T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/51 Esas - 2024/294
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/51
KARAR NO : 2024/294
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/01/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında 09.06.2015 tarihinde bayilik ve otogaz bayilik sözleşmeleri imzalandığını ve ayrıca protokol akdedildiğini, davalı yana akaryakıt bayiliği ve işletmeciliği verildiğini, davalı şirketin bayilik lisansının, müvekkilinden mevzuat, sözleşme ve protokol hükümlerine aykırı olarak akaryakıt alımı yapmaması üzerine ...tarafından Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği uyarınca 29.04.2020 tarih ve 19279 sayılı kararıyla sonlandırıldığını, bu nedenle müvekkilince Üsküdar 17. Noterliği'nin 22.06.2020 tarih 23314 sayılı ihtarnamesi ile 09.06.2019 tarihli sözleşmeler ve protokolün tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin cari hesap alacağı, sözleşmeden kaynaklı genel cezai şart, alım taahhüdünün ihlali nedeniyle cezai şart ve ve kar mahrumiyeti alacaklarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah dilekçesi vererek, 5.000,00 TL kar mahrumiyeti ile 22.433,40 TL cari hesap alacağının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle, 51.200,00 USD erken fesih, 30.348,33 USD ise alım taahhüdünün ihlali nedeniyle toplam 81.548,33 USD'nin ise temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesinde belirtilen oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Erzin ilçesinde olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Erzin Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğunu, davacı ile yapılan sözleşmenin üzerinden 5 yıl geçtiğini, yenilenmediğini, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın açıldığı tarih itibarı ile KHK gereği davaların veya alacakların USD veya EURO olan kısımlarının TL'ye çevirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin konkordato sürecinde olduğunu, konkordato komiserine bildirimde bulunulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : Taraflar arasındaki 09/05/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol örnekleri sunulmuştur.
Arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir
22/06/2020 tarihli davacının fesih ihbarını içerir ihtarname örneği sunulmuştur.
...'dan davalının lisansının devam edip etmediği sorulmuş, lisansın iptal edildiği bildirilmiştir.
Erzin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/209 Esas-2022/411 Karar sayılı dosyası getirtilmiş, davalının borca batık olmadığı gerekçesiyle konkordato isteminin reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.
Davacı defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişisi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, düzenlenen raporda; davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutuldukları, 18/05/2020 tarihi itibariyle davacı alacağının 22.433,40 TL olarak tespit edildiği görüş olarak açıklanmıştır.
Davalı taraf verilen sürelere rağmen defter ve kayıtlarını sunmamıştır.
Nitelikli hesap, SMM ve enerji alanında uzman bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınmış, düzenlenen raporlarda; taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerinin değerlendirildiği, sözleşmenin davacı tarafından feshi halinde 51.200,00 USD cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu yönün değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalının belli miktarda sözleşme süresince perakende standart fiyatlı ürün, perakende özel fiyatlı beyaz ürün, LPG ve madeni yağ almayı taahhüt ettiği, davacı kayıtlarına göre eksik alımların belirlendiği, protokol uyarınca toplam 30.348,33 USD cezai şart alacağının hesaplandığı, kar oranına göre kar mahrumiyetinin tespit edileceği, cezai şartı aşan kısmın isteneceği, cari hesap alacağının 22.433,40 TL olarak tespit edildiği, sözleşmedeki süre ile lisansın iptal edildiği tarihe göre de değerlendirme yapılabileceği hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, akaryakıt bayilik bayilik sözleşmesi ile protokolünün feshinden kaynaklı cari hesap, kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 09/05/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokolü imzalandığı, anılan sözleşme ve protokolde tarafların hak, yetki ve sorumluluklarının belirlendiği, ...lisansı sahibi davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin süresinin 5 yıl olarak tayin edildiği, yenilenmesiyle ilgili bir hükmün olmadığı, uyuşmazlık halinde yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olarak tayin edildiği, sözleşmenin, alım taahhüdü ihlali dışındaki nedenlerle davalı tarafından ihlali nedeniyle sözleşmenin feshi halinde davacıya 51.200,00 USD ifaya ekli cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca alım taahhütlerinin ihlali halinde de kalem kalem cezai şartın hüküm altına alındığı, delil sözleşmesi niteliğinde olmak üzere davacının defter ve kayıtlarının esas alınacağına dair hükme yer verildiği, davalının lisansının ...'ca 29.04.2020 tarihinde iptal edildiği ve davacının alacak kalemlerinin ödenmesi bakımından ihtarname keşide ettiği, bu ihtarnamenin 25/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Esasen, bu yönler dosya kapsamıyla da sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, davacının, taraflar arasındaki bayilik sözleşme ile protokolü feshetmesinde haklı olup olmadığı, talep ettiği alacak kalemlerinin tahsilinin gerekip gerekmediği ve gerekmekte ise bu alacakların tutarı noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili yetki itirazında bulunmuş ise de taraflar arasındaki sözleşme ve protokolde münhasır yetki sözleşmesi yaptıklarından ve mahkememizi yetkili kıldıklarından bu itiraza itibar edilmemiş, mahkememiz yetkili kabul edilmiştir. Ayrıca, uyuşmazlık tacirler arası satım sözleşmesinden kaynaklı olduğundan ve 10 yıllık zamanaşımı tabi bulunduğundan, zamanaşımı def'i de dikkate alınmamış, davanın esası incelenmiştir.
İddia, savunma, sözleşme ve protokol hükümleri, ...kaydı, ihtarname, davalının konkordato istemli dava içeriği ve bilirkişi raporu kapsamından, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve protokolün 5 yıl süreli olarak düzenlendikleri ve sürenin bitimiyle ilgili ayrıca bir hüküm olmadığı anlaşılmaktadır. Davalının ...lisansı, 29.04.2020 tarihinde iptal edilmiştir. Sözleşmenin süresi de 09.06.2020 tarihinde bitmiştir. Tarafların sözleşmenin yenilenmesine dair yeni bir iradeleri yoktur. Öte yandan, sözleşmenin devamı bakımından eylemli bir uygulama da tespit edilmemiştir. Davacının defter ve kayıtlarının esas alınacağı yönünde delil sözleşmesi yapılmıştır. Davalı verilen sürelere rağmen defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Esasen, davacı defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak düzenlendikleri de tespit edilmiştir. Davacı, sözleşmenin sona ermesinden sonra 22.06.2020 tarihinde fesih ihbarında bulunmuştur. Bu tarih itibariyle ayakta olan bir sözleşme yoktur. Protokolün 7. maddesinde belirtilen cezai şart, protokolün alım taahhüdü dışındaki maddelerin ihlali halinde talep edilebilecektir. Davacının fesih talebine bağlı olarak gündeme gelecektir. Davacının fesih iradesini gösterdiği tarihte sözleşme sona ermiştir. Ortada fesih edilecek sözleşme yoktur. Bu kalem alacak bakımından davacının talebi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davacı, kar kaybı talebinde de bulunmuş ise de yine sona ermiş bir sözleşme bulunduğundan, davacının kar kaybı talebinin de dayanağı kalmamıştır. Ortada davalı tarafından haksız feshedilen veya davacı tarafından ifadan vazgeçilerek bundan doğan zararın tazmini istenen bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı, asgari ürün alım taahhüdünün ihlali nedeniyle de cezai şart talep etmiştir. Sözleşme ile açıklanan emtianın belli miktarda alınmaması halinde de cezai şart ödenmesi kararlaştırılmıştır. Protokolün 6. maddesinde bayilik süresinin sonuna kadar bu miktarların satın alınması, alınmaması halinde de sürenin sonunda veya fesih tarihinde davacının cezai şarta hak kazanacağı düzenlenmiştir. Alım taahhüdü, yıllık değil, sözleşmenin bütünü olarak belirlenmiştir. Taraflar tacir olup, sözleşme serbestisi kapsamında bu şekilde hüküm koymuşlardır. Tarafları bağlayıcı kabul edilmiştir. Sözleşmenin süresi bir bütün olarak esas alındığında, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporda davacının 30.348,33 USD cezai şart alacağının olduğu sonucuna varılmıştır. Taraflar tacirdir. Davalının konkordato talebi de bu davanın devamı sırasında borca batık olmadığından bahisle reddedilmiştir. Ayrıca, taraflar arasındaki ticari ilişkinin boyutu, cezai şartın 5 yıl üzerinden kararlaştırılmış olması, paranın alım gücü, hüküm altına alınan cezai şartın miktarı ve tüm dosya kapsamından, davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak boyutta olmadığından bu yönde araştırma ve indirim yapılmamıştır. Öte yandan, davacı, ticari ilişkiye bağlı olarak cari hesap alacağının varlığını da ileri sürmüştür. Davalı taraf defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Delil sözleşmesi niteliğinde olan, usulüne uygun olarak tutuldukları tespit edilen ve davalı tarafça defter ve kayıtları ibraz edilmediğinden içeriğine itibar edilen bu kayıtlarda alacağın tutarı bilirkişilerce 22.433,40 TL olarak tespit edilmiş ve mahkememizce de bu alacağın varlığı kabul edilmiştir. Belirlenen her iki alacak bakımından da davacının keşide ettiği ihtarname içeriği, tebliğ tarihi ve verilen önel dikkate alınarak davalının 29/06/20202 tarihinde temerrüte düştüğü tespit edilmiştir. Ayrıca, taraflar tacir olduğundan, Türk parası alacağa avans oranı, yabancı para alacağına da 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi talep edilmesinde yanlışlık görülmemiş, davanın açıldığı tarihteki döviz kuru esas alınarak hüküm tarihindeki Avukatlı Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca vekalet ücretleri belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, 22.433,40 TL cari hesap alacağının temerrüdün gerçekleştiği 29/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle, 30.348,33 USD cezai şart alacağının ise yine temerrüdün gerçekleştiği 29/06/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 16.858,81 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 889,99 TL ile 40.000 TL ıslah harcı toplamı 40.889,99 TL'den mahsubu ile arta kalan 24.031,18 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktarlar üzerinden davacı yararına hesaplanan 39.019,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktarlar üzerinden davalı yararına hesaplanan 59.528,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 803,16 TL'nin davacıdan, 516,84 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, karar kesinleştiğinde bu amaçla vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan 889,99 TL peşin harç ile 40.000 TL ıslah harcı toplamı 40.889,99 TL'den mahsubuna karar verilen 16.858,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 59,30 TL başvuru harcı ile 8.185,85 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri toplamı 8.245,15 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 3.228,34 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.