T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/475 Esas - 2024/428
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/475 Esas
KARAR NO : 2024/428
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/07/2024
Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, öncelikle davalı ...Su ve Kanalizasyon İdaresi aleyhine ...19. İcra Müdürlüğünün 2023/7076 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, konu ilamsız icra takibinde ödeme emri 24.03.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, borçlu tarafından aynı tarihte itiraz edilerek takibinin durdurulduğunu, bu kapsamda dava dilekçemiz ekinde mahkemenize sunulan hasar tespit raporundan da anlaşılacağı üzere ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen alt yapı çalışması dolayısıyla belirtilen adreste bulunan müvekkilin varlıklarında hasar meydana gelmiş olup şirket yetkilileri tarafından bu hasara ilişkin hasar tespit raporu düzenlendiğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından yapılan alt yapı çalışması sırasında AG kablolara verilen hasar toplamda 6.795,12 TL olup, müvekkil şirket tarafından bu tutar karşılandığını, davalı ASKİ TBK m. 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, davalı şirket itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan lehimize icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin gerekli olduğunu, belirtilen sebeplerle davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ...19. İcra Müdürlüğü 2023/7076 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun takip konusu alacakların %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, müvekkili idare 2560 sayılı yasa ve ASKİ Tarifeler Yönetmeliği kapsamında çalışmakta olup yürüttüğü işlemlerde de gereken dikkat ve özeni gösterdiğini, somut olayda da bu hususlara dikkat edildiğini, bu sebeple müvekkili yönünden kusur izafesi mümkün olmadığını, hasarın oluşumunda, davalı taraf teknik eleman göndermemek suretiyle ve hiçbir ikaz işareti, uyarı levhası olmadan standart dışı döşenen kablolar sebebiyle kusurlu olduğunu, bu kusuru ise müvekkile yüklemeye çalışıldığını, bunun dışında; (kusuru kabul etmemekle birlikte) takibe konu edilen bedellerin fahiş olduğunu, hangi esaslar dâhilinde hesap yapıldığının belli olmadığını, dahası alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına ilişkin taleplerin reddinin gerektiğini, ayrıca işçilik ücreti olarak talep edilen bedellerin haksız olduğunu, işçileri davacının maaşlı çalışanı mı yoksa dışarıdan ücretle kiralanan işçiler mi olduğu belli olmadığını, bu sebeplerle iş bu davanın reddinin gerektiğini, belirtilen nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'den dava konusu İcra Dt:21614953 dosyasına ait davalı ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile ilgili her türlü tutanak, bilgi ve belge ile yapılan diğer evrakların birer sureti istenilerek dosyaya kazandırılmıştır.
...19. İcra Dairesinin 2023/7076 esas sayılı takip dosyası istenilerek incelenmiş ve sureti dosyaya kazandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında Elektirik Elektronik bilirkişisinden alınan 12/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2022 yılında yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı şirketin mülkiyeti ve sorumluluğunda olan AG yeraltı kablolarının hasara uğratıldığını, davalı kürüm tarafından kazı çalışmasından” önce güzergâh yardım talebinde bulunulmamasının ve yapılmış olunan çalışmalar sırasında dikkatsiz ve özensiz çalışılmasının yaşanan hasar olayının temel etmeni olduğunu, davacı şirketin yaşanan hasar olayına bir etkisinin belirlenemediğini, Hukuki yorum ve değerlendirmeleri ile nihai kararın Mahkemeye ait olmak üzere takip tarihleri itibariyle hasar bedelinin:
¸ Şeklinde olup davacı şirketin “İtirazın İptali” talebi konusundaki hesaplamanın toplam
1.060,47 TL olarak belirlendiği yönünde görüş ve kanaatini belirtmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır.
Dava şartları 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca açılan davada davaya devam edilebilmesi için öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartları bulunmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı usulden reddeder.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev ve yetkiler" başlıklı 2. maddesinde; İSKİ'nin görev ve yetkileri sayılmıştır. Buna göre;
"İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır:
a) İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılmasıiçin abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,
c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularlave endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak,
d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak,
e) Her türlü taşınır ve taşınmaz malı satın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak, İSKİ'nin hizmetleriyle ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu veya özel kuruluşlarla ortak olarak kurmak ve işletmek, bu maksatla kurulmuş veya kurulmakta olan tesislere iştirak etmek,
f) Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanmahakları tesis etmek." şeklinde düzenlenmiştir.
Yİne 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Para borcu ve teminat için takip" başlıklı 42. maddesinin üçüncü fıkrası ;"(Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/8 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/8 md.) İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/b maddesi ile; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalar", idari davalar arasında sayılmıştır.
Benzer uyuşmazlıkla ilgili Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamında "Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16.10.2018 tarihli ve 2017/4-1459 E., 2018/1437 K. sayılı kararında, özetle; "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiğine" hükmetmiştir.
Somut olayda davacı yan, davalı idarenin altyapı çalışmalarını yaparken mal varlıklarına hasar verdiğini, oluşan hasar nedeniyle ödeme yaptığını, oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takibe giriştiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemektedir. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (ASKİ) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir.
Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yeri görevli olduğundan, davanın; HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
1.a- Davacının idari yargı yerinde dava açmakta MUHTARİYETİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90 TL mahsubu ile noksan olan 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Bakanlık bütçesinden karşılandığı anlaşılan arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. ve 14. bendi ile Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca,usule ilişkin karar verilmekle arabuluculuk ücretinin nihai karar sonrasında görevli mahkemece değerlendirilmesine
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 6.795,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.