T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/258 Esas - 2022/677
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2020/258
KARAR NO: 2022/677
BAŞKAN: ..
ÜYE: ... ..
ÜYE: ..
KATİP: ..
DAVACI: ..
VEKİLİ: Av...
..
DAVALI:...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 25/06/2020
KARAR TARİHİ: 12/10/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2022
Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
İDDİA
Davacı vekili, ... Esas ve... Esas dosyalarında alacaklı müvekkili şirket, haklı alacağı için faturalı icra takibi yaparak, borçludan haklı alacağının tahsilini talep ettiğini, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak işbu hak edilmiş fatura alacağına, icra takibine yetkiye ve borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, dosyanın yetkisizlik nedeniyle gönderildiği ...E.sayılı dosyasında borçluya yeniden ödeme emri gönderildiğini, işbu takibe de yeniden itiraz edildiğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir netice çıkmadığını, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu,, müvekkili şirketin, borçlu E...den, ...ihalesi vasıtası ile alınan iş ve işlemlerin yapılması konusunda anlaştığını,...ın asıl işveren olup, davalı şirketin alt iş veren olduğunu, davalı borçlu şirket ... firmasının, ...'tan aldığı işleri taşeron şirket olarak müvekkili şirkete verdiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri imzalanan anlaşmaya göre yerine getirerek sözleşmeye konu işçilik ve edimlerini, asıl işveren şirketin (...yer teslimi ile vermiş oldukları güzergahlarda defalarca varyant değişikliğine gitmesine, bürokratik bir çok problem çıkmasına rağmen ve ...ile davalı ... arasında sorunlar olmasına ve tüm engellemelere rağmen görev ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bununla birlikte müvekkili şirketin işbu yapmış olduğu sözleşme konusu işler için icra takibine konu hak ediş faturalarını kestiğini ve KDV'leri ile diğer vergi ve stopaj kesintilerini de ödediğini, müvekkili şirketin işbu alacağını borçlu şirketten defalarca yazılı ve şifahi olarak talep etmesine rağmen bir sonuç alamadığını, bunun yanında da müvekkilinin işbu alacağını talep etmemesi için kötü niyetli hareket edip sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, müvekkili hakkında ...K. ( ... K.) sayılı dosyası ile haksız şekilde dava açıp cezai şart talep ettiğini, müvekkili şirketin haklı alacağının ödenmesine mani olarak açılmış olan iş bu davada borçlu şirket ..Ş.'nin bilirkişi raporlarında da haklı olmadığı, müvekkili şirket ...'nin ....'den alacaklı olduğunun tespit edildiğini davalı şirketin, faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının ödenmemesine gerekçe olarak iş bu davayı gösterdiğini, ancak yukarıda esası verilen dava dosyasında da yapılan yargılamada müvekkil...i'nin işbu takibe konu faturalardan kaynaklı olarak borçlu şirket...'den alacaklı olduğunun tespit edilmesine rağmen davanın haksız olarak aleyhlerine sonuçlandığını, yapılan temyiz istemleri üzerine verilen kararın bozulduğunu, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini beyanla davalının haksız itirazının ipaline, takibin devamına ve davalının haksız itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, davacı tarafın Taşeron Sözleşmeleri ile üstlendiği yükümlülüklerini zamanında ifa etmediğini, tamamlamayıp eksik bıraktığını, bu nedenle, davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığını, müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmayan davacı şirketin hukuka, kanuna, hakkaniyete ve adalete aykırı şekilde kötü niyetli olarak haksız kazanç elde etmek amacıyla bu davayı açmış olduğunu, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının öncelikle zamanaşımı itirazları doğrultusunda usulden, neticede esastan reddine, davacı taraf aleyhine, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi gereğince dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedelinin tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır.
... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının fatura bedelleri işlemiş faiz toplamı olarak 841.009,60 TL alacağın işleyecek faizi ile birlikte tahsili amacı ile dosyamızın davacısı tarafına ilamsız takip başlatıldığı, davalının tüm borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, iş bu davanın ise süresinde açıldığı görülmüştür.
Davalı cevabında taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunun kabul anlamına gelmemekle eser sözleşmesinden kaynaklanan dava konusu fatura alacağının zamanaşımına uğradığını esasa ilişkin olarak da davacı tarafın taşeronluk sözleşmesi ile üstlendiği hükümlülüklerini zamanında ifa etmediğini, tamamlamadığını ve eksik bıraktığını bu nedenle davacı tarafın müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı olmadığı yönünde savunma yapmıştır.
Tarafların davaya ilişkin delilleri toplandıktan sonra dosya inşaat mühendisi, elektrik mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, alınan 09/09/2022 tarihli raporun değerlendirme ve sonuç kısmında "... Taraflar arasındaki sözleşmeler, tarafların talepleri, taraflar arasında yapılan yazışmalar, hakediş raporları, kesilmiş faturalar, ödemeler, defter kayıtları detaylı olarak incelenmiş, Kanun hükümleri ve Yargıtay Kararları çerçevesinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda:
Yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, 01.01.2008-31.12.2011 tarihleri arası sınırlı olarak incelenebilen ve usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan her iki yana ait ticari defterlerde 31.12.2011 tarihi itibariyle;
Davacı şirketin kayıtlarına göre davalı şirketten 506.245,51.-TL alacağının bulunduğu, davalı şirket kayıtlarında ise davacı şirkete borcunun bulunmadığı,
Tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlığın; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu ve ticari defterlerine kayıt ettiği 12.03.2010 tarih 110042 nolu 19.470,00.-TL tutarlı faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer almaması,
Davalı şirketin ticari defterlerine kayıt ettiği 14 adet hesap belgesiz hesap düzeltme kaydı işlemi ile 304.154,70.-TL ve 1 adet 182.620,80.-TL belgesiz gecikme faizi işlemleri açıklamalı kayıtlarının ise davacı şirket kayıtlarında yer almaması hususlarından kaynaklandığı,
Dosya kapsamında teknik ve diğer hususlar yönünden yapılan incelemeler neticesinde;
1)İşlerin bitmesi gereken tarihlerle Davacı tarafından Davalıya kesilen faturalar arasındaki tarihler arasında aylarla ifade edilebilecek süreler olduğu, bu durumun da Davacı tarafından sözleşmedeki işleri sözleşmeye uygun teslim etmede önemli sorunlar bulunduğu anlamına gelebileceği, bu durumun da haklı fesih gerekçeleri oluşturabileceği evrak üstünde yapılan incelemelerle tarafımızca da değerlendirildiği,
2)Yukarıda bahsedilen...Ticaret Mahkemesi kararı ve Yargıtay ilamında da belirtilen, ancak bu dava başka bir dava olduğundan bahse konu sözleşmelerin feshi sonucu, Davalı tarafından, menfi zarar kapsamında işin başka bir taşerona verilmesi nedeniyle kaçırılan fırsat diye nitelendirilebilen menfi zarar isteminde bulunulmamış olduğundan bu menfi zarar hesabı bilirkişi raporumuzun kapsamında yer almadığını, talep edilmesi durumunda, başka bir taşeron tarafından işlerin tamamlanmış olması nedeniyle, bir menfi zarar durumunun oluşup oluşmadığının mahkemenin taktirinde olduğu,
3) Gerek ifaya ekli gerekli cezai şartın oluşmamış olması ve taraflar arasındaki sözleşmelerde Davalının dava dışı iş sahibiyle yaptığı sözleşme ek olarak yer almadığı ve dava dışı iş sahibinin tahakkuk ettirip Davalıdan kestiği gecikme cezalarının Davacı taşerona yansıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığından bu cezaların yansıtılması ve feshe rağmen istenmesinin olanaklı olmadığı hususu gereği Davacının alacakları yönünden icranın devamına ilişkin bir engel olmadığı," şeklinde görüş bildirdikleri tarafların bu rapora karşı beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek alınan 22/12/2021 tarihli 1.ek raporda"...Davalı vekilinin 30.09.2021 tarihli itirazi dilekçesinde ve ekinde Asıl raporda irdelediğimiz belgelere ve kyıtlara ek herhangi bir belge bulunmamaktadır.
Ana Raporumuzda tespit ettiğimiz değerlendirmelerde olduğu gibi;
Davacı şirketin kayıtlarına göre davalı şirketten 506.245,51.-TL alacağının bulunduğu, davalı şirket kayıtlarında ise davacı şirkete borcunun bulunmadığı,
Tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlığın; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu ve ticari defterlerine kayıt ettiği 12.03.2010 tarih ... nolu 19.470,00.-TL tutarlı faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer almaması,
Davalı şirketin ticari defterlerine kayıt ettiği 14 adet hesap belgesiz hesap düzeltme kaydı işlemi ile 304.154,70.-TL ve 1 adet 182.620,80.-TL belgesiz gecikme faizi işlemleri açıklamalı kayıtlarının ise davacı şirket kayıtlarında yer almaması hususlarından kaynaklandığı,
Dosya kapsamında teknik ve diğer hususlar yönünden yapılan incelemeler neticesinde;
1)İşlerin bitmesi gereken tarihlerle Davacı tarafından Davalıya kesilen faturalar arasındaki tarihler arasında aylarla ifade edilebilecek süreler olduğu, bu durumun da Davacı tarafından sözleşmedeki işleri sözleşmeye uygun teslim etmede önemli sorunlar bulunduğu anlamına gelebileceği, bu durumun da haklı fesih gerekçeleri oluşturabileceği evrak üstünde yapılan incelemelerle tarafımızca da değerlendirildiği,
2)Yukarıda bahsedilen... Ticaret Mahkemesi kararı ve Yargıtay ilamında da belirtilen, ancak bu dava başka bir dava olduğundan bahse konu sözleşmelerin feshi sonucu, Davalı tarafından, menfi zarar kapsamında işin başka bir taşerona verilmesi nedeniyle kaçırılan fırsat diye nitelendirilebilen menfi zarar isteminde bulunulmamış olduğundan bu menfi zarar hesabı bilirkişi raporumuzun kapsamında yer almadığını, talep edilmesi durumunda, başka bir taşeron tarafından işlerin tamamlanması nedeniyle, bir menfi zarar durumunun oluşup oluşmadığının kararının Yüce Mahkemenizde olduğunu,
3)Gerek ifaya ekli gerekli cezai şartın oluşmamış olması ve taraflar arasındaki sözleşmelerde Davalının dava dışı iş sahibiyle yaptığı sözleşme ek olarak yer almadığı ve dava dışı iş sahibinin tahakkuk ettirip Davalıdan kestiği gecikme cezalarının Davacı taşerona yansıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığından bu cezaların yansıtılması ve feshe rağmen istenmesinin olanaklı olmadığı hususu gereği Davacının alacakları yönünden icranın devamına ilişkin bir engel olmadığı," şeklinde görüş bildirmişler, bu raporda taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra dosya aynı bilirkişilere tekrar tevdi edilerek dosya 19/08/2022 tarihli 2. Ek raporda"..."Davalı Vekili Av.... 14.03.2022 tarihli dilekçesi ekinde Ek Rapor ve Asıl raporda irdelediğimiz belgelere ve kayıtlara ek herhangi bir belge bulunmamaktadır. Ana Raporumuzda ve Ek raporumuzda tespit ettiğimiz değerlendirmelerde olduğu gibi;
Davacı şirketin kayıtlarına göre davalı şirketten 506.245,51.-TL alacağının bulunduğu, davalı şirket kayıtlarında ise davacı şirkete borcunun bulunmadığı,
Tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlığın; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu ve ticari defterlerine kayıt ettiği 12.03.2010 tarih 110042 nolu 19.470,00.-TL tutarlı faturanın davalı şirket ticari defterlerinde yer almaması,
Davalı şirketin ticari defterlerine kayıt ettiği 14 adet hesap belgesiz hesap düzeltme kaydı işlemi ile 304.154,70.-TL ve 1 adet 182.620,80.-TL belgesiz gecikme faizi işlemleri açıklamalı kayıtlarının ise davacı şirket kayıtlarında yer almaması hususlarından kaynaklandığı,
Dosya kapsamında teknik ve diğer hususlar yönünden yapılan incelemeler neticesinde;
1)İşlerin bitmesi gereken tarihlerle Davacı tarafından Davalıya kesilen faturalar arasındaki tarihler arasında aylarla ifade edilebilecek süreler olduğu, bu durumun da Davacı tarafından sözleşmedeki işleri sözleşmeye uygun teslim etmede önemli sorunlar bulunduğu anlamına gelebileceği, bu durumun da haklı fesih gerekçeleri oluşturabileceği evrak üstünde yapılan incelemelerle tarafımızca da değerlendirildiği,
2)Yukarıda bahsedilen ... Ticaret Mahkemesi kararı ve ...ilamında da belirtilen, ancak bu dava başka bir dava olduğundan bahse konu sözleşmelerin feshi sonucu, Davalı tarafından, menfi zarar kapsamında işin başka bir taşerona verilmesi nedeniyle kaçırılan fırsat diye nitelendirilebilen menfi zarar isteminde bulunulmamış olduğundan bu menfi zarar hesabı bilirkişi raporumuzun kapsamında yer almadığını, talep edilmesi durumunda, başka bir taşeron tarafından işlerin tamamlanması nedeniyle, bir menfi zarar durumunun oluşup oluşmadığının kararının Yüce Mahkemenizde olduğunu,
3)Gerek ifaya ekli gerekli cezai şartın oluşmamış olması ve taraflar arasındaki sözleşmelerde Davalının dava dışı iş sahibiyle yaptığı sözleşme ek olarak yer almadığı ve dava dışı iş sahibinin tahakkuk ettirip Davalıdan kestiği gecikme cezalarının Davacı taşerona yansıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığından bu cezaların yansıtılması ve feshe rağmen istenmesinin olanaklı olmadığı hususu gereği Davacının alacakları yönünden icranın devamına ilişkin bir engel olmadığı," şeklinde görüş bildirdikleri görülmüştür.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline yönelik olup, davalı öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduğundan deliller toplanmakla evelemirde bu itirazın incelenmesi gereklidir.
818 sayılı MÜLGA BK'nın 126/4. Maddesine göre eser sözleşmesinden doğan davaların 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 147/6. Maddesine göre de aynı uygulamaya devam edilerek eser sözleşmesinden doğan davaların 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın zaman aşımının kesilmesi başlıklı 154/2. Maddesinde "alacaklı dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" hükmü mevcuttur.
Dosyamızın davalısı tarafından ... Esas sayılı dosyasında eser sözleşmesinin feshi nedeni ile fazla ödenen iş bedelinin iadesi ve dava dışı iş sahibine ödenen gecikme cezasının davalıdan tahsiline yönelik dava açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 11/11/2015 tarihinde ... Karar sayılı ilamla fazla ödeme ile ilgili alacak talebinin reddine, gecikme cezalarından kaynaklanan alacak taleplerinin kabulüne dair verilen karar dosyamız davacısı tarafından temyiz edilmesi üzerine ...Karar sayılı ilamla Mahkemece verilen hükmün bozulması ve bozma ilamının kesinleşmesi üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda 18/09/2019 tar... Karar sayılı ilamla tüm davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyamızın davacısı tarafından .... Esas sayılı dosyasında 03/06/2018 tarihinde takip talebinde bulunulmuş, 27/06/2018 tarihinde ise ödeme emri düzenlenmiş, 29/06/2018 tarihinde ise ödeme emri tebliğ olunmuş, 03/07/2018 tarihinde takip durdurulmuş, yetkisizlik kararı üzerinde ... tarihinde dosyamız davalısına ödeme emri gönderilmiştir.
15/03/2010 tarihli ... Noterliğince düzenlenen dosyamızın davacısı tarafından keşide edilen ihtara verilen cevapta yapılan işten dolayı dosyamızın davacısı tarafından alacaklı olduğu karşı tarafa ihtar edilmiş olup, bu tarih itibariyle dosyamızın davacısının alacaklı olduğundan haberdar olduğunu kabul etmek gerekir.
...Ticaret Mahkemesi'ne dosyamızın davalısı tarafından açılan dava zaman aşımını kesmeyeceği, dosyamızın davacısı tarafından keşide edilen 15/03/2010 tarihli ihtara verilen cevapta dava konusu alacağının olduğunu bildirdiği, bu tarihte zamanaşımının başlayacağı, takibin başlatıldığı tarih olan 27/06/2018 tarihi itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 147/6. Maddesinde yazılı 5 yıllık zaman aşımı dolmuş olup, cevap süresi içerisinde de zaman aşımı itirazında bulunduğundan açılan iş bu davanın zaman aşımınını geçmesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcının için peşin alınan 10.157,30 TL'den mahsubu ile arta kalan 10.076,60 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.-Arabulucu ücreti olarak suçüstü ödenediğinden karşılan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
6.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta içinde ....Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere 12/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
Üye...
Üye ...
Katip ...