T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/78
KARAR NO : 2025/142
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında eser (taşeron) sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışırken davalı tarafından sahada atıl vaziyette bekletildiğini, davalı tarafından projenin iptal edildiğini, sonra müvekkilinin sahadan çıkarıldığını, uğradığı zararın tespiti için ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/144 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, bu zararın tahsili için ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9962 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itirazla durduğunu ileri sürerek, yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili ile davacı arasında 23/10/2019 tarihinde taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşme ile yükümlendiği işleri belirtilen sürede sözleşmeye göre ifa etmediğini, yapılan işlerin eksik ve ayıplı olduğunu, müvekkilinin itibar kaybına uğramak suretiyle zarar ettiğini, işin sözleşme ve fenne uygun yapılamayacağının anlaşılması ve işten beklenen faydanın tamamen ortadan kalkması üzerine, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini bildirerek, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle, aksi halde esastan reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR : 23/10/2019 tarihli ve taraflar arasında imzalanmış 'taşeronluk sözleşmesi' örneği sunulmuştur.
... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2023/112013 Esas (Eski ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9962) sayılı dosyası celp edilmiş, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, 640.404,49 TL asıl alacak, 1.912,10 TL delil tespit bedeli ve 9.790,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 652.106,88 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ilamsız takip niteliğinde olduğu, davalının itirazıyla takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Arabuluculuk anlaşamama tutanağı ibraz edilmiştir.
... 7. Genel İcra Dairesi'nin 2023/197758 Esas sayılı dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davalı, takip borçlusunun davacı ve cari hesap alacağına ilişkin bulunduğu tespit edilmiştir.
... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/144 Değişik iş sayılı dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.
Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'nden davalı tarafından davacı adına yapılan havaleleri içerir hesap hareketlerini içerir bilgi ve belgeler getirtilmiştir.
Çankaya Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü'nden ... İli, Çankaya İlçesi, 29673 Ada ve 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin onaylı statik ve mimari proje örneği celbedilmiştir.
Davacının tacir kaydının olup olmadığı yönünden araştırma yapılmış, tacir olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı tarafından ödeme belgeleri sunulmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen fatura örnekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememizce resen nitelikli hesaplama uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden bilirkişi kurulu oluşturulmuş, anılan bilirkişi heyetine tarafların ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle kök ve ek raporlar alınmış, anılan raporlarda; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin irdelendiği, tespit raporunun değerlendirildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutuldukları, ancak defter ve kayıtların uyumlu olmadıkları, davacı kayıtlarına göre alacağının 366.241,78 TL, davalı kayıtlarına göre ise 141.676,16 TL olduğu, bilirkişi raporunda yapılan iş bedelinin 640.404,49 TL olarak hesap edildiği, davalının savunmasında belirttiği şekilde ayıp ve eksik imalata dair herhangi bir belge ve belge sunulmadığı hususları görüş olarak bildirilmiştir.
Tarafların itirazları doğrultusunda yeni bir nitelikli hesaplama uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden bilirkişi kurulu oluşturulmuş, anılan bilirkişi heyetine yerinde inceleme yapma yetkisi verilmek suretiyle kök rapor alınmış, anılan raporda; dosya kapsamında sözleşmenin fesih edildiğine ilişkin yazılı bir ihtar, bildirim, mail veya herhangi bir yazılı belgeye tesadüf edilmediği, ancak dosya münderecatından davacının, davalı iş sahibinin sözleşme gereği temin etmesi gereken demir, beton çimento vs. malzemeleri temin etmediği, davacıya ulaşan herhangi bir fesih iradesi mevcut olmadığı, davalı tarafın sözleşmeyi devrettiği şirketin davacıdan inşaat sahasında kule vinç ile diğer ekipmanların sökülmesini ve sahadan çıkmasını istediği ve sonucunda davacının artık sözleşme kapsamında üstlenmiş olduğu işler yapamayacağının anlaşıldığı, bina betonarme karkasının yapılması için davalı işsahibinin sözleşme gereği demir, beton, su vb. malzemeleri temin etmesi gerektiği, dosya kapsamından davalı iş sahibinin bunları temin ettiği halde, davacının işçilik işlerini yapmadığına ilişkin bir tespit yapmanın mümkün olmadığı, bu durumda mevcut dosya kapsamı itibarıyla heyetimizce feshin haksız olduğunun değerlendirildiği, fesih sonucu davalının yapmış olduğu işlerin bedeli ile çalışanların atıl bekletilmesi nedeniyle yapılamayan iş nedeniyle oluşan zarar talebinin hesaplanması için işe ait onaylı statik ve mimari projelerin tam takım olarak belediyesinden sunulması gerektiği, mali değerlendirme açısından, davacı defter kayıtlarına göre davacı alacağının 166.241,78.-TL, davalı ticari defter kayıtlarına göre davacının 41.676,16.-TL borçlu olduğu tespit edilmekle birlikte, tarafların muavin defter kayıtlarında yer alan tüm işlemlere ait dayanak belgelerin dosyaya sunulması halinde alacak-borç durumunun tespit edilebilir hale geleceği hususları görüş olarak açıklanmıştır.
Statik ve mimari proje celp edildikten sonra, tarafların itirazları doğrultusunda son bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, anılan raporda; kök rapordaki tespitlere tekrar yer verilerek statik ve mimari projenin incelendiği, sözleşme hükümlerinin değerlendirildiği, önceki raporun da irdelendiği açıklanarak; sözleşmenin davalı tarafından fesih edildiği, davacının iş yerinden çıkarıldığı, sözleşme hükümleri esas alındığında yapılan iş tutarının 764.760,44 TL olarak hesaplandığı, yapılan ödemeler ile davacı kayıtları esas alındığında davacının alacağının 764.760,44 - 201.543,68 = 563.216,76 TL , davalı kayıtları esas alındığında 764.760,44 - 273.219,84 = 491.540,00 TL olarak hesaplandığı, ancak davacının talebinde alacağını 640.404,49 TL olarak belirlediği, buna göre davacı alacağının 640.404,49 -201.543,68 =438.860,81.TL anapara 6.709,15 TL işlemiş faiz alacağı olarak hesaplandığı, yapılan ödemeler bakımından davalı kayıtlarının alınması durumunda davacı alacağı; 640.404,49 -273.219,84 =367.184,65.-TL anapara 5.613,39 TL işlemiş faiz alacağı olarak hesaplandığı hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 20/10/2019 tarihli, kalıp demir beton ve malzemeli duvar işçiliği konulu taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede iş verenin davalı, taşeronun davacı olduğu, tarafların hak, yetki ve sorumluluklarının etraflıca düzenlendiği, davacının edimini ifa etmeye başladığı, iddiasına göre sözleşmesine son verildiği, tespit yaptırdığı, işin başkası tarafından tamamlandığını ve kendisini sözleşmesinin haksız yere feshedildiğini ileri sürerek, alacağının tahsili bakımından icra takibi başlattığı, bu takibin davalının itirazı ile durduğu, davalının ise davacının edimlerini ayıplı ve eksik şekilde ifa ettiğini, temerrüdü nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini savunduğu, işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin feshedilip edilmediği, davacının alacağının olup olmadığı, varsa takip tarihi itibariyle tutarı, davalının ayıp ve eksik imalat savunmasının yerinde bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen tam iki taraflı iş görme akdidir. Ana edim olarak yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, eklerine, teknik ve sanatsal ilkeler ile amacına uygun imal edip iş sahibine teslim, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Yüklenici teslimi, iş sahibi de bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Dava konusu olayda, iddia, savunma, taraflar arasındaki yazılı sözleşme, davacının yaptırdığı tespit ve düzenlenen rapor, icra takip dosyası, aldırılan bilirkişi raporları ile tüm delillerden, davalının iş veren, davacının ise taşeron sıfatıyla, aralarında davalının imal ettiği inşaatın kalıp demir beton ve malzemeli duvar işçiliğinin yapımının davacı tarafından üstlenildiği hususu çekişmesizdir. Davacının işi ifa etmeye başladığı, tamamlamadan davalı tarafından sahadan çıkarıldığı ve başka bir taşeronun inşaat alanına sokulduğu anlaşılmaktadır. Davacı, mahallinde yaptığı imalatın tutarının belirlenmesi bakımından mahkeme kanalı ile tespit yaptırmıştır. Yazılı sözleşme olmasına rağmen sözleşmenin feshi, öncesinde önel verilmesi veya tarafların birbirlerini uyarmaları ile temerrüde yönelik taraflarca yazılı bir belge ve bilgi sunulmamıştır. Tarafların beyanları ile dosya kapsamından, sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği, bu fesihte davalı tarafın kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. O halde, sözleşmenin mahkememiz kanalı ile tasfiye edilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davalı taraf eksik ve ayıplı imalat savunmasında bulunmuş ise de, bu savunmasına yönelik bir kanıt sunmamıştır. Tespit raporu ile mahkememizce alınan birinci rapor arasında çelişki olduğu gibi birinci raporun hüküm kurmaya el verişli olmaması ve ikinci raporun taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de irdelenerek tespit ile statik ve mimari proje verileri değerlendirilmek sureti ile düzenlenmesi ve hüküm kurmaya el verişli olması nedeniyle mahkememize bu rapora itibar edilmiş, davacının yaptığı imalat bedelinin 764.760,44 TL olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, davacının talebi ile bağlı kalınarak alacağının takip talebinde belirtildiği gibi 640.404,49 TL olduğu kabul edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları birbiri ile uyuşmadığından, davalının defter ve kayıtlarındaki ödeme bilgilerinin mesnedi belgelerin ibrazı sağlanmış, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin mahsubu sonrasında takip tarihi itibariyle davacının 407.184,65 TL alacağı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından davalının usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmediği, takip tarihi itibariyle davalının temerrütünün gerçekleştiği benimsenmiş, işlemiş faiz alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Ayrıca, taleple bağlı kalınarak yasal oranda temerrüd faizine hükmedilmiştir. Davacının alacağı belli ve bilinir olmadığından, başka bir ifadeyle likit bulunmadığından ve yargılama sonucu ortaya çıktığından, inkar tazminatı talebinin koşulları da oluşmamıştır. Reddedilen miktar itibariyle de hak arama kapsamında değerlendirilen talep nedeniyle kötü niyet tazminatı istemi şartları da mevcut kabul edilmemiştir. Öte yandan, tespit giderleri yargılama giderleri arasında değerlendirilerek hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, davacının davasının kısmen subuta erdiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının ... 1. Genel İcra Dairesi’nin 2023/112013 (Kapatılan ... 32 İcra Müdürlüğü’nün 2021/9962 ) takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 407.184,65 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
2-Koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteminin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 27.814,78 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 7.875,83 TL'den mahsubu ile bakiye 19.938,95 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 7.875,83 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL'den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 824,20 TL'nin davalıdan, 495,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, karar kesinleştiğinde bu yönde vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 65.077,70 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 39.187,56 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvuru harcı ile 19.656,50 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri, ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/144 D.iş sayılı tespit dosyasında harcanan 1.800,00 TL bilirkişi ile 384,90 TL keşif harcı tespit gideri olmak üzere toplam 21.841,40 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 13.637,77 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
⌞ e-imzalıdır⌝
Üye ...
⌞ e-imzalıdır⌝
Üye ...
⌞ e-imzalıdır⌝
Katip ...
⌞ e-imzalıdır⌝