T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/794 Esas
KARAR NO : 2024/584
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... - TCN: ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALILAR : 2- ... -
4- ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat ( İş Hukukundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2018
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2024
Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, 1993 yılında İstanbul'da faaliyete başlayan ... Matbaa Malzemeleri matbaa ve basım sektöründe dünyanın önde gelen grupları ile distribütörlük anlaşmaları yaparak Türkiye pazarında başarılı bir ticari hayata sahip olduğunu, müvekkilinin matbaa sektöründe, sektörün ihtiyaç duyabileceği birçok ürün çeşidini, toptan matbaalara sattığını, 1999 yılında, ... şubesini kurduğunu, Davalılardan ...'ın, müvekkilinin ... Şubesinde, Şube Müdürü olarak 07/09/1999 tarihinde işe başladığını, davalının aynı zamanda ekte yer alan ortaklar genel kurul kararı ve ticaret sicili gazetesinde görüleceği gibi müvekkili firmanın ... Şubesinin müdürü olduğunu, davalının müvekkili şirketi münferiden, şirket kaşesi altında münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili olarak atandığını, davalı ...'ın hiç bir gerekçe göstermeden 07/07/2018 tarihinde iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini, Davalı ...'ın 07/07/2018 tarihinde işten ayrılmadan önce ekte sundukları Ticaret Sicili Gazetesinde görüleceği gibi diğer davalı firma ...Tanıtım Matbaa Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini kurduğunu, İlgili şirketin 01/06/2018 tarihinde ... Ticaret Odası bünyesinde tescil olduğunu, tescilin 06/06/2018 tarihli 9594 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 1444. Sayfasında yayınlandığını, şirketin tek ortaklı olarak davalı ... tarafından Limited Şirket olarak kurulmuş olup şirketin temsil ve ilzamına yetkili kişinin davalı olduğunu, Davalı ...'ın, Müvekkili firmada ... Bölge Müdürü olarak çalışan, tacir yardımcısı görevinde bulunduğunu, Davalının TBK m. 551-554'de düzenleme bulan, bağlı tacir yardımcılarından olduğunu, bu kapsamda, TBK m. 553'e göre: bir işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller veya diğer tacir yardımcıları, işletme sahibinin izni olmaksızın, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendilerinin ya da üçüncü bir kişinin hesabına işletmenin yaptığı türden bir iş yapamayacakları gibi, kendi hesaplarına bu tür işlemleri üçüncü kişilere de yaptıramayacaklardır. TBK m. 553 gereğince kanuni rekabet yasağının kapsamına bir işletmenin bütün işlerini yöneten veya işletme sahibinin hizmetinde bulunan ticari temsilciler, ticari vekiller veya diğer tacir yardımcıların girdiğini, davalı ...'ın da, müvekkili firmada ... Şube Müdürü olarak çalışırken 01/06/2018 tarihinde müvekkili firma ile birebir aynı işkolunda faaliyet gösteren diğer firma olan “...Tanıtım Matbaa Makine Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketini” kurarak bu eylemi ile TBK da tacir yardımcıları için düzenlenmiş olan kanundan doğan rekabet yasağını açıkça ihlal ettiğini, davalı ...'ın, rekabet yasağına dönük bu eyleminin birebir aynı konuda faaliyet gösteren şirket kurmakla kalmayıp, müvekkili firmanın ... Şubesinde çalışan ..., ..., ...ve Kadir Ünsal isimli çalışanları da kurmuş olduğu yeni şirkete götürerek işe başlattığını, davalı ...'ın, işyerinden ayrılırken de müvekkili firmaya, distribütörlüğünü yaptıkları bir firma tarafından hediye edilmiş olan iki adet şahsına ait olmayan bilgisayarı da yanında alıp götürdüğünü, bu bilgisayarların, işyerinde davalı ...'ın tamamen iş için kullandığı ve ticari bilgilerin de mevcut olduğu bilgisayarlar olduğunu, müvekkili firmanın muhasebe biriminin geçmişe dönük yapmış olduğu incelemelerde yaptığı ilk tespitin, davalı ...'tan kaynaklı şirket hesabındaki 190.000,00- TL'lik açık olduğunu, bu durumun şirket ortağı Tevfik Sayılkan ve şirket yetkililerinden Mehmet Sayılkan tarafından ...'a bildirildiğini, hesabında bulunan ve şirkete ait olan paranın derhal iade edilmesi aksi halde suç duyurusunda bulunacaklarının belirtilmesi üzerine davalı ...'ın 19/07/2018 tarihinde banka kanalı ile 190.000,00-TL'yi ödedini, açıklama kısmına da “işten ayrılmam sebebi ile alınan avansın iadesi” olarak belirtildiğini, davalı ...'ın ... Şube Müdürü olarak şirketin tüm bilgilerine haiz, müşteri portföyüne hakim, ticari sırlarını da bilen konumda olduğunu, davalının eski işvereninin müşteri listelerini kullanarak kendi kurduğu işte bu müşterilere mal ve hizmet satmasının haksız rekabeti oluşturduğunu, davalı ...'ın müvekkili firmadaki konumu gereği tüm bilgilere hakim olup, kendi adına kurmuş olduğu şirkete de müvekkil firmanın ticari sır niteliğindeki tüm bilgileri götürdüğünü, bu bilgilerden birinin de müvekkilin mal alım satımı yaptığı müşteriler olduğunu, müvekkili firmanın, ... Bölgesinde düzenli olarak satış yaptığı firmalardan bazılarının davalıdan alım yaptığını, müvekkili firmanın ürün tedarikçilerinden bir kaçının da davalıya gittiğini, davalı ...'ın henüz müvekkili firmada çalışırken aynı konuda faaliyet gösteren ...Tanıtım Matbaa Makine San. Tic. Ltd. Şti.ni kurarak, müvekkili firmanın düzenli müşteri ve tedarikçilerini kendi firmasına yönlendirdiğini, davalı ...'ın, bu eylemleri ile müvekkili firmanın, bilirkişi incelemesi sonucu müşteri cari hesaplarında görüleceği gibi cirosunun anlamda düştüğünü, müvekkili firmadan düzenli olarak mal alımı yapan firmaların, 2018 yılı 6. Ve 7. Aylarda diğer Davalı ...tanıtım firmasından, fatura karşılığı mal alımı yaptığını haricen duyduklarını, ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, davalı ...'ın müvekkili firma ile çalışırken kurduğu şirkete müvekkili firma ile çalışan müşterileri aktardığını, kendi şirketinden mal satımı yaptığını, bunu yaparken de müvekkili firmaya çalışmaya devam ettiğini, bunun dışında müvekkili firmadan düzenli mal alımı yapan diğer firmalar; Ayrıntı matbaacılık Ltd. Şti., Sistem ofset Ltd. Şti., Reaksiyon A.Ş, Kalkan Matbaa Ltd. Şti., ...Promosyon Ltd. Şti.... ... .... .... .... .... .... .... .... Ltd. Şti., ... Ltd Şti. Olduğunu, bu firmaların da müvekkili firmadan alım miktarını ya çok düşürdüğünü ya da alım yapmamaya başladıklarını, adı geçen ve müvekkili firmanın müşteri portföyünde yer alan müşterilerin, davalı ...'ın kurduğu şirketten alım yaptığını, bu durumun serbest piyasa ekonomisi ile açıklanamayacak boyutta olup, davalının diğer davalılarla eylemlerinin ticari etik ve ahlaktan uzak, yasaların korumadığı eylemler olduğunu, davalı ...'ın kurduğu ...Tanıtım Matbaa Makine Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketine ait olan tüm ticari defterlerin yerinde incelenmesi halinde, müvekkili firmalarla çalışan ama artık çalışmayan müşterilerin alım yaptığına dair faturaların tespit edilebileceğini, müvekkili firmanın, mali departmanın henüz tespit edebili kadarı ile ... Bölgesinde 2017 yılı ile 2018 yılı arasında çok ciddi ciro farkı olduğunu, bunun dışında, ticari sır kapsamındaki müşteri portföyünün davalı ... tarafından, müvekkili firma ile çalışırken kurduğu ...Matbaaya Ltd. Şti. ve diğer davalı ...'ın sahibi olduğu ... Ltd. Şti ye aktarılması ile 2018 yılı 6. Ayından itibaren çok ciddi anlamda maddi kayıp yaşandığını, dava açtıkları süreçte haricen aldıkları duyumlara göre davalı ve işbu dava da davalı ...'ın, müvekkili firma aleyhine haksız rekabet doğuran eylemlerine devam ettiklerini, davalı ...'ın müvekkili firmada çalışmaya devam ederken kurmuş olduğu davalı ...Matbaa Ltd. Şti. isimli şirketini, davalı ... Ltd. Sti'nin sahibi davalı ... adlı kişiye 19/07/2018 tarihli genel kurul kararı ile 1.000.000- TL bedel ile devrettiğini, şirketi devralan kişinin, ekte sundukları faturalardan da görüleceği gibi müvekkili firmadan düzenli mal alımı yapan bir firma olan ... Ltd. Şti.'nin sahibi ... olduğunu, davalı ...'ın, diğer davalı ile beraber müvekkili firmaya ait olan ticari sırları ifşa etmek sureti ve bahsettikleri diğer eylemleri ile rekabet yasağına aykırı davrandıklarını, davalı ...'ın da iyi niyetten uzak ve kasıtlı olarak bu eylemlere ortak olduğunu belirterek, davalı ... da dahil olmak üzere tüm davalılar hakkında haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasına, davalıların kendi adına yaptığı işlemlerin müvekkili adına yapılmış sayılmasına ve bu işlerden elde edilen menfaatlerin müvekkili firmaya devredilmesine, bu kapsamda oluşan tüm maddi zararların tazminine ve müvekkili firmanın iktisadi menfaatlerinin zarar görmesi nedeniyle davalılar hakkında 10.000,00- TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, 1989 yılında matbaacılık konusunda eğitime başlayan müvekkilinin 1993 yılından itibaren matbaa malzemeleri satış ve pazarlama işi ile iştigal ettiğini, 1993 yılından itibaren matbaa malzemeleri satış ve pazarlama işi ile uğraşan müvekkilinin kısa sürede büyük bir müşteri portföyü elde etmiş olup, İstanbul'da kâin davacı şirket tarafından 1999 yılında, aylık maaş + ... ilinde yapacağı satışlardan elde edilecek yıllık net karlar üzerinden %10 oranında kar payı primi karşılığında, ... Şube Müdürü olarak iş teklif edilmiş olup taraflar arasında mutabakat sağlanarak 19.08.1999 tarihinde müvekkili davalının şirketin ... Şube Müdürü olarak işe başladığını, 19.08.1999 tarihinden 01.07.2018 tarihine kadar tüm özverisi ve müşteri portföyü ile davacı şirkete hizmet verdiğini, bu hizmetleri ile 12.567.938,67-TL net kar elde etmesini sağladığını, müvekkilinin davalı şirketle olan anlaşmasına göre, davalı şirkete yaptırdığı 12.567.938,67-TL net karın %10'u karşılığında 1.256.793-TL prim almış olması gerektiğini, oysaki müvekkiline, bu miktarda prim ödenmediği gibi, gecesini gündüzüne katarak çalışan müvekkiline fazla çalışma ücretlerinin de ödenmediğini, alacaklarını talep eden müvekkiline de 19 yıl sonra delil listeleri ekinde sundukları ağır iş sözleşmesi imzalatılmak istenildiğini, müvekkilinin bu sözleşme ile haklarının elinden alınacağını anlayarak iş akdini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin davacıdaki işinden yukarıda izah ettikleri üzere haklı nedenle ayrılmış olup, davacı ile haksız rekabet etmek amacı olmadığı gibi diğer davacı çalışanlarını da bu konuda yönlendirmediğini, müvekkili davacının yanındaki işinden haklı nedenle ayrıldıktan sonra, ağabeyine ait işyerinde çalışmaya başlamış olup, 6 ay kadar ağabeyinin yanında çalışıp, sonrasında tecrübeli olduğu işe geri dönmek amacıyla Kasım ayı başında ...Tanıtım isimli firmada iş başı yaptığını, bilindiği üzere sadakat borcu hizmet süresinin devamı esnasında söz konusu olup, söz konusu borcun iş sözleşmesinin sona ermesiyle ortadan kalktığını, sözleşmenin tarafları rekabet etmeme yükümlülüğünün iş sözleşmesi sona erdikten sonra da devam etmesini istiyorlarsa ya iş sözleşmesine bu konuda cezai şart koymalı ya da ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi yapması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında yazılı bir iş sözleşmesi bulunmadığını, sözlü olarak da rekabet yasağı sözleşmesi ya da cezai şart sözleşmesi yapılamayacağına göre davacının bu konudaki iddialarının mesnetsiz kaldığını, ayrıca İş Kanunun yeni işverenin sorumluluğunu düzenleyen 23. Maddesinde süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işyerinin işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girmesi hali hükme bağlanmış olup, işçinin haksız fesih iddiası ve bu haksız fesihten dolayı evvelki işyerinin haksız fesihten doğan hakları belirli şartlar altında İş Mahkemesi nezdinde açılacak dava ile talep edilebildiğini, Anayasanın 48. Maddesinde teminat altına alınan mesleğini ve işini icra edeceği yeri serbestçe seçebilme; dolayısıyla değiştirebilme özgürlüğüne sahip olduğunun kesin ve kuşkusuz olduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği diğer çalışanların da davacı yanındaki işlerinden haklı nedenle ayrılmak zorunda kalmış olup, bu nedenle davacıyı İş Mahkemeleri nezdinde dava ettiklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Tanıtım ... Ltd. Şti ve ... Matbaacılık vekili , cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, ... isimli davalının, müvekkilleri ..., ... ve ...Tanıtım ile birlikte 2018 yılı 6. Ayından itibaren davacının işlerini müvekkili ... ve ...Tanıtım'a kaydırdığı iddiası ile müvekkilinden haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talep ettiğini, ...'ın davalılar ... ve ...Tanıtım firmalarının yetkilisi olup, müvekkili ...'ın da şahsen davacı ile aynı nitelikte bir ticari faaliyetinin olmadığını, müvekkilinin davacı ile aynı iş kolundaki ...Tanıtım isimli firmasının yetkilisi olsa da ...Tanıtım'a yöneltilecek davalarda şahsi sorumluluğunun olmadığını, davacının müvekkili ... hakkındaki iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkili ...Tanıtım hakkındaki iddialarının da kabulünün mümkün olmadığını, keza davacı tarafından müvekkili ...Tanıtım'a "eski çalışanları" hakkında herhangi bir ihbar ve bildirim yapılmamış olup, davacının hangi ticari faaliyetleri olduğu, kimlerle hangi koşullarda çalıştığının müvekkili firma tarafından bilinmediğini, davacının dilekçesinde belirttiği müşterilerinin bir kısmı ile müvekkili firmanın herhangi bir ticaretinin de olmadığını, ticaret yaptığı müşterilerinin ise davacı ile haksız rekabet yaparak kazanmadığını, iş bu dava açıldıktan sonra yaptıkları araştırmaya göre davacının "sözde elinden alınan müşterilere halen mal satmaya devam ettiğini, sonuç olarak müvekkilinin ticaretinin tamamen ticari kurallara uygun olup, davacıya karşı haksız rekabet niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava; Maddi ve Manevi Tazminat İstemine İlişkindir.
Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir.
Dava dilekçesi ile davalı ...'ın davacı şirketin şube müdürü olarak çalıştığı, 07/07/2018 tarihinde iş akdini tek taraflı feshettiğini, davalının iş akdini feshetmeden önce 01/06/2018 tarihinde diğer davalı ...Tanıtım matbaa ... Şirketini kurduğunu, kuurlan bu şirketin davacı şirket ile birebir aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, Davalı ...'ın bu eyleminin rekabet yasağına aykırı olduğunu, aynı zamanda davacı şirketin çalışanlarını da kurduğu yeni şirkete götürerek orada işe başlattığını, davalı ...'ın şube müdürü olduğundan şirketin tüm bilgilerine ,müşteri portföyüne sahip olduğunu, ticari sırlarını bildiğini, yine davalı şirketin kurmuş olduğu ...Tanıtım şirketini , davalı .... Şirketinin sahibi davalı ...'a devrettiğini, davalının diğer davalılar ile birlikte hareket ederek davacı firmaya ait olan ticari sırları ifşa etmek ve diğer eylemleri ile rekabet yasağına aykırı davranmasına diğer davalılarında iyi niyetli olmadan kasıtlı ortak olmasından ötürü maddi ve manevi tazminat talep edilmektedir.
... 23 Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada; sanık ... ve ... hakkında 6102 sayılı kanuna muhalefetten dava açıldığı, Sanık ... hakkında beraat kararı verildiği, diğer sanık ...'ın haksız rekabet suçunu işlediğinden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, ceza mahkemesi kararı, ticaret sicil kayıtları tüm dosya bir arada değerlendirildiğinde; Davalı ...'ın haksız rekabet eylemlerinin iş sözleşmesinin geçerli olduğu dönemde başlayıp devam ettiği, davalı Hakkının davacı şirketten henüz istifa etmeden davalı ...Tanıtım ... Şirketini kurduğu dosya kapsamında sabittir.
Dosya kapsamında davalı ... ile davacı şirket arasında yapılmış bir yazılı rekabet etmeme sözleşmesi bulunmamaktadır.
İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözme görevinin iş mahkemesine verilmiş olup bu durum Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinde belirtilen "aksine durum" ibaresi kapsamında kalmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/3076 Esas 2021/9789 karar sayılı ilamında ; "İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla,yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden bu karardan dönülmesi gerektiği anlaşılmıştır." denilerek uyuşmazlıkta yargılamaya iş mahkemelerinin görevli olduğu vurgulanmıştır.
İş mahkemeleri, Ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olmakla , mevcut dosyada uyuşmazlığın kaynağının iş sözleşmesi olduğundan iş mahkemelerinin görevli olduğuna hükmedilmiştir.
Yine dosyada diğer davalılar açısından da tazminat talebinde bulunulmuş ise de; davalıların eylemlerinin iştirak halinde ve kötü niyetli işlendiğinin iddia edildiği, tüm davalıların eylemlerinin bir arada değerlendirilmesi gerektiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/1189 E. 2021/1171 K. Sayılı 26.10.2021 tarihli kararında da "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesinin düzenlendiği, buna göre hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu, aynı Kanun'un 166. maddesinde de bağlantılı davaların birleştirilebileceğinin öngörüldüğü, HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere bağlantılı davaların daha özel nitelikteki mahkemede görülmesinin, göreve ilişkin usul kurallarına uygun düşeceği hususları birlikte değerlendirdiğinde, bu yönden de davaya iş mahkemesinde bakılması gerektiği, nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/31784-33075 E.K. sayılı ilamında da, esasında iş mahkemesinin görevinde olmayan bir davanın, iş mahkemesindeki dava ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde, özel görevli iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmakla" Şeklinde belirtildiği üzere İş mahkemeleri, Ticaret mahkemelerine göre daha özel yetkili mahkemeler olduğundan tüm davalılar açısından özel yetkili mahkemede görülmesi gerektiğinden, mahkemenin görevinin kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği birlikte değerlendirildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya İş Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*