T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/343
KARAR NO : 2024/338
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
FER'İ MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVA : Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat.
DAVA TARİHİ : 09/06/2021
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin 2005-2006 yılları arasında yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduklarını, 24.06.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim ve denetim kurullarının ibra edildiklerini, dava dışı ortakların ibraya ilişkin genel kurul kurul kararının iptali davası açtıklarını, bu kararın ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/597 Esas-2016/747 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, anılan kararın Yargıtay’ca onanıp kesinleştiğini, davada karara esas alınan 02.05.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkilinin yönetimini oluşturan davalıların 2005 yılında yapılan kilit taşı döşeme imalatının bedelinin 77.879,11 TL olmasına rağmen yükleniciye fazla ödeme yaparak 25.519,64 TL zarara uğrattıklarının ortaya çıktığını, müvekkilinin bu durumu 10/06/2020 tarihli kararın kesinleşmesiyle öğrendiğini ileri sürerek, anılan zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Fer'i Müdahil ..., ibranın iptali davası açan üç kooperatif üyesinden biri olduğunu, davaya katılmak istediğini bildirmiş, başvuru harcını yatıran müdahilin 25/05/2023 tarihli celsede davaya katılımı kabul edilmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/597 Esas sayılı dosyasında davalı kooperatif vekilince yeterli savunmanın yapılmadığını, anılan mahkemede alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, sonra cevabını ıslah ederek istemin zamanaşımına uğradığını bildirmiştir.
Davalı ..., davacı kooperatifin 2005 yılında yapılan genel kurulunda diğer davalılar ile birlikte yönetim kurulu üyesi seçildiğini, sitenin iç yollarının yapılması için toplanan teklifler arasından en uygun olanı ile sözleşme yapıldığını, diğer davalılar tarafından iş henüz tamamlanmadan ve gerekli ölçümler yapılmadan ödemenin tamamının yapılması nedeniyle istifa ettiğini, söz konusu kooperatif zararının ortaya çıkmasında herhangi bir dahlinin bulunmadığını, zararın ortaya çıkışından itibaren 10 yıllık süre geçtiğini, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ...vekili, davacının iddia ettiği tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, yine müvekkilinin tarafı olmadığı, delil ve savunmaları alınmaksızın yaptırılan bilirkişi incelemelerine dayalı kararın müvekkili açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, site içi yol ve otoparkların kilit taşı ile döşenmesi ve yol cepheli bordür duvarlarının yapım işi ile ilgili fazla ödemenin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR :... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/597 Esas sayılı dosyası getirtilmiştir.
6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/429 Esas sayılı dosyası celbedilmiştir.
16/04/2023 tarihli davacı genel kurulunda davalılar hakkında sorumluluk davası açılması yönünde 8. madde ile karar verildiği ve işbu davanın açılması için gerekli usulü eksikliğin tamamlandığı tespit edilmiştir.
Davacı ile dava dışı firma arasında imzalanan 07/07/2005 tarihli yeni bordür taşı döşenmesi ve bir takım işlerin yerine getirilmesine ilişkin sözleşme örneği sunulmuştur.
Davalıları hakkındaki güveni kötüye kullanma ve zimmet suçlamalarıyla ilgili takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Arabuluculuk anlaşamama tutanağı sunulmuştur.
Davacının ticaret sicil dosyası örneği getirtilmiştir..
İnşaat mühendisi ve kooperatif uzmanından oluşturulan bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınmış, anılan raporlarda; dava konusu işe ait sözleşme ve şartnamelerin doğru ve yeterli şekilde hazırlanmadığı, tekliflerin alınması ve şirketlerin araştırılması işinde gerekli özenin gösterilmediği, genel kurul kararı doğrultusunda iş ihale edilse ve iddia edildiği gibi 7500 m2 imalat yapılmış olsa dahi, işin fen ve teknik kurallar ile sözleşme ve şartnamesine uygun şekilde tetkik edilmediği, gerekli ölçümlerin yapılmadığı, tutanak ve kesin kabul raporunun düzenlenmediği, yönetim kurulunun işin yürütülmesinde yönetim eksikliği göstermesi nedeni ile kooperatifin 25.519,64 TL zarara uğratıldığı hususları görüş olarak açıklanımştır.
Davacı taraf 2005 yılında düzenlenen, dava dışı yükleniciye ödeme yapılmasın mesnet hak ediş raporları ile ödeme belgelerini sunmuştur.
GEREKÇE: Dava, davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi olan davalılar aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davalıların, davacı kooperatifin 2005-2006 yılında yönetim kurulu üyelikleri görevinde bulundukları, anılan dönemde kooperatifin taşınmazına kilit taşı döşeme işini yaptırdıkları, sonraki genel kurulda ibra edildikleri, dava dışı ortakların açmış oldukları ibranın iptali davasının yapılan yargılaması sonrasında usulsüz işlemleri olduğu, ibranın geçerli bulunmadığı, kilit taşı döşeme işinde dava dışı yükleniciye fazladan para ödendiği de kabul edilerek ibranın iptaline karar verildiği, mahkeme kararının Yargıtay incelemesinden de geçerek 10/06/2020 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın 09/06/2021 tarihinde ikame edildiği, davacı yöneticiler hakkındaki gerek görevi kötüye kullanmak gerekse zimmet suçlaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların, davacı kooperatifin yönetim kurulu üyeliğini yaptıkları dönemde kooperatifin taşınmazına kilit taşı döşenmesi işi nedeniyle zarara neden olup olmadıkları, zarara neden olmuşlarsa davalılardan bu zararın tahsilinin gerekip gerekmediği, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Dava, esas itibariyle davacı kooperatifin yöneticileri hakkında açılmış sorumluluk davası niteliğindedir. 1163 sayılı Kanunda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna yönelik açık hüküm bulunmamaktadır. Anılan Kanunun 98. maddesi yollamasıyla işbu davaya TTK'nın anonim şirketler hükümleri uygulanacaktır. Gerek fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'da gerekse dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK hükümlerinde yöneticiler hakkında hangi koşullarda dava açılacağı, açılış şekli, fiiller, ispat yükü, zamanaşımı ve diğer sonuçlarına ilişkin düzenlemeler mevcuttur.
Dava, kooperatif tüzel kişiliği tarafından açılmıştır. İşbu davanın açılması için gerekli ön koşul olarak 16/04/2023 tarihli genel kurulda dava açılması yönünde karar alınmış ve usulü eksiklik tamamlanmıştır.
Davalılar, süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Öncelikle de zamanaşımı savunmasının incelenmesi gerekmektedir. Zamanaşımı, belirli bir zaman geçmesi sonrasında alacaklının, alacağını dava ve takip edebilme hakkını sona erdiren bir sebeptir. Zamanaşımı süreleri, kanunla belirlenir. Borcun kaynaklarından biri olan haksız fiil, aynı zamanda suç teşkil edebilir. TBK'nın 72. maddesinde, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiiden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Uzamış ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, fail hakkında mahkumiyet kararı verilmiş veya ceza kovuşturmasına girişilmiş olması zorunlu değildir. Fail hakkında erteleme kararı verilmesi veya hakkındaki cezanın ortadan kaldırılması da sonuca etkili bulunmamaktadır. Fiilin suç teşkil etmesi yeterlidir
Dava konusu fiilin gerçekleştiği mülga 6762 sayılı TTK’nın 309/son maddesinde, zarara neden olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin meydana gelme tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına ağrayacağı, ancak bu fiil cezayı müstelzim olup ceza kanuna göre süresi daha uzun zamanaşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 560. maddesi aynı düzenlemeyi tekrar etmiştir.
Somut olayda iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar, dava dışı ortakların açtıkları ibranın iptali davası içeriği, davalılar hakkında yapılan suç duyurusu sonucu tesis edilen takipsizlik kararları ve bilirkişi kök ve ek raporu kapsamından, davalı yöneticilerin zarara neden olduğu kilit taşı döşeme işinin ve ödemelerinin 2005 yılı içinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Dava ise, 09/06/2021 yılında ikame edilmiştir. Davalıların eylemi, doğru ölçüm yaptırılarak gerçek hak ediş yerine, fazladan ödeme yapılmasıdır. Fiilin gerçekleştiği zamandan dava açıldığı tarihe kadar 15 yıldan fazla süre geçmiştir. Davalılara atfedilen fiil görevi kötüye kullanma suçu olarak kabul edilse bile, fiilin meydana geldiği tarihten itibaren dava tarihine kadar zamanaşımı süresi dolmuştur.
O halde, davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 435,82 TL'den mahsubu ile arta kalan 8,22 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, karar kesinleştiğinde bu yönde vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekille temsil edilen davalılar ... ve ... yararına hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, Davalı asil ...'in, Davalı ... vekilinin, Feri müdahil ... vekilinin, Feri müdahil Asil ...'in, İhbar olunan ...'ın yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Katip ...
✎ e-imzalıdır