T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/39 Esas - 2024/410
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/39 Esas
KARAR NO : 2024/410
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 19/01/2022
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememize açılan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalının facebook sayfasında teşhir etmiş olduğu Serigraf Baskı Makinasını siparış vererek satın alındığını,ancak alınan makinanın teşhir edilen makine ile aynı olmadığını, Çin malı fason makinası olup üzerinde CE belgesi,şeması ve markası olmayan bir makine olduğunu, gönderilen makinanın kurulumunun, davalı tarafından yapılması gerekirken elektrikçiye yaptırılmış olup bedelinin davalı tarafından ödendiğini ve makinanın eksik parçaların mevcut olduğunu, makinada taahhüt edilen yazılım programlarına rağmen istenilen düzeye ulaşılamadığını, sürekli arıza yaptığını ve verimli çalışmadığından dolayı gereken işlemlerin yapılamadığını dolayısıyla müvekkilin işlerinin aksatmakta olduğunu ve siparişlerini yerine getiremediğini, müvekkilin davalıya ... 16. Noterliğince ihtarname ile makinaya ait ayıpların bildirildiğini ve ödemiş olduğu bedel ve masrafların iadesini talep ettiğini ancak davalının İstanbul 2. Noterliğince verilen cevapta hiçbir taleplerin kabul etmediklerinin beyan ettiklerini, davacı tarafından ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/304 D.iş ile bilirkişi vasıtasıyla dava konusu makine üzerinde yapılan tespit ve incelemelerde, dava dosyasında da yer aldığı üzere, makinanın serigrafi makinesi olduğu, makinenin baskı yapma imkanı olmadığı konusunda rapor alındığı, makine bedeli olarak davalıya 21.500 USD+KDV ödemesinin yapıldığı halde davalı tarafından düzenlenen faturada KDV dahil 118.000,00 TL, olarak gösterildiğini, davadan önce arabulucuya başvurulduğunu ve 11.11.2021 tarihli son tutanakla da anlaşmanın sağlanamadığından, müvekkilin ayıplı malın iadesi ile davalıya ödemiş olduğunu 21.500 USD Amerikan dolarının karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden ödenmesi ve diğer masraf ve madi ve manevi tazminatlarla beraber Reeskont faizi ile birlikte tahsiline,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
... 5.Sulh Mahkemesinden 2021/304 D.İş sayılı tespit dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
Davacının tacir olup olmadığı araştırılmış, QNB Finansbanktan 118481473 hesaba ait hareketler getirtilmiş, incelenmiştir.
Davalının ticari kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmış, talimat yoluyla mali müşavir bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle,
1.Davalı tarafın dava dosyasında bulunan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğundan 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 maddelerine göre sahibi lehine kesin delil olma özelliğine haiz olduğu,
2.Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen yazılı bir ticari sözleşmesinin bulunmadığı,
3.Dava konusu faturanın,davalı firmanın (BS) formlarında yer alması ile mal ve hizmetin yerine getirildiği ve ticari defterlerde kayıtlı olduğu,
4.Davalının düzenlediği faturaların muhteviyatı ürünlerin davacıya teslim edildiği ve fatura muhteviyatına veya bedeline davacı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığından dolayı, 6102 sayılı T.T.K. 21/2 maddesine göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen fatura muhteviyatının kabul edilmiş olduğu,
5. Davalı şirketin 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı şirketten herhangi bir alacağın olmadığı görüşünü bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mahkememizce alınan SON bilirkişi heyeti raporunda özetle,
Dava konusu malın ayıplı olduğunun tespiti ile bedelinin iadesine ilişkin talebin yerinde olduğu hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Proforma Faturada dava konusu serigrafi makinesi fiyatına ilişkin belirtilen, 21.500 Amerikan dolarının TL karşılığı, TCMB USD kuru dikkate alınarak (10.06.2021 tarihli TCMB USD döviz efektif alış kuru olan 8,5254 TL) 183.296,10 TL olarak hesaplandığı ve bu rakama davalı tarafından davacıya düzenlenmiş olan 10.06.2021 tarihli faturanın KDV tutarı olan 18.000,00 TL eklenmesi ile 201.296,10 TL hesaplandığı,
Davacı Murat Ekemen dava konusu serigrafi makinesi bedeli olarak, davalı Hisar Etiket ve Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hesabına 118.000,00 TL ve şirket ortağı Cemal Hisar özel hesabına 83.320,00 TL, olmak üzere toplam 201.320,00 TL ödeme yaptığı,
Davacı tarafça 1.416,00 TL ambar bedeli talep edilmiş ise de dosya kapsamında ödendiği iddia olunan ambar bedeline ilişkin bir ödeme dekontuna rastlanmadığı,
Davacı tarafça iş kaybı sebebi ile 5.000 TL maddi zarar talep edilmiş ise de dosya kapsamında iş kaybı yaşandığı ve böylelikle maddi zarar oluştuğuna dair kayıt ve belgeye rastlanmadığı,
Davacı tarafça 1.372,00 TL tespit gideri talep edilmekle tespit giderlerinin yargılama gideri cümlesi içerisinde değerlendirilebileceği hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu,
Manevi tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayini Mahkemeye ait olduğu görüşlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava satın alınan ürünün ayıplı çıkması nedeniyle ayıba karşı tekkeffül hükümleri çerçevesinde makinenin bedelinin iadesi ve maddi manevi tazminat istemi ile davalı satıcıya karşı açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, taraflar arasında baskı makinası satımı konusunda sözleşme olup olmadığı, makinada ayıp olup olmadığı, ihbarın süresinde ihbar yapılıp yapılmadığı, mal ayıplı ise sözleşmeden dönülerek bedelin iadesi , KDV ve ambar bedelini isteme şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının ayıp nedeniyle zararının doğup doğmadığı doğdu ise miktarının ne olduğu, davacının manevi zararının doğup doğmadığı doğdu ise miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmıştır. Tacirler arasındaki ayıp iddialarında TTK'nun 23/c maddesi ile TBK'nun ayıba karşı hükümlerinin uygulanarak husumetin belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkememizce makine üzerinde yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava konusu makinenin streç film kaplanarak muhafaza edildiği ve kullanılmadığı çalıştırılmadan dışarıdan yapılan gözlemde makine üzerinde CE uygunluk işaretinin, üretici firma bilgilerinin bulunmadığı sadece kumanda panosu üzerinde HİSAR ETİKET yazdığı , makine üzerinde bulunan kasnaklar, kayışlar ve hareketli elemanlar bulunduğu ancak koruma tedbirlerininin ve makine üzerinde acil stop sisteminin bulunmadığı, hiçbir güvenlik önlemi bulunmaması sebebiyle makinenin teşhire ve test çalışmasına uygun olmadığı tespit edilmiş olup dava konusu serigrafi makinesinin 2006/42/AT Makine Emniyeti Yönetmeliklerine uygun olmadığı ve yönetmelik gereği dava konusu serigrafi makinesinin kullanılamaz, piyasaya arz edilemez ve hizmete sunulamaz olduğu görüş ve kanaati mahkememize bildirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan Sorumluluk" başlıklı 219/1 .maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. " denilmiştir.
6098 sayılı Borçlar Kanununun 225 maddesi ağır kusurlu olan satıcının ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını düzenlemektedir. Zira "Gözden Geçirme ve Satıcıya Bildirme " başlıklı 223. maddesi ile ayıbın satıcıya "hemen" bildirilmesi öngörülmüş ise de TBK. Mad. 225/1 'de ; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz." hükmünü içermektedir. Tacir olan davalı mevzuat hükümlerine aykırı olan ve piyasaya sürülemeyecek nitelikte olan, eksik parçası bulunduğu belirtilen malı davalıya satmakla ağır kusurludur. Bu nedenle ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı savunmasına itibar edilemeceği kanaatine varılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Alıcının Seçimlik Hakları" başlıklı 227/1-2 .maddesinin "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere
satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. " hükümlerine göre alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanabilecektir. Davacı yan dava dilekçesinde ayıplı malın bedel iadesini döviz üzerinden talep etmiştir. Davaya konu makinaya ilişkin Proforma Faturada dava konusu serigrafi makinesi fiyatına ilişkin belirtilen, 21.500 Amerikan dolarının TL karşılığı, TCMB USD kuru dikkate alınarak (10.06.2021 tarihli TCMB USD döviz efektif alış kuru olan 8,5254 TL) 183.296,10 TL olarak bilirkişi raporunda hesaplanmış ve bu rakama davalı tarafından davacıya düzenlenmiş olan 10.06.2021 tarihli faturanın KDV tutarı olan 18.000,00 TL eklenmesi ile 201.296,10 TL hesaplandığı, davacı Murat Ekemen dava konusu serigrafi makinesi bedeli olarak, davalı Hisar Etiket ve Tekstil Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi hesabına 118.000,00 TL ve şirket ortağı Cemal Hisar özel hesabına 83.320,00 TL, olmak üzere toplam 201.320,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 99 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre kural olarak "Konusu para olan bir borç Ülke parasıyla ödenir". Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise; bu kuralın aksinin kararlaştırılması yani Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması konusunda anlaşma bulunması hâlinde "sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenebilir". Maddenin üçüncü fıkrasında ise borcun ödeme gününde ödenmemesi hâlinde alacaklının "aynen veya vade yada fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini" isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Dava taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde gönderilen satış bedelinin iadesi amacına yönelik olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin de proforma fatura ve davacının yaptığı ödemelerin buna uygunluğu dikkate alınarak döviz üzerinden yapıldığı kanaatine varıldığından davacının bedel iadesinin döviz üzerinden yapılması yönündeki talebi yerinde görülmüştür.
Buna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının bedel ödeyerek satın aldığı makineden tespit edilen ayıp nedeniyle tam olarak fayda sağlanamayacağından davacının sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesine dair talebinin haklı ve yerinde bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça 1.416,00 TL ambar bedeli talep edilmiş ise de dosya kapsamında ödendiği iddia olunan ambar bedeline ilişkin bir ödeme yaptığına ilişkin delil sunmadığından bu talebin reddi gerekmiştir. Davacı tarafça iş kaybı sebebi ile 5.000 TL maddi zarar talep edilmiş ise de dosya kapsamında iş kaybı yaşandığı ve böylelikle maddi zarar oluştuğuna dair delil elde edilememiştir. Davacı aynı zamanda manevi tazminat talep etmişse olup 6098 sayılı TBK'da sözleşmeye aykırılıktan doğan manevi zararların tazminine yönelik ayrı bir düzenleme bulunmasa da yargı uygulamasında haksız fiil hükümlerinin sözleşmeye aykırılıkta da uygulanabileceği genel kabul görmekte ise de davacının manevi zararlarının doğduğuna yönelik yönelik delil sunulmadığından davacının sübut bulmayan manevi tazminat talebi de reddedilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-21.500 USD'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının ve bu miktarın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte , 18.000,00 TL KDV'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının fazlaya ilişkin isteminin ve manevi tazminat talebinin reddine,
3- Davacı yanca davalıdan satın alınan 10.06.2021 tarih ve HIS2021000001602 belge nolu faturaya konu serigraf baskı makinasının davacı yanca davalıya İADESİNE ,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 21.463,37 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 5.669,62 TL harcın mahsubu ile noksan olan 15.793,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 49.130,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, maddi tazminat yönünden davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 6.416,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, manevi tazminat yönünden davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ve red oranına göre 1.254,40 TL'sinin davalıdan, 65,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça yatırılan 5.669,62 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 9.890,25 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti, 1.372,00 TL ... 5.Sulh Mahkemesinden 2021/304 D.İş tespit davası yargılama gideri toplamı 11.342,95 TL'nin kabul ve red oranına göre 10.779,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.