T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/134 Esas - 2024/192
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/134
KARAR NO : 2024/192
HAKİM : ....
KATİP :...
DAVACI : ..
Mersis No: ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ....
Mersis No: ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 14/08/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının ... sanayii ve uzay teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, davacı adına 12.05.2017 başvuru tarihli ve ... sayılı “... ...” ibareli tescilli markanın bulunduğunu, dava konusu “... ...” ibareli marka başvurusunun davacı adına tescilli markadan sonraki bir tarihte yapıldığını, dava konusu başvuruda yer alan “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, başvurunun esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, bu ibarenin davacının iddialara mesnet markasının esas unsuru olduğunu, karşılaştırmaya konu markaların kapsamlarında aynı malların ve hizmetlerin yer aldığını, SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, davalının “...” ibaresini kendi alt markası yapmaya çalıştığını, her iki markanın aynı kişiye ait olduğu izlenimi oluştuğunu, tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvuru kapsamında yer alan 13. sınıftaki emtiaların tamamının, iddialara mesnet markanın kapsamında da yer aldığını, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerin, iddialara mesnet markanın kapsamı ile doğrudan bağlantılı olduğunu, iptali talep edilen ... kararında da markaların benzer olduğunun tespit edildiğini, SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.55 hükmü kapsamında davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğunu, başvuru kapsamında yer alan malların ve hizmetlerin üretim ve satışının izne tabi olduğunu, davalının bu yönde bir izninin bulunup bulunmadığının ilgili idareye sorulması gerektiğini, eğer izin yoksa kullanımın da olmayacağını iddia ederek ...’nun 13.07.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali ve dava konusu ... sayılı marka başvurusunun kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalının silah sektöründe ulusal ve uluslararası düzeyde 2002 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, “...” markası ile Türkiye’nin en büyük av tüfeği ihracatçılarından biri olduğunu, davalının “...” markasının serisi olan sekiz adet markasının veya marka başvurusunun bulunduğunu, yurt dışında da “...” ve “... ...” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, “...” markasını kullanım yoluyla tanınmış hâle getirdiğini, dava konusu başvurunun davacının iddialara mesnet markası ile benzer olmadığını, davalını “...” ibareli markalarının serisi niteliğinde olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığını, bir an için markaların benzer olduğu kabul edilse bile “...” ve “... ...” markalarının 2002 yılından bu yana davalı tarafça kullanılması nedeniyle davacının iddialara mesnet markasının hükümsüz olduğunu, davalıya ait ... sayılı “... ...” ibareli ve kapsamında 13. ve 35. Sınıflardaki malların ve hizmetlerin bulunduğu başvuruya karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair ... kararının iptali istemiyle açılan ve .... sayılı dosyası üzerinden görülen davada hazırlanan bilirkişi raporu ile davalının “...” ibareli markalar üzerinde ve anılan sınıflarda müktesep hakkının bulunduğunun tespit edildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... ’nun 13.07.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali ve Dava konusu ... sayılı marka başvurusunun kaldırılmasına karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı adına 18.02.2022 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 13. sınıftaki “Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” emtiaları ile 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bulunan, ... sayılı "... ..." ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz .... tarafından reddedilmiş, itirazın reddi kararına karşı, davalı tarafından ... nezdinde yapılan itiraz da ...’nın ... sayılı kararı ile; ''... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "... ..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali, kötüniyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 sayılı SMK'nın "Marka tescilinde nispi ret nedenleri" kenar başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrası; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü ihtiva etmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Yapılan incelemede, çekişme konusu markaların "..." ibaresini esas unsur olarak ortak şekilde içermeleri nedeniyle benzer oldukları düşünülmekle birlikte, başvuru sahibi adına ... sayı ile, itiraz gerekçesi markadan daha önce 2003 yılından bu yana tescilli bulunan ve halen hüküm ifade eden "..." ibareli markanın varlığı ve söz konusu markanın kapsamında, çekişme konusu markaların ortak olarak içerdiği 13. sınıfa dahil malların da bulunması ve başvuru sahibinin söz konusu markanın "... ..." biçiminde çatı marka olarak 13. sınıfa dahil ateşli silahlar bakımından kullanıldığını gösterir deliller de sunmuş olması karşısında, başvuru sahibinin önceden tescilli markasına dayalı seri marka oluşturduğu kanaatine varılmış, dolayısıyla başvurunun 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi talebiyle yapılan itirazın reddi gerekmiştir. Aynı gerekçelerle, kötü niyetli başvuru iddiası da haklı görülmemiş ve açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş; 01/02/2024 tarihli duruşma dışı ara karar ile: mahkememizin 25/01/2024 tarihli celsesi 3 nolu ara kararından rucü edilmesine, Tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için ayrı ayrı seçilecek 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-... sayılı başvurunun kapsamında yer alan 13. sınıftaki “ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” emtiaları ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu, başvuru kapsamında yer alan sair hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu tespitin ...’nin ... sayılı kararı ile kısmen uyumlu olduğu,
Her ne kadar başvuru kapsamındaki belli mallar ve hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşulları oluşmuş olsa da davalının “...” ibaresi üzerinde tescil ve kullanımdan kaynaklı müktesep hakkı bulunması nedeniyle netice itibarıyla başvurunun SMK m.6/1 hükmü kapsamında reddedilemeyeceği, bu tespitin ...’nin ... sayılı kararı ile uyumlu olduğu, bu tespit nedeniyle sonuç itibarıyla ...’nın ... sayılı kararının bütünüyle benzer yönde olduğu,
-SMK m.6/9 hükmü bağlamındaki iddialar bakımından bilirkişi olarak herhangi bir değerlendirmede bulunmanın mümkün olmadığı,
-... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
SMK uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davalının “...” ibaresi üzerinde tescil ve kullanımdan kaynaklı müktesep hakkı bulunması nedeniyle başvurunun SMK m.6/1 hükmü kapsamında reddedilemeyeceği, bu kapsamda ... sayılı ... kararının yerinde olduğu,
-... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
-SMK m.6/9 hükmü bağlamındaki kötü niyet iddiaları konusunda bilirkişi olarak herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “...” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
... ....
(13, 35. sınıf) (12, 13, 42. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; başvuru kapsamında yer alan 13. sınıf: “ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” emtiaları ile 35. sınıf: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetlerinin davaya mesnet markanın kapsamında yer alan mallar ve hizmetlerle aynı ya da benzer olduğu, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki sair hizmetler bakımından markaların kapsamlarında aynı ya da benzer hizmetlerin bulunması koşulunun sağlanmadığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde;dava konusu ''... ...'' markasının iki kelimeden oluştuğu ve düz yazı ile yazıldığı, herhangi bir şekil unsuru içermediği, ''...'' kelimesinin Türkçe bir anlamı bulunmadığı, İngilizce ''....'' anlamlarına geldiği, ''...'' ibaresinin Türkçe karşılığı ''...'' olan ''...'' kelimesinin kısaltması olarak markada yer aldığı, ''...'' ibaresinin anlamı itibariyle markaya bir ayırt edicilik katmadığı, markadaki esas unsurun ''...'' kelimesi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markasının incelenmesinde; ... ... şeklindeki markanın standart yazı karakteriyle yazıldığı, iki sözcükten oluştuğu, şekil unsuru içermediği, ... ibaresinin davacının çatı markası konumunda olduğu, markadaki esas unsurun ''...'' ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
... Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, ... sayılı başvurunun kapsamında yer alan 13. sınıftaki “ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar.” emtiaları ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Ateşli, havalı, yaylı silahlar ile bunlara ait kılıf ve askı kayışları. Ağır silahlar, havanlar, roketler. Havai fişekler. Kişisel kullanım için koruyucu gazlar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu, başvuru kapsamında yer alan sair hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığı, her ne kadar başvuru kapsamındaki belli mallar ve hizmetler bakımından SMK m.6/1 hükmünün uygulanma koşulları oluşmuş ise de; davalı adına .... kayıtlı 8 adet marka tescilinin bulunduğu, en eskisinin 2002 yılına dayandığı, her marka tescilinde “...” kelimesinin kullanıldığı ve yine her markanın kapsamının 13. ve 35. Mal ve hizmetler kapsamında olduğu, başvuru sahibinin önceden tescilli markasına dayalı seri marka oluşturduğu, bu nedenle davalının “...” ibaresi unsuru ile ilgili olarak 13. ve 35. Sınıflardaki mal ve hizmetlerde müktesep hakkının bulunduğu, davalının “...” ibaresi üzerinde tescil ve kullanımdan kaynaklı müktesep hakkı bulunması nedeniyle netice itibarıyla başvurunun SMK m.6/1 hükmü kapsamında reddedilemeyeceği, SMK m.6/9 hükmüne göre; kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bağlamda bir başvurunun kötü niyetle yapılmış olması başka herhangi bir nedene bağlı olmaksızın, tek başına tescil engeli oluşturmaktadır. SMK ile normatif hukuki temele kavuşan bu ret gerekçesinin uygulaması ise daha eskiye dayanmaktadır. Nitekim ... vermiş olduğu bir kararda (......, 16.07.2008 tarihli ve .... sayılı karar.)durumu, “marka başvurusunun kötü niyetle yapılmış olması, yalnızca başvurunun reddine ilişkin bir hâl olmayıp, kötü niyetle tescil ettirilen markanın hükümsüzlüğünü de gerektirir.” şeklinde ifade etmiştir.
Kötü niyetin belirgin bir tanımı olmamakla birlikte idari ve adli uygulamalarla oluşturulmuş çeşitli ölçütleri vardır. Bu ölçütler temelde markanın işlevi dışında başka amaca yönelik tescil edilme durumunun çeşitli örneklerinden oluşmaktadır. Ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak, başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasından haksız yararlanmaya yönelik olarak yaptırılan haksız tesciller kötü niyetlidir. ....'na göre; kötü niyet kavramı, “bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak” veya “başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu” olarak tanımlanmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki bir marka başvurusunun kötü niyetle yapılıp yapılmadığı,başvuru anındaki duruma göre değerlendirilir. Nitekim SMK m.6/9 hükmü başvuru anına sonuç bağlamıştır. Bu anlamda sonradan yapılacak iş ve işlemler başlangıçtaki kötü niyeti ortadan kaldırabilecek nitelikte değildir. davacının kötü niyet iddiasına ilişkin olarak dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden kötü niyeti ispata yeterli delilin dosya kapsamında bulunmadığı, SMK 6/9 maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmış, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-DAVANIN REDDİNE,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır