T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/822
KARAR NO : 2024/708
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
ASIL DAVA
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/01/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememize açılan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
ASIL DAVADA
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket ile davalı tarafın 21.05.2019 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile... ili genelinde, müvekkil yayınevinin ürünlerinin tanıtım, pazarlama ve satışının davalı bayi tarafından yapılması hususunda anlaştıklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir yıl süreli olup davalı bayinin, bahse konu sözleşme süresince, müvekkil şirketin... ili genelinde satış yapmaya yetkili tek bayisi olduğunu, bahse konu sözleşme ile davalı şirketin yetki bölgesi içerisinde, 2019-2020 eğitim öğretim yılı için 150.000,00 TL net satış tutarına ulaşmayı ve taahhüt ettiği bu rakama ulaşacak miktarda ürünü müvekkil yayınevinden almayı kabul ve taahhüt ettiğini, ayrıca sözleşme gereği davalı bayinin, taahhüt ettiği net satış tutarına karşılık 70.000,00 TL'yi müvekkil şirkete vermekle yükümlülüğü olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın davalı şirketin, sözleşme ile taahhüt ettiği satış tutarına ulaşamadığını sorumluluk, yükümlülük ve taahhütlerini gereği gibi ifa edemediğini, sözleşme ile üstlendiği taahhütlerini yerine getirmeyen davalının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde, sipariş avansından ve ürün bedellerinden doğan alacağı olduğundan bahisle, müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, karşı tarafa herhangi bir borcu olmamasına karşın, cebri icra tehdidi altında, bahse konu icra dosyasına 55.535,88 TL ödendiğini, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; müvekkilininin borçlu olmadığı halde ödemek durumunda kaldığı 55.535,88 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı Vekili 06/10/2023 Tarihinde Islah Dilekçesi Sunmuş, Dilekçesinde Özetle; Birleşen dava yönünden, dava dilekçemizde 100,00 TL olarak bildirdiği talebini 39.446,00 TL arttırarak 39.546,00 TL olarak ıslah ettiğini, neticeten 39.546,00-TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı tarafın usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen, davaya cevap vermediğini anlaşılmıştır.
BİRLEŞEN DAVADA
DAVA:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle, müvekkilinin uğradığı zararın ve kazanç kaybının tazmini için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL'nin dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve davanın... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/822 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafın usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen, davaya cevap vermediğini anlaşılmıştır.
DELİLLER :
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan Davalı ve Davacı şirketin ilgili dönemlere ait BA, BS formları getirtilmiş, incelenmiştir.
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ...Esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı tarafın 2019-2020-2021 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Asıl Dava Talebinde; Davacı tarafın ticari defterler ve kayıtlarına göre, 23.05.2022 takip tarihi itibariyle davalı tarafa 50.516,73 TL borçlu olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bahsi geçen 70.000,00 TL tutarındaki çek bedelinin “Bayilik / iskonto taahhüdü için alınan Çek” açıklaması ile cari hesaba davalı lehine konu edildiği, davalı tarafından 41.641,73 TL asıl alacak tutarının takibe konu ettiği, davacı tarafın 01.11.2022 tarihinde takip dosyasının 55.535,88 TL olan kapak hesabına 55.535,88 TL tutarı ödediği, davacı tarafın istirdat talebinin takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı, Birleşen Dava Talebinde; Taraflar arasında 21.05.2019 tarihinde imzalana sözleşmenin, Phaselis Yayıncılık Eğitim Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi Bayilik Sözleşmesi başlıklı olduğu, Sözleşme süresinin 1 yıl olduğu ve sözleşme tarihinin 21.05.2019 olduğu, iş bu sözleşmenin 21.05.2019-21.05.2020 tarihleri arasını içerdiği, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği sözleşme süresi boyunca 12 adet ve KDV dahil 42.176,50 TL tutarlı satış faturasının olduğu, davalı tarafın davacı tarafa iği sözleşme süresi boyunca 1 adet ve KDV dahil 2.026,50 TL tutarlı iade faturasının olduğu, sözleşme süresi boyunca davacı tarafından düzenlenen net satış tutarının 40.150,00 TL, sözleşme süresi boyunca taahhüt edilen net satış tutarın en az 150.000,00 TL olduğu, bu durumda davalı tarafın yerine getiremediği/gerçekleştiremediği net satış tutarının 109.850,00 TL, oranının %73 olduğu, muhtemel net kazanç kaybının 109.850,00 TL olabileceği, 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde net satış tutarının brüt satış karına oranının %36 olduğu, muhtemel net kar kaybının 39.546,00 TL olabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Taraf Vekillerinin Beyan Ve İtirazları Sonucu Yeni Bir Heyetten Bilirkişi Raporu Alınmış, Alınan 08/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Kök rapordaki asıl ve birleşen dava için verilen görüş ve kanaat sonucunun değişmediğini bildirmişlerdir.
Taraf Vekillerinin Beyan Ve İtirazları Sonucu Yeni Bir Heyetten Bilirkişi Raporu Alınmış, Alınan 01/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Asıl Davada Davalının; aralarındaki sözleşmeye göre ödediği 70.000,00 TL’den kalan alacağı için sözleşmede kararlaştırılmadığı ve satış taahhüdüne uymadığı halde 41.641,73 TL’yi icra takip konusu yaptığı, davacının bu icra dosyasına 01.11.2022 tarihinde toplam 55.535,88 TL ödeme yaptığı, bu duruma göre icra dairesine ödenen tutarın davalıdan istirdadının gerektiği düşünülmekle birlikte istirdat konusunda karar verme yetkisinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Birleşen Davada Davalının sözleşmeye göre 150.000,00 TL’lik mal satmayı taahhüt ettiği, ancak 40.150,00 TL’lik mal satabildiği, davacının gelir tablosundaki faaliyet bilgi ve oranlarına göre davalının satış taahhüdüne uymaması nedeni ile davacının 41.369,98 TL kazanç kaybının olduğu, sözleşmede davalının satış taahhüdü karşısında davacıya 70.000,00 TL ödediği, bu sebeple ayrıca bir kar kaybı talep edip edemeyeceği hususun takdirinin sayın mahkemede olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Taraf Vekillerinin Beyan Ve İtirazları Sonucu Yeni Heyetten Ek Rapor Alınmış, Alınan 01/08/2024 Tarihli Ek Bilirkişi Raporunda Özetle; Asıl ve birleşen davada bilirkişi tespit ve kanaatini değiştirir bir husus bulunmadığını bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Asıl Dava; Taraflar arasında akdedilen tek satıcılık sözleşmesinin Davalı tarafından gereği gibi ifa edilmediği halde davacıdan bu sözleşmede hak etmediği alacağın icra tehditi altında tahsil edildiğinden bu bedelin geri ödenmesine ilişkin İstirdat davası, Birleşen dava ise davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle davacının uğradığı zarar ve kazanç kaybına ilişkin Tazminat Davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin taraflarca gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, Davacının davalıya yapmış olduğu ödemenin haksız olup olmadığı, davacıya iadesi gerekecek ise bunun ne oranda iade olması gerektiği, Davalının sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edilmesi halinde davacının bu sebeple uğradığı zarar ve mahrum kaldığı kar olup olmadığı, var ise miktarı ve bu kalemlerin davalıdan ne oranda talep edilebileceği, Alacak kalemlerine ilişkin faizin türü ve başlangıcının ne olduğu hususlarına ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen 21.05.2019 tarihli tek satıcılık sözleşmesine göre davalı 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı için en az 150.000,00 TL kitap almayı taahhüt etmiş, net satış hedefi tutarı karşılığında 70.000,00 TL ödemeyi taahhüt etmiş ve tarafların kayıtlarına göre bu bedeli de ödemiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile davacının incelenen defterinde davalıya icra takip tarihinde 50.516,73 TL borçlu olduğu tespit edilmiş, bu borcun içinde davalının ödediği 70.000,00 TL’de mevcut olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sözleşmedeki satış taahhüdüne uymamış ve ancak 40.150,00 TL satış yapabilmiş olup sözleşmede davalının taahhüdüne uymaması durumunda sözleşmeye göre davacı sözleşmeyi fesih edebileceği ya da aynı bölgede başka bayilerle de çalışabileceği, satış taahhüdüne uymayan davalının iade takas hakkının bulunmadığı düzenlenmiş olup davalının taahhüdüne uymaması durumunda başkaca düzenlenmiş bir yaptırım bulunmamaktadır.
70.000,00 TL ödemenin düzenlendiği 6. Maddede “bayi iş bu sözleşmedeki net satış hedefi tutarı karşılığında 70.000,00 TL bedelli belgeyi (çek, mail order veya kredi kartı ile ödeyecek şekilde) yayınevine sözleşme tarihinde teslim etmek zorundadır” denmekte olup, bu ödemenin sözleşmeye uyulmaması halinde irad kaydedileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, cezai şart olarak da değerlendirilemeyeceği, bu bedelin teminat olduğu ve arta kalan bedelin davalı tarafından iadesinin istenmesinde sözleşmede engel bir madde olmadığı, davacının dava dilekçesinde uğradığı zarar için dava açma hakkını saklı tuttuğu ve birleşen davaya konu ettiği görülmüş zarara ve kazanç kaybına ilişkin talepleri birleşen davada değerlendirilmiş olup asıl davada davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıya icra takip tarihinde 50.516,73 TL borçlu olduğu, davalının 70.000,00 TL’lik bedelden arta kalan alacağı icra konusu yapmış olduğu ve bu talebinde haklı olduğu tespit edilmiş olmakla davacının icra yoluyla davalıya ödediği bedelin iadesi talebi yerinde görülmeyerek asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada davalının sözleşmede yer alan satış taahhüdüne uymadığı, bunun için haklı bir gerekçe sunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme de feshedilmiş olduğu görülmekle davacının uğradığı zarar ve kazanç kaybının talep etme hakkı olduğu anlaşılmakla bu talebe ilişkin miktarın hesaplanması için dosya kapsamındaki deliller ve mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporları ile davalının satış taahhüdüne uymaması sebebiyle davacının kazanç kaybı hesaplanmıştır. 01.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere 109.850,00 TL olan taahhüdü karşılamayan satış bedelinin kazanç kaybı değil, hasılat (ciro) kaybı olduğu, 04.05.2023 tarihli heyet raporunda davacının kurumlar vergisi beyannamesinde brüt satış karı oranı olarak %36 tespit edilmiş ve eksik satılan 109.850,00 TL’ye bu oran uygulandığında davacının kar kaybının 39.546,00 TL olduğu rapor edilmiş olmakla, brüt satış karı doğrudan satılan mal maliyetine eklenen tutar olup davacının bu satıştan kaynaklanan net faaliyet karının hesaplanması gerektiğinden bu kriterlere uygun olarak hazırlanan ve hükme esas alınan 01.12.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda Davalının sözleşmeye göre 150.000,00 TL’lik mal satmayı taahhüt ettiği, ancak 40.150,00 TL’lik mal satabildiği, davacının gelir tablosundaki faaliyet bilgi ve oranlarına göre davalının satış taahhüdüne uymaması nedeni ile davacının 41.369,98 TL kazanç kaybının olduğu tespit edilmiş ve dosya kapsamı ile ispatlanmış olup taleple bağlı kalınarak birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 39.546,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 05/01/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Asıl Davanın REDDİNE,
1-a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 948,42 TL'den indirilmesi ile arta kalan 520,82 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
1-b) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
1-c) Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
1-d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2-Birleşen... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında Davanın KABULÜ ile taleple bağlı kalınarak 39.546,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 05/01/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
2-a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 2.701,39 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 179,90 TL ile 673,64 TL ıslah harcının toplamı olan 853,54 TL'den mahsubu ile noksan kalan 1.847,85 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-b) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
2-c) Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-d)Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvurma harcı 179,90 TL peşin harç ve 673,64 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.033,44 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.753,50 TL yargılama giderinin takdiren 1/2 oranı olan 6.376,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde...... .... Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 21/10/2024 tarihinde karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
*