T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/82 Esas - 2025/172
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/82
KARAR NO : 2025/172
DAVA : Şirket Müdürünün Azli
DAVA TARİHİ : 01/02/2017
Birleşen 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/511 Esas Sayılı Dosyası
DAVA :Tazminat
DAVA TARİHİ : 05/04/2022
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davalarda müdür azli, tazminat ve alacak ile sorumluluk davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişinin, yarı oranda diğer davalı limited şirketin ortakları olduğunu, davalı gerçek kişinin şirketi iyi yönetmemesi nedeniyle ... 1. ATM'nin 2014/1073 Esas sayılı dosyasında açılan onay kayyımı atama davasında davalı şirket müdürünün yetkilerini kötüye kullandığının ortaya çıktığını, bu kapsamda; davalı şirketin ithal ettiği ürünleri, kendisinin sahibi olduğu ... firmasına düşük fiyatla satarak şirketi zarara uğrattığının, sonra sahibi olduğu ... firmasına düşük satılan ürünleri tekrar davalı şirkete yüksek bedelle satarak yine zarara neden olduğunun, karar olmadığı halde davalı şirketin davalıdan hizmet aldığının, dava dışı bankalardan şirket adına kredi kullanırken diğer davalı müdür adına borç kaydedildiğinın, 130.000,00 TL kredinin ödenerek davalı Levent'in alacaklandırıldığının, farklı tarihlerde şirket hesaplarından para çekildiğinin, dava tarihi itibariyle davalı müdürün 123.545,99 TL borçlu olduğunun, yine bu davalı şirketin firması ...'nın davalı şirkete borçlu bulunduğunun tespit edildiğini, güven duygusunu yitirdiğini, TTK'nın 630/3. maddesindeki koşulların olduğunu ileri sürerek, şirket müdürü davalının yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, soyut nitelik taşıdığını, 09/07/2015 tarih ile mahkemece denetim kayyımı atandığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1073 Esas sayılı dosyasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket, davaya yanıt vermemiştir.
BİRLEŞEN 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2017/511 ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA: Davacı vekili, müvekkil ile davalı gerçek kişinin, diğer davalı şirkete %50 pay sahibi olduğunu, müşterek temsil ve ilzama yetkili bulunduklarını, davalı gerçek kişinin talebi ile ... 1. ATM'nin 2014/1073 Esas sayılı dosyasında davalı şirkete denetçi kayyım ataması yapıldığını,yapılan inceleme sonucunda davalı şirket müdürünün davalı şirkete ait hesaplardan kendi kişisel banka hesabına paralar aktardığını, davalı şirkete ait emtiayı kendisinin tam pay sahibi olduğu Sistata şirketine ucuz şekilde satış yaptığını, şirketi zarara uğrattığını, davalı şirkete ait aracı yine bedelinin altında anılan şirketine satışını gerçekleştirdiğini, davalı gerçek kişinin diğer davalı şirkete ait Esr-20-40-100 model medikal cihazı, 24 adet Vacaplus Sf-8000 Koagülasyon cihazını, 21 adet Vacaplus Esr-120, 2 adet Vacaplus Sf-8000, & adet Vacaplus Sf-400 ve adet Easyreader cihazını kendisine ait ve başka şirketlere, davalı şirket zararına satışını gerçekleştirdiğini, yine davalı şirkete ait olan 800 adet Vacuplus PT kitini, 800 adet Vacuplus APTT kitini, 200 adet Fibrinogen kitini, 2000 adet küvet+bilyayı, 10 adet Level 1 kontrol kitini ve 10 adet Level 2 kontrol kitini kendi firmasına satışını yaptığını, ancak satışı faturalandırmadığını, Vacuplus marka koagülasyon kitleri ile sedimantasyon tüplerini karşılıksız kullandırdığını, dava dışı ... firmasına kira alacağını zamanında ödemediğini, anılan firmanın dava açmasının kaçınılmaz olacağını, bu nedenle davalı şirketin ve müvekkilinin zarara uğrayacağını, 220.000 adet sedim tüpünün bedelsiz şekilde davalı müdür tarafından kendisi firmasına devrinin yapıldığını, davalı şirketin ve müvekkilinin zararının oluştuğunu, yine davalı şirket adına ticari kar eklenmeden mal alımı ve satışlar yaptığını, davalı müdürün diğer davalı adına olan kargo bedellerini ödemediğini, ... firması adına sehven ödemeler yaptığını, iade etmediğini, bu firma tarafından açılacak davalar nedeniyle de anılan davalının, diğer davalı ve müvekkilini zarara uğratacağını, müvekkilinin davalı şirkete borç verdiğini, zamanında ödeme yapılmadığını, geç ödendiğini, buna diğer davalının neden olduğunu, bu yönüyle faiz zararının oluştuğunu, davalı müdürün yetkilerini kötüye kullandığını ileri sürerek, davalı gerçek kişinin, diğer davalı şirket hesaplarından kendi hesaplarına aktarılan paralar nedeniyle müvekkili zararının şimdilik 100,00 TL'sinin, davalı şirketin aracının rayicin altında satılması nedeniyle müvekkili zararının şimdilik 100,00 TL'sinin, davalı şirkete ait emtianın diğer davalının kişisel firmasına düşük bedelle satışı nedeniyle oluşan müvekkili zararının 100,00 TL'sinin, yine aynı şekilde davalı şirkete ait olup diğer davalının şirketine faturalandırılmadan satışı yapılan emtia nedeniyle müvekkilinin oluşan zararının 100,00 TL'sinin, sedim tüpü satışı nedeniyle oluşan zararının 100,00 TL'sinin, Esr tüpleri ve koagülasyon kitlerinin rayiçleri altında satışı nedeniyle oluşan zararının 100,00 TL'sinin, verilen borç nedeniyle müvekkilinin oluşan faiz zararının 100,00 TL'sinin faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmitir.
CEVAP: Davalı ... vekili, şirket ortağı davacının, davalı şirketin zararını doğrudan talep hakkının bulunmadığını, aktif dava ehliyetinin olmadığını, davalı şirketin, gerçek kişi taraflarca kurulduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi eylemleri ile özellikle dava dışı kendisine ait ... firmasına kazanç sağladığını, çoğu kararın birlikte alındığını, şirketin bir süre ceza aldığını, taraflarca buna göre işlemler yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket, davaya yanıt vermemiştir.
BİRLEŞEN 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/260 ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA: Davacı vekili, davalı ile dava dışı ...'ün müvekkil şirketin yarı yarıya hissedarı olduklarını, her iki ortağın da şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürlük sıfatına sahip bulunduklarını, diğer tarafın bilgisinde olduğu gibi her iki ortağında başkaca şirketlerinin de olduğunu, dava dışı ...'ün ... Tanı ve Tedavi Sis. Ltd. Şti., davalının ise ... Medikal Sis. Ltd. Şti. ünvanlı şirketlerin tam pay sahibi bulunduklarını, ana sözleşmede rekabet yasağına ilişkin hükmün olmadığını, şirket ortaklarının 2013 yılının sonuna doğru ortaklığın sona erdirilmesi ve sözleşmeleri devam eden ihalelerin tamamlanması akabinde şirketin tasfiye edilmesi yönünde karar aldıklarını, buna istinaden 2014 yılından itibaren şirket adına hiçbir ihaleye katılınmadığını, 2014 yılı Ocak ayında taraflar arasında tam bir anlaşma sağlanamaması rağmen davalının, çalışanların işine son verdiğini, şirketin tüm fatura irsaliye, ön muhasebe stok programının mevcut olduğu bilgisayar ile demirbaş eşyalarının yarısını, kendisine ait diğer firmanın faaliyet gösterdiği ofise taşıdığını, bu durum nedeniyle hakkında yapılan şikayet üzerine ... 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/29 Esas sayılı dosyasında yargılamanın sürdüğünü, yaşanılan olaylar sonucunda ortaklığın fiilen bitirildiğini, ihalelerden kaynaklanan edimlerin ifası bakımında şirketin zor durumda bırakıldığını, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1073 esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin zarara uğratıldığının tespit edildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının müvekkil şirkete borçlu olduğunun belirlendiğini, yönetime kayyımı atandığını, davalının sahibi olduğu ... firmasına yaptığı satışlar ve geri alışlar sebebiyle şirketi 21.608,60 USD zarara uğrattığı gerekçesiyle şirket ortağı ... aleyhinde ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/82 sayılı dosyasında dava açtığını ve bu dosyada alınan bilirkişi raporuyla söz konusu zararın tespit edildiğini, ayrıca Yapı Kredi Bankası ve İNG Bankta krediler çektiği ve ödenen faizlerle şirketi zarara uğrattığını, hem müdür sıfatıyla, hemde pay sahibi sıfatıyla yükümlülüklerini ihlal ederek şirketin zararına neden olduğundan bahisle öncelikle açılan davanın ... 10. ATM'nin 2017/82 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, akabinde davalının icra ettiği eylemler sonucunda müvekkili şirket zararının tespiti ile fazlaya dair hakların saklı tutularak şimdilik TTK kapsamında şirket zararının 123.545,99TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davranmadığını, müvekkiline ait ... firması ile davacı şirket arasındaki alım satımların piyasa fiyatları altında gerçekleştiğini, bu nedenle davacı şirketin ihalelerden kaynaklanan sorumlulukları ve taahhütleri yerine getirmesi konusunda desteklendiğini, müvekkilinin davacı şirketin var olabilmesi ve işlerinin tamamlanabilmesi için sahibi olduğu firmaların marka ve distribütörlük haklarının bedel alınmaksızın davacı şirkete kullandırıldığını, ayrıca kötü niyet sergileyen ve muhtelif davalar açılmasına sebebiyet verdiğinden diğer ortak ...'e davanın ihbarını ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR : Asıl ve birleşen davalarda yer alan... Medikal Tek. Lmd. Şti'nin ticaret sicil dosyası getirtilmiştir.
... 1. ATM'nin 2014/1073 Esas sayılı dosyası celbedilmiştir.
Davada yer alan... firmasının banka ve muhasebe kayıtları, bilançoları, noter ihtarnameleri, e-posta kayıtları, idarelerle yapılan sözleşmeler ve ihale dökümanları sunulmuştur.
Dava dışı ... ve ... şirketlerinin ticaret sicil dosyaları getirtilmiştir.
Dava açılmasına ilişikin kayyım heyet kararı ibraz edilmiştir.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinden 2017/511 Esas sayılı dosyası celbedilmiştir.
Davalarda yer alan... firmasına ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde mali bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, düzenlenen raporda; şirketin ortaklarının davalarda yer alan diğer iki gerçek kişi oldukları, ayrı ayrı şirketi temsil ve ilzama yetkili bulundukları, şirkete olan alacak ve borç durumlarını tespit ettiği, araçla ilgili uzmanlığının olmadığı, diğer iddialar bakımından medikal uzmanın da heyetti yer alması gerektiğini görüş olarak açıklamıştır.
Nitelikli hesap ve bankacı bilirkişi eklenerek oluşturulan bilirkişi raporunda; mali tespitlere katılındığı, gerek ... 1. ATM'nin yeni esasla 2019/641 Esas sayılı dosyasındaki tespitlere gerekse mali bilirkişi tespitlerin yerinde olduğu, davalı-birleşen davada davacı ...'nun eylemleriyle şirketi zarara uğrattığı, temsil yetkisinin kaldırılması hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır.
Yeniden SMMM, işletme uzmanı, nitelikli hesaplama uzmanı, makine mühendisi ve medikal uzmanından oluşturulan bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, bu raporlarda; asıl davada davalının şirket adına alınmış emtiayı önce kendi firmasına piyasa rayicinden düşük fiyatla satış yapıp sonra yüksek fiyatla tekrar davalı-birleşen davada davalı ve davacı şirkete satarak zarara neden olduğu, bu zararın 19.763,50 USD tutarında bulunduğu, ayrıca şirket adına krediler kullandığı, kendi adına aktarımlar yaptığı, şirketin faiz zararının olduğu, bir kısım kredinin davalı ...'nun zimmetinde kaldığı, sonradan muhasebeleştirildiği, şirkete ait 06 DY 8201 plakalı aracın 41.750,00 TL rayicinin olmasına rağmen birleşen davada davalı ... tarafından firması ... Ltd.Şti'ye 30.750,00 TL'ye satışının yapıldığı, şirketin zarara uğratıldığı, davalı-birleşen davada davacı ... firması ... Ltd.Şti'nin 91.341,27 TL borçlu olduğu, temsil yetkisinin kaldırılması hususunun mahkeme takdirinde bulunduğu, krediler nedeniyle oluşan şirket zararının 9.349,60 TL tutarında olduğu hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE: Asıl dava, limited şirket müdürünün azli, birleşen dava, limited şirket ortağının uğradığı zararın tazmini ve alacak, birleşen diğer dava ise, limited şirket tarafından müdür ortak aleyhine açılan tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta asıl ve birleşen davada davalı, birleşen davada davacı Şirketin, 10/08/2009 tarihinde medikal malzemeler alanında faaliyette bulunmak üzere, diğer taraf gerçek kişilerce kurularak tüzel kişilik kazandığı, %50 pay sahibi bu gerçek kişilerin şirketi 20 yıl süre ile ayrı ayrı temsil ve ilzama yetkili oldukları, şirket faaliyetini devam ettirirken asıl davada davacı, birleşen davada davalı ...'ün talebiyle şirkete ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1073 Esas sayılı dosyasında denetim kayyımı atandığı, yapılan incelemede tarafların şirkete ait usulsüz işlemlerinin ortaya çıktığı iddiasıyla eldeki davaların açıldığı, daha sonra anılan davada denetçi kayyımı atanmasının yersiz olduğundan bahisle kararın bozulduğu, birleşen 12. ATM'nin 2022/260 Esas sayılı davasında sorumluluk davası açılması yönünde genel kurul kararı sunulmadığı, denetçi kayyımı kararının ibraz edildiği, yargılamaya devam edildiği, asıl davada şirket müdürünün azlinin istendiği, birleşen ... 6. ATM'nin 2017/511 Esas sayılı dosyasında davacı ortağın, diğer davalı ortak ve müdür ile şirketten tazminat ve alacak iddiasında bulunduğu, birleşen ... 2. ATM'nin 2022/260 Esas sayılı dosyasında da, davacı şirketin, müdür ortaktan tazminat talep ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, asıl davada haklı sebeple müdür azli koşullarının oluşup oluşmadığı, birleşen ... 6. ATM'nin 2017/511 Esas sayılı dosyasında, davacının ileri sürdüğü zarar kalemleri ile alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, birleşen ... 12. ATM'nin 2022/260 Esas sayılı dosyasında ise, davacı şirketin zararının doğup doğmadığı, davalı müdür ortaktan tazmini koşullarının olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 630. maddesi uyarınca her ortak, haklı sebebin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasın veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Aynı düzenlemede, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesini haklı sebep olarak kabul etmiştir. Müdürün azli davası, azli istenen müdür aleyhine ikame edilmesi gerekmektedir. Şirkete karşı müdür azli davası açılamayacaktır. Davacıların, müdür azli istemli davası bakımından davalı şirkete husumet düşmeyecektir.
Asıl davada davalı gerçek kişinin tek başına temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu sabittir. Bu davalının, davalı olarak gösterilmesi gerekli ve yeterlidir. O halde, asıl davada davacının, müdür azli davasının davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer davalı hakkındaki davasına gelince; davalı ...'nun, müdürlük görevi sırasında kendisinin tam pay sahibi olduğu, davalı-birleşen davalarda davalı ve davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunan ... firmasıyla da faaliyetini sürdürdüğü, müdür olduğu şirket adına ithal edilen ve ona ait bulunan bir takım medikal ürünleri önce kendi şirketine piyasa rayicinden düşük bedelle satışını yaptığı, daha sonra aynı ürünleri yüksek bedelle tarafların ortak olduğu şirkete alışlarını yaparak zarara neden olduğu, bu alış ve satışların hacminin yüksek bulunduğu, alınmış ortak bir karar olmadığı halde, ortak olunan şirketin kendisinden hizmet alımı yaptığı, bunların ortaklar arasında uyuşmazlık çıkması sonrası faturalandırıldığı, şirket adına krediler kullanılarak kendi hesabına borç kaydının yapıldığı, şirket hesaplarından denetimsiz şekilde paralar çektiği, kendi şirketinin ortak olunan şirkete borçlandırıldığı, bu işlemlerin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile müdürün iyi yönetimiyle bağdaşmadığı, güven ilişkisinin zedelendiği sonucuna varıldığından, asıl davada davacının, davalı ...'nun müdür azli isteminin yerinde olduğu sonucuna varılmış ve bu davalı hakkındaki davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen davalar bakımından yapılan incelemeye gelince; somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 553 ve devamı maddeleri uyarınca limited şirketlerde kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yöneticiler, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Bu sorumluluk, kusur ilkesine dayanmaktadır. Başka bir anlatımla, kusur yoksa yöneticinin de bir sorumluluğu söz konusu değildir. Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için de öncelikle bir zararın doğması şarttır.
Yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ancak, böyle bir davanın açılabilmesi, genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır.
Yukarıda açıklandığı üzere, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Dava hakkının kullanılması, ortaklığın dava açma hakkında olduğu gibi, genel kurul kararına bağlı değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak TTK'nın 355/1 maddesi uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Esasen, bu zararın üçüncü kişinin gördüğü zarardan tek farkı, ortak olmanın sonucu olmasıdır. Bbu dava türünde ise ortaklar, talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isterler.
Birleşen ... 6. ATM'nin 2017/511 Esas sayılı davasında davacı, ortaklık sıfatına dayalı olarak taleplerini ileri sürmüş, iddialarının biri hariç, davalı müdürün tasarrufu işlemleriyle şirketi zarara uğrattığını, kendisinin de bu şekilde zararının doğduğunu ileri sürerek her bir kalem için belirtiği kısmi tazminatın kendisi adına tahsilini istemiştir. Ancak, davacının, şirket müdürü aleyhine açtığı işbu davada ileri sürdüğü tüm iddialar, esasen diğer davalı şirketin mal varlığını azaltıcı işlemlerdir. Başka bir ifadeyle, davalı şirketin doğrudan, davalı ortağın ise dolaylı zararına yöneliktir. Şirketin gerek emtiasının gerekse aracının davalı müdürce zararına satışı iddiası, davacı ortağın doğrudan zararı kapsamında bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, ileri sürülen işlemler dolayısıyla davacının davasında hükmedilecek tazminatın ortak olunan şirkete verilmek üzere açılması gerekmektedir. O halde, davacının, davalı ... hakkındaki davasının, dolaylı zararın kendi adına tahsili yönünde talepte bulunması dikkate alınarak açılış biçimi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının, diğer davalı hakkındaki iddiası, şirkete verilen borç nedeniyle oluşan faiz zararına ilişkindir. Öncelikle olarak borç verildiği iddiası tam olarak kanıtlanmadığı gibi, kaldı ki, TBK'nın 131. maddesi uyarınca, asıl borç ifa veya diğer nedenle sona erdiğinde, aksine sözleşme ve/veya önceden bildirim yoksa yahut durum ve koşullardan aksi anlaşılmıyarsa, faiz v.s buna bağlı hak ve borç da sona erer. O halde, davacının, davalı şirket hakkındaki davasının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen ... 12. ATM'nin 2022/260 Esas sayılı dosyasında davacı şirket, davalı müdürden doğrudan zararının tahsilini istemiştir. Bu dava, esas itibariyle limted şirket tarafından yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davası niteliğindedir. Limited şirketler bakımından da bu davanın açılması için ortaklar genel kurul kararı gereklidir. Ancak, davacı iki ortaklı olup, %50 pay sahiplidir. Mahkememizce verilen süreye rağmen genel kurul kararı ibraz edilememiştir. Esasen, diğer %50 ortak davalı konumundadır. Böyle bir durumda dahi genel kurul kararı, işbu davanın görülmesinin özel şartıdır. Sonradan kaldırılan denetim kayyımı her ne kadar işbu davanın açılması yönünde karar ibraz etmiş ise de, anılan karar, gene kurul kararı niteliğinde olmayacaktır. O halde, birleşen ... 12 ATM'nin 2022/260 Esas sayılı davasının, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-A- Asıl davada davacının davalı... Medikal Teknoloji Ltd. Şti. hakkındaki davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
B-Davacının, davalı ... hakkındaki davasının kabulüne, anılan davalının... Medikal Teknoloji Ltd. Şti. müdürlüğünden azline,
C-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile noksan olan 584,00 TL'nin davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
D-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL peşin harcın davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
E-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen talep yönünden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
F-Davalı... Medikal Teknoloji Ltd. Şti.vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen talep yönünden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
G-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı ile 13.201,00 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri toplamı 13.232,40 TL'den davanın kabul ve red oranına göre taktiren 1/2 oranında hesaplanan 6.616,20 TL'nin davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
2-A-Birleşen ... 6. ATM’nin 2017/511 Esas sayılı dosyasında davacının davalı şirket hakkındaki davasının reddine,
B-Diğer davalı hakkındaki davanın, dolaylı zararın doğrudan kendisine adına tahsili yönünde talepte bulunması dikkate alınarak davanın açılış şekli nedeniyle reddine,
C-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile noksan olan 584,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
D-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince talep edilen miktarlar üzerinden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı... Medikal Teknolojiler Limited Şirketi'ne, 600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
E-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
3-Birleşen ... 12. ATM’nin 2022/260 Esas sayılı dosyasında davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
A-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 2.109,86 TL'den mahsubu ile arta kalan 1.494,46 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
B-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
C-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
D-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan avanslardan arta kalanların karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.