri dışındaki harf dizilimsel farklılığının yarattığı görsel ve işitsel algının, 05. Sınıf emtiaların ilgili tüketici grubu nezdinde işaretlerin birbirlerinden ayırt edilebilmeleri açısından yeterli görülebilecek düzeyde bir farklılık olduğu; bu durumda her ne kadar davacı yanın ''...'' markası kapsamında 05.Sınıf malların tamamı yer almakta ise de anılan marka yönünden taraf markaları arasında iltibas riskinin oluşmayacağı, bu marka yönünden SMK 6/1 maddesi şartlarının somut olayda oluşmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru ile redde gerekçe davacı markalarından ... sayılı marka arasında başvuru kapsamında yer alan ve davaya konu edilen 03. ve 05. sınıf malların satışına özgülenmiş 35. sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik halinin mevcut olduğu anlaşıldığından ... sayılı ... kararının 03 ve 05.sınıf malların satışına özgülenmiş 35.sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden İPTALİNE, davaya konu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-... sayılı ... kararının 3 ve 5.sınıf malların satışına özgülenmiş 35.sınıftaki hizmetlerin tamamı yönünden İPTALİNE,
Davaya konu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.395,10-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 578,10-TL
GİDER AVANSI :6.817,00-TL
TOPLAM :7.395,10-TL