T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/428 Esas - 2023/313
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/428
KARAR NO: 2023/313
HAKİM:...
ÜYE:...
ÜYE: ..
KATİP: ..
DAVACI....
DAVALI...
VEKİLİ: Av....
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 26/03/2012
KARAR TARİHİ: 12/04/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/04/2023
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan sözleşme ile davalı tarafın 26.06.2007 tarihinde ihaleye çıkardığı .... inşaatı ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İşi'ni yüklenici olarak üzerine aldığını, söz konusu iş ile ilgili olarak, müvekkil firma ile davalı idare arasında 10.08.2007 tarihinde sözleşme imzalanarak, 15.08.2007 tarihinde yer teslimi yapıldığını ve müvekkili şirketin kendisine ihale olunan işi yapmaya başladığını, davalı İdare'nin kusurundan kaynaklanan sebeplerle, işin bitim tarihi, davalının 29.01.2009 tarih ve... sayılı yazısı ile 18.07.2009 olarak müvekkiline bildirildiğini, bu anlamda işin gecikmesine davalı idarenin sebep olduğunu, müvekkili şirketin işin yapımı aşamasında davalının eylemleri ile ortaya çıkan olumsuzluklar nedeni ile 15.12.2008 tarihinde idareye başvurarak süre uzatımı talebinde bulunduğunu, bu başvuru üzerine yapılan incelemede, başvuru dilekçesinde "fiyat farkına ilişkin" bir beyan bulunmadığı, bu sebeple de başvurunun olumlu olarak cevaplandırılmasının mümkün olmadığının müvekkiline bildirildiğini, "fiyat farkı talep edilmeyeceğini bildirir" dilekçe verilmesi halinde süre uzatımı hakkında olumlu cevap verileceğinin ise sözlü olarak müvekkiline bildirildiğini, bunun üzerine, müvekkil firmanın düz beyaz kağıt üzerine önceki başvurunun aynısını yazmak sureti ile "fiyat farkı talep etmemek üzere" süre uzatım talebi içeren ikinci dilekçe verdiğini, bu dilekçenin 18.12.2008 tarihinde verilmesine rağmen 15.12.2008 tarihi olarak kayda alındığını, İdare tarafından yapılan inceleme ve iç yazışmalar neticesinde, müvekkil firmadan kaynaklanmayan sebepler ile işe başlanılamadığı ve bu sebeple müteahhide çalışamadığı süreler kadar ilave ek süre verilmesine karar verildiğini, müvekkil firmanın kendinden kaynaklanmayan sebeple işe başlayamadığından, idare ile imzalanan sözleşmenin 15. maddesi uyarınca “Revize İş Programının” onaylanması için 26.03.2009 tarihinde müşavir firma ... İş Ortaklığı'na başvurduğunu, bu başvurunun müşavir firma tarafından 15.05.2009 tarihli yazı ile idareye intikal ettirilmeksizin "revize iş programına gerek olmadığı" gerekçesi ile reddedildiğini, müşavir firmanın bu kararı üzerine müvekkil firma tarafından 08.06.2009 tarihinde bu kez davalı idareye başvuru yapılarak 08.06.2009 tarih ... sayılı yazı ile davalı idareden süre uzatımı nedeni ile fiyat farkı verilmesinin talep edildiğini, davalı idarenin bu başvuruya 03.07.2009 tarih ve ... sayılı yazı ile olumsuz cevap verdiğini, davalı idarenin müvekkilin fiyat farkı verilmesi için yaptığı başvuruyu red etmesinin, gerek yasal mevzuat ve gerekse taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin taahhüdü altındaki işi tamamlayarak davalı idare tarafından işin kesin kabulünün yapıldığını, fiyat farkının verilmesi konusunda davalının takdir hakkının bulunmadığını iddia ederek, idareden kaynaklanan sebeplerden dolayı süre uzatımı verilmesi nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi uyarınca, 26.03.2009 tarihinde sunulan revize iş programına göre fiyat farkı verilmesi gerektiğinin tespitine, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu Kapsamındaki Yapım İşlerinde Beklenmeyen Fiyat Artışları Nedeniyle Uygulanacak İlave Fiyat Farkı Esasları'na ilişkin 26.12.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan... nolu Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca, müvekkil lehine doğmuş bulunan 504.000.00 TL fiyat farkının, davalı idareye müracaat tarihi olan 13.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz oranı ile birlikte, davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, ... 05.04.2012 tarihli kararı ile davacı şirketin iflasına karar verildiğini, bu nedenle İ.İ.K.nun 194. maddesi uyarınca davanın durmasına karar verilmesi gerektiğini, bunun yanında müvekkili idareden kaynaklanan bir gecikmenin söz konusu olmadığını, proje onay süreçlerinde de gecikme bulunmadığını, davacı şirketin 15.12.2008 tarihli yazısı ile fiyat farkı talep etmemek üzere süre uzatım talebinde bulunduğunu, bu nedenle artık fiyat farkı isteyemeyeceğini, davacı şirketin tüm hak edişleri hiçbir şekilde itiraz etmeksizin imzalamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi uyarınca süre uzatım nedeniyle fiyat farkı ile ... nolu Bakanlar Kurulu Kararnamesi gereğince fiyat farkı alacaklarının tahsil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı şirket tarafından düzenlenen hakedişlere usulüne uygun itirazi kayıt konulmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin 15.maddesinde de fiyat farkı yönünden ayrı bir hakediş düzenleneceğine dair hüküm bulunmaması nedeniyle davalı tarafından düzenlenen hakediş raporlarına itiraz etmeyen davacı şirketin fiyat farkı yönünden talep hakkını da yitirdiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2016 tarihli ...karar sayılı ilamı ile "... Davacı şirket müşavir firma aracılığıyla davalı iş sahibine verdiği 15.12.2008 tarih ... kayıt nolu dilekçesinde okul yerinin değiştirilmesi ve zemin etütleri ile projelerinin yapılması sebebiyle fiyat farkı talep etmemek üzere süre uzatımı talebinde bulunmuş ve davalı iş sahibince talep kabul edilerek fiyat farkı verilmeksizin işin bitimi 02.01.2009 tarihli olur ile 18.07.2009 tarihine kadar uzatılmıştır. Davacı davasında bu dilekçeyi davalının sözlü baskısı nedeniyle verdiğini ileri sürmüş ise de iradeyi sakatlayan sebeplerin varlığını yasal delillerle kanıtlayamadığından sözleşmenin 15. maddesine göre süre uzatımı nedeniyle talep edilen fiyat farkı istemin reddi doğrudur. Ancak sözkonusu dilekçede sadece süre uzatımı ile ilgili fiyat farkı istenmediği açık olarak belirtildiğinden kararname fiyat farkının istenmediği ve vazgeçildiği sonucunu doğurmaz. 26.12.2008 tarih 27092 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... sayılı Bakanlar Kurulu Fiyat Farkı Kararnamesi'nin 1. maddesinde 31.05.2008 tarihinden önce 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre ihalesi yapılmış yapım işlerinde iş kalemleri veya iş gruplarının imalâtında fiilen kullanılan malzemelerden, fiyatlarında beklenmeyen artış olanlara fiyat farkı verilmesi kabul edilerek kapsamı 2. maddede, dayanağı 3. maddede gösterildikten sonra fiyat farkı hesabı 5. maddede düzenlenmiş ve 6.1. maddesinde bu esaslara göre fiyat farkının sadece bu esaslardan faydalanmak için idareye yazılı başvuruda bulunan yükleniciye verileceği kabul edilmiştir. Davacı yüklenici 13.01.2009 tarihinde davalı iş sahibine verdiği dilekçe ile sözkonusu kararname uyarınca fiyat farkı talebinde bulunmuştur.
Bu durumda, davaya dayanak olan sözleşmeye konu ihale 2008/14447 sayılı fiyat farkı kararnamesinin 1. maddesine göre 31.05.2008 tarihinden önce yapıldığı, 2. maddede 01.01.2008 ile 30.09.2008 tarihleri arasında kullanılan malzemelerle ilgili fiyat farkı verileceği kabul edildiği ve kararnameden önce yapılan hakedişlere itiraz imkânı bulunmadığı ve davacı tarafça kararnamenin 6.1. maddesine göre yazılı başvuruda bulunulduğundan mahkemece kararname fiyat farkı ile ilgili işin esası incelenip kararname gereğince malzeme fiyat farkı isteyip isteyemeyeceği ve miktarı konusunda yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılama esnasında usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulduktan sonra davacı defterleri de yerinde incelenerek mali müşavir, inşaat mühendisi ve eser sözleşmesinde uzman bilirkişiden bozma ilamı da dikkate alınarak rapor alınması için ... Mahkemesine talimat yazılmış, alınan 08/02/2018 tarihli raporda "davacı, gerekli belgeleri sunmadığından davacının talebinin haklılığı ve yapmış olduğu hesabın doğruluğu konusunda taraflarınca bir kanaate varılmadığı, gerekli belgeler sunulduğu taktirde davacı talebinin haklılığı ve yapmış olduğu hesabın doğruluğu konusunda taraflarınca bir kanaate varılabilmesinin mümkün olabileceği" belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından 13/04/2018 tarihli dilekçe ekinde sunduğu belgelere göre dosya aynı bilirkişilere tevdii edilerek rapor alınması için talimat mahkemesine müzekkere yazılmış, alınan 08/11/2018 tarihli ek raporda " davacı tarafından dosyaya sunulan 2008 Ocak ile 2008 Ağustos ayları arası her bir şantiyenin demir kullanım miktarını gösterir tabloda yapılan hesaplamaların hatalı olduğu ve dolayısıyla bu tabloda yapılan tonaj hesaplamalarına dayandığı anlaşılan kararname fiyat farkı hesap tablosunda yer alan hesaplamaların da hatalı olduğu anlaşıldığından dava dosyası içerisinde 26/12/2008 tarihli resmi gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararında belirtildiği gibi davaya konu şantiyelerde 01/01/2008 ile 30/09/2008 tarihleri arasında kullanılan demir miktarını aylara göre hesaplamamıza yarar belgelerin yer almaması sebebiyle de davacının davada talep ettiği fiyat farkı ile ilgili heyetlerince bir görüş belirtilmesi ve hesaplama yapılması mümkün bulunmadığı" belirtilmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporları göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ... karar sayılı ilamıyla
"...Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 05.05.2016 gün ve ... Karar sayılı bozma ilamında özetle, sözleşmenin 15. maddesine göre süre uzatımı nedeniyle talep edilen fiyat farkı isteminin reddinin doğru olduğu ancak davacı yüklenicinin 13.01.2009 tarihinde davalı iş sahibine verdiği dilekçe ile 26.12.2008 tarih ve 27092 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 2008/14447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca da fiyat farkı talebinde bulunduğu, bu durumda davacı tarafça kararnamenin 6.1. maddesine göre yazılı başvuruda bulunulduğundan mahkemece fiyat farkı ile ilgili işin esası incelenip kararname gereğince malzeme fiyat farkı istenip istenemeyeceği ve miktarı konusunda yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Uyulan bozma ilamı uyarınca yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alınmış olmakla birlikte, bozmadan sonra oluşturulan bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde teknik bilirkişi olarak sadece tek inşaat mühendisinin olduğu, diğer bilirkişilerin hukukçu ve mali müşavir olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de tek teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre karar verilmesi ile bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden söz edilemez. Oysa usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca mahkemece, lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Yine bozma ilamından sonra düzenlenen bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından ayrıntılı ve teknik içerikli olarak itiraz edilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin bu itirazları karşılanmaksızın karar verilmiştir.
Bu durumda, bilirkişi heyetince davalı iş sahibi idareden getirtilen tüm hakedişler ve hakedişlerin düzenlenmesine esas belgeler incelenip irdelenerek davacı yüklenicinin ... fiyat farkı kararnamesi uyarınca malzeme fiyat farkı isteyip isteyemeyeceği davacının talep ve itirazları da karşılanmak suretiyle belirlenmediği ve bilirkişi heyetinde tek bir teknik bilirkişi bulunduğundan mahkemece maddi gerçeğin ortaya çıkması için 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi gereğince yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan Dairemizin hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda iş sahibinden getirtilen hakedişler ve bu hakedişlerin düzenlenmesine esas olan belge, cetvel ve tutanaklar incelenip değerlendirilmek suretiyle yüklenicinin fiyat farkına hak kazanıp kazanmadığı ve miktarı konusunda denetime elverişli rapor alınıp, ilk bozmadan sonra alınan raporla farklı sonuca ulaşılması halinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderecek şekilde rapor düzenlettirilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilmesi doğru..." olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dosya üç inşaat mühendisi, bir mali müşavir, bir de nitelikli hesaplama uzmanından oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdi edilerek rapor alınması yönünde ara kararı kurulmuş, ara kararında belirtilen bilirkişilere dosya tevdi edilerek alınan 14/02/2022 tarihli raporda;
"...Davacı yüklenici firmanın reddolunan süre uzatımına bağlı fiyat farkı talebi yönünde inceleme yapılmasını gerektirir bir husus kalmadığı, Davacı yüklenici firmanın ...— ... sayılı ilamında özetle; davacının süre uzatımına bağlı ilave Ayat farkı hakkı talebinden vazgeçmesine yönelik idareye verdiği dilekçelerde sadece süre uzatımı ile ilgili fiyat farkı istemediğinin açık olarak belirtildiği, bu hususun ... Kararnamesine bağlı fiyat farkı talebinden de vazgeçildiği sonucunu doğurmadığı, şeklindeki gerekçe ile davacı yanın talebi için hak düşürücü bir durumun olmadığının tespit edildiği, müteakiben ...'nin 10/12/2020 tarih ve ... K sayılı ilamında da aynen; mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de tek teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre karar verilmesi ile bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden söz edilemez. Oysa usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca mahkemece, lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur denilmekle, ilk bozmaya esas İlamdaki açıklama uyarınca;
a-Davacı yanın ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında fiyat farkı talep edip edemeyeceğinin incelenmesi ile
b-Talep edilebilir bir hakkı var ise hesaplanmasının gerektiği,
... sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında dava konusu somut olay incelendiğinde;
İhalenin avan proje ile ihale edildiği, bu nedenle uygulama projeleri sürecinin iş programında öngörüldüğü sürede tamamlanması imkanının Karasu ve Kocaali bölgelerinin turizm alanı içinde olup, 3 kat imarı olması nedeniyle 5 katlı yapıların projelerinin Turizm Bakanlığı'nca da onaylanmasının gerekmesi,
Ferizli de yapılacak okul için yapım sahasında prefabrik yapı olması nedeniyle fiilen yer tesliminde gecikme olması,
Merkezdeki okul yerinde değişiklik yapılmasına bağlı olarak 2008 yılı Ocak ayına kadar gecikme oluştuğunun anlaşıldığı ve idarece yüklenici firmaya süre uzatımlarının da verildiği,
Gelinen aşamada davalı idarenin savunmalarında idare kusuru olmadığının ileri sürüldüğü, ancak davacı tarafından ileri sürülen ve yukarıda özet olarak belirtilen hususların ihale aşamasında öngörülmesinin mümkün olmadığı, Turizm Bakanlığı'nın onay süreci, imar planından daha yüksek katlı yapı tasarımı gerekmesi v.b durumların yüklenici tarafından ortadan kaldırılması sırasındaki kurumların yazışmaları ve buna bağlı yer teslimi ile proje onayındaki gecikmelerin yüklenici kusuru olmadığı,
Netice itibariyle; yüklenici firmanın edimin ifasını tamamlayarak geçici ve kesin kabullerin yapıldığı, idarece gecikme cezası uygulanmadığı, süre uzatımı taleplerinin kabul edildiği,
Taraflar arasındaki sözleşmenin | nolu uygulama öncelik sırasındaki eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 18. Maddesinde düzenlenen iş programı yönelik hükümler uyarınca iş programı revizyonunun fiili ve hukuki durumun tespiti açısından yapılması zorunluluk arz ettiği, yine ...in süre uzatımına ilişkin 30. Maddesinin "...Sözleşmesinde belirtilen mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır. hükmünün yer aldığı, süre uzatımında .. ve taraflar arasındaki sözleşme ve idari şartname hükümleri uyarınca idare kusuru veya mücbir sebep olarak dikkate alınmasının zorunlu olduğu ve bu durumda da süre uzatımı kararının mecburi bir sonucu olarak fiyat farkı ödemesi yapılması öngörülmese bile revize iş programının yapılmasının gerektiği, ancak müşavir firma olan... İş Ortaklığı'nın 15/05/2009 tarih ve ...- sayılı yazısı ile yüklenici ve idareye revize iş programı hazırlanmasına gerek olmadığını tekrar hatırlatılması nedeniyle iş programı revizyonunun yapılamadığının anlaşıldığı,
Taraflar arasındaki sözleşme eki İdari Şartnamenin 46. Maddesi içerisinde (sayfa 27) İş Programı ve Ödenek Dilimi başlıklı bölümünde aynen; yüklenicinin iş programı hazırlayarak idareye onaylattırmadığı durumlarda, iş programı idarece tek taraflı olarak yapılır ve onaylanır...” hükmü yer almakta olup, bu nedenle idarenin süre uzatımına bağlı ödenek aktarımı ve ilerideki olası gecikme cezası uygulamaları ile yapım işinin süre uzatımlarına göre program dahilinde yapılıp yapılmadığı takip ile tedbir için süre uzatımına istinaden revize iş programı yapma sorumluluğunun da ortadan kalkmadığı,
Bu itibarla 26.12.2008 tarih ve 27092 sayılı RG'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... sayılı BKK'nin 7. Maddesinin “...4735 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin gerçekleşmesi veya sözleşmenin ifasının idarenin kusurundan kaynaklanan nedenlerle gecikmesi nedeniyle yükleniciye süre uzatımı verilmiş olması halinde, uzatılan süreye göre idarece onaylanan revize iş programına uygun olarak 1/1/2008 ile 30/9/2008 tarihleri arasında yapılan imalatlarda kullanılan malzeme için ilave fiyat farkı verilir...” hükmü uyarınca revize iş programına göre ... sayılı BKK kapsamında ilave malzeme fiyat farkı talep hakkının bulunduğu,
Fiyat Farkı Hesaplama Bölümünde hesap tespit detaylarına ve hesaplamalara ayrıntılı olarak yer verilmiş olup, ay bazında ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ödenmesi gereken ilave fiyat farkı
Ocak 2008, (206.55: *780 ) * (( 843-780) / 780 ) - ( 0,90 *( 10844,16 - 10415,76 ) /10415,76)) = 7.024,40 TL, Şubat 2008 (191.000,00** 780 ) * (( 876-780) / 780 ) - ( 0,90 * (11554,76 - 10415,76 ) /10415,76)) = 3.673,66 TL, Mart 2008, (349.727,76 *780 ) * (( 1102-780) / 780 ) - ( 0,90 * (13231,20 - 10415,76 ) /10415,76)) = 46.249,87 TL, Nisan 2008
(358.217,95 *780 ) * (( 1214-780) / 780 ) - ( 0,90 * (14769,24 - 10415,76 ) /10415,76)) =50.359,98 TL, Mayıs 2008 (265.863,94*780 ) * (( 1479-780) / 780 ) - ( 0,90 * (15744,67 - 10415,76 ) /10415,76)) =90.351,96 TL, Haziran 2008 (518,301,12 *780 ) * ((1559-780) / 780 ) - ( 0,90 * (16530,17 - 10415,76 ) /10415,76)) = 190.165,62 'TL, Temmuz 2008 (342.010,22* 780 ) * (( 1661-780) / 780 ) - ( 0,90 * (16962,16 - 10415,76 ) / 10415,76)) S150.411,S1TL, Ağustos 2008 (215 637,82 * 780 ) * (( 1181-780) / 780 ) - ( 0,90 * (15250,37 - 10415,76 ) /10415,76)) =16.206,82 TL şeklinde olmak üzere toplam : 554.443,82 TL olarak tespit edildiği,
-Dava tarihi 26/03/2012 olup, hesaba esas 2008/14447 sayılı BKK'nin de 26/12/2008 tarih ve 27092 sayılı RG'de yayımı ile yürürlüğe girdiği,
Davacı yanın 504.000.00 TL fiyat farkını davalı idareye müracaat tarihi olan 13.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek recskont faiz oranı ile birlikte, davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ettiği, faiz cins ve süresine yönelik takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş bildirmişler, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı herhangi itirazları olmadığı yönünde beyanda bulunup açılan davalarını 50.443,82 TL artırarak 554.443,82 TL'nin davalıdan tahsili yönünde davalarını ıslah etmiş, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunmuş ve ayrıca da ıslah dilekçesine karşı cevabında zaman aşımı itirazında bulunmuştur.
Dosya davalının itirazlarının karşılanması açısından aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, alınan 11/11/2022 tarihli ek raporda;
"..... no.lu Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ödenmesi gereken ilave fiyat farkının 517.505,76 TL olarak hesaplandığı,
Davacı tarafından 504.000,00 TL fiyat farkının, davalı idareye müracaat tarihi olan 13.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz oranı ile birlikte, davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ettiği ancak alacak tutarının yargılama sonucunda belirlenmesinin mümkün olup olmadığı, diğer bir deyişle alacağın likit olup olmadığı ve buna bağlı olarak davalının 13.01.2009 tarihinde temerrüde düşüp düşmediği hususlarının hukuki tayin ve taktiri mahkemenin taktirinde olduğu..." yönünde görüş bildirmişler, bu rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili bilirkişi raporundaki tüm hususlara itiraz etmiş, itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasını istemiş, davacı vekili ise bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunmamış, 25/01/2023 tarihli duruşmada tüm hususların tartışıldığını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, dosya aynı bilirkişilere tevdi edilmiş, davalı itirazlarını karşılar alınan 11/03/2023 tarihli ek raporda;
"...Kök raporumuzda hesaplamaya ilişkin bir değişiklik gerektirecek bir hususa rastlanmadığı,
Heyetimizce...no'lu Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ödenmesi gereken ilave fiyat farkının 517.505,76 TL olarak hesaplandığı, davacı talebinin ise 504.000,00 TL olduğu..." yönünde görüş bildirmişlerdir.
Davalı vekili son alınan ek rapora karşı beyan ve itirazda bulunmuş ise tüm beyan ve itirazları alınan rapor ve ek raporda karşılanmış olduğundan davalı itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlara neticeten davacının 517.505,76 TL Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ilave fiyat farkı hesaplanmış, alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmış olduğundan TBK'nın 147.maddesine göre eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar da 5 yıllık zaman aşımına tabi olmakla, davacı her ne kadar dava dilekçesindeki talep ettiği tutar olan 504.000,00 TL'yi aşan miktarın da davalıdan tahsilini talep etmiş ise de davalının süresinde zaman aşımı itirazında bulunduğu, aşan kısım yönünden 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu kanaatine varılmakla aşan kısım yönünden talebin reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekili açmış olduğu işbu davada idareden kaynaklanan sebeplerden dolayı süre uzatım verilmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 15.maddesi uyarınca 26/03/2009 tarihinde sunulan revize iş programına göre fiyat farkı verilmesi gerektiğinin tespitini talep etmişse de mahkemenin 10/06/2015 tarihinde.... karar sayılı ilamında davanın tümden reddine karar verilmiş, .... karar sayılı ilamında bu tespit talebi yerinde olmadığından mahkemece verilen red kararı doğru olduğundan onanmakla bu hususta yeniden hüküm kurulmasına gerek görülmemiştir.
Toplanan delillere göre taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmenin 15.maddesi uyarınca süre uzatım nedeniyle fiyat farkı ile Bakanlar Kurulu Kararnamesi gereğince fiyat farkı alacağını istediği, yukarıda belirtildiği gibi süre uzatım nedeniyle fiyat farkı talebinin daha önceki mahkeme ilamında reddedildiği, Yargıtay'ca onandığı, Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca varsa talep edilebilecek fiyat farkı alacağının belirlenmesi yönünde 10/12/2020 tarihli Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı doğrultusunda oluşturulan teknik bilirkişilerden alınan rapor ve ek raporlara göre davacının 517.505,76 TL Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ödenmesi gereken ilave fiyat farkının hesaplandığı, davacının ise 504.000,00 TL dava dilekçesi ile talepte bulunduğu, bozma sonrası ilk raporda yazılan miktar yönünden dava ıslah edilmişse de ıslah tarihi itibariyle talebi aşan miktar yönünden talebin zaman aşımına uğradığı kanaatine varılmakla dava dilekçesinde belirtilen fiyat farkı yönünden ıslah olunan davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.-Asıl davanın kabulü ile 504.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ıslah edilen tutar yönünden talebin zaman aşımından dolayı reddine,
2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 34.428,24 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 7.484,40 TL peşin ve 861,45 TL ıslah harcı toplamı 8.345,85 TL'nin mahsubu ile noksan olan 26.082,39 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar yönünden davacı yararına hesaplanan 73.440,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar yönünden davalı yararına hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.-Davacı tarafından yapılan yatırılan 7.484,40 TL peşin ve 21,15 TL başvuru harcı, 861,45 TL ıslah harcı, 136,00 TL temyiz yoluna başvuru harcı toplamı 8.503,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.-Davacı tarafından yapılan 13.868,00 TL posta/tebligat/bilirkişi giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 12.606,28 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.-Davalı tarafından karar düzeltme işlemi için yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
8.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde ...'da temyiz yolu açık olmak üzere 12/04/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
Üye...
Üye ...
Katip ...