T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/75 Esas - 2024/754
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/75
KARAR NO : 2024/754
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 31/01/2020
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, davalı iş veren adi ortaklık ile müvekkili arasında 07/2017-01, 12/2017-04 ve 08/2017-04 sayılı olmak üzere sırasıyla "İdari Bina Giydirme Cephe Sistemleri İşi", ' Kutu Profil ve Kuru Duvar İmalat İşleri' ve " T4, T5, T6 Kuleleri Alçıpan Bölme Duvar ve Asma Tavan İşleri" sözleşmeleri imzalandığını, edimlerini yerine getirmeye çalıştığını, ancak davalı adi ortaklığın müvekkil dahil tüm alt yüklenicilerin yükümlendiği işlerin koordinasyonlarını iyi yapamaması, ilerleme hızını yakalayamaması ve ödemelerin ihlal edilmesi nedeniyle işi fiilen ifasının imkanının kalmadığını, işin ilerlemesi yönünde başvuruların karşılıksız kaldığını, inşaatın ilerlememesi nedenlerinin belirlenmesi yönünde müvekkilince ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/56 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, bu raporda etraflıca açıklandığı üzere ana inşaat inşaat mekanik ve elektrik işlerinin tamamlanmadığını, 4084 metre karelik alanlı inşaatta küçük bölümler halinde işin ifasının mümkün olmadığını, mekanik ve elektrik işinde işçilerin çalışmadığını, işin tamamlanmamasında müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, kalan kısma yönelik fiilen işin ne zaman başlayacağının belli olmadığını ve ön görülemediğini, müvekkilinin zararının doğduğunu, davalı tarafın ifaya uygun teslimi yapamadığını, müvekkilinin işçi, malzeme, ekipman gibi masraflarının arttığını, süre uzadıkça ek maliyetlerin doğduğunu ileri sürerek, taraflar arasındaki 3 adet alt yüklenicilik sözleşmelerinin tüm hüküm ve sonuçları ile sona erdirilmesine, müvekkili tarafından yapılan harcamaların yapılan kısmi hak ediş bedelleri de gözetilerek iadesi gereken tutardan şimdilik 300.000,00 TL'nin, mahrum kalınan kar nedeni ile 200.000,00 TL'nin temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, verilen teminat ve avans mektuplarının müvekkiline iadesine, şantiye de bulunan ve müvekkili tarafından satın alınan malzemelerin davalıdan alınarak iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde piyasa rayiç bedellerinden şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte ve ayrıca 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 05/02/2023 tarihli dilekçesi ile 300.000,00 TL olan sözleşme uyarınca yapılan harcama kalemini 12.445.174,26 TL artırarak 12.745.174,26 TL'nin, kar mahrumiyetini ise 227.866,65 TL artırarak 427.868,00 TL'nin hüküm altına alınması yönünde ıslah isteminde bulunmuştur.
CEVAP: Davalılar vekili, eser sözleşmesinin tek taraflı feshedilebileceğini, davacı tarafın bu talebinde hukuki yararının olmadığını, 3 ayrı sözleşme kapsamında davacının edimlerini uygun ifa etmediğini, noksan ve kusurlu işlerinin olduğunu, bu yönde müvekkilleri ile asıl iş veren müşavirlik firması raporlarının bulunduğunu, yapmak zorunda olduğu ve yapabileceği halde yapmadığı işlerin olduğunu, tespit raporuna itirazlarının bulunduğunu, davacının eylemlerinden diğer alt yüklenicilerinde zarar gördüğünü, yazışmalarla durumun sabit olduğunu, stok bilgilerinin müvekkilinde bulunduğunu, saklanması için yerler olduğunu, yaptığını ileri sürdüğü harcamalara ilişkin belgelerde bu iş yeri ile ilgili olmayanların yer aldığını, sürelere uyulmamasının davacının kusurundan kaynaklandığını, kendisinin kusurlu olması nedeniyle kar mahrumiyetini de talep edemeyeceğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, teminat mektuplarının hangi koşullarda iade edileceğinin sözleşmede açık bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR: Taraflar arasında ''... Etlik Entegre Sağlık Kampüsü Projesi" başlıklı taşeron-alt taşeron ilişkisine dair sözleşmelerin örnekleri sunulmuştur.
... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/56 D.İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı taraf sözleşmeler kapsamında yaptığını ileri sürdüğü harcama belgelerinin örneklerini sunmuştur.
Arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.
Davalı adi ortaklığın ... 54. Noterliği'nin 14/09/2018 tarihli ve 35942 yevmiye numaraları ihtarnamesi, davacının keşide ettiği ... 38. Noterliği'nin 24/09/2018 tarih ve 27215 yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı adi ortaklığın keşide ettiği 19/10/2018 tarihli ve 39312 yevmiye numaraları cevabı ihtarnamesi ve davacının keşide ettiği 09/11/2018 tarihli ihtarnamesi örnekleri sunulmuştur.
Sağlık Bakanlığı kayıtları celp edilmiştir.
17/2022 tarihli celsede davada teminat mektuplarının iadesi istendiğinden ve bu kalem talebe yönelik harç ikmal edilmediğinden davacının bu kalem alacağa ilişkin davasının HMK'nın 150.maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve yasal süresinde harç yatırılarak talebin yenilenmediği anlaşılmıştır.
Davacı vekili kar mahrumiyeti ile ilgili davalarını takip etmeyeceklerini 06/11/2024 tarihli celsede bildirmiş ve bu kalem alacağa ilişkin davası tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.
Mahkememizce yerinde keşif yapılmak suretiyle inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşturulan heyetten rapor ve ek rapor alınmış, alınan raporlarda; taraflarca herhangi bir fesih beyanında bulunulmamış olmasına karşın, mevcut raporlara istinaden Kasım 2018'den sonra davacı yan tarafından imalat yapılmadığı ve imalat yapılmasına imkan sağlayacak şekilde mekanik ve elektrik imalatlarında da ilerleme kaydedilmediği, bu suretle taraflar arasındaki sözleşmelerin eylemli olarak sona erdirilmiş olduğu, davalı yanca, davacının imalat yapmasına imkân verecek elektrik, mekanik ve sair sonlandırma imalatlarının gerçekleştirilmemiş olduğu, bu nedenle davacının iş programının gerisinde kalması ve üstlendiği işi ifa edememesinde, davalı iş sahibinin kusurlu olduğu, davacı tarafından, davalı tarafından yapılan ödemeleri aşan harcama tutarının 12.745.174,26 TL olarak hesaplandığı, sözleşmenin fiilen sona ermesinde davalı yanın kusurlu olduğu değerlendirilmesinin takdirinin mahkememizde olduğu, davacı tarafından talep edilebilecek yoksun kalınan kârın 427.866,65 TL olarak hesaplandığı, dosyada mübrez, davacı yanca keşide edilen ihtarnamelerde açıkça alacak talebinde bulunulmamış olmasına göre dava tarihinden önce davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair bir kayıt olmadığı, teminat mektuplarının iadesine ilişkin sözleşmenin 9.6. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiğine dair, dosya kapsamında herhangi bir kayıt olmadığından, davacının bu talebinin yerinde bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu görüş olarak bildirilmiş, elektrikçi bilirkişi kısmen muhalefetli değerlendirme yaparak sözleşmede davacının sözleşmeyi fesih etmesinin çok dar koşullara bağlandığı, davalı adi ortaklığın sürekli uzatım verebileceğini, sözleşmenin devamının sağlayabileceği yönünde hükümler olduğu, sözleşmeyi mahkeme kanalı ile feshetmede hukuki yararının bulunduğu, ayrıca kar mahrumiyeti ve gider farkı yönünden sözleşme bedeli ile hak ediş tutarı arasındaki farkın davacı tarafından yapılması gereken kalan iş bedelini oluşturacağı ve bu iki tutar arasındaki fark üzerinden kar mahrumiyeti hesabı yapılabileceği, bu göre 49.396.169,63 TL toplam iş bedelinden hak edişe bağlı yapılan 25.468.087,58 TL ödemenin mahsubu sonrasında kalan 23.928.082,05 TL'nin %8'ine isabet eden 1.914.249,56 TL şeklinde belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır.
Birinci bilirkişi raporunun muhalefetli olması ve taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından yeniden nitelikli hesap, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi ve SMM 'den oluşturulan bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınmış, anılan raporlarda; taraf delilleri ile defter ve kayıtların incelendiği, önceki rapor ile tespit raporunun tartışıldığı, malzemelerin mahallinde olmadığı, davacı tarafından şantiyeden çıkarıldığına dair kanıt bulunmadığı, akıbeti belirsiz ve hak edişe girmemiş bulunan imalat için sevk edilen bir kısım malzemenin şantiyede işin davacı yönünden fiilen durmasından sonra başka işlerde kullanmak veyahut başka şekillerde sarf edilip edilmediğinin tespit edilmediği, net miktar ve bedel yönünden tespit yapılamadığı, 3 ayrı yapım sözleşmesi, hak ediş belgeleri, defter ve kayıtlardan, davalı adi ortaklığın davacı tarafa 25.468.087,58 TL ödemesinin olduğu, dava konusu hastanenin 28/09/2022 tarihinde hizmete açıldığı, uyuşmazlığa konu sözleşmelerin 2017 ve 2018 yıllarında akdedildiği, son sözleşmenin en son iş bitim tarihinin 15/08/2018 tarihi olduğu, davanın 31/01/2020 tarihinde ikame edildiği, 26/04/2022 tarihli tespit raporunda şantiyenin tamamlanmasına yönelik yeterli bir çalışma olmadığının tespit edildiği, inşaat büyüklüğü, merkez yönetim birimi, iş miktarı dikkate alındığında mevcut işçi sayısı ile inşai faaliyetin devam ettirilmesinin mümkün olmadığı, inşaatın bitiş tarihinin normalde 17/06/2019 tarihi olması gerekirken tespit tarihi itibari ile daha %62,5 'in tamamlandığı, davalı iş veren tarafından belirsiz süre için sürekli iş süresinde uzatılmaya gidildiği, kreditörlerle finansman için anlaşmaya çalışıldığı, iç aydınlatma işlerinin %0 olduğu, tavan-alçı pan işlerinin tamamlanmadığı, davacının işlerini ifa edebilmesi için onaylı projelerin alt yüklenicilere teslim edilmesi gerektiği, bu tespitlere teknik olarak katılındığı, esasen sonraki aşamalar dikkate alındığında binanın davacının sözleşmelerindeki belirtilen sürelerde normalinde bitirilme imkanı olduğu, esasen tüm kanıtlardan temel sorunun davalı tarafın finansman sorunlar yaşamasından kaynaklandığı, gerek finansman problemlerinde gerekse davacının 3 ayrı sözleşmesinin ilerlemesini kendisi dışında inşaatın mekanik-elektrik projelerinin zamanında ilerlememesinde davacı tarafın bir kusurunun olmadığı, sorumluluğunun bulunmadığı, sözleşmenin incelenmesinde davalı tarafın davacıya sürekli süre uzatım verebileceği, ancak sözleşmenin normal süresinden sonra yaklaşık 4,5 yıllık bir gecikme olduğu, burada sonraki gelişmeler ve işin tamamlanması dikkate alındığında esasen objektif bir ifa imkansızlığının olmadığı, davalı tarafın finansman sorunu nedeniyle davacıya diğer alt yüklenicilere ödemelerinin durduğu, yine davalının iş programına göre davacıdan işi tamamlamasını talep etmediği, dava süresince fesih iradelerinin ortaya koymadıklarını, davalının teminat mektuplarının süresini uzattığı, işin davalı tarafın işi durdurması, davacıyı işe başlatmaması ve sonrasında kendisinin işi eylemli olarak feshetmiş kabul etmesi gerektiği, sözleşme hükümlerinde davacının sözleşmeyi feshetme hakkının oldukça daraltıldığı, mücbir sebepte işverene fesih hakkı tanınırken yükleniciye bu hakkın verilmediği, davalının sözleşmeyi askıya almadığı, ceza uygulaması da yapmadığı, tek taraflı fesih hakkının düzenlenmemesi nedeniyle sözleşme konusu işin tasfiyesi ve kesin hesap yapılması gibi bir hak tanınmadığı, işin tamamlanması ve buna bağlı süreçteki tüm ihzarat edilen malzemeler ile ekipmanın sahada terk edilerek iş verenin işi sonuçlandıracağı belirsiz süre sonuna kadar alt yüklenicinin feshinin sonuçlandırılmasını beklemesinin gerekeceği, defter ve kayıtlar ile diğer belgelerden, davalı tarafın davacıya ödemeler toplamının 25.648.087,58 TL olduğu, davacının yapım işleri kapsamındaki giderlerin tutarının 39.127.272,17 TL olarak tespit edildiği, farkın 13.659.184,59 TL olduğu, davacının beyanı dikkate alınarak önceki raporda yapılan gider tutarın 38.213.261,84 TL olarak kabul edildiği, buna göre aradaki farkın 12.745.174,26 TL olarak hesap edildiği, %8'lik bir kar mahrumiyeti oranının önceki raporda esas alındığı, somut olaya bu durumun uymadığı, sözleşmede kar marjının belirlenmediği, TBK'nın 408. maddesi uyarınca kar mahrumiyetinin belirlenmesi gerektiği, ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden buna dair hesaplanma yapılamayacağı, ibrazından sonra bu durumun mümkün olduğu yönleri görüş olarak açıklanmıştır.
GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı, sözleşmenin feshinin tespiti, teminat mektuplarının iadesi, tazminat, kar mahrumiyeti ile manevi tazminatın tahsili ile iş yerindeki malzemelerin aynen iadesi ve olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta ''... Etlik Entegre Sağlık Kampüsü Projesi" işi ile ilgili olarak davalı adi ortaklığın taşeron, davacının alt taşeron sıfatı ile aralarında 3 adet alt yüklenicilik sözleşmesini imzaladıkları, bu sözleşmelerde tarafların hak, yetki ve sorumlulukların etraflıca düzenlendiği, anılan sözleşmelerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin belli olduğu, ana işin çok geniş sahayı kapsadığı, davalıların davacı dışında başka alt taşeronlarının da bulunduğu, işlerin entegre ve kombine şekilde ilerlemesinin planlanarak sözleşmelerin yapıldığı, davacıya iş yeri tesliminin sağlandığı, bu kapsamda bir kısım edimlerini ifa ettiği, davalıların iş programı hedeflerini gerçekleştirmek üzere davacıya 14/09/2018 tarihinde ihtarname keşide edilerek gerekli iş gücü sayısının ve ekipmanın artırılması ve SGK nezdindeki eksikliklerin giderilmesi yönünde uyardığı, davacının 24/09/2018 tarihinde cevap vererek edimlerini yerine getirdiğini, iş programlarının paylaşılmadığını, diğer alt taşeronlarla iş programlarının birbiriyle örtüşür şekilde revize edilmesinin gerektiğini, edimlerinin bu alt taşeronların edimlerine bağlı olduğunu, hiçbir edimini aksatmadığını, genel olarak bildirdiği, bu yazışmaların 19/10/2018 ve 09/11/2018 tarihli ihtarnamelerle de devam ettiği, davacının 12/04/2019 tarihinde ana iş yerinde tespit yaptırdığı, 31/01/2021 tarihinde işbu davasını açtığı, davalı yanın kusuru nedeniyle sözleşmenin yerine getirilmediği ileri sürerek, dava dilekçesindeki detaylı taleplerini sunduğu, davalı taraf ise uyarılara rağmen davacının edimlerini yerine getirmediğini ve bir talep hakkı bulunmadığını savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin sona erip ermediği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü harcama tutarı ile kar mahrumiyeti alacağının tahsilinin gerekip gerekmediği, teminat mektuplarının iadesinin mümkün olup olmadığı, malzemelerin aynen, olmadığı takdirde bedellerinin iadesinin gerekip gerekmediği ile manevi tazminat isteme koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen tam iki taraflı iş görme akdidir. Ana edim olarak yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, eklerine, teknik ve sanatsal ilkeler ile amacına uygun imal edip iş sahibine teslim, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Yüklenici teslimi, iş sahibi de bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Davacının teminat mektuplarının iadesi istemiyle ilgili davası işlemden kaldırıldığından ve süresinde yenilenmediğinde bu taleple ilgili davada davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacının kar mahrumiyeti ile ilgili davası, iş bu davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydı yapılmış olduğundan bu taleple ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşmeler ile ekleri, karşılıklı keşide edilen ihtarname içerikleri, tespit dosyası, bu dosyada düzenlenen rapor, keşif yapılarak düzenlenen birinci bilirkişi kök ve ek raporu ile yine mahkememizce alınan ikinci bilirkişi kök ve ek raporları, tarafların ticari defter ve kayıtları içerikleri, Sağlık Bakanlığı kayıtları ile tüm dosya kapsamından, davalı adi ortaklığın taşeron, davacının alt taşeron sıfatı ile 3 ayrı sözleşme imzaladıkları, bu sözleşmenin '... Etlik Entegre Sağlık Kampüsü Projesi' ana işinin bir kısım işlerine yönelik olduğu, ana işin çok geniş bir alanı kapsadığı, davalı adi ortaklığın başka alt taşeronlarının da bulunduğu, iş yerinin davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Yine dosya kapsamından, davacının işi ifa etmeye başladığı, başka taşeronların da çalışmalarını sürdürdüğü, 2018 Eylül ayında işlerin ifa edilmesi ve seyri hakkında tarafların birbirine ihtarnameler keşide ettikleri, sonrasında davacının işe devam etmediği, 2019 yılı içeresinde de genel tespit yaptırdığı ve sözleşmenin feshi yönünde tarafların herhangi bir iradesinin olmadığı, teminat mektuplarının süresinde uzatıldığı, davalı adi ortaklık tarafından davacıya yönelik herhangi bir ceza kesintisinin uygulanmadığı, sözleşmede mücbir sebep halinde dahi davacıya fesih hakkı tanınmadığı, sözleşmenin davalı tarafça askıya alınması hakkı varken bunun kullanılmadığı, dava sonrasında yaklaşık sözleşmelerden 4,5 yıl sonra ana işin tamamlandığı da sabittir. Davadan önce ve dava sırasında davalı yanın davacıyı sözleşmeye ifa etmeye çağırmadığı gibi nama ifa bakımından bir ihtarda yapmadığı açıktır. Öte yandan, yazışmalardan, karşılıklı çekilen ihtarnamelerden, tespit raporu ile bilirkişi raporları kapsamından, Sağlık Bakanlığı kayıtları ile tüm delillerden anlaşılacağı üzere, asıl sorunun davalının finansman temininde güçlük çekmesi, tüm alt taşeronlarının koordine problemleri ile davacının ediminin başka alt taşeron edimlerine de bağlı olmasından kaynaklandığı, bu nedenle davacının edimlerini süresinde ifa edemediği, davalı yanın davacının edimine uygun ortamı sağlamadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sözleşmede davacının fesih hakkı nerede ise ortadan kaldırılmış ve ucu açık şekilde davalı yana süre uzatım hakkı verilmiş ise de, davalının süreçte bu hakkı kullanmadığı, başkalarına işi yaptırarak eylemli olarak sözleşmeyi feshetmiş olduğu anlaşılmıştır. Davacının, sözleşmenin feshinde bir kusuru tespit edilmemiştir. Başka bir ifadeyle davalı yanın kusuru sonucu taraflar arasındaki sözleşme sona ermiştir. Bu nedenle davacının sözleşmeye bağlı olarak hak edişleri ile yaptığı harcamaları talep hakkı bulunmaktadır. Taraf defter ve kayıtları ile birbirini teyit eden bilirkişi raporları kapsamından anlaşılacağı şekilde sözleşme boyunca davalı adi ortaklığın, davacıya 25.468.087,57 TL hak ediş ve malzeme bedeli ödediği, davacının da kayıtlara göre 39.127.272,17 TL harcama yaptığı, bu harcama içerisinde yine davacının talep ettiği malzemelerin de olduğu, bu malzemelerin harcanmayan kısmının mahallinde bulunmadığı, iadesinin söz konusu olamayacağı, esasen harcama kalemleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak davacının dava dilekçesinde yaptığı harcamaların tutarının 38.213.261,84 TL olarak açıklandığı ve kendisinin bu miktar itibariyle bağladığı anlaşıldığından, davacının 12.745.174,26 TL bakiye hak ediş ve harcama tutarının talep edebileceği kabul edilmiştir. Bu alacakla ilgili davalı taraf, davadan önce geçerli şekilde temerrüde düşürülmediğinden, davacının , anılan alacağın 300.000,00 TL'lik kısmı için dava, bakiyesi 12.445.174,26 TL için ise ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edileceği kabul edilmiş, uyuşmazlık, tacirler arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığı için avans oranında temerrüt faizi istenmesinde de bir yanlışlık görülmemiştir. Ayrıca, davacı taraf manevi tazminatta talep etmiş ise de, kural olarak sözleşmeye aykırı davranış manevi tazminatı gerektiren bir durum değildir. Öte yandan, davacı taraf sözleşmenin ihlali nedeniyle ne yönde ticari itibarının zedelendiğini ve/veya manevi tazminat isteme koşullarının hangi şekilde gerçekleştiği yönünde de bir kanıt sunmamıştır. O halde, manevi tazminat isteme koşulları oluşmadığından davacının manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmiştir. Davacı taraf, sözleşmelerin de sona erdirilmesine talep etmiş ise de esasen her istemi bu tespiti de kapsadığından ve davacının diğer talepleri içerisinde sözleşmenin feshinin de tespit edilmesi öncelikle gerekeceğinden, ayrıca bu kalem isteminde de hukuki yarar görülmemiş ve sözleşmenin fesih olduğu tespiti isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının teminat ile avans mektuplarının iadesi istemleri hakkındaki davasının açılmamış sayılmasına,
2-12.745.174,26 TL bakiye hak ediş ve yapılan gider tazminatının 300.000,00 TL'sinin dava, 12.445.174,26 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 01/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Diğer istemlerin reddine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 870.622,85 TL nispi karar ve ilam harcı için alınan 12.125,03 TL peşin harç ile 216.423,86 TL ıslah harcı toplamı 228.548,89 TL'nin mahsubu ile noksan olan 642.073,96 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 12.125,03 TL peşin harç ile 216.423,86 TL ıslah harcı toplamı 228.548,89 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL'den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.257,09 TL'nin davalılardan, 62,91 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, karar kesinleştiğinde bu yönde vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 735.451,76 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar yararına reddedilen maddi tazminat ve tespit talebi üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar yararına reddedilen manevi tazminat talebi üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafça yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 419,90 TL keşif harcı ile 26.244,13 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 26.718,43 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 26.285,33 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.