T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/482 Esas - 2024/468
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/482
KARAR NO : 2024/468
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ : 27/04/2021
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/07/2024
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; 05.08.2021 tarihinde, sürücü... ... ... 'un kusurlu olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı giderlerinin; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik (belirsiz alacak) 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 6.100,00-TL'nin (belirsiz alacak) davalıdan temerrüt tarihi itibariyle ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacıların talebinin zaman aşımına uğradığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan dava haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğini, esasa ilişkin kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, bakıcı giderleri talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, dava haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden dava konusu trafik kazası nedeniyle yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, incelenmiştir.
Anamur Devlet Hastanesi'nden davacının tedavi evrakları getirtilmiş, incelenmiştir.
Davalı Unico Sigorta A.Ş.'den dava konusu trafik kazası nedeniyle hasar ödemesi için başvuru yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilmiş, incelenmiştir.
Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 2021/1832 soruşturma numaralı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden davacının tedavi evrakları getirtilmiş, incelenmiştir.
Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nden davacının tedavi evrakları getirtilmiş, incelenmiştir.
Anamur İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan davacı ve velilerinin sosyal ekonomik durum araştırılmasına ilişkin belgeler getirtilmiş, incelenmiştir.
Mahkememizce Dosya Kapsamında ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca Alınan 23/05/2022 Tarihli Adli Tıp Raporunda Özetle; Sürücü Halil İbrahim TOY'un %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı çocuk yaya... ... ... subtotal jejenum ve ileum rezeksiyonu ve subtotal kolektomi uygulamaları için A Cetveli XI.Liste (Karın Hastalıkları ve Arızaları) Arıza Sıra No:2Af, Arıza Ağırlık Ölçüsü 15, Genel Beden Kayıp Oranının %19 olduğu, Sağ iliak kemik kırığı için A Cetveli Xil.Liste (Pelvis ve Alt Extremite Arızaları) Arıza Sıra No:1 Arıza Ağırlık Ölçüsü 5, Genel Beden Gücünden Kayıp Oranının %69 olduğu, şahsın mesleği düz işçi kabul edilerek Baltazar formülü ve olay tarihli yaşına göre (DT:2007, OT:2011, Yaş:16) hesaplama yapıldığında; Genel Beden Gücünden Kayıp Oranının %20.2(yüzdeyirminoktaiki) olduğunu, kişinin engelinin kalıcı ve sürekli nitelikte olduğunu, geçici iş göremezlik süresinin 3(üç)ay olduğunu, mevcut lezyonlar göz önününde bulundurulduğunda 3(üç)ay başka birinin (kişinin temizlik, yıkanma, soyunma, giyinme, tuvalet ihtiyacı vb. işleri bakımından) bakımına muhtaç sayılacağını, iş göremezlik süresinin 9(dokuz) ay olduğunu, 20.01.2023 tarihli Çocuk Cerrahi polikliniğinde yapılan muayenesinde iyileşme sürecinin tamamlardığı belirtilmiş olup bu tarihten önceki döneme ait kesin iyileşme süresi hakkında yorum yapılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava; Sürekli İş Göremezlik Ve Bakıcı Gideri Tazminatı Davasıdır.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Dava konusu kaza sebebiyle davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin zararlarının oluşup oluşmadığı, var ise miktarı ve bundan davalının sorumlu olup olmayacağı, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir.
Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile talebin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. 6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. 2918 Sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/1. maddesinde "(1)Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" denilmiştir.
Dava konusu yaralamalı kazada, dosya arasına alınan Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/1832 Soruşturma, 2011/1264 Karar numaralı kararında şüpheli hakkında şikayetçi olunmadığından takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Mersin Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na yazılan müzekkere ile olay tarihinde ve yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak, zararın maluliyetin hangi tarihte netleştiğinin tespiti için davacının hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, tedavilerinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiğinin sorulmuş, müzekkere cevabında 0.01.2023 tarihli Çocuk Cerrahi polikliniğinde yapılan muayenesinde iyileşme sürecinin tamamlandığı belirtilmiş olup bu tarihten önceki döneme ait kesin iyileşme süresi hakkında yorum yapılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dava konusu kaza 05.08.2011 tarihinde meydana gelmiş, 20.09.2011 tarihinde takipsizlik kararı verilmiş, davacı sigorta şirketine 10.06.2021 tarihli dilekçe ile başvurmuş, 03.07.2021 tarihinde arabuluculuk başvurusunu yapmış ve 19.08.2021 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Davacının tedavi evraklarının 2011 yılına ait olduğu, gelişen duruma ilişkin bir iddia ve tespit olmadığı hususu ile birlikte ceza zamanaşımı ve zamanaşımını kesen sebepler hep birlikte değerlendirildiğinde dahi talebin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL'den mahsubu ile noksan olan 368,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 6.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.