T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/661
KARAR NO : 2024/296
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/05/2020
Mahkememizde görülmekte olan alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında ...hattında yürütülmesine ait işin doğrudan temini işi kapsamında sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında KDV mevzuatı uyarınca müvekkilinin KDV tutarının 9/10'nu sorumlu sıfatıyla tevkif ederek vergi dairesine ödemesi gerekirken ödemediğini, sonrasında ödenmesi gereken tutarı pişmanlıkla ödemek zorunda kaldığını, ödenen bu tutardan davalının sorumlu olduğunu, sebepsiz zenginleştiğini, başvuruya rağmen davalının müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürerek, 609.902,82 TL'nin temerrüt tarihi olan 01/03/2021 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu alacak talebinin sebepsiz zenginleşme hükümlerinden mi yoksa sözleşmeden mi kaynaklandığını açıkça belirtilmediğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava görülecek olduğu takdirde, kanunun öngördüğü zamanaşımı süresinin 2 yıl bulunduğunu, bu nedenle davacının alacağının zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin, sözleşmeye dayalı olarak davacı şirkete vermiş bulunduğu hizmet nedeniyle düzenlemiş olduğu hakediş faturaları üzerinden hesap edilen KDV'yi usulü dairesinde ilgili dönem beyannamelerinde beyan edip ödemiş olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığının, KDV ödemlerinde tevkifatı zorunlu kılmış olduğunu, bu açıdan satıcının tevkifatlı işlemlerde herhangi bir yükümlülüğü ve zorunluluğu bulunmadığını, Vergi Mahkemesinde görülen davanın huzurda görülen davada bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddine, aksi takdirde ... Esas sayılı dosyasının beklenilmesine karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR : Taraflar arasındaki sözleşme örnekleri sunulmuştur.
Davalının düzenlediği fatura örnekleri ibraz edilmiştir.
Davacı ödeme belgelerini sunmuştur.
Arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.
... bilirkişisinden rapor alınmış, anılan raporda; taraflar arasındaki sözleşme ve eklerini incelendiği, hükümlerin değerlendirildiği, sözleşme konusu işte çalıştırılan personelin tüm sorumluluğunun davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığı, davacının bu işçilerin sorumlusu ve muhatabı olmayacağı yönünde düzenlemelerin yer aldığı, dolayısıyla işin, iş gücü temini niteliği taşıdığı, KDV mevzuatı uyarınca KDV tevkifatına tabi bulunup bulunmadığının mahkemenin takdirinde olduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ödenen KDV tevkifat tutarının rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında posta hizmetlerine dair sözleşme imzalandığı, davalının hizmet bedeline ilişkin KDV dahil faturalar düzenlediği, davacının bu faturaları ödediği, davacının, verginin sorumlusu sıfatıyla KDV'nin 9/10'nu tevkif etmesi gerekirken etmediği gerekçesiyle vergi dairesine ödeme yaptığı, sonra sorumlu olduğu gerekçesiyle davalıya başvurduğu ve ödenmemesi üzerine işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davacının vergi dairesine ödediği KDV tevkifatını, mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan rucuan tahsili koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, davalı tarafından verilen hizmete dair hizmet bedelinin KDV'si ile birlikte fatura edildiği anlaşılmıştır. KDV'li fatura bedellerinin davacı tarafından davalıya ödendiği konusunda da uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri başlıklı maddesinin 2.1.3.2.5.1. maddesinde Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı, tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlar yönünden, (9/10) olarak belirlenmiştir.
Tebliğin Kapsam başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, "Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.
Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir.
Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:
-Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.
-Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.
Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur. Bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.
İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. ..." hükmü yer almaktadır.
İş gücü temin hizmetlerinde, hizmet alanın tevkifat sorumlusu olduğu ve bedelin ödenmesinde 9/10 oranında tevkifat yapılması gerektiği kabul edilmiş olup, iş gücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edileceği düzenlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 28. maddesinde, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümler çerçevesinde yükleniciye ait olduğu, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığı kararlaştırılmıştır.
Benzer nitelikte olaylarda dava dışı kişiler tarafından davacı ...'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle ...ı'na açılan iki davada, ilk derece mahkemesince şirket tarafından üstlenilen işin iş gücü temin niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi Tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu istemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve ... Karar sayılı kararları).
Dava konusu olayda iddia, savunma, toplanan kanıtlar, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve bilirkişi raporu kapsamından, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğu...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde ve KDV tevkifatına tabi olmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun bulunmadığı ve davalının sebepsiz zenginleşmediği kanaatine varılmakla, davacının davasının reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 10.415,62 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 9.988,02 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.560,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 91.386,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 08/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
E¸
Üye ...
E¸
Üye ...
E¸
Katip ...
E¸