T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/497 Esas - 2024/861
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/497
KARAR NO : 2024/861
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024
... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/412 Esas-2023/624 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize gelmiş olmakla mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılan ticari şirket (fesih istemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 2010 yılından bu yana dava dışı hakim ortağın şirketi kendi ticari iletmesi gibi yönetmesinden kaynaklı sorunlar yaşandığını, müvekkilinin buna karşı çıktığını, bir çok davaların görüldüğünü, davalı şirketin ciddi şekilde gelir etmesine rağmen kar dağıtımı yapılmadığını, aksine sermaye artırımına giderek ortaklardan sermaye konulmasının istendiğini, kendisine bilgi verilmediğini, dışlandığını, paylarının azaltılmaya çalışıldığını, ortaklar arasında geçimsizlik olduğunu, haklı nedenlerin oluştuğunu ileri sürerek, şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davanın ... Batı Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, davaya bakmakla yetkili olan mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin TTK 531. maddesi uyarınca feshi koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ortağın kötü niyetli olarak şirkete zarar vermek kastıyla hareket etmekte olduğunu, davacı tarafından 13 yıllık süre içerisinde 15 civarında dava açıldığını, açılan davaların tamamının reddedildiğini, müvekkili şirketin 07.10.2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararında herhangi bir usulsüzlük ve hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, sermaye artırımının iç kaynaklardan karşılanmış olduğunu, bu nedenle tüm pay sahiplerinin hisseleri nispetinde bedelsiz pay aldıklarını, davalı müvekkili şirkete kayyım tayini şartlarının da oluşmadığını savunarak, müvekkili şirketin feshine ilişkin davanın reddine, aksi kanaatte olunduğunda davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
KANITLAR : Dava ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/412 Esas- 2023/624 Karar sayılı dosyasında açılmış, yetkisizlik kararı verilerek mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalının ticaret sicil dosyası örneği getirtilmiş, davacının, davalının ortağı olduğu anlaşılmıştır.
... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, sayılı, dosyasına ait gerekçeli karar evrakı örneği celp edilmiştir.
Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/280 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi örneği getirtilmiştir.
Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/261 Esas, dosyasına ait gerekçeli karar evrakı örneği celp edilmiştir.
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/750 Soruşturma sayılı dosyasına ait evraklar getirtilmiştir.
Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/412 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi örneği celp edilmiştir.
Isparta 1. İdare Mahkemesi'nin 2011/34 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi örneği getirtilmiştir.
... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/852 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı örneği celp edilmiştir.
... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/293 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi örneği getirtilmiştir.
Isparta 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/404 Esas Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi örneği celp edilmiştir.
... 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/470 Esas Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi örneği celp edilmiştir.
... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/280 Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı örneği getirtilmiştir.
... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/280 Esas sayılı dosyası celbedilmiştir.
Mahkememizce nitelikli hesaplama uzmanı, mali müşavir ve işletmeci bilirkişi kurulundan rapor alınmış, düzenlenen bu raporda; davalı şirkete ait bilgilere ulaşılamadığı iddiasını ispatlayan somut delillerin dosyada mevcut olmadığı, şirket genel kurul toplantısına çağrı ve ilanların ana sözleşmede yazılı usullere uygun olarak yapıldığı, genel kurul toplantılarına iştirakin asaleten veya vekaleten sağlanmış olduğu, şirket sermaye yapısındaki gelişme itibariyle ortakların şirket öz varlığındaki hisselerinin de sahip oldukları pay oranında artmış bulunduğu, davacının fesih konusunda iddia ettiği bu hususların haklı sebep sayılıp sayılmayacağı konusundaki takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu, Mahkeme tarafından, davacının fesih talebi yerine, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerin hesaplanabilmesi için, şirketin mevcut mal varlığının değerlemesi için gayrimenkul değerleme uzmanı, makine mühendisi ve marka ve patent uzmanından rapor alınması gerektiği; bu raporlar ile şirket varlıkları gerçek değeri ile değerlendirilmek suretiyle nihai bir sonuca varılmasının daha isabetli olacağı, gayrimenkul değerleme uzmanı, makine mühendisi ve marka ve patent uzmanından rapor alınması konusundaki takdir yetkisinin Mahkemeye ait olacağı hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, haklı nedene dayalı davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının, davalı anonim şirketin ortağı olduğu, davalı şirketin sağlık alanında faaliyet gösterdiği, halka açık anonim şirketi statüsünde bulunmadığı, taraflar arasında 2010 yılından beri çok sayıda hukuk ve ceza davalarının görüldüğü, bu davaların çok önemli kısmının tamamlandığı, davalının aktif şekilde faaliyet gösterdiği, öz kaynakları itibariyle ekonomik olarak sağlıklı bir yapısının bulunduğu ve kar elde ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davalı anonim şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
Ancak, kanun koyucu haklı sebebin ne olduğunu tanımlamış değildir. Somut olayın özelliğine göre haklı sebebi, hakim tayin edecektir. Genel olarak haklı sebep, şirket ve ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren vakıalar olarak ifade edilebilir. Örneğin şirketin sürekli kötü yönetimi, hakim ortak veya ortakların azlık hak sahibi ortakların menfaatlerine aykırı davranması, kötüye kullanma şeklinde kazanç artmasına rağmen kar payının dağıtılmaması, ortakların bilgi alma, denetleme, kar payı alma v.s haklarının daimi olarak ihlali, organların daimi ve sürekli halde çalışamaz hale gelmesi, kişisel durumlar gibi. Anılan düzenleme uyarınca anonim şirketin feshine veyahut çıkarma gibi uygun bir çözüme karar verilebilmesi için, davacının haklı sebebi kanıtlaması gerekmektedir. Haklı sebebin varlığı, tanık dahil her türlü ispat vasıtasıyla kanıtlanabilir. Haklı sebebin varlığının kabulünde, mahkeme, taleple bağlı kalmaksızın fesih yerine talep edenin ortaklıktan çıkarılmasına da karar verebilir. Ancak, bu çözüm izin de haklı sebebin varlığı kanıtlanmalıdır.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacının, davalının ortağı olduğu ve ortaklık durumunun işbu davayı açmaya yeterli olduğu sabittir. İddia, savunma, getirtilen hukuk ve ceza dosyaları ile savcılık soruşturma dosyaları kapsamı, bilirkişi kurulu raporu ile tüm kanıtlardan, sağlık alanında faaliyet gösteren şirketin sağlam bir ekonomik yapısının olduğu, faaliyetine devam ettirdiği, kar elde ettiği, sermaye artırım yoluna gittiği, davacı dahil ortakların bu artırımlara iştirak ettiği, kötü yönetime rastlanmadığı, sürekli organ yokluğu yaşamadığı, davacının bilgi alma hakkının engellendiği ve davacının zararına olacak şekilde kar dağıtımının yapılmadığına dair yeterli kanıt sunulmadığı, anonim şirketlerde kişiden ziyade sermayenin öne çıktığı, her ne kadar davacı ile davalı arasında çok sayıda dava görülmüş ve kişisel unsurların da koşulları oluştuğu takdirde haklı sebep teşkil etmesi mümkün ise de anılan dava dosyalarının incelenmesinde davacının, çoğunda davacı sıfatının olduğu, davalının bu davaların sonunda genelde haklı çıktığı, dava açmanın anayasal bir hak olduğu, davalıdan kaynaklanan haklı sebebe rastlatmadığı, davacının gerek anonim şirketin feshi gerekse çıkarmaya yönelik haklı sebebin varlığını kanıtlayamadığı ve davasının subuta ermediği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile noksan olan 247,70 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 04/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.