T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/624
KARAR NO : 2025/140
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 22/11/2019
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili, taraflar arasında 29/01/2016 tarihinde '... .... .... Esas sayılı dosyası ile anılan bakiye hak ediş ödemelerinin tahsiline ilişkin alacak davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, 29/01/2016 tarihli taşeronluk sözleşmesi yapılırken davalı iş ortaklığı sözleşmenin 7 nolu 'ödemeler' başlıklı maddesinin ilk paragrafında davalı şirketlerin müvekkillerine vereceği kalıp malzemesi için, müvekkillerinden 30/04/2016, 30/05/2016 ve 30/06/2016 ödeme tarihli 3 adet eşit miktarlı çek alınacağının kararlaştırıldığını ve avans ödemesi olarak nitelendirilen kalıp malzemesinin bedelinin her hakkedişte %25'lik kesinti yapılarak mahsup edileceğinin sözleşmeye yazıldığını, ancak çeklerin teslimi aşamasında çeklerin vadesinde arkasının yazılmaması halinde çekin hükmü kalmayacağı gerekçesiyle çeklerin alınmadığını, müvekkillerinin şu an dava konusu ettikleri 500.000,00 TL bedelli vadesi olmayan boş senedi davalılara teslim ettiklerini, dava ve icra takip dosyasına konu edilen senetten kaynaklı alacaklı olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmadıklarını, ticari defter ve kayıtlarda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, buna rağmen davalıların senedin boş olan vade kısmına 01/11/2016 tarihini yazarak ve bu vadeye göre kambiyo takibi yapma imkanına 2 gün kala 30/10/2019 tarihinde anılan senedi .... .... .... . İş dosyası üzerinden icra takip dosyasına müvekkilleri tarafından yapılacak ödemelerin alacaklı davalılara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı alındığını, davacıların daha önce yukarıda beyan ettikleri üzere davalılara icra takibine konu edilen senet ile alakalı borcu bulunmadığı gibi icra takibine konu edilen senette belirtilen rakamın çok üstünde hala yargılaması devam eden alacak davasına konu edilen alacaklarının bulunduğunu, bu hususun her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde anlaşılacağını, davalıların bu senetten dolayı davacılardan alacağı olduğu kanaati hasıl olursa dahi... .... .... Esas sayılı dosyasından dolayı müvekkili şirketin yüklü alacağı olduğunu ve takas mahsup talebinde bulunduklarını, bu haksız icra takibi nedeni ile davalıların yetkilileri hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, .... .... .... D. İş sayılı dosyasından alınan icra dosyasına yatırılan paranın davalılara ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararı gereği müvekkilleri tarafından ekte sundukları takibin %15'i oranındaki 106.950 TL'lik teminat mektubunun D. İş dosyasına yatırıldığını ve icra takibi miktarı olan 795.000,00 TL'lik teminat mektubu ve daha sonra bakiye olduğu belirtilen 32.000,00 TL'lik ödeme ile tamamen ödendiğini, bu ödemeye rağmen davalıların davacıyı ödeme yapmak zorunda bırakmak için bütün hesaplarına ve mallarına haciz işlemi talep ettiği ve icra müdürlüğü de teminat yatırıldığını, para yatırılmadığı gerekçesi ile bu talebi kabul ederek müvekkili şirketin bütün malvarlığına haciz konulduğunu, bu işlemler üzerine ...9. İcra Mahkemesi'nin 2019/1084 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ileri sürerek, ...29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14374 Esas sayılı icra dosyası ile icra takibinin iptaline, senetten dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, iddianın gerçeği yansıtmadığını, maddi ve hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını, soyut ve ispata muhtaç olan bu iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacıların davalı şirketlere olan borcunu ödememek ve sürüncemede bırakmak için bu davayı açtığını, açılan davanın kambiyo senetlerinden kaynaklı menfi tespit davası olduğunu, davacının bahsettiği taraflar arasında devam eden alacak davasının bu dava ile bir ilgisinin bulunmadığını, aynı şekilde taraflarınca icra takibi açıldıktan sonra davalı şirketlerden alacaklı olan bir takım alacaklıların dosyalarını tespit edip alacak haczi koymasının davacı yanın borçlu olup olmaması ile nasıl bir ilgisinin olduğunun yine zamanaşımına 2 gün kala icra takibi başlatıldığı iddiasının borçluluk iddiasına nasıl bir katkı yapacağı hususunun da taraflarınca anlaşılamadığını, davacı yanın ilgisiz ve aynı zamanda mesnetsiz bir takım iddialar ile bu davayı açtığını, davacıların takibe konu senetten kaynaklı davalı şirketlere borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : Arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
...29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14374 Esas sayılı icra dosyası ibraz edilmiştir.
Takibe mesnet senedin 29/01/2016 tanzim tarihli, 500.000,00 TL bedelli, 01/11/2016 vadeli, keşidecilerinin davacılar, lehtarlarının davalılar olduğu anlaşılmıştır.
Teminat mektubu, ödeme belgesi, fatura örnekleri ve çek sureti sunulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesi örneği ibraz edilmiştir.
...7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/435 D.İş sayılı dosyası ibraz edilmiştir.
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1732 D.İş sayılı dosyası ve bilirkişi raporu sunulmuştur
...Cumhuriyet Başsavcılığından 2019/175766 Soruşturma sayılı dosyası celp edilmiştir.
...2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 2016/910 Esas sayılı dosyası getirtilmiştir.
...Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı ... ile ...'nin halihazırdaki temsil durumlarını ve temsilcilerin kimlik bilgilerini içerir sicil özetleri celp edilmiştir.
Talimat mahkemesi kanalı ile SMMM alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış, düzenlenen raporda; davacı ... Yapı Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. kayıtlarına göre, davacı şirket davalı iş ortaklığına 111.076,37 TL borçlu olduğunu, dava konusu icra takibine konu olan 500.000 TL bedelli bononun davacı şirket kayıtlarında yer almadığı hususu görüş olarak bildirmiştir.
GEREKÇE: Dava, icra takibine konu edilen senetten dolayı menfi tespit ile takibin ve senedin iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu bono niteliğindeki senedin keşidecilerinin davacılar, lehtarlarının davalılar olduğu, kambiyo senedi niteliğindeki bu senedin yasal unsurlarını taşıdığı, davalılar tarafından davacılar aleyhine icra takibine konu edildiği, davacı şirket ile davalıların oluşturduğu adi şirket arasında taşeron sözleşmesi akdedildiği, davacı şirketin taşeron, davalıların oluşturduğu adi şirketin işveren sıfatlarının bulunduğu, bu sözleşmede teminat kapsamında davacı şirketin, peşinat olarak verilen kalıp malzemesinin teminatı için davalılara çek vereceğinin hükme bağlandığı, işin ifa edilmeye başlandığı, davacı şirketin son hak ediş alacağı için davalılar aleyhine ...2. ATM'nin 2016/910 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, bu davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu yargılama aşamasında kararın kesinleştiği, davacıların, sözleşmenin teminat maddesinin sözlü olarak verilecek çeklerin karşılıksız kalması ve ibraz edilmemesi tehlikesi nedeniyle yerine takibe konu senedin imzalanarak ve diğer kısımları boş olarak düzenlendiğini, taraflar arasında taşeron sözleşmesi nedeniyle uyuşmazlık çıkması sonucu diğer kısımları kötüniyetli olarak doldurulmak suretiyle takibe konulduğunu, senedin sözleşmenin teminatı niteliğinde bulunduğunu, davalılara borçlarının olmadığını, aksine sözleşmeden kaynaklı alacaklı bulunduklarını ileri sürerek, öncelikle senedin ve takibin iptaline, kabul edilmediği takdirde ise, dava edilen alacakları dikkate alınarak bu alacakları ile takas ve mahsup edilerek borçlu bulunmadıklarının tespitini talep ettikleri, davalıların ise, iddiaları kabul etmedikleri, senetten dolayı alacaklı bulunduklarını savundukları hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davalılar tarafından davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konulan bononun, davacı şirket ile davalılar arasındaki taşeron sözleşmesinin teminatı olarak düzenlenip düzenlenmediği, bu nedenle davacıların borçlu olup olmadıkları, davalıların alacaklarının bulunup bulunmadığı, varsa davacı şirketin dava ettiği alacağı ile takas ve mahsup şartlarının olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
İddia, savunma, davacı şirket ile davalılar arasındaki taşeron sözleşmesi, icra takip dosyası, bu takibe mesnet bono, ...2. ATM'nin 2016/910 Esas sayılı dosyası, savcılık soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalıların, davacı aleyhine başlattığı takip, başta davacıların imzaları olmak üzere tüm unsurlarıyla geçerliliği sabit bonoya dayanmaktadır. Davacılar, bononun taşeron sözleşmesinin teminatı olarak ve açığa imza ile düzenlendiğini ileri sürmüşlerdir. 6102 sayılı Kanunun 778. maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması mümkün bulunan aynı Kanunun 680. maddesi uyarınca açık şekilde bono düzenlenmesi mümkündür. Dolaşıma çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir bononun, aradaki anlaşmalara aykırı şekilde doldurulması halinde, bu anlaşmalara uyulmadığını ileri süren bu iddiasını kanıtlamalıdır. Dava konusu olayda senedin lehtarı davalıların oluşturduğu adi ortaklıktır. Senet, 'nakden' veya 'malen' şeklinde bir kayıt içermektedir. Davalılar, imzası davacılardan sadır yazılı senede dayanmaktadırlar. Savunmalarında da senet metnini talil etmemişler, ispat yükünü üzerine almamışlardır. Davacıların suç duyurusu takipsizlikle sonuçlanmıştır. Öte yandan, bonolar, diğer kambiyo senetleri gibi illeten mücerrettirler. Davacılar, bu senedin, davacı ile davalılar arasındaki protokolün teminatı olduklarını ileri sürmüşlerdir. Ancak, senetlerin neyin teminatı olduğunu ileri süren bunu kanıtlamak durumundadır. Senedin hangi hukuki ilişkin teminatı olduğu hususu, ya senet üzerinde yazılı bir açıklama ya da ayrı yazılı belgeyle ispat edilmelidir. Ayrı yazılı belgede senede açıkça atıf yapılması gerekli olup, bunun kabulü için de senedin, vadesinin ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi zorunludur. Senedin, bir hukuki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiği sabit ise, o halde kambiyo senedine dayalı takip yapılamayacaktır. Davacıların dayandığı taşeron sözleşmesinde çeklerden bahsedilmektedir. Bonoya bir atıf yoktur. Anılan bononun üzerinde de teminat olduğuna dair açıklama bulunmamaktadır.
O halde, davacılar, davalarını ispat yükü altındadır. Senedi hükümden düşüren veya borçlu olmadığı sonucunu doğuran yazılı bir kanıt sunamamışlardır. Bu nedenle yemin deliline dayandıkları için yemin teklif etme hakkı hatırlatılmıştır. Senedin lehtarları adi ortaklığı oluşturan şirketler olduğu için hali hazır temsilcilerine yemin davetiyesi tebliğ edilmiş, davalı adi ortaklık ortağı Seç Yapı İnş. Ltd. temsilcisi yemine icap edip, yemini eda etmesine rağmen diğer adi ortak ortağı temsilcisi yemine icap etmemiştir. Senedin lehtarı, davalıların oluşturduğu adi ortaklıktır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığın ortakları ayrı ayrı yemin eda etmelidir. Bu durum karşısında, davalıların, teklif edilen yemini tam olarak eda etmedikleri, davacıların terditli olarak birinci taleplerindeki vakıaları ikrar etmiş sayıldığı, davacı şirketin taraflar arasındaki eser sözleşmesinden dolayı senet tutarının çok üzerinde alacağının bulunduğu, davacıların takipten dolayı borçlu olmadıkları, senet ve takibin iptalinin gerektiği, davalıların takiplerinde haksız olmalarına rağmen, davacı şirket ile aralarında eser sözleşmesi bulunduğu, bir kısım alacağın dava konusu olduğu, hak arama kapsamında takibi başlattıkları, kötü niyetlerinin tespit edilemediği, kötü niyet tazminatı koşullarının da bulunmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların davasının kısmen kabulüne, davacıların, davalıların aleyhlerine başlattığı ...29. İcra Müdürlüğü’nün 2019/14376 takip sayılı dosyasından ve bu takibe mesnet 29/01/2016 tanzim, 500.000,00 TL bedelli, 01/11/2016 vadeli, keşidecilerinin davacılar, lehtarlarının davalılar olduğu bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile anılan takibin iptaline,
2-Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 48.705,03 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 12.176,26 TL'nin mahsubu ile noksan olan 36.528,77 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irad kaydına,
4-Davacılarca yatırılan 12.176,26 TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, karar kesinleştiğinde bu yönde vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 110.950,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine,
7-Davacılarca yapılan 44,40 TL başvuru harcı ile 1.265,00 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri toplamı 1.309,40 TL yargılama giderinden davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 12/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır