T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/104
KARAR NO : 2024/720
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
Av. ... -
Av. ... -
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 10/02/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin ...Rüzgar Enerji Santralini (...Res) işlettiğini, taraflar arasında elektrik üretimini yaptığı yıl içerisinde RES katkı payı anlaşmasının imzalandığını, davalı tarafından gönderilen faturanın hukuka aykırı olarak tanzim edilmesi nedeniyle 24/01/2023 tarihli ihtarname ile iade edildiğini, benzer bir konuda açılan davanın bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ile haklılıklarının ortaya çıktığını, davalı şirket uygulamasının bileşik faiz niteliğinde olduğunu, bunun da yasaya aykırı bulunduğunu, iş bu davaya bakmaya ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından KDV dahil toplam 205.043.522,31 TL tutarındaki RES katkı payı tutarının şimdilik 1.500.000 TL'sinden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece menfi tespit davasının kısmi açılamayacağı gerekçesiyle harcın tüm fatura tutarı üzerinden tamamlattırılması yönünde kurulan ara kararı doğrultusunda davacı tarafça dava değeri fatura tutarı üzerinden harçlandırılmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu bildirerek yargı yolu dava şartı yokluğu nedeniyle davanın öncelikle usulden, kabul edilmez ise RES katkı payı hesabının yapılan anlaşma ve yönetmeliğe uygun olduğunu savunarak, esastan davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : Davacı tarafça RES Katkı Payı Anlaşması örneği sunulmuştur.
...35. Noterliği'nin 24 Ocak 2023 tarih ve 01733 yevmiye sayılı ihtarname örneği ibraz edilmiştir.
Davaya konu fatura örneği ibraz edilmiştir.
Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, bu raporda; dava değerindeki belirsizliğin giderilmesi hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, bununla birlikte tarafımıza verilen görev gereğince dosyada mevcut bilgi ve belgeler ışığında 20/09/2022 tarihli RES Katkı payı anlaşması olduğu, 3.maddesinde hesaplamanın nasıl yapılacağının belirlendiği, 19/01/2023 tarihli faturanın KDV dahil 205.043.522,31 TL olarak hesap edildiği, davacının 24/01/2021 tarihli ihtarnamesi ile faturayı iade ettiği, taraflar arasındaki 29/06/2021 tarihli taahhütname ve 29/06/2021 tarihli teklif formunun incelendiği, davacının 03/02/2023 tarihinde ihtirazi kayıtla 54.280.056,84 TL ödeme yaptığı, davalı hesabının kümülatif olarak gerçekleştirildiği, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 2022 yılına kadar tüfe oranının kümülatif olarak oranlanması sonucunda faturanın düzenlendiği, 2022 yılındaki net elektrik enerji tutarının 645.223.683,00 kWh/h tutarında bulunduğu, davalının tüfe çarpanının kümülatif olarak hesaplama hakkının bulunmadığı, buna göre davacının sorumlu olduğu tutarın KDV dahil 54.280.056,84 TL olduğu, davacının aynı faturaya istinaden borçlu olmadığı ve menfi tespitini isteyebileceği tutarın 150.763.465,47 TL olduğu görüş olarak açıklanmıştır.
GEREKÇE: Dava, res katkı payı anlaşması uyarınca düzenlenen katkı payı faturası nedeniyle davacının borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, açılan yarışma sonucu '...RES' santralinin işletmesine hak kazandığı, mevzuata uygun şekilde geçici kabulün yapıldığı, davalı ile 'Res Katkı Payı' anlaşmasını imzaladığı, öncesinde teklif formu ile nihai sözleşme hükümlerinde katkı payının nasıl hesaplanacağı hususunda aykırılık bulunduğu, davalının teklif formundaki formüle göre hesap yapıp fatura düzenlediği, davalının ise sözleşme hükümlerine göre hesap yapılmasını ileri sürdüğü ve buna göre düzenlenen fatura nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürdüğü, davalının ise, yargı yolu itirazında bulunarak hesaplamanın doğru olduğunu savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, res katkı payının taraflar arasındaki sözleşmeye esas teklif formuna mı yoksa nihai sözleşme hükümlerine göre mi yapılacağı, buna göre davalının düzenlediği faturanın gerçek borç durumunu yansıtıp yansıtmadığı, davacının bu nedenle düzenlenen faturadan dolayı borçlu olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Dava, tacirler arası sözleşmeden kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, uyuşmazlık sözleşmenin imzalanması sonrası katkı payının hesap yönteminden kaynaklandığından ve adli yargıda görülmesi gerektiğinden, davalının idari yargı yolu itirazına itibar edilmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
İddia, savunma, sözleşme ve ekleri, bilirkişi raporu, davalı tarafından düzenlenen fatura, davacının ödeme belgeleri ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında res katkı payı sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmenin öncesinde davacının, davalıya mevzuat hükümleri uyarınca teklif formu sunduğu, anılan formda katkı payının hesap yönteminden de bahsedildiği, ancak sonrasında asıl sözleşmenin imzalandığı, anılan sözleşmedeki katkı payı hesabının sözleşme öncesi formdan farklı olduğu, nihai sözleşmede bu formun sözleşmenin bir parçası olduğunun kabul edilmediği, basiretli olarak hareket etmesi gereken tacirlerin sözleşme serbestisi kapsamında uyuşmazlığa konu res katkı payı anlaşmasını imzaladıkları, esasen hesaplamanın artık bu sözleşme hükümlerine göre yapılmasının zorunlu olduğu, davalının faturaya mesnet hesap yönteminin yerinde bulunmadığı, davanın menfi tespit olarak açıldığı, ilk açılışta 1.500.000,00 TL üzerinden tespitin yapılması gerektiği iddiasıyla kısmi dava olarak ikame edildiği, menfi tespit davasında kısmi dava açılamayacağı, mahkememizce dava dilekçesinde açıklanan faturanın tamamı üzerinden harç ikmalinin yaptırıldığı, davacının işbu davasının 10/02/2023 tarihinde ikame ettiği, öncesinde borçlu olduğunu düşündüğü 54.280.056,84 TL'yi 03/02/2023 tarihinde ihtirazi kayıtla davalı hesabına yatırdığı, bu durumu dava dilekçesinde bildirmediği, bilirkişi raporundan sonra ıslah beyanında bulunarak davalarının 150.763.465,47 TL üzerinden kabul edilmesi gerektiğini istediği, öncesinde de borçlu olunan tutarın yatırdıklarını bildirerek harcın iadesini ve mahkemece tamamlattırılan harcın dikkate alınmaması gerektiğini talep ettiği, davanın faturanın tamamı üzerinden açmış sayıldığı, ıslah ile talebin daraltılmasının, o kısım itibariyle feragat anlamına geldiği, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporda açıklandığı üzere, davacının ödemesi gereken fatura bedelinin 54.280.056,84 TL olması gerektiği, davalının düzenlediği faturanın ise 205.043.522,31 TL olduğu, davacının bu fatura nedeniyle 150.763.465,47 TL borcunun bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne, davacının, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 19/01/2023 Tarihli, TEE2023015800280 numaralı ve 205.043.522,31 TL tutarlı faturadan dolayı 150.763.465,47 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 10.298.654,33 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 25.616,25 TL peşin harç ile 3.476.014,50 TL tamamlama harcı toplamı 3.501.630,75 TL'nin mahsubu ile noksan olan 6.797.021,58 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 25.616,25 TL peşin harç ile 3.476.014,50 TL tamamlama harcı toplamı 3.501.630,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.115.634,65 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.150.800,57 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvuru harcı ile 4.842,00 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.021,90 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 3.692,48 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Katip ...
✎ e-imzalıdır