T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/124 Esas - 2024/186
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/124
KARAR NO : 2024/186
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : .....
Mersis No: ....
VEKİLİ : Av.. ...
DAVALI : 1-....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 2- ....
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacının perakende sektörünün öncülerinden olduğunu, davacının 1993 yılından itibaren “...” işletme adıyla marketler açmaya başladığını, davacının işlettiği 86 adet “... ...”, 9 adet “... ... ” ve 51 adet “...” olmak üzere 146 mağaza bulunduğunu, “.....” sitesi ve “...” mobil uygulamasıyla tüketicilere ürün satışı yapıldığını, “... ...” markasının ... ’nde perakende hizmetlerinde tanınmış marka olarak yer aldığını, ...’in tanınmışlık kararında, “... ...” markasının “perakende satış hizmetlerinde” yaygın bilinirliğe sahip olduğunun tespit edildiğini, davacının “.../...” ibareli markalarının yoğun kullanım sonucunda Türkiye’de tüketiciler nezdinde ayırt edilicik kazandığını ve tanınmış marka olduğunu, davacının “...” ibareli markalarının da benzer şekilde tanınmış marka olduğunu, tanınmış bir markanın, tescil kapsamında olmayan mallarda ve hizmetlerde kullanılmasının, tanınmış markanın toplumda edindiği itibar, güven ve kalite sembolünden haksız fayda sağlanması ve markanın ayırt edici özelliğinin zarar görmesi sonucunu doğurmakta olduğunu, dava konusu “...” ibareli markanın tescil edilmesi durumunda, davacı adına tescilli “.../...” ibareli markalarının serisi olarak algılanacağını ve davacı ile ilişkilendirileceğini, davalının, davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davacı adına tescilli markaların, dava konusu marka bakımından SMK m.6/1 hükmü bakımından tescil engeli oluşturduğunu, iltibas incelemesi yapılırken markaların farklılıklarından çok benzerliklerinin incelenmesi gerektiğini, davacının “.../...” ibareli markalarının kapsamlarında yer alan malların ve hizmetlerin, aynılarının ya da benzerlerinin dava konusu başvurunun kapsamında da yer aldığını, tescili talep edilen işaretin esas unsurunun “...” olduğunu, davacının markaları ile görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, davacının seri markalarının varlığı nedeniyle dava konusu başvuru ile davacı adına tescilli markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun SMK m.6/1 hükmü bağlamında reddedilmesi gerekirken, aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, daha önce dava dışı üçüncü kişiler ile davacı arasında yaşanan uyuşmazlıklarda; “...”, “...” ibaresini münhasıran ya da başkaca unsurlarla birlikte içeren birçok marka başvurusu ya da marka ile davacı markalarının benzer görüldüğünü, dava konusu başvurunun, davacıya ait “...” ibareli alan adıyla ve davacının ticaret unvanıyla benzer olması nedeniyle SMK m.6/6 hükmü bağlamında reddedilmesi gerektiğini, aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, somut olayda, dava konusu markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece ve sadece davacı ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğunu, SMK m.6/9 hükmü kapsamında reddinin gerektiğini, üçüncü kişilere ait, her biri ayrı davalara konu olmuş başvuruların, davacıya ait “...” veya “...” ibareli markalarla benzer görülerek, karıştırılma ihtimali bulunduğunun yargı kararlarıyla tespit edildiğini; söz konusu kararların iptali talep edilen ... kararının hukuka aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, somut uyuşmazlık bakımından emsal niteliğinde olduğunu iddia ederek, .... ’nun 06.06.2023 tarihli, ... sayılı kararının iptali ve dava konusu ... başvuru numaralı “...” marka başvurusunun başvurusu devam eden tüm mal ve hizmetler için tümden reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasını, markanın tescil edilmiş olması durumunda SMK’nın 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ’nun 06.06.2023 tarihli, ... sayılı kararının iptali ve Dava konusu ... başvuru numaralı “...” marka başvurusunun başvurusu devam eden tüm mal ve hizmetler için tümden reddi ile tescil işlemlerinin durdurulmasını, markanın tescil edilmiş olması durumunda SMK’nın 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket adına 30.03.2021 tarihinde tescil başvurusu yapılan, kapsamında 35. sınıftaki “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.”, 41. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık Hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” bulunan, ... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunun yayımına, davacı tarafından SMK m.6/1, m.6/,3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında yapılan itiraz .... tarafından kısmen reddedildiği, itirazın kısmen reddi kararına karşı ... nezdinde yapılan itiraz ise ...’nın 06.06.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile; ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (...) Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru ve itiraza dayanak olan ... sayılı "... ..." ibareli marka iltibasa yol açacak derecede benzer görülmüş, öte yandan "..." ifadesinin bütün olarak bıraktığı izlenim, "..." ibaresinin zayıf olması hususları dikkate alındığında itiraza dayanak olan diğer markalar başvuru ile iltibasa yol açacak düzeyde benzer görülmemiştir. Başvuru ile ... sayılı marka arasındaki benzerliğin düzeyi ile çekişme konusu hizmetler arasındaki benzerlik birlikte değerlendirildiğinde başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimali görülmediğinden, başvurunun tümden reddi talebi haklı bulunmamıştır. Öte yandan, yukarıda belirtilen tespitler ışığında, SMK m.6/3 koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından, söz konusu iddialar da kabul edilmemiştir. İtiraz gerekçesi markalardan "..." ibareli marka dışında kalanlar Kurul'a göre bilinir veya tanınmış markalar değildir. "..." ibareli markanın kullanıldığı veya bilinir olduğu sektörle (süpermarketler), ihtilaf konusu hizmetler benzerlik içermediğinden, "..."-"..." ibaresi ayırt edici gücü görece zayıf bir adlandırma olduğundan ve başvuru ile "..." ibareli marka benzer olmadığından, tanınmışlık gerekçesiyle yapılan itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. .... , 01/02/2012 tarih, ... sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davalı tarafından ... kararının iptali istemiyle bir dava açıldığına ilişkin bilgi bulunmadığından, ... sayılı marka ile başvuruya konu işaretin benzer olduğu konusunda ... kararının iptali talebiyle sınırlı olmak üzere davacının kazanılmış hakkı bulunduğu,
-Davacının “... ...” ibareli markasının perakendecilik sektöründe tanınmış olduğu, ancak bilhassa ortak unsur olan “...” ibaresinin tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceği,
-Tespit ve değerlendirmelerin, davacının kazanılmış hakkı da gözetildiğinde ...’nın 06.06.2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile uyumlu olduğu,
- ... sayılı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Pazarlama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu başvuru kapsamındaki 35. ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu,
-Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı, dava konusu markanın bütünsel algısının, davacı yana ait .../... esas unsurlu seri markalardan farklı olduğu,
-SMK m. 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 koşullarının somut olayda oluşmadığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının mal ve hizmet sınıflarının karşılaştırılması ile ilgili teknik kısımlarına itibar edilmiş, benzerlik yönünden yapılan değerlendirmeye itibar edilmemiş, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE:
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “....” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ......
(35 ve 41. sınıf) ....
...
....
....
....
....
...
(...35...41....sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacı yanın önceki tarihli markalarının dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 35. Sınıf Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetler ile 41. Sınıfta Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Tercüme hizmetleri yer alan hizmetleri bağlamında bir benzerlik ilişkisi bulunduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
.... ’nun 13.06.2012 tarih ve .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “...” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır.
Davalının markasının incelenmesinde; ''...'' şeklindeki dava konusu başvurunun siyah renkte dikdörtgen ve beyaz bir fon içerisinde siyah renkte, büyük harfle, üste ... kelimesi, bu kelimenin altında yine büyük harflerle yazılmış ... kelimelesinden oluşan bir sözcük markası olduğu, ''...'' kelimesi büyük, geniş, mikro karşıtı ve çoğunlukla Türkçe’de ön ek olarak kullanılan bir kelime olduğu, ''...'' ise belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek amacıyla açılan büyük sergi işinin yapılması işi olduğu, ''...'' ibaresinin markaya bir ayırt edicilik katmadığı, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yan markaları ise başta ...+... olmak üzere “.../...” ibarelerini esas ya da tali unsur olarak ihtiva edecek şekilde oluşturulduğu ... vb. şekildeki markalar ile yine dava dilekçesinde de bahsi geçen markalar olduğu, söz konusu markaların farklı figüratif unsurlar ve ek sözcük unsurları ile birlikte oluşturulmuş seri markalar oldukları, markaların hepsinde “.../...” şeklindeki kelimenin bağımsız yazımını koruduğu; ''...'' kelimesinin dilimize İngilizce’ den yerleşmiş “Büyük, geniş, mikro karşıtı” anlamlarına gelen bir kelime olduğu, anılan ibarenin özellikle teknik ve iktisadi bilimde “büyük” kelimesi yerine de yaygın kullanımı bulunan (... ) bir kelime olduğu, yine bilgisayar biliminde ise “kısayol”lar için kullanılan genel bir tanımlama olduğu da bilindiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının "..." / ''...'' ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının ''...'' ibareli markasının arasında iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde, markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, taraf markalarının esas unsurlarının dikkate alınması gerektiği, davacı adına tescilli ".../..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, SMK 6/1 maddesindeki çifte benzerlik şartının somut olayda gerçekleştiği, bu durumda taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi uyarınca iltibas ihtimali bulunduğu,
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden 6/3 şartlarının somut olayda oluşmadığı, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının ... ibareli markasının perakendecilik sektöründe yaygın bir şekilde kullanıldığı, tüketicide belli bir kalite algısı yarattığı, reklam ve tanıtım faaliyetlerine önemli bir bütçe ve emek harcandığı, anılan ibarenin Türkiye düzeyinde tanınmışlık düzeyine eriştiği, ancak bu tanınmışlığın sadece perakendecilik sektörüyle ve ... ... ibaresi ile sınırlı olduğu, ... ya da ... ibaresinin tek başına tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceği, SMK 6/5 koşullarının somut olayda oluşmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden 6/6 şartlarının da somut olayda oluşmadığı, davalının kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı, davalının markasını kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı, SMK 6/9 koşullarının somut olayda oluşmadığı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle .... 'nın 06/06/2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile dava konusu ... sayılı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1- .... 'nın 06/06/2023 tarih ve ... sayılı kararının iptaline,
Dava konusu ... sayılı markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 7.359,10-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09.05.2024
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İLK MASRAF : 578,10-TL
GİDER AVANSI :6.781,00-TL
TOPLAM :7.359,10-TL