T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/773 Esas
KARAR NO: 2023/231
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... ...
VEKİLİ: Av. .....
DAVALI: ... ...
VEKİLİ: Av. .....
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2021
KARAR TARİHİ: 27/03/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/04/2023
Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı-Alacaklı olarak gözüken ... tarafından, müvekkili aleyhine; ...E. Sayılı takip dosyası ile 12.000,00 TL miktarlı 06.04.2020 tanzim ve 15.01.2021 vade tarihli bono ile "Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu" ile icra takibi başlatıldığını, yasal itiraz sürelerinin kaçırılmış olması sebebiyle, davacı müvekkil açısından takibin kesinleştiğini, takibe konu olan bono altında bulunan ve müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzaların müvekkiline ait olmadığını, senet üzerinde bulunan iki imzanın açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmediğini, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bono üzerinde yer alan imzanın taklit edildiğinin anlaşılacağını, ... Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, davalı tarafın, başlatmış olduğu kötü niyetli ve haksız takip sebebiyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Haksız dava arabulucuya başvurulmadan açıldığından zorunlu dava şartı eksikliği nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ticaret yapan bir iş adamı olduğunu, ticari işlerinde kolaylık ve serilik sağlamak amacıyla bono kullandığını, müvekkilinin bono imzalanmadan önce borçlu kişinin kimlik tespitini yaptığını ve ancak bonoyu imzalayacak kişinin kendisine ait kimliği ibraz etmesi halinde ticari ilişkiyi neticelendirdiğini, davaya konu bonoda yer alan imzanın davacı ...'a ait olduğu kanaatiyle tarafınca icra takibi başlatıldığını, bononun bilirkişi incelemesine gönderilmesi kendilerince de talep edildiğini, davacının sahte imzanın davalı müvekkil tarafından atıldığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğunun tespiti amacıyla müvekkilinin imzasının da bilirkişi incelmesine konu edilmesini talep ettiğini, uyuşmazlığa konu icra takibinde tek borçlu ... olmayıp ...'ın da dosya borçluları olduklarını, imzanın diğer dosya borçluları tarafından da taklit edilme ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin ticari hayatın gerektirdiği bütün dikkat ve özeni göstererek iş ve işlemler yaptığını, müvekkilinin kötü niyeti söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
Bono aslı, tatbike medar imza örnekleri, davacının örnek ıslak imza asıllarının bulunduğu belge asılları dosya arasına alınıp incelenmiştir.
... 06/09/2022 tarihli raporununda senetteki imzanın ... eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği bildirilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Güzel Sanatlar Akademisinde Görevli Bilirkişilerden Oluşan Heyet Raporunda Özetle, 06/04/2020 tanzim tarihli senetteki imzaların ... eli eseri olmadığı kuvvetle kanaat bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; HMK 106/1. Maddede Ve İcra İflas Kanunun (170/b Yollamasıyla)72. Maddesinde Düzenlenen Düzenlenen Menfi Tesbit Davası Olup, Dava İle, Davalının ... Sayılı Dosyasında Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla Takibe Koyduğu 04.06.2020 Tanzim 15.01.2021 Vade Tarihli 12.000,00 Tl Bedelli Bonodaki İmzanın Kendisine Ait Olmaması Sebebiyle, Davacının Davalıya Borcunun Olmadığının Tesbiti Ve Kötüniyet Tazminatı İsteminden İbarettir.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlıklar; Davaya konu bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, Davacının davalıya borçlu olup olmadığı, Davacı yararına kötüniyet tazminatına, davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilip edilmeyeceği hususlarına ilişkindir.
Yargılama sırasında 11.794,54 TL lik kısmın davacı tarafından ödendiği ve buna ilişkin ödeme belgesinin dosyaya sunulduğu görülmekle bu miktara ilişkin kısım için davanın istirdat davası olarak devamına karar verilmiştir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiş olup borçlu bu maddeye dayanarak, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceği gibi, menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. Menfi tespit davası devam ederken yapılan ödemelere ilişkin kısmın İİK'nun 72/6.maddesi uyarınca istirdat davası olarak yargılamasına devam edilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun;
“Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi;
“(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır.
(2)Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır.
(3)Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir.
(4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir”;
“Yazı veya imza inkârının sonucu” başlıklı 209. maddesi;
“(1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz.
(3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir”
“Sahtelik incelemesi” başlıklı 211. maddesi ise;
“(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:
a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.
b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir”. şeklinde düzenlemeler içermektedir.
Buna göre, 6100 sayılı HMK’nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise 6100 sayılı HMK’nın 266. ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir. Aynı Kanun’un 211/b maddesine göre bilirkişi incelemesinden önce mevcutsa o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirilir. Bilirkişi o mahkemede elde edilen yazı ve imzalarla inceleme yapar.
Davacının mukayeseye uygun ve özellikle de senedin tanzim tarihine yakın tarihlerde atılmış imza örnekleri ve senet aslı dosyaya alındıktan sonra alınan Güzel Sanatlar Akademisinde görevli bilirkişilerden oluşan heyet raporunda 06/04/2020 tanzim tarihli senetteki imzaların ... eli eseri olmadığı yönünde kuvvetle kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dosyaya alınan bilirkişi raporları ile dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile... sayılı dosyasına dayanak 12.000,00 TL bedelli 06.04.2020 tanzim 15.01.2021 vade tarihli bono yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, Yargılama sırasında davacı tarafından ödenen 11.794,54 TL'nin davalıdan istirdaten tahsiline, İİK'nun 72/5.maddesi uyarınca davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine 2.400,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
2-...sayılı dosyasına dayanak 12.000,00 TL bedelli 06.04.2020 tanzim 15.01.2021 vade tarihli bono yönünden davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından ödenen 11.794,54 TL'nin davalıdan istirdaten tahsiline,
İİK'nun 72/5.maddesi uyarınca 2.400,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 819,72 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 204,93 TL harcın mahsubu ile noksan olan 614,79 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 204,93 TL peşin harç, 3.090,50 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama gideri olmak üzere toplamı 3.354,73 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Miktar İtibariyle Kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2023
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ...
✎ e-imzalıdır
*