T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/876 Esas - 2024/580
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/876 Esas
KARAR NO : 2024/580
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2024
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkilİ firma ile davalı ... İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Ltd. Şti. arasında elektronik cihaz 1(Totalstation) satışı konulu bir anlaşma yapıldığını, her iki şirket arasında daha önce de benzer ürüne dayalı anlaşma ve satış gerçekleştirilmiş olmakla, söz konusu anlaşmanın; davalı firmanın Müvekkil firmadan mail yoluyla teklif alıp, satışına onay vermesi akabinde müvekkil firmaca fatura kesilip ürünü teslim etme şeklinde gerçekleştirilmekte olduğunu, 20-25 Haziran 2022 tarihlerinde davalı firmanın yetkilisi ...'ın “TSO6 Plus 5 Total Station Full Set (Sehpa, Jalon, Şarj Aletleri ve Batarya)” cihazlarının müvekkil firmadan satın alınma talebi doğrultusunda, firma yetkilisi ile yapılan telefon görüşmesi ertesinde, talep edilen ürünler üzerinde anlaşma sağlanmış olduğunu, daha sonrasında yapılan görüşmelere, yine firma yetkililerinden ... ile mail ortamı üzerinden devam olunduğunu; ürünler için müvekkil firmadan fiyat teklifi istendiğini ve müvekkil firma tarafından 30.06.2022 tarihli mail ile 130.000 TL*KDV şeklinde fiyat teklifi sunulmuş olduğunu, 01.07.2022 tarihinde davalı firma yetkilisi ... tarafından mail üzerinden yapılan dönüş ile TSO6 Plus 5 ve ekipmanları (Sehpa, Jalon, Şarj Aletleri ve Bataryaları) ürünlerinin alımları için onay verilmiş ve ödemenin 7-8 Temmuz 2022 tarihinde yapılacağının aynı yazışma ile Müvekkil firma yetkilisine iletilmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkil firma yetkilisi tarafından 05.07.2022 tarihinde kesilmiş olan 130.000 TL (Yüzotuzbintürklirası) bedelli faturanın; hem e-fatura sistemi üzerinden hem de davalı firma yetkilisi ...'e mail yolu ile aynı tarihte iletilmiş olduğunu, aynı tarihte TSO6 Plus cihazının kalibrasyon işlemleri yapılmak üzere Leica Sistem A.Ş servise kargo yolu ile anlaşma üzerine gönderilmiş olduğunu, ancak davalı firma tarafından kurulan anlaşmaya aykırı olarak vaat edilen tarihte ödeme gerçekleştirilemediği gibi bu konuda müvekkil firmanın telefon aramalarının da yanıtsız bırakılmış ve geri dönüş yapmaktan kaçınılmış olduğunu, ödeme alamayan müvekkil firmanın cihaz teslimini de gerçekleştirememiş olduğunu, anlaşma gereği satılan cihazın ödemesi alınmadığı için, müvekkil firmanın yeni bir cihaz satın alması gerekirken ödeme alamadığı için yeni cihaz da teslim alınamadığını, bu durumda müvekkili firmaca bir cihaz kiralanmak zorunda kalındığını, kiralanan cihazla İlgili faturanın ekte olduğunu, ayrıca ... Leica Sistem A.Ş.'ye servise kargo ile gönderilen cihaz maliyetinin de müvekkili firma tarafından karşılanmış olduğunu, kesilen fatura sebebiyle doğmuş olan KDV ödemesinin son günü olduğundan 30 Temmuz 2022 tarihinde davacı müvekkil firma tarafından hatırlatılmasına rağmen davalı firmaca dönüş yapılmamış ve 23.400 TL KDV bedelinin müvekkil firmaca ödenmek zorunda kalınmış olduğunu, davalı firma tarafından menfi ve müspet zarara sebebiyet verilmiş olduğunu, TBK madde 1“ Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur." TBK madde 4 “Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi İletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır." amir hükümleri gereğince taraflar arasında TSO6 Plus 5 Total Station Full Set (Sehpa, Jalon, Şarj Aletleri ve Batarya) cihazlarının satımına İlişkin karşılıklı irade beyanları olmakla beraber ekte sunulan maillerde de öneri ve icabın olmasından dolayı sözleşmenin kurulmuş olduğunu, Yine TBK madde 12'ye göre sözleşmelerin geçerliliğinin hiçbir şekle bağlı olmadığını, tüm bu izah edilen sebeplerden dolayı taraflar arasında bir alım-satım sözleşmesi kurulmuş olduğu ve davalı firma tarafından bu sözleşmeye aykırı davranıldığı, TTK m.18 gereğince basiretli tacir hükümlerine aykırı davrandığının açık olduğunu, KDV Kanunu'nun 10/b maddesi uyarınca faturanın kesildiği ay itibariyle KDV doğmuş olduğunu, buna mukabil müvekkil firma nezdinde fatura kesimi ile birlikte KDV doğduğu için, faturanın kabulüne bağlı olarak KDV tutarının, satıcı açısından alacak, alıcı bakımından borç niteliği taşıdığını, faturanın kabulüne İlişkin TTK madde 21"(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. (3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir azıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." amir hükmü gereğince müvekkil firmanın, davalı firmanın istemi üzerine 05.07.2022 tarihinde mail yoluyla faturayı davalı firmaya göndermiş olduğunu, davalı firmanın yasal süre olan 8 gün içinde faturaya itiraz etmemiş olduğunu, daha sonrasında 03.08.2022 tarihli davalı firmanın mail cevabında faturanın kendilerine 26.07.2022'de gönderildiğine ilişkin beyanının tamamen mesnetsiz olmakla o tarihte müvekkil firmayı arayıp faturanın "xml" formatını istemiş ve müvekkil firmanın ikinci kez davalı şirketin istemi üzerine faturayı göndermiş olduğunu, fatura müvekkil firmaca kesilmiş olduğundan, herhangi bir ödeme almadıkları için faturanın KDV bedeli doğduğu için müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalınmış olmasının müvekkil firmayı zarara uğratmış olduğunu, 6102 Sayılı T.T.K.nın 21/2. maddesi uyarınca faturanın tebliğ edilmiş olması halinde içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı da göz önünde bulundurularak taraflar arasındaki akdi ilişki kurulmuş olduğu gereğince alıcının sözleşmeden dönmüş sayıldığını, TTK m.18 gereğince "Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." Davalı firma tarafından bir gerekçe gösterilmeden anlaşmadan geri dönülerek müvekkil firmanın menfi ve müspet zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olduğunu, sunulan 05.07.2022 tarihli ve .... .... .... Sistem A.Ş. ... Servise kalibrasyonu yapılmak üzere gönderilmiş ve maliyetinin müvekkil firmaca karşılanmış olduğunu, bu servis bedelinin ekte sunulan belge gereğince 885 TL olduğunu, Ayrıca, ürünlerin ödemesi gelmediğinden ve elde bulunan cihaz da davalı tarafa teslim edilmek üzere öncelikle servise gönderildiğinden eksik cihaz yerine ürün kiralanmak zorunda kalındığını, 5.900 TL olan bu kira bedelinin ekte sunulmuş olduğunu belirterek, davanın Kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı ile ürün satın alımı konusunda sözleşme yapılmamış olduğunu, davacı tarafın teklifinin kesin olarak kabul edilmemiş, müvekkil firmanın eski çalışanı ... ile yapılan e-postalaşmalar hariç davacı taraftan ürün satın alımı siparişi yapılmamış olduğunu, müvekkili firmanın eski çalışanı olan ...'in firma yetkilisi olmayıp, firmanın işçisi olduğunu, bu e-posta görüşmelerinde fiyat teklifi alınmış ve fakat onaylanmamış olduğunu, davacının kesmiş olduğu faturanın 26.07.2022 tarihinde müvekkil firmaya ulaşmış ve 28.07.2022 tarihinde yani faturanın müvekkile tebliğinden 2 gün sonra müvekkil firmanın faturaya itiraz etmiş olduğunu, davacı tarafla ürün alımı konusunda e-posta görüşmesi yapılmış, fakat karşılıklı sözleşme/ödeme işlemleri gerçekleştirilmeden önce müvekkilin müşterisi olan kurumun bu ürüne onay vermediği gerekçesiyle satın alınmayacağını davacı tarafa bildirilmiş olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 1'nci maddesi kapsamında sözleşme, karşılıklı ve birbirine uygun müspet irade beyanlarının kesin bir biçimde bildirilmesiyle oluşmakta olduğunu, Davacı tarafa ürününün alınmayacağı bildirildiği halde fatura kesilmesinin kötü niyet ifade etmekte olduğunu, Bu duruma rağmen davacı tarafça fatura kesilerek 26.07.2022 tarihinde müvekkil şirkete iletilmiş ve ödeme yapılması talep edilmiş olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 21'nci maddesi kapsamında faturaya tebliğ alındığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmesi gerekmekte olup, 26.07.2022 tarihinde ulaşan tebligata karşın 28.07.2022 tarihinde yani 2 gün sonrasında e-imzalı olarak e-fatura itiraz portalı üzerinden İtirazın davacı tarafa iletilmiş olduğunu, bu bağlamda faturanın ve ürün alımının onaylanmadığı noktasındaki irade beyanının tekraren ortaya konulmuş olduğunu, davacı tarafın, faturaya itiraz edilmesine binaen, faturanın iptalini gerçekleştirerek KDV iadesi talep edebilecek iken, hukuki yollara başvurmasının, salt olarak müvekkil firmayı zarara uğratma maksadı taşımakta olup, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını belirterek, davanın reddi ile ücret-i vekaletin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... .... .... .... .... ... .cevap yazısı ile doğrulandığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişisinden alınan 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, kiraladığını belirttiği makine faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, kalibrasyon faturasının servis firmasınca davalı adına kesilmiş ve davalı tarafından ödenmiş olduğunu, davacının bu hususta yapmış olduğu herhangi bir ödeme belgesine rastlanılamadığını, yönündeki tespitleri dışında, davaya konu faturanın KDV bedelinin iadesi yönünden ise; davalı şirketçe sunulan fatura sorgulamasına göre, faturanın alıcıya iletime zamanının 26.07.2022 olduğu ve davalı alıcı tarafından TTK 21/2 hükmünde belirtilen yasal süre zarfında 28.07.2022 tarihinde iptal talebi oluşturmuş olduğunu, bu durumda davalı tarafın oluşturduğu iptal talebini davacının onaylama olanağı bulunduğu ve bu halde KDV ödemesinin sözkonusu olmayacağını, fakat davacının onaylama işlemini gerçekleştirmemiş olduğunun anlaşılmakta olduğunu, diğer taraftan, davacı taraf; davalı tarafça sözleşmeden dönülmüş olması hasebiyle, ödemiş olduğu KDV dolayısıyla zarara uğradığını ileri sürmekte olup, dosya kapsamına sunulmuş olan belgelere göre taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığının Mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan menfi ve müspet zarar alacak davası dır.
Davacı şirket davalı şirket ile arasında elektronik cihaz (Total station) satımı hususunda sözleşme ilişkisi kurulduğunu, fatura kesildiğini, satıma konu cihazın kalibrasyon işlemleri yapılması için Leica sistem anonim şirketine gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, satıma konu cihaz kalibrasyon işlemleri için gönderildiğinden kendilerine ödemede yapılmadığından başka bir cihaz kiralamak zorunda kaldıklarını, fatura kestikleri için KDV ödemek zorunda kaldıklarını, ve kalibrasyon için cihazı gönderdiklerinden masraf yaptıklarını, davalının sonradan cihazı almaktan vazgeçtiğini ileri sürerek davalıdan uğradığı menfi ve müspet zararı talep etmektedir.
Davalı taraf ise davacı ile sözleşme ilişkisinin kurulmuş olmadığını, davacı tarafın teklifinin kesin olarak kabul edilmemiş olduğunu ileri sürmektedir.
Taraflar arasında yapılan yazılı bir satış sözleşmesi bulunmamakta ise de; dosyaya sunulan mail belgelerinde; Davacının davalı şirkete teklif verdiği, davalı şirketin 1 temmuz tarihinde attığı mail ile teklife onay verdiği ve taraflar arasında satış sözleşme ilişkisi kurulduğu dosya kapsamındaki belgelerden sabittir.
Davalının sözleşmeyi haklı sebeple sonlandırmasına ilişkin dosyada bir belge de bulunmamaktadır.
Davacı sözleşmenin haksız olarak davalı tarafından sonlandırılması nedeni ile uğradığı zararları talep etmektedir. Davacı, Sözleşme nedeni faturadan kaynaklı KDV ödemek zorunda kaldığını, satıma konu malın kalibrasyon işlemleri nedeni ile başka firmalara ödeme yapmak zorunda kaldığını ve başka bir makine kiralamak zorunda kaldığını belirterek bu zararların giderilmesini talep etmektedir. Bu konulardaki uğradığı zararı davacı ispatlamalıdır.
Dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmış olmakla, bilirkişi raporunda makinenin satımına konu olan faturanın 05/07/2022 tarihinde kesildiği, faturanın alıcıya 26/07/2022 tarihinde iletildiği, alıcı olan davanın 28/07/2022 tarihinde faturanın iptal talebinde bulunduğu, davacının onaylama olanağı olduğu bu halde KDV ödemesinin söz konusu olmayacağı, fakat davacının onaylama işlemini gerçekleştirmemiş olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının onaylama olanağı olduğundan, KDV ödemesinin de söz konusu olmayacağından bu yönde oluşan bir zararın olmadığı değerlendirilmiştir.
Yine davacı sözleşmenin iptali nedeni ile cihazın kalibrasyonu için Leica Sistemi şirketine cihazı gönderdiğini bu yüzden kendilerine ödeme yapılmadığı için başka cihaz kiralamak zorunda kaldıklarından zarar talep etmiş ise de; davacı verilen süre içerisinde başka cihaz kiralanmasına ilişkin sözleşme sunmadığı, kira bedeli olarak talep ettiği faturanın kendi ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı anlaşılmakla , söz konusu kiralamaya ilişkin zararını ispat edemediğine, yine kalibrasyon işlemleri için kesilen faturanın davalı adına kesildiği ve davalı tarafından ödendiğinin bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması, davacının bu hususta yapmış olduğu herhangi bir ödeme belgesinin de bulunmaması nedeni ile davacı sözleşmeden dönülmesi nedeni ile talep ettiği zararlar açısında uğradığı zararı ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 515,49 TL mahsubu ile arta kalan 87,89 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
e-imzalıdır.
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.