T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/15 Esas - 2023/30
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/15 Esas
KARAR NO: 2023/30
HAKİM:...
KATİP:..
DAVACI: ... - TCN: ..
VEKİLİ: Av...
DAVALI:1- ..
VEKİLLERİ: ...
DAVALI: 2- ... - TCN: ...
VEKİLİ: Av...
İHBAR OLUNAN: ...
VEKİLİ: Av....
DAVA: Tazminat ( Mesleki sorumluluk sigortası ve vekalet sözleşmesinden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2022
KARAR TARİHİ: 17/01/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2023
Mahkememize açılan Tazminat (Mesleki sorumluluk sigortasından kaynaklanan) davasında davalılar ... ve il... şirketine karşı açılan dava ile davalı ... hakkında açılan dava farklı vekalet sözleşmelerinden kaynaklanmakla; davalı ...hakkında açılan dava iş bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin... Esas sırasına kaydı yapılmış olup, davalılar...ve ... yönünden yukarıda belirtilen esas numarası üzerinden yapılan yargılaması sonucunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 21.12.2016 tarihinde, saat 10:00 civarlarında...olan müvekkil ...'in sol eli, vagonun kapak kancası ile tampon sonrası yerinden kayan ...boruları arasında kalmış ve sol el bileği ciddi şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sonrasında iş arkadaşları tarafından ilk müdahale yapılmış ardından sağlık ekipleri, ...'ne götürdüğünü, 14.02.2017 tarihinde müvekkili, .....Yevmiye Numarasıyla, Av....'e bu kazadan dolayı haklarını tazmin edebilmek için vekaletname verdiğini, yani müvekkili tarafından, 14.02.2017 tarihinde ...'e avukat tayin edildiğini, 23.03.2017 tarihinde ..., kaza ile ilgili Tahkikat Dosyası hazırladığını, 31.03.2017 tarihinde ... .. numaralı heyet raporuna göre "..." teşhisi konulduğunu, 07.12.2017 tarihli ve 86384 sayılı dilekçe ile Av. ...ye başvuruda bulunduğunu, 13.12.2017 tarihinde, Av. .... Sayılı dava ile müvekkili lehine iş kazası davası açtığını, görevsizlik kararı gelmesi üzerine, Av. ..., bu davaları daha iyi bildiğinden bahisle müvekkili ile iletişim kurduğunu, Av. ..., Av. ...'in azledilip, kendisine vekalet verilmesini istediğini, 06.03.2018 tarihinde müvekkili ..., Av. ...'i azlettiğini, yine 06.03.2018 tarihinde müvekkili ..., Av. ...'e vekaletname verildiğini, 06.03.2018 tarihinde de ... ve Av. ... arasında "Avukatlık Sözleşmesi" imzalandığını, Av. ..., 03.05.2018 tarih ve 37902 sayılı başvuru ile TCDD'ye başvuru yaptığını, TCDD'den, aslında bu başvuruya gerek olmadan, idare mahkemesine dosyanın gönderilmesi gerekirken, Av. ... gereksiz bir başvuruda bulunduğunu, 09.08.2018 tarihinde ...i Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde 166 nolu Engelli Sağlık Kurulu Raporu alınmış ve müvekkilinin sürekli %55 engel oranı tespit edildiğini, Av. ..., 03.05.2018 tarih ve 37902 sayılı başvuru ile 120 gün içinde dava açması gerekirken, yine davayı açmadığını, zira idari yargılarda, idareye başvuru üzerine, 60 gün içinde cevap verilmezse, gelecek 60 gün içinde dava açılması gerektiğini, ancak ..., zamanında dava açmadığını,
Av. ..., 24.09.2018 tarih ve ... sayılı başvuru ile yine...'ye başvuru yaptığını, nihayet, 03.12.2018 tarihinde, ...;... E. Sayılı dosya numarası ile tam yargı davası açıldığını, ancak Av. ..., bu davayı da yetkisiz yerde açtığını, ...K. İle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ...'de görülmesi gerektiğini Kırıkkale'ye giden dosya ...... Sayılı kararı ile 21.05.2019 tarihinde süre aşımından reddine, karar verildiğini, bu süre ret kararı Av. ...'e tebliğ olunduğunu, 08.07.2019 tarihinde Av. ..., istifa ettiğini, Av. ..., bu kararın istinaf süresi içinde istifa etmiş ve bu kararı da istinaf etmediğini, ... ise, gerekçeli kararı değil avukatın istifasını müvekkile tebliğ ettiğini, ...'nin kararı istinaf edilmediği için 26.11.2019 tarihinde kesinleştiğini, ancak müvekkilinin %55 olan iş gücü kaybından dolayı içini biraz ferahlatabileceği tazminat, avukatların üst üste hataları ve sorumsuzlukları yüzünden, kaybolduğunu, 16.08.2021 tarihinde müvekkili, her ihtimale karşı Av. ...'i de azlettiğini, 14.09.2021 tarihinde, kesinleşen ... kararı yine de istinaf edildiğini, ayrıca, 23.09.2021 tarihinde ...'ye yine bir başvuru yapıldığını, Av. ...'in Mesleki Sorumluluk Sigortası Olmasından dolayı, Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Makamına başvurulduğunu, bu sebeple 13.09.2021 tarihinde ...'ya başvurulduğunu, 08.10.2021 tarihinde, davalıların tümüyle "ANLAŞMAMA" şeklinde arabuluculuk tutanağı tanzim edildiğini, taraflar farklı şehirlerde olduğu için e-imza ile tutanağın imzalandığını, müvekkilin %55 işgücü kaybı raporu olmasına rağmen, tazminat hesabına esas alınacak kusur raporu olmadığını, bu sebeple öncelikle, kusur raporunun alınması gerektiğini, Avukatların görevlerini özen ve doğruluk içinde yerine getirmekle yükümlü olup, bu yükümlülüğüne aykırı davranması halinde avukatın hukuki sorumluluğunun gündeme geldiğini, Hülasa, özen ve doğruluk içinde görevini yerine getirmeyen avukat, bundan doğacak zarardan sorumlu olacağını, bu zararın kapsamı, dava sonucunda hükmedilecek tazminat miktarı olacağını, hem kusur raporu hem bilirkişi hesabı olmadığı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, gerekli raporlar geldikten sonra maddi tazminat miktarı arttırılmak üzere, şimdilik 10 TL'lik maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, davalı vekiller, hem davayı takip etmedikleri gibi hem de davaları yanlış mahkemelerde dava açtığını, ayrıca davalı ..., müvekkiline hiçbir haber vermeden davadan da istifa ettiğini, davalıların kusurlu oldukları izahtan vareste olduklarını, müvekkilinin maddi tazminatına esas alınacak hususların Tedavi giderleri, Geçici İşgöremezlik Zararı, Sürekli Maluliyet Zararı, İş Kazası sonrası çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılmasından kaynaklanan maaş farkı İş kazası sebebi ile müvekkili eski haline dönemediğini, ciddi tedavi süreçlerinin atlatıldığını, kalıcı sakatlığı sebebi ile hem "efor kaybı" yaşadığını hem de maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili hala idarede sözleşmeli memur olarak çalıştığını, iş kazası sonrası iş yerinde çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılmış olup, müvekkilinin ücretinde düşüş meydana geldiğini, çalışma koşullarının değişikliği yoluna gidilmesi şartları müvekkili ile konuşulup anlaşılmadan uygulandığını, müvekkilinin gelirinin düşürüldüğünü, söz konusu elim kaza nedeniyle müvekkili zor zamanlar geçirdiğini, elini kullanamadığını, bu süreçte çalışamaması ve en önemlisi kalıcı bir şekilde hasara uğramasından dolayı manevi acı ve ızdırap çektiğini, ödenecek hiçbir tazminat müvekkilinin sakatlanan elini geri getiremeyeceğini, her şeye rağmen bir ömür boyu taşıyacak olduğu kalıcı sakatlığını bir nebze olsun dindirmek için 20.000 TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan alınarak müvekkiline verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağını, tüm bu nedenlerle re'sen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin kazadan kaynaklanan muhtemel alacaklarına istinaden, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 20.000 TL manevi, 10 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı...vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı Av...., müvekkili şirket tarafından 27/02/2021 -27/02/2022 tarihleri boyunca ... numaralı Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçeleri ile sigortalandığını, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe şartları ve limitleri ile sınırlı olup, davacının müvekkili şirketin söz konusu poliçeleri teminatı altına alınmış olması teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu poliçe kapsamında muafiyet bulunduğunu, söz konusu mesleki sigorta poliçesinin teminat limiti 500.000 TL olduğu, mesleki sorumluluk teminatı için uygulanacak olan muafiyet tutarı her bir tazminat talebi için asgari 1.000 TL olmak üzere her bir hasarın %10 olduğunu, sigortalı vekil Türk Ticaret Kanunu‘nda yer alan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın taraflarına ihbar edilmesinde fayda bulunmadığını, davaya konu talebe ilişkin açıklamalarından önce Mesleki Sorumluluk Poliçesi’nin özelliklerine değinmekte fayda bulunduğunu, Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Genelge uyarınca; mağdur tarafından ileri sürülen tazminat talepleri, talebin sigortalıya ulaştığı ya da doğrudan sigortacıya başvurulduğu tarihte yürürlükte bulunan Mesleki Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, dolayısıyla işbu poliçe, mesleki hatanın meydana geldiği tarihe göre (olay esaslı) teminat veren bir poliçe olmadığını, bu poliçeler talep esaslı poliçeler olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortalının mesleki hatasının var olup olmadığı hususunun tespit edilmesi ve uğranıldığı iddia edilen zarar ile sigortalı vekilin davranışı arasında illiyet bağı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacının talebinin müvekkili şirket nezdindeki poliçeler bakımından teminat dışı olması sebebiyle davacının talebinin reddine ve müvekkili şirketin teminatı kapsamına girmeyen talepler bakımından da yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacı yana yükletilerek müvekkil şirket yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalılar arasında müteselsil ve müşterek bir borçluluk ilişkisi bulunmadığını, bu davada aslında iki ayrı dava olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşme ile diğer davalılarla davacı arası ilişki farklı sözleşmelere tabi olduğunu, bu nedenle davanın tefrik edilmesine karar verilmesini, HMK 166. Maddesinin 4.fıkrasında davalar arasında bağlantı var sayılması için "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." demekle birlikte olayda taraflar arasında sorumluluk farkı nedeniyle etkilenmeleri olanaksız olduğu gibi, farklı sözleşmelerden dolayı sorumlulukları iddia edildiği için hukuki ilişki de farklı olarak karşılarına çıktığını, zira davacının da iddia ettiği gibi, davacı kendi hukuki başvuru yollarından ilki daha kesinleşmeden müvekkilini azletmiş, daha sonraki süreç diğer davalı ile sürdüğünü, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun değerlendirilmesi ile diğer davalıların sorumlulukları farklı olması gerektiğini, davalı sigorta şirketi de müvekkilinin sigortalı olduğu sigorta şirketi olmayıp diğer davalının sigortalısı olduğu sigorta şirketi olduğunu, davacı taraf, dava dilekçesinde hem diğer davalılar ile hem de müvekkili ile arasındaki hukuki ilişkiyi tarihsel bir sıralama ile belirtirken açıkça ve net, anlaşılır bir biçimde iki ayrı avukatlık sözleşmesi bulunduğunu belirttiğini, ilki, yaşadığı üzücü beden tamlığı ihlali nedeniyle ...ye karşı dava açılması için müvekkili ile yaptığı avukatlık sözleşmesi, ikincisi ise diğer davalı ...'in telkini ve zorlaması ile müvekkilini azletmesi sonucu ... ile yaptığı avukatlık sözleşmesi olduğunu, her iki avukat da farklı, hatta ...'in Avukatlık Meslek Kurallarına ve Avukatlık Kanunu'na açıkça aykırı şekilde haksız fiil niteliğinde azletme azmettirmesi davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmeden dolayı zarara uğrayıp uğramaması olgusu ile diğer davalıların avukatlık hizmetini gereği gibi ifa edip etmedikleri, haksız istifa edip etmediği gibi konular tamamen ayrı sözleşmelere bağlı ve ayrı ayrı değerlendirilecek konular olduğunu, müvekkil ile ...'in birlikte hareket etmesi söz konusu olmadığı için, ki büro ve faaliyetleri tamamen bağımsız bir birini tanımayan ancak ...'in haksız bir şekilde müvekkiline gıyaben kötülediğini, husumet söz konusu olduğunu, müteselsil ve müşterek bir borç ilişkisi söz konusu olmadığını, iki ayrı sözleşme iki ayrı hukuki ilişki olduğunu, davacı tarafa karşı müvekkilinin maddi ve manevi hiç bir sorumluluğu olmadığı açık olduğunu, bununla birlikte aksi kanaat hasıl olursa, bu koşulda davacının ... ile olan iş ilişkisindeki kusur durumu yani iş kazasında davacının etkisi, bununla birlikte ... tarafından davacıya bağlanmış sakatlık aylığı olup olmadığı da araştırılması gerektiğini, varsa peşin sermaye değeri hesaplanacak tazminattan düşülmesinin gerektiğini, ayrıca malullük nedeniyle ek ödeme yapılıp yapılmadığı da işveren kurumundan sorulması gerektiğini, ayrıca davacının kusuru da tespit edilerek zarardan düşülmesinin gerektiği, ayrıca, davacı memur ise nakti tazminat alıp almadığı ...'den sorulması gerektiğini, ...tarafından nakti tazminat ödenmiş ise bu durumda manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince manevi tazminat alacağının karşılandığı kabul edilmesinin gerektiğini, davacının sakatlığı iddia edilmiş olmakla birlikte olay ile illiyet bağı, tüm bedene etkisi ayrı ayrı tespit edilmesinin gerektiğini, ayrıca bu konuda... Kurulu'na sevkinin yapılmasını, davacının dava öncesinde tedavisini aksatıp aksatmadığı, gerekli tedavileri görmekten imtina edip etmediği de özellikle müterafik kusur değerlendirmesi için araştırılmasının gerektiğini,...'ndan uğradığını iddia ettiği iş kazası ile dava tarihi arasındaki tüm tedavilerine dair kayıtların getirilmesinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminat hem haksız hem de fahiş olduğunu, zenginleşme kastı taşıdığını, müvekkilini azleden davacının olduğunu, müvekkilinin davacıyı hukuki mücadelesinde yalnız bırakmadığını, davacı müvekillini azil ile terk ettiğini, belirtilen tüm bu hususlar nedeniyle dava usul ve esastan kaynaklanan nedenlerle reddedilmesinin gerektiğini, davacıya karşı haksız azli nedeniyle alacak haklarımız saklı olduğunu, resen tespit edilecek nedenlerle öncelikle davanın 14.01.2022 tarihli 2 nolu ara karardan rücü edilmesine, davanın müvekkili yönünden tefriki ile ayrı bir dosya ile görülerek görev yönünden usulden reddine, ayrıca davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden reddine, davanını esastan görülmesi halinde de esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın ...Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini, davalılardan birinin sigortalı olması nedeniyle ...Mahkemesinin görevli olmayacağını, Avukatlık Kanunu gereğince alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı sebebiyle red kararı verilmesinin gerektiğini, davacının zararı öğrenme tarihi en geç 12 Temmuz 2019 olup, 1 yıllık zaman aşımı 12 Temmuz 2020 tarihinde dolduğunu, söz konusu dava 07.01.2022'de açıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacı davasının belirsiz alacak yahut kısmi dava olduğunu ayrıca belirtmemiş, yalnızca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ifadesini kullandığını, bir davanın belirsiz alacak davası olarak görülebilmesi için açıkça belirsiz alacak davası ifadesinin geçmesinin gerektiğini, davacının şayet bir zararı var ise, diğer davalı Av. ... ile kendisi arasında çözümlemesi gerektiğini, müvekkilinin davacının zarara uğramasında herhangi bir katkısı veya sorumluluğunun bulunmadığını, müşterek sorumluluk da bulunmadığından dosyanın müvekkilli açısından tefrik edilmesinin gerektiğini, 06.03.2018 tarihinde, davacının iddiasının aksine davalının davacıyla iletişime geçmesiyle değil, davacıya müvekkillinin tavsiye edilmesiyle kendi isteği ile müvekkiline vekalet çıkarttığını, müvekkili davacı ile sözleşme yaptığını, sözleşme gereğince müvekkilli derhal zararın tazmini için işlemlere başladığını, 12.03.2018 tarihinde davacının tedavi gördüğü hastaneden hastane evrakı talep etmiş, yine aynı tarihte K... savcılık evraklarını muhabere aracılığıyla talep ettiğini, evraklar gelir gelmez ..ye 30.04.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, söz konusu başvuru 03.05.2018'de ...'ye tebliğ edildiğini, müvekkilinin davacı tarafından kendisine verilen sözlü bilgiler ve teslim edilen yazılı evraklar ile Avukatlık görevini layıkıyla ifa ettiğini, Avukat-müvekkil sözleşmelerinde müvekkili, tarafı olduğu hukuki iş ve uyuşmazlıkları ve uyuşmazlığa ilişkin her türlü evrak ve bilgiyi makul bir süre içerisinde avukata iletmek ile yükümlü olduğunu, müvekkilinin, kendisine önceden açılmış bir davanının varlığından bahsedilmemesine rağmen daha öncesinde bir dava açıldığı ve görevsizlik kararı verildiğini bilmesi mümkün olmadığını, ... sayılı dosyası ile ilgili tüm sorumluluk diğer davalı avukatlara ait olduğunu, diğer davalı avukat 06.03.2018 tarihinde azil edilmesine rağmen azili dosyaya sunup dosyadan çekilmediğinden, 08.03.2018 tarihinde Kusur raporu alınması ve davacının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığının tespitinin gerektiğini, dosyaya sunulan 09.08.2018 tarihli %55 oranındaki rapor engelli sağlık kurulu raporu olup, kaza ile illiyet bağı kurulmaksızın vücudun tüm bölgeleri için verilen bir rapor olduğunu, yine davacı iş kazası nedeniyle çalışma koşullarında esaslı değişiklik yaşanması nedeniyle maaş farkı olduğunu iddia etmiş ise de... 10.01.2019 tarihli ... ithafen yazmış olduğu cevabi yazısı ile sabit olduğu üzere davacının eski ve yeni maaşı karşılaştırılmış herhangi bir maaş farkı bulunmadığı yönünde bildirim yapıldığını, müvekkilinin... olduğunu, davada müvekkiline yöneltilen davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının manevi tazminat talebinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın ayrı bir esas verilerek müvekkili yönünden tefrik edilmesine, davanın belirsiz değil, kısmi dava olarak tespitine, davacının haksız ve dayanaksız davasının öncelikle görevsizlik nedeniyle aksi kanaat halinde husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, esasa geçildiği takdirde davanın zaman aşımı hak düşürücü süre nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiştir.
... esas sayılı dosyası istenilerek incelenmiştir.
İlgili kolluk biriminden davacının sosyal ekonomik durum araştırması yapılarak dosyaya kazandırılmıştır.
.... soruşturma sayılı dosya istenilerek incelenmiştir.
Sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve ilgili evraklar istenmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava davalı avukatlara karşı vekalet sözleşmesinden kaynaklı, davalı avukat ...'in mesleki sorumluluk sigorta şirketine karşı mesleki sorumluluk poliçesine dayalı açılan tazminat davasıdır.
Davacı 21/06/2016 tarihinde... bulunan tren istasyonunda tren işçisi olarak çalışan davacı ...'in geçirdiği kaza sonucu sol el bileğinden ciddi şekilde yaralandığı , kazadan dolayı haklarını tazmin etmesi için Av. ...'e vekalet verildiğini, müvekkilini kamu işçisi olmasına rağmen davalı tarafından idare mahkemesine tam yargı davası açılması gerekirken iş mahkemesine dava açıldığını, iş mahkemesinin idare mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verdiğini, görevsizlik kararı verilmesi üzerine Av ...'in davacı ile iletişime geçerek vekaletini aldığını, ve ... ile avukatlık sözleşmesi imzalandığını, ancak iş mahkemesi kararının her iki avukat tarafından da istinaf edilmediğini ve görevli mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığını, Av ...'in 03/05/2018 tarihinde idareye başvurduğunu, başvuru tarihinden itibaren 120 gün içinde dava açması gerekirken zamanında dava açmadığını, 24/09/2018 tarihinde tekrar idareye başvurduğunu, 03/12/2018 tarihinde .... dosyada tam yargı davası açtığını, dosyanın yetkisizlik ile K... gönderildiğini, ... kararını da istifa etmediğini, kaza nedeni ile müvekkilinin %55 iş gücüne uğradığını, müvekkilinin kazadan kaynaklanan alacaklarının müteselsilen tahsilini istemektedir.
Dosya kapsamındaki uyuşmazlık; davalı avukatların vekil olarak görevli oldukları dosyada mesleki yükümlülüklerini aykırı davranıp davranmadıkları, hukuki ihmal ya da kusurlarının olup olmadığı, meydana gelen zarar ile kusur arasında illiyet bağı olup olmadığı, meydana gelen zararın miktarı, davalıların zarardan sorumlu olup olmayacakları, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, mahkememizin görevli olup olmadığı hususlarındadır.
Davalı Avukat ... hakkında açılan dava ile diğer davalı avukat ... hakkında açılar davalar farklı vekalet sözleşmelerinden kaynaklanmakla; davalı ... hakkında davanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
Davalı ... mahkememizin görevli olmadığını ileri sürmüş ise de; davalı ...'e karşı vekalet sözleşmesinden kaynaklı açılan dava ile birlikte ...'in mesleki sorumluluk sigorta şirketine karşı da dava açıldığından TTK sigorta hükümleri (1473 vd maddeleri uygulanması gerektiğinden ve sigorta şirketine karşı açılan dava TTK düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, ...'e ve mesleki sorumluluk sigorta şirketine karşı açılan dava mahkememizin görevine girdiğinden yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı vekil ...'in mesleki yükümlülüğüne aykırı hareketinin olup olmadığı, hukuki ihmal veya kusurunun olup olmadığının tespiti açısından ... karar sayılı dosyası incelenmekle; Davacı ... tarafından Devlet Demiryolları işletmesi aleyhine 13/12/2017 tarihinde ölüm ve cismani zarar nedeni ile tazminat davası açıldığı, dosyanın davacı vekili Av ... tarafından açıldığı, Mahkemin 21/02/2018 tarihli kararı ile ... görevli olduğundan bahisle usulden ret kararı verdiği, kararın davacı vekili Av ...'e 15/03/2018 tarihinde davalı ... vekiline 15/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'in dosya içerisinde herhangi bir vekaletinin olmadığı anlaşılmıştır.
... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... vekili ... tarafından Ankara İdare Mahkemesine davacının 21/12/2016 tarihinde tren istasyonunda meydana gelen iş kazasında davacının sürekli iş göremez hale gelmesi nedeni ... karşı davacının sürekli iş göremez haline gelmesi uğradığı zarara ilişkin 150.000,00 TL'lik alacak ve müvekkilinin uğradığı gelir kaybının tahsili için dava açıldığı, ..... yetkisizlik kararı verdiği, ... ise 21/05/2019 tarihli kararı ile ; davacı tarafından 07/12/2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru sonrası 13/12/2017 tarihinde maddi ve manevi tazminat istemi ile ...esasına kayden ikame edilen davada mahkemenin 21/02/2018 tarih ... sayılı kararı ile idare mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, 30/03/2018 tarihinde kararın kesinleştiği, bu durumda davacının kararın kesinleştiği 30/03/2018 tarihinden itibaren 30 gün içinde görevli mahkemede dava açması gerekirken bu süreler geçirildikten çok süre sonra 03/12/2018 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeni ile esasını incelemeye yer olmadığını, öte yandan davacı tarafından ... esasına kayıtlı davanın görev yönünden reddi üzerine 03/05/2018 tarihli ve 24/09/2018 tarihli başvurular yapılmış ise de bu başvuruların geçmiş olan dava açma süresini ihya etmeyeceği belirtilerek süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. ...21/05/2019 tarihli kararının davacı vekili ...'e 26/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili ...'in 08/07/2019 tarihinde görevinden istifa ettiğini ve uyaptan silinmesi ve gerekçeli kararın bir suretinin davacı asile tebliği hususunda mahkemeye dilekçe sunduğu, vekillikten çekilme dilekçesinin davacı ...'e 12/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, kararın 10/09/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında ...'in mesleki sorumluluğunun ve ihmalinin olup olmadığının değerlendirilmesinde; ...Mahkemesinde görülmekte olan davalı... karşı açılan tazminat davasında Av ...in davacı avukatı olduğu, İş Mahkemesince idari yargı görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının davalı vekil ...'e gönderildiği, davalı ...'in İş Mahkemesi dosyası kapsamında vekaletinin olmadığı, davalı ... tarafından kendisine müvekkili tarafından önceden açılmış bir davadan haberi olmadığı, iş mahkemesinde verilen görevsizlik kararından haberi olmadığı yönündeki cevapları da dikkate alındığında, İş Mahkemesi kararının Davalı ...'e tebliğ edilmemiş olması, İş Mahkemesi dosyasında vekaletinin olmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki davalı ... tarafından sunulan vekalet sözleşmesinde de görevsizlik kararı verilen dosya ile ilgili bir hüküm olmaması hususları değerlendirildiğinde davalı ...'in iş mahkemesindeki dosyanın istinaf edilmemesinde, görevli mahkemeye gönderilmemesinde ihmal ve kusuru olmadığı değerlendirilmiştir.
... dosyası yönünden değerlendirme de ise; Mahkemece İş mahkemesi kararının görev yönünden reddi üzerine süresi içerisinde görevli mahkemede dava açılmadığından süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, yukarıda belirtiliği üzere İş mahkemesindeki davanın istinaf edilmemesinde veya görevli mahkemeye gönderilmesinde davalı Av ...'in kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, verilen süre aşımı kararına karşı Av ...in istinaf yoluna başvurmadığı ve kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de;...mahkemesinde verilen kararın vekil ...'e 26/06/20019 tarihinde tebliğ edildiği, vekilin 08/07/2019 tarihinde vekillikten çekildiğine ve kararın davacı asile tebliğ edilmesi hakkında mahkemeye dilekçe sunduğu, davacı asile 12/07/2019 tarihinde tebligat yapıldığı, ... kararına karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün süre ile davacının istinaf hakkının bulunduğu, davalı ...'e tebligatın 26/06/2019 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında istinaf süresinin davacı açısından 26/07/2019 tarihine kadar devam ettiği, davacıya istifa dilekçesinin 12/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacıya istifa dilekçesinin tebliğ edildiği tarihte henüz istinaf süresinin geçmemiş olmasına rağmen davacı tarafından dosyanın istinaf edilmediği anlaşılmıştır.
... Mahkemesinde verilen süre yönünden ret kararı zaten ... verilen kararın süresi içerisinde idare mahkemesine gönderilmediğinden süre aşımı yönünden verildiği de gözetildiğinde oluşan zarar ile davalın eylemi arasında illiyet bağı olmadığından davalı ... ile davalı ...'in mesleki sorumluluk sigorta şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davalılar ...e karşı açılan davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 341,73 TL harçtan indirilmesi ile arta kalan 161,83 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.360,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılar Sigorta şirketi ve ... yararına hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin, ihbar olunan ... vekilinin, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.