T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/169 Esas - 2024/359
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/169
KARAR NO : 2024/359
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, 12/09/2022 tarihli sözleşme ile ton fiyatı 17.700 TL olmak üzere ve her bir partisi 1.000 er ton teslim kaydıyla 5.000 ton pancar şekeri alım-satımı konusunda tarafların anlaştığını, davalının sözleşme uyarınca ilk 1000 tonluk siparişin ön ödemesi olan 900.000,00 TL ödemeyi müvekkili hesabına yatırdığını, müvekkilinin de 13/09/2022 tarihli proforma faturayı hazırlayarak davalıya sevkıyat programını bildirdiğini, 1.000 tonluk sevkıyat için 1 gün öncesinde yatırması gereken 16.800.000,00 TL bakiye bedeli ödemediğini, sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacının yatırdığı 900.000,00 TL'lik kısmın ürün bedelinin %5'i olan cezai şart tutarı 885.000,00 TL kısmı üzerinde hapis hakkı kullanılarak 15.000,00 TL'nin iade edildiğini, bu şekilde cezai şart alacağının tahsil edildiğini, durumun noter kanalıyla davalıya bildirildiğini, davalıya bir borcunun olmadığını, davalının ise 1.785.000,00 TL üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ilamsız nitelikteki bu icra takibine itiraz edilemeden kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında pancar şekeri alım satımına dair sözleşme imzalandığının doğru olduğunu, sözleşmeye uygun şekilde müvekkilinin alıcı sıfatıyla teslim edilecek ilk parti 1.000 ton şekerin peşinatı 900.000,00 TL'yi davacı hesabına ödediğini, şekerin teslimi ve nerede olduklarının sorulmasına rağmen cevap verilmediğini, yetkilisinin ceza evine girmesi nedeniyle beklenilmesi gerektiğinin, teslim edilecek pancar şekerinin yerinin sonradan söyleneceğinin ve gerekirse paranın iade edileceğinin söylendiğini, müvekkilinin belli bir süre beklediğini, buna rağmen kusurlu davacının kendilerine noter ihtarı keşide ederek sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, peşinatın iade edilmediğini, müvekkilinin öncesinden sözleşmeye uygun teslim yerini talep ettiğini, sonra ihtarname keşide ettiğini, davacının adresinin bilinmediği gerekçesiyle iade edildiğini, tekrar ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshinin sağlandığını, ödediği peşinat ile 1. parti emtianın teslim edilmemesi nedeniyle %5 cezai şart alacağı 885.000,00 TL toplam 1.785.000,00 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, bu takibin kesinleştiğini ve davacı alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR : Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16817 takip sayılı dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davalı, takip borçlusunun davacı, takibin ilamsız icra takibi niteliği taşıdığı, 12/09/2022 tarihli sözleşmeye dayandığı ve itirazsız kesinleştiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen 12/09/2022 tarihli yazılı sözleşme örneği ibraz edilmiştir.
Karşılıklı çekilen ihtarname örnekleri ve tebliğ şerhleri sunulmuştur.
Taraflar arası yazışma örnekleri ibraz edilmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı alacak ile cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 12/09/2022 tarihli pancar şekeri alım-satımı konusunda sözleşme imzalandığı, davacının satıcı, davalının ise alıcı sıfatının bulunduğu, sözleşmenin toplam 5.000 metrik ton pancar şekerinin satımına ilişkin olduğu, ton bedelinin 17.700,00 TL olarak kararlaştırıldığı, 1.000 ton olarak 5 parti halinde teslimin yapılacağının ve teslimin satıcı tarafından bildirilecek depolardan gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, ayrıca sözleşmenin imzalanması sonrası 1 iş günü içinde ilk 900.000,00 TL ön ödemenin alıcı tarafından ödeneceğinin, bu ödemenin ilk parti 1.000 ton ürünün ön ödemesi kabul edileceği, kalan toplam bedelin ise yükmeden en az 1 gün önce ödemesinin yapılacağının, diğer parti teslimde de aynı şekilde davranılacağının, satıcının her bir yükleme için malların teslimatını gerçekleştirmemesi durumunda alıcıya maruz kalınan kayıp ve hasarın tamamını ve ek olarak yüklenecek ürün bedelinin %5 oranında bir ceza ödemesi gerektiğinin, alıcının da ön edeme ve sözleşmenin diğer hükümlerini ihlalinde satıcıya kayıp ve hasarın tamamını ve ek olarak yüklenilecek ürün bedelinin %5 oranında bir ceza ödemeyi taahhüt ettiği, iletimlerin bildirilen faks ve e-posta yapılacağını kararlaştırdıkları, davalının sözleşmeden bir iş günü olan 13/09/2022 tarihinde 900.000 TL ön ödemeyi davacı hesabına havale ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, davalının, 1. parti emtianın teslimi ve sonrası için ön ödemenin iadesi için elektronik yolla başvurduğu, sözleşmeye aykırı hareket edildiği gerekçesiyle karşılıklı ihtarname keşide edildiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, ticari satım sözleşmenin kim tarafından kusurlu şekilde feshedildiği, davalının ön ödeme olarak davacıya verdiği tutar ile cezai şart alacağını tahsil etmede haklı olup olmadığı, bu amaçla başlatılan icra takibi dolayısıyla davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında taşınır ticari satım sözleşmesi bulunduğu çekişmesizdir. Davalı, alıcı sıfatıyla sözleşmeye uygun olarak davacı tarafından teslimi yapılacak 1. parti emtianın ön ödemesini yapmıştır. Teslim yeri ve zamanı sözleşmede net belli olmayıp, davacı satıcının bildireceği depodan yapılacağı kararlaştırılmıştır. Satıcı davacı, bildirim yapılmasına rağmen 1. partinin bedelinin kalan kısmının ödenmediğini ve sözleşmenin feshedildiğini bildirmiştir. Kanıt olarak da doğrudan feshe yönelik ve ödenen ön ödeme üzerinde cezai şart alacağına dair hapis hakkının kullanıldığına dair noter ihtarı sunmuştur. Ancak, taşınır satış sözleşmesinde alıcının, satılanı devir alma borcu mevcuttur. Alıcının teslim alma borcunun da doğması için, satılanın satıcı tarafından sözleşmedeki şartlara uygun olarak tesliminin teklif edilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı satıcının satılanı teslim etme teklif ettiği usulüne uygun şekilde kanıtlanmamıştır. Her ne kadar dava dışı kişiye durumun bildirildiği yönünde iddia ileri sürülmüş ise de bu yönde bir delil sunulmamıştır. Aksine, davalı alıcı teslime ilişkin talepte bulunmuş, son olarak da sözleşmenin feshinde yine davacı satıcıya önel vererek teslim talep etmesine rağmen davacı teslim yeri belirtmemiştir. Davalı alıcının sözleşmeyi feshetmesi yerinde olup, bu nedenle verdiği peşinatı alma hakkına sahiptir. Ayrıca, sözleşmenin 15. maddesinde cezai şart da düzenlenmiştir. Anılan cezai şart hükmü, teslim edilecek 1. parti bakımından seçimlik cezai şart niteliğinde olup, sözleşmeyi haklı nedenle fesheden davalının bu cezai şart alacağını da talep etmesi yerinde görülmüştür.
Bu durum karşısında, davacının davasının subuta ermediği, davalının, taraflar arasındaki ticari nitelikteki taşınır satım sözleşmesi nedeniyle icra takibinde haklı olduğu sonucuna varıldığından aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 341,55 TL peşin harç ile 15.114,00 TL tamamlama harcı toplamı 15.455,55 TL'den mahsubu ile arta kalan 15.027,95 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 214.800,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 29/05/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.