T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/733
KARAR NO : 2024/732
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - TC No:...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....
Av. ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/12/2016
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, 25.09.2016 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla seyir halindeyken aracın yoldan çıkması sonucunda meydana gelen kazada bu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, öncesinde KKTC'de özel bir şirkette uzman olarak çalıştığını, maddi zararının doğduğunu, davalıya tazminat için yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, HMK'nın 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000-TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 04.03.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 310.000-TL olarak artırmıştır.
CEVAP : Davalı vekili, kazaya karışan aracın davalı şirkete trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta gereğince dava konusu zararlara ilişkin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı bulunduğunu, araç sürücüsünün kusuru oranında zararın ödenebileceğini, müvekkilinin tedavi giderleri ile geçici iş görmezlik taleplerinden sorumlu olmadığını, araç sürücüsünün tespit edilememesi nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
KANITLAR: Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce, 30/12/2020 Tarih, 2016/971 Esas ve 2020/632 Karar sayılı karar ile kazaya karışan aracın davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza sonucunda araç içerisinde bulunan davacının yaralandığı, davalı ... şirketinin teminat limiti ile davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 310.000-TL'nin 14.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan kararı davalı vekili istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, .... .... .... Karar sayılı kararı ile kazada sürücünün kim olduğunun netleştirilmemesi, davacının geliri ile ilgili tam olarak araştırma yapılmaması ve davacının müterafik kusurunun tartışılmaması gerekçeleriyle kaldırılmıştır.
Mahkememizce.... .... .... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, kazada sürücünün dava dışı ... olduğu, davacının yolcu olarak yer aldığı ve HAGB kararı verildiği tespit edilmiştir.
Davacı vekiline süre verilmiş, maaş bordrolarına ulaşamadıklarını bildirmiştir.
Kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Aktüer bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmış, anılan raporlarda; meydana gelen kazada davacının, davalının trafik sigortacısı bulunduğu araçta yolcu olduğunu, kaza nedeniyle %36 oranında malul kaldığını, muhtemel yaşama süresi ve TRH 2010 yaşam tablosu, (%10 artırım %10 eksiltim) progresif rant tekniği, ilk rapor tarihi olan 2020 asgari ücrete göre yapılan ile aktüerya hesaplamasına göre; davacının 12.599,16 TL geçici iş göremezlik zararı ve 471.040,88 TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinde 01.01.2016 tarihinden itibaren uygulanacak asgari sigorta teminatları kişi başına sakatlanma halinde 310.000.00-TL olduğu, müterafik kusur indiriminin hukuki değerlendirme gerektirdiğinden taktirinin sayın mahkemede bulunduğu ve dava konusu kazaya karışan aracın cinsinin hususi otomobil olduğunun tespit edildiği hususları görüş olarak bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davalının trafik sigortacısı olduğu, dava dışı kişinin kullandığı araçta davacının yolcu olarak yer aldığı, anılan aracını dava dışı sürücünün kullanımındayken tek taraflı kazaya karıştığı, bu kazada sürücünün alkollü bulunduğu, kaza sonrası davacı ve sürücünün araçtan fırladığı, sürücü hakkında ceza mahkemesinde kamu davası açıldığı, kusurlu bulunduğu, cezalandırılmasına karar verildiği, davacının bu kazada yaralandığı, davalının kaza tarihinde yürürlükte bulunan poliçeye göre sorumluluk limitinin 310.000,00 TL olduğu, davacının davadan önce davalıya başvurduğu ve davalının, davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Taraflar arasındaki çekişme, davalının trafik sigortasıcı olduğu, davacının yolcu olarak yer aldığı aracın karıştığı ve yaralanması ile sonuçlanan kazada kusur oranları, davacının ileri sürdüğü zarar kalemlerinin doğup doğmadığı, doğmuş ise tutarı ile davalının sorumlu olup olmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Trafik sigortası (Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğunun sınırı ise KTK.nun 92. maddesinde belirlenmiştir. Bu sorumluluk kapsamına geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı da girmektedir.
Dava konusu olayda iddia, savunma, ceza dosyası kapsamı, ceza soruşturması kapsamında alınan kusur raporu, BAM kaldırma kararı, aktüer raporu ile tüm dosya kapsamından, davalının trafik sigortacısı bulunduğu ve davacının yolcu olarak yer aldığı aracın dava dışı sürücü kullanımındayken tam kusurlu olarak tek taraflı kaza yaptığı, sürücünün alkollü olduğu ve kazada davacı ile sürücünün araçtan fırlayarak yaralandıkları anlaşılmaktadır. Gerek ceza yargılaması gerekse mahkememizce toplanan kanıtlardan, dava dışı sürücünün kazada tam kusurlu olduğu, kazayı tek taraflı yaptığı, davacının yolcu olması nedeniyle kusurunun bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Davacının mevzuata uygun olarak alınan maluliyet raporu, gelir durumu, BAM kaldırma kararı ve usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak düzenlenmiş, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli düzenlenen aktüer raporu içeriğinden 12.599,16 TL geçici ve 471.04,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının doğduğu anlaşılmaktadır. Geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri limitinden, sürekli iş göremezlik tazminatı ise maluliyet limiti kapsamında değerlendirilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan bu tespit, net zarardır. Ancak, her ne kadar emniyet kemerinin takılı olup olmadığı tam belirlenememiş ise de kazanın tek taraflı olması, bu kaz sonrası hem sürücünün hem de davacının araçtan fırlayarak yaralanması ile alkollü araç kullanımı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kaza anında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı, davacının müterafik kusurunun olduğu, bu nedenle net zarardan takdiren %20 indirim yapılması gerektiği, yine davacının, aracın sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek bu araca binmesinin ayrıca müterafik kusur teşkil ettiği kabul edildiğinden, indirilmiş tazminattan ayrıca takdiren %20 oranında indirim yapılarak davacının toplam 309.529,62 TL tazminat alacağının olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının, davalıya başvurusu, KTK'nın 99. maddesi, talep ve usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak temerrüt tarihinin 14/12/2016 tarihi ve temerrüt oranının yasal oranda temerrüt faizi olması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 309.529,62 TL tazminatın 14/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal oranda temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 21.143,97 TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 29,20 TL peşin ve 1.050,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.079,20 TL'nin mahsubu ile noksan olan 20.064,77 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, (daha önce yazılan harç tahsil müzekkeresi gereğince tahsilat yapılmış ise bu miktar harç için işlem yapılmasına yer olmadığına)
3-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL peşin ve 1.050,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.079,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 49.481,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulanan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 470,38 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvuru harcı, 1.768,80 TL posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.798,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 1.795,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 45,50 TL posta gideri ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamı 207,60 TL'den davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan taktiren 0,32 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan avansların karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 30/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Üye ...
✎ e-imzalıdır
Katip ...
✎ e-imzalıdır