T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/242 Esas - 2023/14
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/242
KARAR NO: 2023/14
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI:....: Av....
DAVALI...
VEKİLİ: Av. ..
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/04/2021
KARAR TARİHİ: 09/01/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/02/2023
Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle, Müvekkili şirket ile davalı şirket arsında Irak Besmaya’da inşaası planlanan su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı kapsamında gerek su alma yapısı gerek arıtma tesisinin proses dizaynı ve bu kapsamdaki proses ünitelerinin elektrik ve mekanik ekipman temin ve montajı işleri hizmetlerini kapsayacak şekilde 15.01.2020 tarihinde bir sözleşme kurulmuş olduğunu, bu işe teklif verme sürecinin müvekkili şirket ile davalı şirket tarafından koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü, müvekkili şirketin bir çok teknik toplantıya katılmış olduğunu, bu sürecin Mayıs 2019 ayından itibaren sözleşme safhasına getirilmiş olduğunu, müvekkili şirketin bu süreç içerisinde kendisine gelen birçok proje fırsatını geri çevirmiş olduğunu, katılabileceği ve kazanma ihtimali yüksek olan bir çok ihaleye katılmamış olduğunu, taraflar arasında iş ortaklığı çerçevesinde başlamış olan ilişkinin davalı şirketin yüklenici, müvekkili şirketin ise alt yüklenici vasfını üstlenmesiyle devam etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından tüm satın alma sözleşmeleri ve tabloları davalı şirkete sunulmuş olduğunu, bu çalışmalar kapsamında yaklaşık 13.000.000.00-Amerikan Doları finansman ihtiyacının karşılanması hususunda davalı şirkete başvurulmuş olduğunu, yurtdışından satın alınacak ekipmanların, markaların işveren ve müşavir şirket tarafından seçilmiş olduğunu ve alternatifine imkan tanınmayarak yurtdışındaki satıcıların satış şartları gereği akreditif açılması ve avans ödemesi şart koşulmuş olduğunu, bu başvurunun karşılanmamış olduğunu, davalı şirketçe üstlenilmiş olan işlerin yürütülmeye devam edilmesi için müvekkilinin ihtiyaç duyduğu hiçbir finansman desteğinin sağlanmamış olduğunu, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davranışlar sergilenmiş olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler ve teati edilen yazışmalardan sonuç alınamadığını, davalı şirketin ...yevmiye numarasıyla, müvekkil şirket aleyhine keşide etmiş olduğu ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshini ihtar etmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşme ilişkisi kapsamında üretilmiş bulunan tasarım ve projelerin davalı şirket ile paylaşılmış olduğunu, bu projelerin de Irak’ın ... İnşaatında uygulanmış olduğunu, sözleşme gereği ücret, hak ediş tutarları hiçbir suretle ödenmemiş, davalı şirket sözleşmeye aykırı davranarak müvekkil firmanın mali ve manevi tüm haklarına tecavüz etmiş olduğunu, müvekkil firma sözleşme uyarınca 3. Kişiler ile yeni bir proje taahhüdü altına girmemiş olduğunu, kazanma ihtimali yüksek olan ve maddi açıdan önemli gelir sağlayacak ihalelere girmekten imtina etmek zorunda kalmış olduğunu, davalı firma tarafından aralarında kurulan sözleşmeye aykırı davranılmak suretiyle sözleşmenin haksız ve hukuka ayrı bir şekilde feshedilmiş olduğunu, müvekkilinin hak ettiği alacak bedeli, mahrum kalınan kar payı ödenmemiş olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalar kapsamında davalı şirket müvekkil şirketçe ortaya çıkarılan proje ve tasarım işlerini kabul etmiş olduğunu, bu bedelleri ödemeye hazır olduğunu defaten belirtmekte ise de bu beyanların hiçbir zaman hayata geçirilmemiş olduğunu, bu sözleşmeden kaynaklı alacaklarını alamadığını, proje nedeniyle yeni iş kollarına da girmeyerek iş kaybı yaşamış olduğunu ve yüksek bedelli kar paylarından da mahrum bırakılmış olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafça ihlal edilen sözleşme bedelinin, mahrum kaldığı kar payının ve 3. kişilerle yapacağı projelerden kaynaklı gelir kaybının müvekkil şirkete ödenmesinin gerekmekte olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL’nın ticari faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, davanın kabulüne, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve dava sonuçlanıncaya ve kesinleşinceye kadar devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle, Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 15.01.2020 tarihinde Besmaya projesinin su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı kapsamında arıtma tesisinin proses dizaynı ve bu kapsamdaki ünitelerin elektrik ve mekanik ekipman temin ve montajı işleri konusunda bir sözleşme kurulduğunu, ana sözleşmeye göre 14.02.2020 tarihinde teslim edilmesi gereken proje, rapor vb gibi işlerin müvekkiline zamanında teslim edilememesi ve 13.06.2020 tarihine kadar tamamlanması gereken tedarik ve montaj işlerine davacı şirket tarafından başlanamamış olduğunu, davacı şirket tarafından sadece projeyle ilgili işlerin ifa edişmiş olması, sözleşme kapsamındaki tedarik, montaj gibi diğer edimler bakımından ifaya başlanılamamış olması nedeniyle iş programından oldukça geri kalınması nedeniyle davacının, ...yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkili tarafından temerrüt ihtarında bulunmuş olduğunu, davacı şirket tarafından işlerin geciktirilmeye devam etmesi nedeniyle sözleşme kapsamındaki işlerin durma noktasına geldiğini, müvekkilinin bu süreçte işverenden çok sayıda uyarı yazış almış olduğunu, müvekkilinin telafisi olmayan zararlarla karşı karşıya kalmış olduğunu, sözleşmeye devam edilmesinin katlanılamaz hale gelmiş olduğunu, bu nedenle davacı firmaya karşı müvekkili tarafından ....yevmiye ile fesih ihtarnamesi keşide edilmiş olduğunu, davacı şirketin eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla davacı tarafından, davalı müvekkil şirket aleyhine, proje ve tasarımlara ilişkin telif bedelinin 3 katı tutarında telif tazminatına hükmedilmesi talepli ... Sayısı ile belirsiz alacak davası ikame edilmiş olduğunu, davacı şirketin,..... sayılı dava ile neredeyse birebir aynı dava dilekçesi ile işbu huzurdaki davayı açmış olduğunu, davacı şirket tarafından sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı feshedildiği iddiası ile davalı müvekkil aleyhine, zararın, 3. kişiler ile akdedilecek iş kaybının ve mahrum kalınan kar payının tahsili talepli belirsiz alacak davası açılmış olduğunu, bu davanın hukuka aykırı olduğunu, reddi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinin eklerinin yasal prosedüre uygun olarak kendilerine tebliğ edilmemiş olduğunu, dava kapsamında dava değeri belirlenebilir bir bedel olmasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açılan bu davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, dava değeri itibariyle TTK uyarınca yazılı yargılamaya tabi tutulması gerekirken, dava değeri düşük tutularak basit yargılama usulüne tabi tutulması amacıyla dava değerinin düşük tutulmuş olduğunu, sözleşmeye aykırı olarak yapılan projeler avan proje ve uygulama projesi olarak kullanılamayacak içerikte ve eksiklikte olduğunu, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davacıya ait projelerin kullanılmadığını, fesih sonrası başka bir alt yükleniciden işin ifasının talep edildiğini, davacının projelerin tam ve eksiksiz teslim edildiğini ispat edemediğini, fesihten sonra çalışılmaya başlanılan şirket tarafından dava dışı işveren şirketin vermiş olduğu teknik detay ve belgeler üzerinden yeni uygulama çalışmaları yaparak ortaya avan ve uygulama projelerinin çıkarılmış olduğunu, davacı, ihlal edilen sözleşme bedelinin, mahrum kaldığı kâr kaybının ve 3. kişilerle yapacağı projelerden kaynaklı gelir kaybının işbu dava kapsamında kendisine ödenmesini talep etmiş olduğunu, bu alacak iddialarının hukuken talep edilebilir alacak kalemleri olmadığını, usul hukuku gereği davacının bahsi geçen her bir alacak kalemi bakımından ayrı ayrı taleplerinin ne olduğunu açıklaması gerekirken; kül halinde alacak talebini 10.000-TL olarak ifade etmiş olduğunu, Sayın Mahkemenizce davacıya mezkur alacak kalemlerini, her bir alacak kalemi bakımından dava değerini belirtilmesini istemesi ve harç için kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının sözleşme bedelini talep edemeyeceğini, zira davacının sözleşme bedelini hak ettiği bir imalatı bulunmadığını, .... sayılı kararında aynen; "Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddeleri uyarınca eser sözleşmesinde yüklenicinin akdi ilişkiyi ve yaptığı imalâtı ispat etmesi, eser sahibinin ise ödemeleri kanıtlaması gerekir. Davacı iddiasına dayanak bir belge sunamamıştır.” ifadelerine yer verilmiş olduğunu, keza ... sayılı kararında aynen; "Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için fatura ya da iddiasında belirttiği işleri sözleşme ve ekleri ile projesine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur.” şeklinde hüküm kurulmuş olduğunu, davacının sözleşme bedelini tahsile hak kazanabilmesi için sözleşme konusu işin ifa edildiğini ispat edecek belgeyi dava dilekçesi ekinde sunması gerektiğini, ancak iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesinin mümkün olmayacağından, böyle bil belge sunamayacak olması nedeniyle bu davada sözleşme bedelinin talep edilemeyeceğini, mahrum kalınan kâr kaybının müspet zarar niteliğinde olduğundan sözleşmenin ayakta olduğu durumlarda dile getirilebilir olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme sona erdiğinden bu davada talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının 3’ncü kişilere yapacağı projelerden kaynaklı gelir kaybı talebi kapsamında, dosyaya herhangi bir açıklama, bilgi ve belge sunulmamış olduğunu, ispat edilemeyen gelir kaybı tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir iş ortaklığı sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu işe ilişkin olarak işveren tarafından tek taraflı olarak müvekkiline çağrıda bulunulmuş olduğunu, iş ortaklığı anlamında herhangi bir tüzel kişilik veya adi ortaklık tesis edilmediğini, fazlaya ilişkin hakları ve sair hususlara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere; davacıya, dava konusu ettiği alacak kalemlerinin ne olduğunu tek tek açıklaması ve dava konusu edilen her bir alacak kalemi bakımından ayrı ayrı müddeabihin ne olduğunun açıklattırılması ile bu açıklama sonrasında eksik ödenen harcın tamamlatılması için kesin süre verilmesine, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacak bir dava olması nedeniyle emsal Yargıtay içtihatları çerçevesinde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, huzurdaki davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve bu davayla ilgili vekâlet ücretinin (KDV Hariç olarak) karşı tarafa yükletilmesine," karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; Taraflar Arasında Akdedilen 15.01.2020 Tarihli Sözleşmenin Haksız Feshi İddiasına Dayanılarak Meydana Gelen Zararın, 3. Kişilerle Akdedilecek İş Kaybının Ve Mahrum Kalınan Karın Tahsili Talebine İlişkin Tazminat Davasıdır.
Davalı Vekili ...E sayılı dosyası ile derdestlik itirazında bulunmuş olup ilgili dosya getirtilmiş, incelemesinde iş bu dosya ile talep sonuçları farklı olduğundan derdestlik itirazı mahkememizce kabul görmemiştir.
Mahkememizce Oluşturulan Bilirkişi Heyetinden Alınan 27.05.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Taraflar arasında imzalanan 15.01.2020 tarihli sözleşmenin uyuşmazlık konusuna ilişkin hükümleri göz önüne alındığında davacının ibraz ettiği ve incelenen belgelere göre, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğine ilişkin tespit yapılmadığı, bu durumda davalının ..... Noterliği 11.05.2020 tarih ve... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesini göndermesi kendisinden beklenebileceği, Davacının dava dilekçesinde, "ihlal edilen sözleşme bedeli" müspet zararını, "mahrum kaldığı kar" ve "3.kişilerle yapacağı projelerden kaynaklı gelir kaybı" menfi zararlarını birlikte talep ettiği ancak her bir alacak kalem için ne miktarda talepte bulunduğunu belirtmediği ve ayrıca dosya kapsamına göre mahrum kalınan karları ile 3. kişilerle yapacağı proje fırsatlarını kaçırıldı ise bunlara ilişkin bilgi ve belgeler dosya kapsamında bulunmadığından bir hesaplama yapılamadığı, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce 17.10.2022 Tarihli celsede davacı vekiline talep sonucunu açıklayıp kuruşlandırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süreye uyulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına karar verilmiş, verilen kesin sürede davacının talep sonucunu kalem kalem açıklayıp kuruşlandırmadığı görülmüştür.
6100 sayılı Kanunun ''Dava dilekçesinin içeriği '' başlıklı 119/1 maddesinde dava dilekçesinde bulunması gerekli unsurlar '' Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının ...kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası '' olarak sayılmaktadır. 6100 sayılı Kanunun 119/2 maddesinde ise '' Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 6100 Sayılı HMK'nın 119/1-d bendi uyarınca talep sonucunda yer alan kalemlere ilişkin miktarlar tam olarak belirlenemese bile talep edilen 10.000,00 TL’nin her bir kalem için hangi miktarlarda talep edildiğinin açıklaması ve talep sonucunu somutlaştırması gerekmektedir. Verilen kesin sürede hangi kaleme hangi miktarda talep olduğunu usulünce açıklanmadığı görülmekle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın USULDEN REDDİNE
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile noksan olan 99,20 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/01/2023
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ..
✎ e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.