T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/745 Esas - 2025/174
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/745
KARAR NO : 2025/174
B
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 26/03/2018
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili tarafından ihale edilen "... Genel Müdürlüğü, Bağlı Bölge Müdürlükleri Ve Bölge Sorumluluk Hizmet Birimlerinde Kullanılmak Özere Çok Kapsamlı Otopark Ve Çevre Düzenleme Malzemesi Alım"işinin davalı şirket uhdesinde kalması üzerine, 23.02.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 15.02.2016 tarihli talimatı gereğince teftiş kurulu başkanlığı tarafından adı geçen ihaleye ilişkin inceleme başlatıldığını, ihale kapsamında "bir milyon adet karaçam fidan alımı" işinde malların kabulü, sayısı ve muayene işlemi gibi birtakım denetimlerin eksik yapıldığını, mallarda sözleşmeye aykırılıkların bulunduğunu, teknik şartnamedeki kriterleri taşımadığını, teknik heyet tarafından yapılan incelemede ağaç dikilmesi gereken alanın 140.70 hektar ve toplam kara çam miktarının 569.636 adet olduğu, 430.364 adet kara çam fidanının alanda bulunmadığını, fidanların 1 metre boyunda ve 5-8 cm kozalaklı olması gerektiği halde, bu şartları taşımadığı, fidanların saksılanmış olması gerekirken poşetli olduğunu, ...Orman Bölge Müdürlüğü'ne yazılarak sözleşme ve teknik şartnameye uygun olup olmadığının belirlenmesi için teknik destek istendiğini, 24.11.2017 tarihti cevapta alana 433.690 adet fidan dikildiğini ve fidanların 1 metre olması koşulunu sağlamadığı, 1 metre boyundaki ağaçların kozalaklı olmasının teknik olarak mümkün bulunmadığını, fidanların saksılı olma koşulunu sağlamadığı bilgisinin verildiğini, davalı şirketin taahhüdünü yerine getirirken şartnamede belirtilen teknik kriterleri yerine getirmediğini, fidan miktarının eksik olduğunu, ayrıca mallarda gizli ayıp bulunduğunu, bu itibarla 1.000.000,00 adet kara çam alımı işinin ayıplı yapılması/teslim edilmesi sebebiyle ödenen KDV hariç 14.900.000,00 TL'nin şimdilik 100.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, müvekkili şirketin ihale kapsamında tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı yana yapılan işler ile ilgili faturalar kesildiğini ve davacının herhangi bir itirazda bulunmaksızın tüm faturaların ödemesini gerçekleştirdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri uyarıca malların gerekli özellikleri taşımaması durumunda rapor düzenlenmesi ve tesliminden imtina edilmesi gerektiğini, ancak davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu raporda malın uygun niteliklere haiz olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin bir milyon adet karaçamı davacı kuruma teslim ettiğini, 15.05.2015 tarihli 2015000736 fiş sıra no'lu taşınır işlem fişinin davacı kurum tarafından da dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunulduğunu, ihale konusu mallara ilişkin davalı tarafından yazılı veya sözlü bir bildirimde bulunulmadığını, müvekki1i şirketin davacı kuruma teslim etmek üzere almış olduğu karaçamların teslim süresince bakımı, torbalanması, saksılandırma işlemlerini yaparak ağaçların tamamını 100 cm olarak teslim ettiğini, ...Orman Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporu kabul etmemekle birlikte, raporun hazırlanma tarihi dikkate alındığında davacı kurumun muhafaza yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı kurumun malların teslimi sırasında veya sonraki 8 gün içiı-.de malların ayılı olduğuna dair herhangi bir şekilde bildirimde bulunmadığını, mallarda ayıp olduğu kabul edilse dahi uygun süre içinde ayıplı malı bildirmediğinden Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca malı ayıpları ile kabul ettiğini, davacının basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu ve bu yükümlülüğü de yerine getirmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR : Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce, 20/10/2020 Tarih ve 2018/236 Esas - 2020/476 Karar sayılı karar ile; davalı tarafından satılanın teslim edildiği, ihtirazı kayıtsız davacı tarafından teslim alındığı, ileri sürülen ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, süresinde ihbar yapılmadığı, sonrasındaki muhafaza ve hasarın davacının sorumluluğunda bulunduğu, iddiaların yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan kararı davacı vekili istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, ...Bölge Adliye Mahkemesi'nin 22. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 Tarih, 2021/63 Esas - 2023/1133 Karar sayılı kararı ile belirtilen ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Mahkememizce ...Bölge Adliye Mahkemesi'nin 22. HD'nin 21/09/2023 Tarih, 2021/63 Esas - 2023/1133 Karar sayılı kaldırma kararına uyulmuştur.
...CBS 2019/114692 Soruşturma dosyası celbedilmiş, bekletici mesele yapılan dosyanın takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
...34. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/310 Esas sayılı dosyası getirtilmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesiyle talebini 17.482.000,00 arttırarak asıl alacağının 17.582.000,00 TL'ye çıkardığını bildirmiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı tarafından ihale edilen ve davalı uhdesinde kalan 23/02/2015 tarihli sözleşme kapsamında teslimi gerçekleşen karaçamların sözleşme eki şartnamede belirtilen sayı ve kriterleri taşımadığı iddiasına dayalı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında nitelikleri aralarındaki yazılı sözleşmede açıklanan karaçam fidanının alım ve satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu kapsamda davalının, kararlaştırılan sayı ve nitelikte karaçam fidanını davacının yetkili birimlerine teslim ettiği, teslimde gerek fidanların sayısı gerekse nitelikleri bakımından davacının yetkili birimlerinin ihtirazi kayıt koymadığı, anılan teslimin 15/05/2015 tarihinde gerçekleştirildiği, davacının ödeme yaptığı, sonrasında davacı Kurumun teftiş kurulunun inceleme başlattığı, davalı temsilcisi dahil başka kişileri kapsar şekilde suç duyurusunda bulunulduğu, davalı yetkilisi hakkında takipsizlik kararı verildiği, bu kararın kesinleştiği, teslim edilen fidanın eksik ve niteliklerinin sözleşmede belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle işbu davanın 26/03/2018 tarihinde ikame edildiği, davalının ise, fazladan fidan teslim ettiğini, teslim edilenin gerekli niteliği taşıdığını, satım bedelini tahsil ettiğini, süresinde bilidirim yapılmadığını savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davalı tarafından, davacıya satışı yapılan fidanların gerek sayı gerekse nitelik itibariyle sözleşmede kararlaştırılan şartları taşıyıp taşımadığı, davacının, satılanın ayıplı olduğu iddiasının yerinde bulunup bulunmadığı, ödediği bedeli geri istemi hakkının olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
Satım sözleşmesi, tarafların karşılıklı icap ve kabulleriyle tesis edilen sözleşme türüdür. Geçerliliği bakımından yazılı yapılması şart değildir. İspat bakımından yazılı yapılması önem arz etmektedir. Satım sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığı takdirde bunu ileri süren ispatla yükümlü olacaktır. Dava konusu olayda, taraflar arasında karaçam fidanlarının satışı yönünde yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı, fidanların eksik teslim edildiğini, teslim edilenin de 1 metre boyunda ve 5-8 cm kozalaklı olması koşulunu taşımadığını ileri sürmüştür.
Ayıp, genel olarak satılanda, taahhüt edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.
TBK'nın 219. maddesinde hükmü uyarınca, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerlerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Satıcının bu durumları bilmemesinin de sonuca etkisi yoktur. Yine de sorumluluğu esastır.
6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi hükmünde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanacağı düzenlenmiştir.
TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrasında ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir. Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır hükmüne yer verilmiştir.
TBK’nın 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacaktır.
Satıcının ağır kusurlu olmadığı durumlarda tacirler arası satış sözleşmelerinde ayıp ihbarının yapıldığının ispatı ise, TTK'nın 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta satılan fidanların teslim edildiği, teslimde davacının yetkili birimlerinin bir ihtirazi kayıtlarının bulunmadığı, gerek sayı gerekse fiziki özellikleri itibariyle satılan fidanların niteliklerinin gözle görülür olduğu, davacının uzman birimleriyle satılanı kontrol etmeleri gerektiği, davacının satım bedelini de ödediği, 2 yılı çok aşan bir süre sonra davacının kendi iç bünyesindeki soruşturma sonucu işbu davanın açıldığı, davalı yetkilisi hakkındaki suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığı, davacının ileri sürdüğü hususların açık ayıp niteliğinde olduğu, süresinde ve geçerli şekilde davalı yapılmış ayıp ihbarının kanıtlanmadığı, davacının davasının subuta ermediği sonucuna varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL ve 300.256,60 TL ıslah harcı toplamı 301.964,35 TL'den mahsubu ile bakiye 301.348,95 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 783.820,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.