T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/61
KARAR NO : 2024/181
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 1- ...
....
VEKİLİ : Av. ... ...
DAVALI : 2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 16/06/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı firmanın ... sayılı “... +...” ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın reddine karar verildiği, dava konusu markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının ... ibareli sekiz markasının tescilli olduğunu ve davalı markasının bu seri içinde algılanarak iltibasa sebep olacağını, markalar kapsamında mal/hizmetlerin de aynı/benzer olduğunu, davacının ... markası Kurum nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğundan davalı markasının davacı markalarından yeteri kadar farklılaşmadığını, davalı tescilinin kötüniyetli gerçekleştirildiğini belirterek, ...’nın 26.04.2023 tarih, ... sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asıl davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ...’nun 26.04.2023 tarih, ... sayılı kararının iptali ve Dava konusu ... sayılı “.... +...” ibareli marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine, karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı asilin 08.09.2021 tarihinde "..." ibaresinin 29, 30, 35 ve 43. sınıf mal/hizmetlerde tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun ... no. ile işleme alındığı ve 27.10.2021 tarih ve 383 sayılı ...’nde yayımlanmasına karar verildiği, Marka yayınına davacı tarafından 6769 sayılı SMK 6/1, 6/4, 6/5, 6/9 ve diğer nedenler kapsamında, “.... sayılı markaları ile itiraz edildiği, başvuru sahibinin, kullanımın ispatı talepli, itiraza karşı sunduğu, itiraz sahibinin belgelerini sunduğu, ... 15.11.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davacının .... sayılı markalarına istinaden itirazın yeniden incelenmesini talep ettiği, başvuru sahibinin karşı görüş sunduğu, ... ...’nın 26.04.2023 ve ... no.lu kararıyla; “Yapılan incelemede, çekişme konusu markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, "..." ibaresinin Türkçede yaygın olarak kullanılan bir kelime olması ve bu nedenle ayırt edici niteliğinin görece düşük olması, markaların "..." ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar (kelime ve ...) ve tertip tarzları bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. m. 6/4 ve 6/5 koşullarının oluşmadığı, m. 6/9 iddiasının ispat edilemediği” şeklinde olduğu ve itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davalı markası kapsamında bulunan 29 ve 30. sınıf malların tamamının davacı markaları kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür ve davalı markasında 35.05. sınıf perakendecilik hizmeti kapsamında yer alan 29, 30 ve 32. sınıf mallar ile davacı markalarının tescilli olduğu 29, 30 ve 32. sınıf malların benzer olduğu, ayrıca davalı başvurusu kapsamında bulunan 43.01. sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin davacı markalarının tescilli olduğu 29 ve 30. sınıf bir kısım gıda malları ile benzer olduğu,
-Davalı başvurusu kapsamında bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin ise davacı markalarının tescilli olduğu mallardan farklı olduğu,
-Dava konusu marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı,
-Somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/1 koşullarının bulunmadığı,
-Somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/4 ve 6/5 koşullarının bulunmadığı,
-... kararının iptali ve hükümsüzlük taleplerinin nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda Mühendisi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı,
-Dava konusu markanın kapsamında bulunan 29 ve 30. sınıf malların tamamının davacı markaları kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür olduğu, davalı markasında 35.05. sınıfta yer alan perakendecilik hizmeti kapsamında yer alan 29, 30 ve 32. sınıf mallar ile davacı markalarının tescilli olduğu 29, 30 ve 32. malların benzer olduğu, ayrıca davalı başvurusu kapsamında bulunan 43.01. sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin davacı markalarında tescilli olduğu 29 ve 30. sınıf bir kısım gıda malları ile benzer olduğu; ancak davalı başvurusu kapsamında bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin ise davacı markalarının tescilli olduğu 29, 30 ve 32. sınıf mallardan farklı olduğu,
-6769 s. SMK'nın 6/4 ve 6/5 uygulama şartlarının oluşmadığı,
08.03.2024 tarihli kök raporundaki görüş ve değerlendirmelere aynen katıldığını
takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markaları
.... +...
(29, 30, 35, 43. sınıf) ... +...
...
... ...
... ... +...
... ...
(29, 30, 32. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davalı markası kapsamında bulunan 29 ve 30. sınıf malların tamamı, davacı markaları kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür olduğu, ayrıca davalı markasında 35.05. sınıf perakendecilik hizmeti kapsamında yer alan 29, 30 ve 32. sınıf mallar, davacı markalarının tescilli olduğu 29, 30 ve 32. sınıf mallar ile ilişkilendirmeye dayalı (düşük düzeyli) benzerlik ilişkisi içinde olduğu, son olarak davalı başvurusu kapsamında bulunan 43.01. sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından benzerlik ilişkisi incelendiğinde, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin, temel olarak restoran, lokanta, büfe, kafe, kafeterya hizmetlerini kapsadığı, bu hizmetin amacının doğrudan tüketim için yiyeceklerin ve içeceklerin servise sunulması olduğu, dolayısıyla gıda ürünleri ile 43. sınıfa dâhil “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin” karşılaştırılmasında benzerlik durumu gıda ürününün niteliğine göre değişiklik gösterdiği, buna göre davalı başvurusunda bulunan 43.01. sınıf mallar ile davacı markalarının tescilli olduğu Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, çay, kahve, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, dondurma, sebze-meyve suları, biralar gibi mallar arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu, davalı başvurusu kapsamında bulunan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri, davacı markalarının tescilli olduğu 29, 30 ve 32. sınıf mallardan farklı olduğu, dava konusu 29 ve 30. sınıf malların hitap ettiği tüketici kesimi çok dikkatli kişilerden oluşmayan, davaya konu ürünler hakkında normal bir bilgi seviyesine sahip, yeteri kadar dikkatli ve tedbirli, marka ve/veya işaretleri aynı anda göz önünde bulundurmayan, bunları seyrek olarak karşılaştırma imkânına sahip olan ve aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan, bu şekilde daha önce gördüğü, yararlandığı, satın aldığı ve denediği bir malın ya da hizmetin markasının göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildiği kadarıyla hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, sonraki aynı mal veya hizmete ilişkin alışverişlerinde de aynı veya benzer markayı taşıyan ürünü satın almak yahut hizmetten yararlanmak isteyen kişilerden oluştuğu, 35.05. sınıf ve 43.01. sınıf hizmetlerin tüketicilerinin de toplumun her kesiminden genç ve yetişkin kimseler olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu markanın ...+... unsurlarını haiz kombinasyon markası olup, işarette ... ibaresinin ön planda olduğu, esas unsuru ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacın .... şeklindeki markalarında; üstte düz, altta dalgalı şerit arasında bulunan ... kelimesinin bütünlük arz ettiği, ... +... ibareli şeklindeki markada da alttaki dalgalı görsel ile bu etkinin korunduğu, davacının sadece kelime unsurunu haiz markalarında ise “...” ve “...” sözcükleri ve gıda sektöründe yaygın olarak kullanılan aşçı şapkası figürü tanımlayıcı/ek/tali unsurlar olup ... esas unsur olduğu, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
Dava konusu markalarda ortak “...” kelimesi, “...” sözcüğünü birincil tekil şahsa mâl eden –m iyelik eki almış halidir. Dolayısıyla ... ve ... kelimeleri arasında anlamsal bir fark yoktur. ... “...” sözcüğü “1. isim Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse; hazık; 2. isim Zanaat öğreticisi; 3. isim Zanaatçılar için unvan; 4. sıfat mahir; 5. isim, tarih ...'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi; 6. isim, mecaz Akıl veren veya öğreten kimse” olarak tanımlanmaktadır. Sözlük anlamı dikkate alındığında “...” kelimesini duyan tüketiciler herhangi bir fikri çaba içine girmeden örneğin tadilat tamirat işleri ya da dava konusu gıda sektöründeki bir kimseyi zihninde canlandıracaktır. Zira bu sektörlerde ... / ... kelimeleri çok yaygın bir unvan ve hitap şeklidir. Bu anlamda “...” kelimesinin ayırt edici niteliği zayıftır ve tüketicilerin belleğinde menşei bildirmesi, bir kişiye bağlanması, işletmesel bir bağ oluşturması mümkün değildir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde; çekişme konusu “...” sözcüğünün ayırt edici karakterinin son derece zayıf bir ibare olduğu, zira ortalama tüketicilerin sadece bu ibareyi işletmesel kaynağı gösteren bir işaret olarak algılamalarının çok düşük ihtimal olduğu, bununla birlikte davalının markasını ... unsuru ile birlikte “....” şeklinde başvuru yaptığı, ilgili tüketicilerin, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet markaların farklı markalar olduğunu hemen ve ilk bakışta algılayacağı, söz konusu markaların farklı unsurlarının bulunduğu anlaşılmakla birbirlerine benzer başkaca ... veya kelimeleri içermediklerinden bütün olarak aynı veya yüksek düzeyde benzer bulunmadıkları; alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "....+..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla her ne kadar mal ve hizmet sınıflarındaki benzerlik bulunuyor olsa dahi markalar benzer bulunmadığından ve SMK 6/1 maddesindeki çifte benzerlik koşulunun sağlanmamış olması nedeniyle iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. Maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkralarının uygulama alanı bulmayacağı; neticeten dava konusu ... kararının iptali ve markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır