T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/253 Esas - 2023/129
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/253
KARAR NO: 2023/129
HAKİM:...
KATİP..
DAVACI: ..
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI:...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/04/2022
KARAR TARİHİ: 27/02/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2023
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ...'nin 21.11.2008 tarih ve 27061 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevre Denetim Yönetmeliği", 10.09.2014 tarih ve 29115 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan "Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği" ve 30.07 2019 tarih ve 30849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik"ler gereği ..standartları kapsamında faailet çerçevesinde hizmet veren bir firma olduğunu, bu doğrultuda davalı .....'nin, müvekkilinden çevre danışmanlık hizmeti talep ettiğini, bunun üzerine müvekkili firma genel müdürünün imzasıyla davalı...Teklifinin iletildiğini ve ... 08.10.2021 tarihinde kaşe ve imza ile fiyat teklifini müvekkiline ilettiğini, fiyat teklifinin onaylı nüshasının mail olarak müvekkili şirkete iletildiğini gösteren mailin mevcut olduğunu, akdedilen fiyat teklifinin kabul edilmesiyle davalı tarafın sözleşmenin bir maddesinde düzeltme talep ettiğini, müvekkili düzeltme talebini incelerken, 08.10.2021 tarihinde davalının müvekkilini telefonla arayarak "zaten teklifi onayladık sözleşmedeki pürüz de giderilir siz 11-12 Ekim tarihlerinde Isparta ve Manisa illerine çevre mühendisi görevlendirebilirsiniz" dediğini, bunun üzerine müvekkilinin iyi niyetli olarak ve müşteri memnuniyetini gözeterek davalının talebini kabul ettiğini, 11 Ekim tarihinde çalışanı, çevre mühendisi ...'ı Manisa ve Isparta illerine görevlendirdiğini....ın 11 Ekim'de ...'ya, 12 Ekim'de ise Isparta'ya gittiğini ve davalı şirketin şantiyelerinde tesislerin gerekli denetimlerini yaptığını ve mevcut durumlarla alakalı bilgilendirmelerini davalıya mail yoluyla ilettiğini, 11-12 Ekim tarihlerinde müvekkilinin denetimlerini gerçekleştirmesi için davalı şirketin whatsapp üzerinden şantiye sorumlularının isim-soy isim ve telefon numalarını müvekkili ile paylaştığını,...şantiyesinde Mehmet Ali Bey, Isparta şantiyesinde ...ile iletişime geçileceğinin belirtildiğini, müvekkilin de bu isimlerle iletişime geçerek denetimlerini gerçekleştirdiğini, ardından yine bu isimler adına olan mail adreslerine denetimler hakkında bilgilendirmeler içeren mailleri gönderdiğini, davalı şirketin denetimler esnasında, denetimlerin ayda birden fazla olacağını ve ...'ye verilmek üzere şirket yetkilisi ...'in tesislerin çevre mevzuatı açısından sorumluluğu kabul ettiğine dair noter taahhüdü vermesini istediğini, müvekkili şirket yetkilisinin ise bu şartların fiyat teklifine uygun olmadığını, bu taleplerin fiyat teklifi aşamasında bildirilmediğini, bu şartların yerine getirilmesi için fiyat teklifinin revize edilmesi gerektiğini bildirdiğini, davalı şirketin ise noter taahhüdü olmadan sadece tek tesis olacak şekilde hizmet verilmesini talep ettiğini ve aşağıda bulunan maili müvekkiline gönderdiğini, yine müvekkili şirketin, tek tesisin kabul edilmiş fiyat teklifine uygun olmadığını, teklifin 2 adet tesis için hazırlanmış olduğunu, 2.000,00 TL tutarın 2 adet tesisin hizmeti için mümkün olamayacağını bildirdiğini, bunun üzerine davalının, hizmet verilmesini istemediğini, vazgeçtiklerini söylediğini, müvekkilinin ise bunu kabul ettiğini fakat ilk aylık ziyareti gerçekleştirdiğini, aylık bedelin 4.000,00 TL olmasına rağmen birçok masraftan indirim yaparak 2.000,00 TL tutarında sembolik bir rakam faturalandıracağını söylediğini, iki tesisinde denetimlerinin gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, davalı şirketin tek bir şantiyeye gidildiğini iddia ettiğini ve gerekli harcama faturalarının iletilmesi halinde ödeme için yönetime bilgi vereceklerini söylediğini, tüm bunların üzerine müvekkilinin, davalı firmaya teklifteki rakamı faturalandırarak gönderdiğini, davalının ise bu faturayı müvekkilin iade ettiğini, müvekkili şirketin 11/10/2021 tarihinde başladığı görevini 12/11/2021 tarihinde sonlandırdığını, müvekkilinin, gerek usulsüz fesih bildirimi gereği gerekse sunmuş olduğu kesintisiz hizmet gereği fesih tarihinin içinde bulunduğu ayın KDV dahil 4.720,00 TL bedelini eksiksiz olarak hak ettiğini, müvekkili tarafından usule ve sözleşmeye uygun olarak tanzim edilen 14/10/2021 tarihli ...numaralı 4.720,00-TL bedelli faturanın tamamının davalı tarafça ödenmesi gerektiğini, ancak davalının 27.12.2021 tarihinde iade faturası tanzim ederek müvekkiline ilettiğini, davalı her ne kadar iade faturası tanzim etmişse de bu faturanın kabulünün iki sebeple mümkün olmadığını, ilk olarak müvekkili ile davalı şirket arasında tanzim edilen çevre danışmanlık hizmeti fiyat teklifinin 5. Maddesi yeterince açık olduğunu, müvekkilinin hizmetini fiyat teklifine ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirmesine rağmen davalı şirketin bunun aksini iddia etse de delillerle sabit olacak şekilde açıkça görüleceği üzere müvekkilinin hizmetini kanunlara ve sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, sonuç itibariyle müvekkilinin, toplamda 4.720,00-TL değerinde çevre danışmanlık hizmeti sunarak bu bedeli faturalara yansıttığını, bu nedenle davalının, almış olduğu çevre danışmanlık hizmetinden kaynaklanan toplamda 4.720,00 TL bakiye borcu mevcut olup borcun tamamının muaccel olduğunu, muaccel 4.720,00 TL bakiye borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, borçlu olduğu fatura bedelini rızasıyla ödemediği gibi aleyhine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, bu haksız ve kötü niyetli itirazın, icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... E. Sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, tüm alacak yönünden icra takibin devamına ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle, Dava dilekçesindeki iddiaların kabulü anlamına gelmemek kaydı ile dava dilekçesinde belirtildiği üzere, 07.10.2021 tarihli teklif mektubunun akabinde davacı yan personeli çevre mühendisi ....tarafından Manisa ve Isparta illerindeki proje sahalarında incelemelerde bulunulmuş olmasının, yapılması planlanan sözleşmenin konusuna girecek alanların görülerek, işin kapsamının davacı yan tarafından anlaşılmaya çalışılmasından ibaret olduğunu, çevre danışmanlık hizmetinin niteliği gereği hizmetin sunulacağı alanlar görülmeden, inceleme yapılmadan hizmetin kapsamının belirgin hal almayacağını ve imzalanması arzu edilen sözleşme koşullarının oluşmayacağını, davacı yanın yasal adresinin, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından görüleceği üzere Ankara olduğunu, merkezi Ankara'da bulunan bir hizmet sunucusunun, hizmet vermeye talip olduğu sahayı incelemeksizin koşulsuz teklif verdiğinden söz edilemeyeceği üzere, sahanın davacı yan personelince gezilmesinin, incelenmesinin taraflar arasında geçerli bir sözleşme kurulduğu şeklinde yorumlanmasına imkan bulunmadığını, yani sahanın incelenmesinin, tetkik edilmesinin (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) sözleşmenin ifa aşaması ile ilgili bir husus olmadığını, teklif mektubu akabinde sözleşmeye davet için yapılan bir inceleme aşamasından ibaret olduğunu, sözleşmeye davet için yapılan masrafların (araç kiralama, konaklama, yemek ve sair diğer tüm giderler), müvekkilinden talep edilebilmesi için bu yönde ortak bir irade belirlenmediğini, teklif mektubunda da bu yönde bir talep bulunmadığını, davacının sunmak için talip olduğu hizmetin detaylarını kendi yönünden belirlemesi için yapılan hazırlık giderlerinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, bu halde ortada yürürlük kazanmış bir sözleşme bulunmadığını, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava dilekçesinde belirtilen telefon ve mail yazışmalarının sözleşme hususunda tarafların iradelerinin karşılıklı olarak uyuşmadığını açıkça gösterdiğini, açıklanan nedenlerle dava dilekçesindeki iddia ve taleplere itibar edilmeyeceğini, dava konusu edilen fiyat teklifinde işin başlama süresinin taraflarca ayrıca imzalanacak sözleşme ile belirleneceğini ve işin süresinin sözleşme imzalanmasından itibaren 12 ay olduğunun yazıldığını, fiyat teklifi içeriğinden teklifin, iradelerin karşılıklı belirlendiği bir sözleşme olarak kabul edilemeyeceğinin açık olduğunu, dava konusu edilmiş teklif mektubunun davacı ve müvekkili arasında usulünce kurulmuş bir sözleşme olmadığına ilişkin tüm itirazlarının saklı kalmak ve davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile 07.10.2021 tarihli teklif mektubunun muhtelif hükümlerinde tarafların ortak iradeleri ile ayrıca sözleşme imza edileceğinin düzenleme altına alındığını, sözleşme süresi ile işin başlangıç tarihi gibi esaslı noktaların ileride imzalanacak sözleşme ile belirleneceğinin teklifte belirtildiğini, bu halde teklif mektubunun sözleşme olarak kabulüne hukuken imkan bulunmadığını, fiyat teklifinin tarihinin 07.10.2021 olduğunu, icra takibine konu edilen faturanın tarihinin 14.10.2021 olduğunu, (iddiaların kabulü anlamına gelmemek kaydı ile) henüz herhangi bir hizmet ifa edilmeden düzenlenmiş faturaya itibar ile müvekkilinin borçlu olduğunun iddia edilmesinin açıkça çelişkili ve haksız olduğunu, dava konusu icra takibinde davacı yanca takip konusu “14.10.2021 - tarih, ...no'lu fatura alacağı” olarak gösterildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davacı iddiasının doğru olduğu kabul edilse bile, faturaya dayanak alınan fiyat teklifi içeriğindeki işlerin tamamının eksiksiz şekilde yapıldığı kanıtlanmaksızın, davanın kabulüne karar verilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, faturaya dayanak alınan fiyat teklifi konusu işlerin tamamının eksiksiz şekilde yapıldığının davacı tarafça ispatı gerektiğini, oysa davacı yanca, işin tamamının eksiksiz şekilde yapıldığı hususunun, dosya kapsamında ispat edilemediğini, fiyat teklifi tarihi 07.10.2021 iken, fatura tarihi 14.10.2021 olduğunu, bu halde, fiyat teklifindeki işlerin eksiksiz şekilde ifa edildiğinin iddia edilmesinin haksız olduğunu, açıklandığı gibi davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme bulunmadığını, fiyat teklifine "sözleşme" olarak itibar edilmeyeceğini, nihai teklifin ve sözleşme koşullarının belirlenmesi için davacı yanca yapıldı iddia edilen işlemlerin sözleşme ifası olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenle de davacının iddia ettiği gibi bir alacağı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile fiyat teklifinde belirtilen işlerin tamamının yapıldığı da ispat edilemediğinden, hangi işlerin ne miktarda yapıldığının da belirgin olmadığını, alacağın varlığı ve miktarı bu şekilde ihtilaflı iken, alacağın likit olduğundan ve (davacının alacaklı olduğu iddiasnın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla) müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini, bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz dava ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmaksızın, iyi niyetten uzak surette icra takibi başlatıldığından, iddia edilen asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Esas Sayılı Dosyası Getirtilmiş, İncelenmiştir.
tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Mali Müşavir Bilirkişi Raporunda Özetle; Tarafların incelemeye sunulan 2021 ve 2022 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalı yandan 4.720,00 TL alacaklı olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davacı yan ile ticari ilişki kapsamında borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında oluşan cari hesap farkının; davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen 4.720,00 TL bedelli hizmet faturasının davalı yanca iade faturası tanzim edilmek suretiyle kabul edilmemesinden kaynaklandığı, davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen.... no.lu “Çevre Danışmanlık Hizmet Bedeli” açıklamalı 4.720,00 TL bedelli faturanın 14.10.2021 tarihinde tanzim edilen elektronik fatura olduğu, davalı yan tarafından anılan faturaya istinaden tanzim edilen iade faturasının ise 16.11.2021 tarihli olduğu, hukuki değerlendirme ve nihai takdir mahkemenin olmak üzere davalı yanın ihtilafa konu hizmet faturasına istinaden tanzim ettiği iade faturası ile itirazının 8 günlük yasal itiraz süresi sonrasında tanzim edildiğinin anlaşıldığı, mahkeme tarafından davacı yan tarafından davalı yana ihtilafa konu fatura muhteviyatı danışmanlık hizmetinin verildiği yönünde kanaat oluşması halinde; davacı yanın talep edebileceği faiz miktarının; 149,94 TL olacağı, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkeme takdirinde kaldığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; Davacı Tarafından Davalıya Karşı Başlatılan İcra Takibine Davalı Tarafından İtiraz Edilmesi Üzerine Açılan İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacının Dava Konusu Faturalara İlişkin Takip Konusu Miktar Kadar Davalıdan Alacaklı Olup Olmadığı, Alacaklı İse Miktarının Ne Kadar Olduğu, Alacağın Muaccel Olup Olmadığı, Faizin Türü Ve Miktarının Ne Olduğu , Alacağın Likit Olup Olmadığı, Davacı Yararına İcra İnkar Tazminatına, Davalı Yararına Kötü Niyet Tazminatına Hükmedilip Edilemeyeceği Hususlarına İlişkindir.
Taraf defterlerinin incelenmesinde davacı yanın ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalı yandan 4.720,00 TL alacaklı olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibarıyla davacı yan ile ticari ilişki kapsamında borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, taraflar arasındaki hukuki ilişki kapsamında oluşan cari hesap farkının; davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen 4.720,00 TL bedelli hizmet faturasının davalı yanca iade faturası tanzim edilmek suretiyle kabul edilmemesinden kaynaklandığı, defterlerin birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Davacı vekilinin dosya kapsamında sunduğu deliller ile dava konusu hizmetin verildiğini ispatlaması gerekmekte olup, dosyaya sunulan fiyat teklifinin davalı şirket tarafından kaşe ve imzası ile onaylandığı, davalının imzaya itirazının bulunmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğu, ancak dosyaya sunulan faturaların saha hazırlık aşamasına ilişkin olduğu, sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin dosyaya davacı tarafından somut bir delil sunulmadığı, dosyaya sunulan yazışmaların tek başına ispata yeterli olmadığı görülmekle sübut bulmayan davanın ve şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın reddine;
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile 99,20 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.560,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 4.856,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı Miktar İtibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2023
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ...
✎ e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.