T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/19
KARAR NO : 2024/431
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -...
DAVALI : ... -
VEKİLLERİ : Av. ... -
İHBAR OLUNAN : ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2020
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, davalı şirketin iktisadi devlet teşekkülü olarak, ...'dan 13.03.2003 tarihinde aldığı iletim lisansı çerçevesinde faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkili şirket ve ...Elektrik Üretim A.Ş. arasında TTK gereği tüm aktif ve pasifleriyle birlikte kül halinde devralma ve birleşme işlemi yapıldığını, ...Elektrik Üretim A.Ş.'nin tasfiyesiz şekilde infisah ettiğini ve ticaret sicilinden silindiğini, bunun sonucunda anılan şirketin bütün hak ve borçlarının müvekkili şirkete intikal ettiğini, akabinde müvekkili şirketin 23.12.2019 tarihinde unvan değişikliği yaparak Aydem Yenilenebilir Enerji A.Ş. unvanını aldığını, davalı ile ...Elektrik Üretim A.Ş. arasında Çırakdamı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali'ne (Çırakdamı HES) ilişkin olarak; '27.08.2013 tarihli Bağlantı Anlaşması ve 05.11.2013 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması', Dereli Hidroelektrik Santrali'ne (Dereli HES) ilişkin olarak ise '27.08.2013 tarihli Bağlantı Anlaşması ve 30.07.2013 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması' imzalandığını, bu anlaşmalar gereği davalı şirketin üretilen elektrik enerjisini sisteme almakla yükümlü olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirkete devrolunan ...Elektrik Üretim A.Ş.'ye hitaben 14.03.2016 tarihinde 'feyezan dönemi santral üretimleri' konulu yazının iletildiğini ve bu yazıda Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinde bulunan ve 2016 yılı itibari ile 8913 MW'a ulaşan hidrolik kaynaklı üretimin, sisteme güvenli bir şekilde aktarılmasında sorun yaşanacağının, davalı tarafından yazılan 14.03.2016 tarihli yazı kapsamında müvekkili şirkete ait Dereli HES ve Çırakdamı HES üretim tesislerine kapasitelerini düşürmelerini ve düşürülen miktar kadar daha az elektrik üretimi yapmaları konusunda 'yük atma' talimatları verildiğini, talimatlar neticesinde müvekkili şirketin toplam 5.294.921,17 TL zarara uğradığını, müvekkili şirkete ait Dereli HES ve Çırakdamı HES üretim tesislerinin, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunu uyarınca Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizmasının (YEKDEM) kapsamında olduğunu, devreye alınma tarihinden itibaren on yıl boyunca üretilen elektriğin tamamının YEKDEM Kanunu'nun ekinde yer alan fiyatlardan sisteme satma hakkına sahip bulunduğunu, 'yük atma'' talimatları (YAT) nedeniyle uğranılan maddi zararların hesaplanmasında esas alınacak mevzuatın YEKDEM yönetmeliği olduğunu ve mevzuatta yapılan değişiklik öncesi ve sonrası duruma göre değerlendirme ve hesaplama yapılması gerektiğini, 1 Mayıs 2016 öncesi dönem ve acil durum talimatlarına ilişkin olarak müvekkili şirkete santrallerinin dengeleme güç piyasasına katılmaktan muaf olduğunu, Dereli HES ve Çırakdamı HES santrallerine, şartları gerçekleşmediği halde Elektrik Şebeke Yönetmeliğinde düzenlenen acil durum talimatlarına ilişkin hükümler uyarınca yük attırıldığını, oysa bu talimatı gerektirecek acil durumun söz konusu olmadığını, bu doğrultuda öngörülebilir olan ve mevsimsel olarak tekrar eden durumların acil durum kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, TEİAŞ tarafından müvekkili şirkete gönderilen yazıda mevsimsel olarak iletim sisteminde yetersizliğin öngörüldüğünü, dolayısıyla ortada teknik olarak ortaya çıkan bir acil durum değil, ticari ve yönetsel bir takım sorunların olduğunun belirtildiğini, netice itibariyle yasal olarak acil durum şartlarının oluşmadığını, şartları oluşmadan verilen ve hukuka aykırı olan talimat gereği zarara uğrayan müvekkili şirket için, YEKDEM kapsamında ödemeler UEVM esas alınarak gerçekleştirildiğinden yük attırılan miktar ile YEKF çarpımı kadar bir zararın ortaya çıktığını ve bu zararın davalı tarafından giderilmesi gerektiğini, Dereli HES için; Nisan 2016 döneminde TEİAŞ tarafından verilen YAT talimatları ile 2.096.570 kWh az üretim yapıldığını ve EPİAŞ'ın bu YAT talimatlarından oluşan kayıpları ödemediğini, EPİAŞ'ın bu YAT talimatlarından oluşan kayıpları 7.3 cent fiyattan ödemediğini ve müvekkili şirketin kaybının KDV hariç 5.441,23TL olduğunu, Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz dönemi müvekkili şirketin toplam 2.849.942,97 TL zararının bulunduğunu, Çırakdamı HES için; Nisan 2016 döneminde TEİAŞ tarafından verilen YAT talimatları ile 726.049 kWh az üretim yapıldığını ve EPİAŞ'ın bu YAT talimatlarından oluşan kayıpları ödemediğini, EPİAŞ'ın bu YAT talimatlarından oluşan kayıpları 7.3 cent fiyattan ödemediğini ve müvekkili şirketin kaybının KDV hariç 11.674,52 TL olduğunu, Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz dönemi müvekkili şirketin toplam 2.444.978,21 TL zararının olduğunu, müvekkili şirkete ait üretim santrallerinin YAT talimatı marifetiyle düşük kapasitede çalıştırılması sistem güvenilirliği nedeniyle zorunlu hale gelse dahi YEKDEM kanunu uyarınca bunun finansal karşılığının verilmesi ve müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların giderilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ait üretim tesislerine YAT talimatı verilerek düşük kapasitede çalıştırılmasının taraflar arasında imzalanan bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşması, EŞY, DUY ve YEKDEM yönetmeliğine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirketin uğramış olduğu 5.294.921,17 TL zararın şimdilik 100.000,00 TL'sinin davalı şirket tarafından giderilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, Nisan 2016'da yapılan yönetmelik değişikliği ile birlikte verilen acil durum talimatlarının maddi karşılığı aylık olarak belirlenen 'yük atma' tutarlarına göre Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. tarafından hesaplanarak ödendiğini, dava dilekçesinin YAT nedeniyle uğranılan zararların hesaplanması başlıklı bölümünde EPİAŞ'ın YAT talimatları nedeniyle oluşan kayıpları ödemediğinin davacı tarafından da belirtildiğini ve bu nedenle davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, 2016 yılında beklentinin çok üzerinde santrallere aşırı yağış geldiğini ve bu durumun Nisan-Mayıs-Haziran aylarında feyezan yaşanmasına neden olduğunu, 2016 yılının mayıs ayında santrallere YAT talimatı verildiğini, 2017 yılının mayıs ayında neredeyse %100 oranında düşüş olduğunu ve az miktarda YAT talimatı verildiğini, bu verilere bakıldığında bile 2016 yılında aşırı yağışlardan dolayı feyezan yaşandığının aşikar olduğunu, TEİAŞ'ın söz konusu talimatları sadece davalı şirkete değil, bölgedeki tüm santrallere verildiğini, davacının şahsi çıkarları için sistemin çökme emaresi gösterene kadar YAT talimatı verilmemesi gerektiğini savunduğunu, kendisine mevzuatla verilen yetkileri kullanan müvekkili teşekkülün bu davranışının hukuka aykırılık taşımadığını ve bu durumda hukuka aykırılığın bulunmamasından ötürü tazminat sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, müvekkili teşekkülün söz konusu zararda kusurunun bulunmadığını, davacı iddialarının teknik, idari, mali ve yasal şartların irdelenerek ispata muhtaç olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : Davacı ile birleşen ...Elk. Ür. A.Ş ile davalı arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması ve bağlantı anlaşması ve eklerinin onaylı örnekleri sunulmuştur.
... Genel Müdürlüğü ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden dava konusu döneme ait YAT listesi, hesap dökümleri ve davacı şirkete yapılan ödemeler getirtilmiştir.
Dava, EPİAŞ'a ihbar edilmiştir.
Taraflar arasındaki yazılı sözleşme örnekleri sunulmuştur.
... 2. ATM'nin 2016/785 dosyası incelenmiştir.
Nitelikli hesap bilirkişisi, elektrik mühendisi ve SMMM alanında uzman bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, düzenlenen raporlarda; taraflar arasında sistem kullanım ve bağlantı anlaşmaları imzalandığı, davalının, davacıyla birleşen firmanın ürettiği elektrik enerjisinin iletimini üstlendiği, sözleşme ve mevzuatta sistem kararlılığı ve emniyet açısından acil durumlarda davalının şartları oluşması halinde yük atma talimatı verebileceği, davacının maksimum üretimine izin verildiği, daha sonra acil durum olmadan başka firmaları da kapsar şekilde davalının yük atma talimatı verdiği, acil durumun varlığı kanıtlanmadığı gibi, üç ay sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, izinden sonra davalının gerekli alt yapıyı hazırlamadığı, sonradan verdiği üretim kısıtlaması ile sözleşmeye aykırı davrandığı, mevzuata göre davacı zararının 4.551.313,35 TL olduğu hususları görüş olarak bildirilmiştir.
Davacı taraf 18.07.2022 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek talebini 4.551.313,35 TL'ye yükseltmiştir.
GEREKÇE: Dava, sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ile davacıyla birleşen firma arasında bağlantı ve sistem kullanım anlaşması imzalandığı, bu anlaşma kapsamında davacının işlettiği heslerin ürettiği enerjinin davalı tarafından iletiminin üstlenildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, kullanıcının bağlantı noktasını, bağlantı veya sistem kullanım anlaşması revize edilmeden maksimum enerji veriş kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi veremeyeceği, iletim sistemi kullanıcısının bağlantı noktasına maksimum enerji veriş kapasitesi üzerinde elektrik enerjisi vermesi durumunda, cezai şartların öngörüldüğü, bu ikili anlaşmalar kapsamında mücbir sebep halleri dışında üretim kapasitesinin maksimum veriş kapasitesi dahilinde iletim sistemine aktarılacağının kararlaştırıldığı, üretim tesisleri kurulum aşamasında davalının olumlu bağlantı görüşü sunduğu, üretilen enerjinin sisteme aktarılmasının taahhüt edildiği, davalının 14.03.2016 tarihli yazısı ile davacının selefi ...firmasına yük düşme talebinde bulunduğu, kapasitelerini düşürmek taleplerini bildirdiği ve davacının bu isteme uyduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak davacıyı yük atma talimatı verip vermediği, vermiş ise bu talimatın sözleşme ve mevzuata uygun olup olmadığı, davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise tutarı noktalarında toplanmaktadır.
Dava konusu olayda iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşmeler, yazışmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, davacının elektrik üretiminde bulunduğu, davalının da üretilen enerjinin iletimini üstlendiği, davacının maksimum üretim kapasitesine göre davalının izin verdiği, daha sonra 14/03/2016 tarihli yazıyla üretim kısıtlaması ve yük atma talimatı verdiği, davalının mevzuata aykırı şekilde ve özellikle elektrik şebeke yönetmeliğindeki 4. maddesinde hükme bağlanan acil durum bildirim şartları olmadan yük atma talimatında bulunduğu, davacı tarafından üretilen elektrik enerjisinin iletim hattına verilmeden atıldığı, davalının YEKDEM kapsamında olması nedeniyle sözleşme uyarınca üretilen elektrik enerjisini satın alma yükümlülüğünün bulunduğu, davalının sözleşme ve mevzuat kapsamında acil durumun oluştuğunu kanıtlayamadığı, atılan enerjinin acil durum kapsamında değerlendirilemeyeceği, sonuç olarak yönetmelik kapsamında davacının acil durum koşulları olmadan davalının yük atma talimatı sonucu zararının oluştuğu, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre bu zarar tutarının 4.551.313,35 TL olarak tespit edildiği, mahkememizce de benimsendiği, davacının kısmi davasında temerrüt tarihi bildirilmediği, bu nedenle dava tarihinin esas alındığı, ıslah edilen tutar bakımından da yine temerrüt tarihinin ıslah tarihi esas alınması gerektiği, ticari nitelikteki uyuşmazlıkta davacının avans oranında temerrüt faizi talep etmesinde bir yanlışlık görülmediği sonucuna varılarak, davacının davasının kabulü ile 100.000,00 TL'nin dava bakiye 4.451.313,35 TL'nin ise ıslah gününden itibaren avans oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektirmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne, 100.000,00 TL’nin dava, 4.451.313,35 TL’nin ise ıslah günü olan 18/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 310.900,21 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL ile 76.017,31 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 77.725,06 TL harcın mahsubu ile noksan olan 233.175,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 337.026,26 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 1.707,75 TL, 76.017,31 TL ıslah harcı, 231,40 TL posta/tebligat gideri ile 12.450,00 TL bilirkişi gideri toplamı 90.406,46 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 26/06/2024 tarihinde karar verildi.
Başkan ...
E¸
Üye ...
E¸
Üye ...
E¸
Katip ...
E¸