nde, ‘’... Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; geçici olarak ... bulunan ve davacı ... şirketinin sigortalısı olan ... plakalı araca, 18.07.2007 tarihinde ... davalıların işleten ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda, ...plakalı araçta maddi hasar meydana geldiği, trafik kazası tespit tutanağına göre... aracın asli kusurlu olduğu, kazadan bir gün sonra 19.07.2007 tarihinde yetkili servis tarafından düzenlenen ön ekspertiz raporunda araçtaki hasarın belirlendiği, ancak sigortalı araç sürücüsünün aracını Türkiye’de tamir ettirmeyi tercih etmeyerek ... ülkesine döndüğü ve aracını Almanya’da tamir ettirdiği, dosyada bulunan faturalara göre aracın onarım bedelinin 13.237,80 Euro olduğu, davacı ... tarafından sigortalıya 12.573,72 Euro ödeme yapıldığı, ödenen bu bedelin tahsili için davacı ... tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, icra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrine davalılar tarafından itiraz edildiği, bunun üzerine davacı vekilinin itirazın iptali istemini içeren eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, her ne kadar aracın değiştirilmesi için gerekli tüm parçaların orjinalinin ülkemizde mevcut olduğu gibi üretici ve satıcı firmanın yetkili servislerinin bulunduğu, bu nedenle sigorta ettirenin aracı yurt dışında onarmayı tercih etmesinin haklı bir sebebinin olmadığı, BK'nın 44. maddesine göre zarar görenin zararın artmasını önleyecek tedbirleri almakla yükümlü olduğu, buna göre sigortalının zararının Türkiye'de yapılacak onarım giderinden ibaret olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin gerekçesi yerinde değildir. Almanya’da ikamet eden, tatilini geçirmek üzere Türkiye’de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan sigortalının, aracının onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir. Sigorta ettiren, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir. Sigorta ettirenin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının rücuen tazminine karar verilmelidir.
Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında bir kısım üyeler tarafından, yurt dışında yetkili servisler tarafından hasar gören aracın parçalarının onarımı yerine daha çok orijinali ile değişimi yapıldığından maliyetin yükseldiği, ülkemizde ise işçilik ücretleri düşük olduğundan, parçaların çoğu kez onarımının yapıldığı, ülkemizdeki onarım maliyetinin bu yüzden düşük olduğu, davalıların zararının Türkiye’de belirlenen gerçek hasar bedeli olması gerektiği görüşü savunulmuşsa da, yukarıda açıklanan nedenlerle bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir...’’denilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, kaldırma ilamı ve yargıtay ilamları dikkate alınarak Davanın kısmen kabulü ile, 3.640,00 Euro tazminatın (olay tarihinde geçerli olan maddi hasarlar için belirlenen araç başı teminat limiti olan sigorta poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 15/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4a maddesi uyarınca uygulanacak değişen oranlarda faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, araç mahrumiyetinin davalı ... şirketinden tahsili talebinde davalı ... sorumlu olmadığından bu yöndeki talebin de reddine karar verilmiş, ekspertiz gideri ve tercüme ücreti yargılama giderlerine dahil edilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
3.640,00 Euro tazminatın (sigorta poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 15/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 4a maddesi uyarınca uygulanacak değişen oranlarda faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin Reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.538,88 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 486,41 TL'nin mahsubu ile noksan olan 1.052,47 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 5.954,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin kabul ve red oranına göe 1.043,98 TL'sinin davalıdan, 276,02 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 486,41 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 7.503,40 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti, 5.795,08 TL ekspertiz masrafı ve 637,20 TL tercüme masrafı olmak üzere toplam 13.980,08 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 11.057,61 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, davalı tarafından yapılan 95,50 TL'nin kabul ve red oranına göre 19,95 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bıkarılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde .. yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2024
Katip ...
✎ e-imzalıdır
Hakim ...
✎ e-imzalıdır
*
Full & Egal Universal Law Academy