T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/536
KARAR NO : 2024/295
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 15/09/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili kooperatifin, Çayyolu Dodurga köyünde 42-43-47-48 numaralı ve 4 adadan müteşekkil olan taşınmazları arsa sahiplerinden kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamak suretiyle devir aldığını, inşa edilen taşınmazların her türlü ada içi ve ada dışı altyapılarının da yine müvekkilince yapıldığını, davalının üyesi olmadığı gibi, taraflar arasında hiç bir idari-mali-hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin tamamlamış olduğu bu konutlarda üyelerinin oturabilmeleri için elektrik, su ve kanalizasyonla ilgili kurumların, davalı ile protokol imzalandığını gerekçe göstererek ve yönlendirilmesi sonucu, davalı üst birlikten muvafakat alındığını ve bu muvafakat ile kurumlara başvurulduğunu, davalının kendi ortaklarına yönelik inşaatlara sonradan başvurduğunu, üye olmayan kooperatifler ile bağımsız bina sahiplerinin davalar açtıklarını, idare mahkemesince davalı ile dava dışı Aski arasındaki protokolün iptaline karar verildiğini, davalının, kurumların yönlendirmesi sonucu müvekkilinden aldığı muvafakata dayalı olarak icra takibi başlattığını, taraflar arasında itirazın iptali davasının görüldüğünü, yapılan yargılama sonucu yönlendirmeler nedeniyle yağmur suyu hattı, ızgara hattı, yol yapımı, elektrik altyapı maliyeti, içme suyu altyapı maliyeti ve doğalgaz alt yapı maliyeti olmak üzere 183.351,63 TL ödemek zorunda olduğunun, oysa müvekkilinden 1.690.815,38 TL'nin tahsil edildiğinin ortaya çıktığını, davalının 1.507.464,00 TL sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, anılan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP : Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, her şartta 2 ve 10 yıllık sürelerin dolduğunu, dava dilekçesinde açıklanan ... 13. ATM'nin 2017/703 Esas-2021/46 Karar sayılı dosyasının kesinleşmediğini, esasen de davacının hizmetleri aldığını, bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/02/2021 Tarih, 2017/703 Esas- 2021/46 Karar sayılı dosyası getirtilmiş, davacısının işbu davanın davalısı, davalısının ise davacısı olduğu, itirazın iptaline ilişkin bulunduğu, anılan dosyada işbu dosyanın davacısının ödemesinin 1.690.815,38 TL olarak tespit edildiği, oysa alt yapı yararlanması karşılığının 183.351,63 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.
Taraflar arasındaki taahhütname örneği sunulmuştur.
Taraflar arasındaki yazışma suretleri ibraz edilmiştir.
Davalı ile dava dışı ASKİ ve Başkent Doğalgaz A.Ş arasında yapılan sözleşme örnekleri sunulmuştur.
Nitelikli hesap uzmanı, inşaat mühendisi ve mali müşavir bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor alınmış, anılan raporlarda; kesinleşen ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/713 Esas sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmesi halinde, davacının davalıdan talep edebileceği alacağının (1.690.815,38 - 183.351,63) = 1.507.463,75 TL olduğu, mahkemenin davacının davalıya bu konuda "taahhütname" vermiş olduğu ve tüm ödemeleri ihtirazi kayıtsız gerçekleştirdiği hususunu nazara alması halinde ise davacının, davalıdan talep edebileceği bir alacağının olmadığı hususları görüş olarak açıklanmıştır.
GEREKÇE: Dava, fazla ödendiği ileri sürülen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının yapı kooperatifi, davalının ise kooperatif üst birlik sıfatlarının olduğu, taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığı, davacının ortakları için taahhüt ettiği konutları önceden imal ederek tamamladığı, davalının, davacının taşınmazlarının bulunduğu alanda faaliyet gösterdiği, tarafların taşınmazlarının bulunduğu bölgeyle ilgili elektrik, su, doğal gaz gibi ihtiyaçları karşılayan kurumlar ile davalı arasında protokoller imzalandığı, davacının ortakları için ürettiği konutlarla ilgili elektrik, su, doğal gaz gibi ihtiyaçların giderilmesi için gerekli abonelik ve diğer alt yapı hizmetleri için, dava dışı resmi kurumların yapılan protokoller gereği davacıyı davalıya yönlendirdiği, davalı üzerinden bu işlemlerin yapılması durumunun ortaya çıktığı, bu kapsamda taraflar arasında ödemelerin yapılması yönünde 'taahhütname' imzalandığı, davacının, 2004 yılından bu yana çeşitli alt yapı ve giderler için ödemeler yaptığı, davalının, dava dışı resmi kurumlar ile yaptığı bir kısım protokollerin idari yargıda yetki devri niteliğinde görüldüğünden iptaline karar verildiği, davalının, davacının alt yapı ve diğer gider borcunu ödemediği için hakkında icra takibi başlattığı, taraflar arasında 31/08/2008 tarihinde açılan itirazın iptali davasının görüldüğü, yapılan yargılama sonucunda davacının, yağmur suyu hattı, ızgara hattı, yol yapımı, elektrik altyapı, içme suyu altyapı ve doğal gaz alt yapı maliyeti olmak üzere toplam 183.351,63 TL borcunun olduğu, bu tutardan çok fazlasını ödediği, anılan karar kesinleşmeden işbu davanın açıldığı, yargılama sırasında da kararın kesinleştiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, davacının, davalı üst birliğe fazladan ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise ödenen tutarın istirdadının gerekip gerekmediği, istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Dava konusu olayda iddia, savunma, toplanan kanıtlar, taraflar arasında görülen ... 13. ATM'nin 28/01/2021 Tarihli, 2017/703 Esas-2021/46 Karar sayılı ilamı, bu karara mesnet bilirkişi raporu ve kanıtlar ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacı yapı kooperatifi, davalı üst birliğin ortağı değildir. Kural olarak davalı üst birlik tarafından alınan kararlar ortakları dışındaki kişileri ve davacıyı bağlamayacaktır. Davacı yapı kooperatifi, ortakları için imal ettiği konutların alt yapısıyla ilgili işlemlerin gerçekleştirilmesi için, protokol imzalayan dava dışı resmi kurumların yönlendirmesiyle davalıyla hukuki ilişki kurmak ve taahhütname imzalamak zorunda kalmıştır. Zira, bu kurumlar, su, elektrik, doğal gaz gibi alt yapı hizmetleri bakımından tekel konumundadırlar. O halde, davacının, davalı üst birlikle bağımsız iradesiyle taahhütname imzaladığı ve ödeme yaptığının kabulü doğru değildir. Davalı üst birlik, kendisinin yapmış olduğu alt yapı hizmetlerinden faydalanan davacı yapı kooperatifinden sanki ortağıymış gibi talepte bulunamaz. Başka bir ifadeyle ortakları için aldığı kararlar doğrultusunda davacıdan bir talebi olamaz. Ancak, yaptığı işlemlerden koşulları olduğu takdirde davacının yararlandığı ölçüde sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde hak talep edebilecektir. Nitekim, taraflar arasında cereyan eden ... 13. ATM'nin 2017/703 Esas-2021/46 Karar sayılı dosyasında bu tutar, 183.351,63 TL olarak tespit edilmiştir. Davacı, dava dışı kurumların yönlendirmesi, anılan kurumların davalıyla olan protokolleri ve ortaklarının zorunlu ihtiyaçlarının bir an için karşılanması baskısı nedeniyle yapılan taahhütname sonucu 1.690.813,38 TL ödemek zorunda kalmıştır. TBK'nın 77. maddesi uyarınca haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Anılan yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur. Anılan Kanunun 82. maddesi uyarınca da sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren başlayarak 2 yıl her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır. Zamanaşımı, iade alacaklısının geri verme hakkının varlığını öğrenmesinden, başka bir ifadeyle zenginleşen kişiyi ve zanginleşmenin kapsamını bilmesiyle başlar. Somut olayda zamanaşımı, taraflar arasındaki itirazın iptali davasının kesinleşmesiyle birlikte başlamalıdır. İşbu dava, anılan dava kesinleşmeden açılmıştır. Öte yandan, davacı, aleyhine açılan davada fazla ödemesinin olduğunu def'i yoluyla savunarak TBK'nın 154/2 maddesi uyarınca zamanaşımı kesilmesine de neden olmuştur. Bu nedenlerle davalının zamanaşımı def'ine itibar edilmemiş, davanın süresinde açıldığı, 1.507.464,00 TL alacaklı olduğu, davalının bu miktar itibariyle davacı yararına sebepsiz zenginleştiği, bu zenginleşmenin, sonradan idare mahkemesi kararlarıyla iptal edilen dava dışı resmi kurumlarla yapılan protokollere dayandığı, zenginleşmede kötü niyetli olmadığı, sebepsiz zenginleşme tarihi itibariyle değil, temerrüt ihtarıyla davalının temerrüte düşeceği, davadan önce temerrüt ihtarının bulunmadığı, davayla temerrüte düştüğü, tacirler arası işbu davada avans oranında temerrüt faizi talep edilmesinde yanlışlık bulunmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 1.507.464,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 102.974,87 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 25.743,72 TL'nin mahsubu ile noksan olan 77.231,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, karar kesinleştiğinde bu amaçla vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 192.597,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan başvuru harcı 59,30 TL, peşin harç 25.743,72 TL, posta/tebligat gideri/bilirkişi ücreti 3.098,00 TL olmak üzere toplam 28.901,02 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Katip ...
✎ e-imzalıdır