T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/275 Esas - 2023/249
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/275 Esas
KARAR NO: 2023/249
HAKİM:...
KATİP:...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ..
DAVALI: 1-...
VEKİLLERİ: Av....
Av. ...
DAVALI: 2- ...
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/04/2022
KARAR TARİHİ: 28/03/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2023
Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili ..., inşaatların kalıp, demir beton işçiliğinin yapımı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili genel olarak devlete ait okulların inşaat işinin tamamlanması aşamasında faaliyette bulunduğunu,..tarafından ihale edilen 3 adet okul yapım işi, davalılar .... tarafından oluşturulan ... Vergi Dairesi) ihale edildiğini, taşeron olan müvekkili ..., davalılar tarafından alınan söz konusu bu üç adet okulun tüm kalıp, demir, beton (dolu kalıp) işçiliğinin yapımı ile ilgili olarak davalılar ile 2018 Şubat ayı içerisinde görüşmeler yapmış ve yapılan görüşmelerde her üç okulunda tip proje okulu olduğu ve her bir okul için 4.200 m3 beton olduğunu ifade ettiğini, davacı tarafından her bir okul içinolmak üzere her bir okul için toplamda 485.000 TL bedel davalılara teklif edildiğini, davacının teklifine kaşılık olarak ise davalılar her bir okul için toplamda 465.000 TL bedel ile işin yapılmasını kabul edeceklerini beyan ettiğini, davacı ise davalıların her bir okul için 465.000 TL bedel üzerinden davalıların teklifini kabul ederek üç okul için 465.000X3=1.395.000 TL ödeme yapılması konusunda anlaştıklarını, ancak yapımına başlanılan okul inşaatı sonrasında gerek inşaata dökülen beton miktarları gerekse davacı tarafından yapılan metrajlar sonrasında 1 okul için 5.570 m3 beton döküldüğü inşaat tamamlandığında tespit edildiğini, fiili olarak dökülen beton miktarı göz önüne alındığında her bir okul için;
ortaya çıkan farkın 137.000 TL (602.000 TL- 465.000 TL) olduğu ve 3 okul için de bu farkın ise toplam da 411.000 TL olduğu ortaya çıktığını, söz konusu inşaatın tamamlanması sonrasında ortaya çıkan bu 411.000 TL tutarındaki fark davalılara bildirilerek bunun ödenmesi talep edildiğini, davalı taraflar ise iş bitiminde kesin hesap çıkarılacağı bildirilerek fark çıkan tutar olan 411.000 TL nin ödemesinin ertelendiğini, söz konusu 3 okulun bahçe duvarı inşaat işi de davalılar tarafından davacıya ayrı olarak verildiğini, davacı taraf söz konusu 6.000 m2 X 30 TL/m2 =180.000 TL bedel karşılığında bu işi tamamlamış ve bedel davacılardan tahsil edildiğini, işin davacı tarafından 2019 mayıs ayında bitirilip teslim edildiğini, işin teslimi sonrasında ise davalı taraf, anlaşmanın 1 okul için 465.000 TL üzerinden yapıldığı 3 okul için toplam bedel olan 1.395.000 TL olduğu ve bunun da ödendiği dolayısıyla herhangi bir fark ödemesi yapılamayacağı sonradan beyan edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 411.000 -TL alacağın 01.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari fazi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde yer alan iddiaların tamamı gerçek dışı olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu, öncelikle aynı konuda aynı sebeple açılmış olan .. sayılı ve 16.12.2021 tarihli kesinleşmiş ilamını uyarınca kesin hükümden davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, esasa ilişkin olarak ise, davacı, müvekkilinin ortak olduğu .... adi ortaklığında kalıp ustası olarak çalıştığını, davacının çalışmış olduğu dönemlere ilişkin ..kayıtlarının celbini talep ettiklerini, davacının çalışmış olduğu dönemlere ilişkin olarak ... primleri ve ücretleri eksiksiz olarak banka kanalı yoluyla ödendiğini, bu nedenle söz konusu banka kayıtlarının da celbini talep ettiklerini, davacı, iddialarının tamamını ispatla yükümlü olduğunu, iddia edilen ticari ilişkiyi ispat yükümlülüğü davacıya ait olduğunu, HMK madde 190’da “ İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilerek ispat yükü hüküm altına alındığını, davacının iddialarının tamamı gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, davacının, iddiasını ticari defterler ve sözleşme ile ispatlamasının gerektiğini, ne olduğu belli olmayan ve dosya kapsamına sunulan makbuz adı altındaki belgeler, tek taraflı hazırlanmış belgeler olduğunu, anılan belgelerde müvekkili şirket yetkililerinin imzası bulunmamakta olup bu belgelerin herhangi bir ispat gücü bulunmadığını, bunun yanı sıra taraflar arasında akdedildiği iddia edilen sözleşmenin bedeli 1.395.000,00 TL olduğunu, HMK m. 200’de “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve ifası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.” denilerek değeri 2.500,00 TL’nin üzerinde olan hukuki işlemlerin ancak senetle ispat edileceğinin belirtildiğini, somut vakıada davacı, iddia ettiği ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir senet veya yazılı belge sunmadığını, davacı, ispat yükümlülüğünü ve senetle ispat kuralını yerine getiremediğini, bu nedenle davanın esastan reddini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davacı inşaatların kalıp demir beton işçiliği yapımı işi ile iştigal ettiğini,....tarafından ihale edilen 3 adet okul yapım işinin davalı iş ortaklığına ihale edildiğini, davacının 3 adet okul işinin taşeronu olduğunu, 3 adet okulun yapımı işinde 411.00,00 TL fark çıktığından bahisle alacağını talep etmektedir.
Davalı ise taraflar arasında taşeron ilişkisi olmadığını, davacının davalı iş ortaklığında kalıp ustası olarak çalıştığını, aralarında eser sözleşme ilişkisi olmadığını iddia etmektedir.
... esas sayılı dosyasında davacı tarafından yine aynı davalılara karşı aynı sebepten kaynaklı alacak davası açıldığı, Mahkemenin 01/10/2020 tarihli kararı ile davacı ...'nın davalı Adi ortaklıkta sigortalı olarak dönem işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin düzenlendiği, inşaat kalıpçısı olarak çalıştığı dosyaya sunulan ... belge örneklerinden anlaşılmakla... kayıtları da davacı yanın kabulünde olduğundan, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu gösterir delil bulunmadığından bu durumda davacı ile davalı adi ortaklık arasındaki hukuki ilişki iş sözleşmesinden kaynaklana işçilik alacağına ilişkin olduğundan görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ... karar sayılı ilamı ile; Davacı tarafın iddialarına yönelik davalı tarafa açıklama yapmak için uygun süre verilmesi gerekir ise isticvap edilmesi, sonuca ulaşılamaması halinde yemin deliline başvurulması gerektiğinden bahisle kaldırılmış olup ... esasına kayıt edilerek yapılan yargılamada davalı iş ortaklığını oluşturan şirket temsilcisinin isticvap edildiği, beyanında davacının yanlarında işçi olarak çalıştığını beyan ettiği, mahkemeninde 16/12/2021 tarihli kararında iş mahkemesine görevsizlik kararı verdiği, kararın tebliğine rağmen tarafların HMK 20 madde gereği dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz dosyası kapsamında davacıya yemin hakkı hatırlatılmış ise de; davacının mahkememiz dosyasında açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla bu yöndeki ara karardan vazgeçilmiştir.
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olarak açılmış ise de; ... gerekçesinde belirtildiği üzere davacı ...'nın davalı Adi ortaklıkta sigortalı olarak dönem işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin düzenlendiği, inşaat kalıpçısı olarak çalıştığı dosyaya sunulan ... belge örneklerinden anlaşılmaktadır. SGK kayıtları da davacı yanın kabulündedir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu davacı yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Davacı taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi olduğunu yazılı delillerle kanıtlayamamıştır. Yemin deliline dayanmadığından yemin teklifinden dönülmüştür. Belirtilen nedenlerle alacak iş sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacağına ilişkin olduğundan iş mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya İş Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,
2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ....gönderilmesine,
4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2023
Katip ..
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.