T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/522
KARAR NO : 2024/442
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı Vekili, Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirketin temel faaliyet konusunun; yurt içinde ve dışında, yurt içinden yurt dışına ve yurt dışından yurt içine her nevi kara, hava ve deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı nakliye komisyonculuğu ve şirket faaliyeti ile ilgili her türlü nakil vasıtaları almak, satmak, kiralamak ve kiraya vermek olduğunu, müvekkilinin, eşya taşımacılığı yapmak için... ... ... sayılı dosya üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine, takip borçlusu vekili tarafından, borca, faize ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının borca itirazının yerinde olmadığını, nakliye bedeline ilişkin 23.10.2020 tarihli faturadan dolayı takip borçlusu tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı takip borçlusunun borca itirazının iptaline, %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili şirkete icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Vekili, Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının tüm talepleri açısından yetki, husumet ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davada ilk itirazlarını süresi içerisinde sunduklarını, davacının ikame ettiği davanın hukuka aykırı, mesnetsiz bir dava olup davanın reddi gerektiğini, buna göre; açılan davada talep edilen meblağın kabulünün mümkün olmadığını, sözleşme gereği tüm edimlerin yerine getirildiğini, davacı yanın karşı ödemeli alacağını müvekkili şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca ve özellikle belirtmek gerekir ki husumet itirazlarının tekrarla karşı ödemeli olan alacağa ilişkin itiraz hakkının kötü niyetli kullanılmadığını, bu anlamda talep edilen faize ve faiz oranına da itiraz ettiklerini, işbu dava yasal süresi içerisinde açılmamış olduğundan zamanaşımı yönünden itirazlarının mevcut olup izah edilen nedenlerle iş bu haksız davanın öncelikle usulden reddini, ayrıca davanın esastan reddini talep etme gereğinin doğduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine ayrıca davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan tarafların 2020 yılına ait BA-BS formları getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Mali Müşavir Bilirkişisinden Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle; Tarafların incelenen ticari defter kayıtlarına göre davacı yanın davalı yandan takip ve dava tarihi itibarıyla 750,00 USD TL alacaklı olduğu, davacı yan tarafından davalı yana 1 adet 5.851,88 TL (750,00 USD) bedelli fatura tanzim edildiği, fatura tarihinin 23.10.2020 olduğu, döviz kuru olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 22.10.2020 Günü Saat 15:30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki döviz alış kurunun (7,8025) dikkate alındığı, takip tarihinin 29.03.2023 olduğu, dolayısıyla; döviz kuru olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 28.03.2023 Günü Saat 15:30'da Belirlenen Gösterge Niteliğindeki döviz alış kuru (19.0839) dikkate alındığında, 750,00 USD'nin 14.312,93 TL'ye tekabül ettiği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, Davacı Tarafından Davalıya Karşı Başlatılan İcra Takibine Davalı Tarafından İtiraz Edilmesi Üzerine Açılan İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; Davacının dava konusu taşıma sözleşmesine ve faturaya ilişkin takip konusu miktar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, alacağın muaccel olup olmadığı, faizin türü ve miktarının ne olduğu , alacağın likit olup olmadığı, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilip edilemeyeceği, zaman aşımı, yetki ve husumet itirazlarının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Yetkili mahkeme itirazda bildirilmediğinden yetki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuş ise de icra takibinin yapılması ile zamanaşımı kesileceğinden ve dava konusu faturaların 2020 yılına ait olduğu görülmekle zamanaşımı tamamlanmadığından davalının zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede tarafların ticari defterleri usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, her iki tarafın ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 750,00 USD yani 14.312,93 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, alacağın varlığının davalı tarafından defterine kayıt yaparak kabul edildiği, taşıma işinde ödeme yükümlülüğünün dava dışı şirkette olduğu yönündeki iddiasına ilişkin dosyaya ispata yarar delil sunmadığı görülmüş, ödemeye ilişkin gerek defterlerde kayıt bulunmadığı, gerekse davalının dosyaya ödeme belgesi sunmadığı , ödemeye ilişkin de ispata yarar delil bulunmadığından davalının defter kayıtları ile kabulünde olduğu takdir edilen alacağa ilişkin başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, alacak belirli ve likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın KABULÜ ile;
Ankara 26. İcra Dairesi'nin 2023/6538( yeni esas numarası Ankara 25. İcra Dairesi E:2023/80672) esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak bakımından iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
Asıl Alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 979,48 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan olan 709,63 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 14.338,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplamı 539,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.055,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, Miktar İtibariyle Kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ...
✎ e-imzalıdır
*