T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/755 Esas - 2024/256
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/755 Esas
KARAR NO : 2024/256
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2021
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı şirket arasında, 500 m*lük çelik silo imalatı ve montajı, yükleme ünitesi, tartım ünitesi montajı, çelik konstrüksiyon imalatı ve montajı konularında bir sözleşme kurulmuş olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeye istinaden yüklenici sıfatıyla, amacına, tekniğine, standartlarına, fen ve sanat kurallarına, her türlü mevzuata uygun, tam ve noksansız şekilde anahtar teslimi olarak çalışır halde emre amade şekilde davalı şirket teslim etmiş olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirket adına 355.559,96 TL bedelli e-fatura şeklinde bir fatura keşide edilmiş olduğunu, bu faturaya herhangi bir itiraz olmadığı gibi iade faturası da düzenlenmemiş olduğunu, bu faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin 93.021,42 TL alacağının bulunduğunu, davalı şirketin bu borcu ödememiş olduğunu, müvekkili tarafından bakiye alacağına kavuşmak için ...28. İcra Müdürlüğünün 2021/14037 E sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğunu, davalı şirket tarafından 31.10.2021 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğunu, itiraz nedeniyle takibin durmuş olduğunu, taraflar arasında kurulan sözleşme ile hakedişlerin fatura karşılığı ödeneceği belirlenmiş olduğunu, müvekkili tarafından farklı tarihlerde davalı şirket adına 5 adet fatura düzenlenmiş olduğunu, faturaların sözleşmeye göre süresi içerisinde ödenmediğini, bu konuda davalı şirketin ihtar edilmiş olduğunu, davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında, 1000 m*'lük çelik silo imalatı ve montajı, yükleme ünitesi, tartım ünitesi montajı, çelik konstrüksiyon imalatı ve montajı konularında 01.05.2019 tarihinde bir sözleşme kurulmuş olduğunu, sonrasında, müvekkili ile davalı şirket arasında, 500 m*'lük çelik silo imalatı ve montajı, yükleme itesi, tartım ünitesi montajı, çelik konstrüksiyon imalatı ve montajı konularında, 07.01.2020 tarihinde ikinci bir sözleşme kurulmuş olduğunu, dava konusu olan ödeme ve davacının teminatından mahsup etmiş olduğu tutarın, 07.01.2020 tarihli 500 Tonluk silo sözleşmesine değil, 01.05.2019 tarihli 1000 tonluk silo sözleşmesi garanti kapsamındaki eksik ve kusurlu işlere ait olduğunu, taraflar arasında kurulan 01.05.2019 tarihli sözleşmenin 32. ve 14. Maddelerine göre, yapılan işin ve işte kullanılan malzemelerin kesin kabulden sonra | yıl davacı şirketin garantisi altında olduğunu, kesin kabul tutanağının 23.09.2020 tarihinde imzalanmış olduğunu, sözleşme gereği teminatın, garanti süresi sonunda ve eksiklikler giderildikten sonra iade edileceğini, garanti süresi içerisinde işletmeye almaya engel hususlar bulunduğunu, bunların davacı şirket yetkilisi olarak sözleşmeyi imzalayan Fatih Elmas'a sözlü olarak iletilmiş olduğunu, Fatih Elmas'ın davacı şirket ile ilişiğini kestiğini bildirmiş olduğunu, davacı şirketin sorumluluklarını yerine getirmek istememesi ve soruna ilgi göstermemesi üzerine, sorunu gidermek maksadıyla müvekkili tarafından bir takım iş ve işlemler yapılmış olduğunu, bu iş ve işlemler için gerekli malzeme temini montaj ve revizyon işlerine yönelik olarak müvekkili tarafından 78.811,90 TL tutarında harcama yapılmış olduğunu, bu bedelin ödenmesi, yükümlülüklerin sözleşme ve eklerine uygun bir şekilde tam ve noksansız olarak 10 gün içinde yerine getirilmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği, fesih halinde kesin teminatın irat kaydedileceğinin davacı şirket ihtar edilmiş olduğunu, diğer taraftan ürün akışını sağlayacak havalı bant sisteminin bir türlü çalıştırılamadığını, müvekkili tarafından, sözleşmeler gereği yapılması gereken eksik ve kusurların davacı şirkete bildirilmiş olduğunu, noksanlıkların giderilmemesi halinde eksikliklerin giderilerek sözleşme bedelin tenkis edileceği hususunun ihtar edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından giderilen noksanlık ve kusurların sözleşme bedelinden mahsup edilmiş olduğunu, davanın ve icra inkar tazminat talebinin reddine, % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
...28. İcra Dairesinin 2021/14037 Esas sayılı takip dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiden alınan 30/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı tarafından takibe konan dava esas alacak değerinin 93.021,42 TL, fatura tarihinden takip tarihine kadar 15.985,66 TL avans faizi ile 109.007,08 TL olacağını, icra inkar tazminatına hükmedilecek olması halinde, asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı (93.021,42x%20 =18.604,28-TL) 18.604,28-TL olarak hesaplandığını,
Davacı Yasal Defterlerinin İncelenmesi Sonucunda; davacı "Volmak İnşaat Ve Makina Sanayi Taahhüt Ticaret Limited Şirketi”nin 2019, 2020 ve 2021 yılları Ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğunu, GİB onaylı yevmiye ve defteri kebir beratlarının usulüne uygun olarak eksiksiz oluşturulduğunu, yine 2019, 2020 ve 2021 yılları Envanter Defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığını, bu defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiğini, 14/12/2021 günlü dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.262,53 TL'sı tutarında alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu,
Davalı Yasal Defterlerinin İncelenmesi Sonucunda; davalı "Kazan Soda Elektrik Üretim Anonim Şirketi"nin 2019, 2020 ve 2021 Yılları Ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğunu, GİB onaylı yevmiye ve defteri kebir beratlarının usulüne uygun olarak eksiksiz oluşturulduğunu, yine 2019, 2020 ve 2021 yılları Envanter Defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit ettiğini,
Dava tarihi 14/12/2021 günü itibariyle davacı adına açılmış bulunan 3200100001-Yurtiçi Grupdışı Satıcılar Hesabı ile 3260200001-Yurtiçi Alınan Teminatlar Hesabının bakiyelerinin bulunmadığını,
Dava dosyasının İncelenmesi Sonucunda; davacı tarafın 01/05/2019 günlü sözleşme kapsamında bulunan 1000 m3'lük silo ve donanımlarının imalatı ve montajı işini davalıya eksiksiz olarak teslim ettiğini, dava konusu olan 07/01/2020 günlü sözleşmeye ilişkin olarak herhangi ayıplı ve kusurlu iş olduğuna dair bir evrakın bulunmamasıyla işin tamamlanmış olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda dosya önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan 10/03/023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Taraf defter kayıtlarının karşılaştırılmalı Olarak Tekrar incelenmesi sonucunda; davacı defter kayıtlarının yetersiz (Kendi anlatımlarıyla hatalı) olduğunu, taraf defterlerinin teminat kesintilerin ötesinde ödeme kayıtlarıyla da birbiriyle birebir uyumlu olmadığını, bu nedenle davacı vekilince defter kayıtlarında yapılan incelemelerle ilgili yapılan beyan ve açıklama ve hesaplamaların kök raporda yer alan aşağıdaki tespitlerimizi değiştirmediğini, Davacı Yasal Defterlerinin İncelenmesi Sonucunda; 2021 yıl sonu itibariyle 12.262,53 TL'sı tutarında borç bakiyesinin (Davacının alacaklı olduğunun) kayıtlarda yer aldığını, Davalı Yasal Defterlerinin İncelenmesi Sonucunda; dava tarihi 14/12/2021 günü itibariyle hesap bakiyesinin bulunmadığını, davacı tarafın 01/05/2019 günlü sözleşme kapsamında bulunan 1000 m3'lük silo ve donanımlarının imalatı ve montajı işini davalıya eksiksiz olarak teslim ettiği, dava konusu olan 07/01/2020 günlü sözleşmeye ilişkin olarak herhangi ayıplı ve kusurlu iş olduğuna dair bir evrakın bulunmamasıyla işin tamamlanmış olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacının icra takibine konu faturadan kaynaklı, icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, miktarı, tarafların itirazlarını da karşılayan rapor tanzimi için yeni bir hesap uzmanı, bir inşaat mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek alınan bilirkişi raporunda özetle: davaya konu olayda, itirazın iptali istemli ...28.İcra Müdürlüğünün 2021/ 14027 E. Sayılı İcra Takibine konu alacağın 500 m3 lük çelik silo ve eklentilerinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsiline yönelik olduğunu, davalının 31.10.2021 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz etmiş olduğunu, davalı yanca cevap dilekçesinde icra takibine konu 500 m3 lük çelik silo ve eklentileri imalatının dışında daha önce yanlar arasında akdedilen 1000 m3 yük çelik silo imalat montaj ve eklentilerine ilişki sözleşme gereği davacı yüklenicinin gerçekleştirdiği işlerin ayıplı olduğunu, ayıbın garanti süresi içinde ortaya çıktığı ve bildirildiğini, bu nedenle davacı alacağına karşı çıkarak itiraz ettiklerini ve davacı alacağının mahsubunun gerektiğini, savunduğunu, yarlar arasında akdedilen 1000 m3 lük çelik silo ve eklentilerinin imaline ilişkin eser sözleşmesinin 32. Maddesi ile davacı yüklenicinin kesin kabul tarihinden itibaren bir yıl süre ile ortaya çıkacak ayıpları giderme için garanti verdiği, bu nedenle garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplar için makul ve kabul edilebilir bir sürede davacı yükleniciye ayıp ihbarının yapılmış olması halinde, ayıplı imalatların davacı yüklenici tarafından giderilmesinin gerekeceğini, 1000 m3lük çelik silo ve eklentilerine ilişkin eserin 07.08.2020 tarihi itibariyle kesin kabulünün yapılmış olduğunu, 07.08.2020 tarihinden itibaren garanti süresinin tamamlanma tarihi olan 07.08.2021 tarihine ve bu tarihten itibaren bir aylık makul süre içinde davalı iş sahibi tarafından davacıya süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşıldığından davalının ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanarak davacı yükleniciden talepte bulunamayacağını, kaldı ki davalı yanca yapıldığı belirtilen işlere ilişkin herhangi bir faturanın dosyada mevcut bulunmadığı bu nedenle hangi tarihte imalatların yapıldığının ve gerçek bedellerinin de anlaşılamadığı gibi, yapıldığı belirtilen imalatların ayıplı imalatların giderilmesine ilişkin olmayıp, yukarıda teknik yönden yapılan değerlendirmede yapıldığı belirtilen imalatlardan altı çizili olan imalatlardan da anlaşılacağı üzere, kesin kabulü yapılmış ve kullanılmakta olduğu anlaşılan ürün beslemesini yapan konveyöre yapılan ilave ve gücü artıran yeni imalatlara ilişkin olduğunu, davacı tarafından davalıya icra takibinden önce keşide ve tebliğ edilmiş bir ihtara dosyada rastlanılmadığından, davalının asıl alacağa vaki itirazının yerinde olmadığını yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, fatura alacağı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır.
Davacı taraflar arasında yapılan 07/01/2020 tarihli 500 m3'lük çelik silo imalatı ve montaj işinden kaynaklı ödenmeyen bakiye fatura alacağı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı ise davacı ile imzalanan 07/01/2020 tarihli 500 m3'lük çelik silo imalatından yapımı sözleşmesinden önce 01/05/2019 tarihinde 1000 m3'lük çelik silo imalatı ve montajı hususunda sözleşme kurulduğunu, dava konusu ödeme ve davacının teminatından kesilen tutarın 01/05/2019 tarihli 1000 m3'lük sözleşmedeki garanti kapsamındaki eksik ve kusurlu işlere ilişkin olduğunu, 01/05/2019 tarihli sözleşmede yapılan işin ve işte kullanılan malzemelerin kesin kabulden sonra 1 yıl davacı şirketin garantisi altında olduğunu, kesin kabul tutanağının 23/09/202 tarihinde imzalandığını, sözleşme gereği teminatın garanti süresi sonunda iade edileceğini, eksik ve kusurlu işlerin garanti kapsamında davacı tarafından giderilmemesi nedeni ile yapılan harcamanın mahsup edildiğini ileri sürmüştür.
Taraflar arasında akdedilen 01/05/2019 tarihli 1000 m3'lük çelik silo imalatı ve montajı sözleşmesinde 32 maddesinde yüklenici işin yapımında kullandığı malzemelerin imalat ya da kalitesinden doğacak kusurlara karşı iş sahibine kesin kabulden sonraki 1 yıl için garanti verdiği, garanti süresi sonunda işin yüklenici tarafından taahhüde uygun yapıldığının anlaşılması kusurların garanti süresi içerisinde yüklenici tarafından giderilmesi halinde kesin teminatın yükleniciye iade edileceğinin belirlendiği, davalı garanti süresi içerisinde işletmeye alınmaya engel hususlar olduğunu, bunların davacı şirket yetkilisi Fatih Elmas'a sözlü olarak iletildiğini, davacı şirketin sorumluluk üstlenmemesi üzerine kendileri tarafından 78.811,90 TL harcama yapıldığını ileri sürmektedir. Dava konusu olayda işin kesin kabulünün 20/09/2020 tarihinde düzenlenen 07/08/2020 tarihi itibari ile yapılan kesin kabul tutanağı ile 07/08/2020 tarihi itibari ile yapıldığı, kesin kabul tutanağında herhangi bir ihtirazı kaydın olmadığı, eserde mevcut olduğu belirtilen ayıplarla ilgili bir ifadenin yer almadığı, aksine eserin sözleşmeye uygun olduğunun kesin kabule engel herhangi bir eksik kusur arızanın olmadığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan takip tarihine kadar davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna ilişkin bir belgenin de dosyaya sunulmadığı, 07/08/2021 tarihinde garanti süresi tamamlanmasına karşılık davalı iş sahibi tarafından davacıya ayıp ihbarında bulunulmadığı, kaldı ki davalı yanca yapıldığı belirtilen işlere ilişkin herhangi bir faturanında dosyaya sunulmaması nedeni ile davalının belirtilen sebeplerle ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanarak davacı yükleniciden talepte bulunamayacağı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı şirketin bakiye fatura alacağı için yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşıldığından fatura asıl alacak açısından talebin kabulüne karar verilmiştir.( Ticari defter incelemesinde davacı şirketin 30/11/2021 tarihinde tahsil edilen 114.934,00 TL ödeme ile bakiye 12.262,53 TL alacaklı olduğu belirtilmiş ise de; 30/11/2021 tarihinde tahsil edilen bedelin ...27 İcra Müdürlüğünün 2021/14075 sayılı icra dosyasındaki teminat kesinti alacağına ilişkin olduğu, fatura alacağına ilişkin olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla ) Takipten önce davalı temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi reddedilmiştir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-...28. İcra dairesinin 2021/14037 sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ; 93.021,42 TL asıl alacak üzerinden devamına,
1.a-Fazlaya ilişkin itirazın reddine,
1.b-18.604,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 6.354,30 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 1.327,80 TL'nin mahsubu ile noksan olan 5.026,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
3.a-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 16.918,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ve red oranına göe 1.116,85 TL'sinin davalıdan, 203,15 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 1.327,80 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvuru harcı, 19.596,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.655,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 16.630,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.